<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hT2 - hurserTekinoktay.com.tr &#187; Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/category/ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr</link>
	<description>Sizler ile birlikte . . .</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 14:25:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Tuğrul Akşar ile Şike Ekonomisi</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tugrul-aksar-sike-ekonomisi-581.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tugrul-aksar-sike-ekonomisi-581.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jul 2011 12:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Şike Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Şike Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şike Ekonomisi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Şike operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Şike Soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[Borsa Şike]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Şike]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolda Şike]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Futbolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=5816</guid>
		<description><![CDATA[Tuğrul Akşar'ın Şike Ekonomisi yazısında Futbol da son zamanlarda yaşanan şike olaylarının Türk Futbolu ve Futbol Ekonomisi  açısından sarsıcı etkileri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-5822" title="Futbol Ekonomisi ve Şike" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/futbol-sike-ekonomi.jpg" alt="" width="540" height="300" /></p>
<p><strong>Futbol Ekonomisi üzerine yazılarıyla futbol dünyasına yön veren d<strong>eğerli</strong> yazar Tuğrul Akşar&#8217;ın, Şike Ekonomisi adlı yazısında </strong><strong>Futbol da son zamanlarda yaşanan şike olaylarının  Türk Futbolu ve Futbol Ekonomisi açısından sarsıcı etkileri üzerine </strong><strong>görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz.</strong></p>
<h1>Şike depremi ve Türk Futbolu</h1>
<p>Futbolumuzda 4 Temmuz 2011’de başlayan şike depremi hem futbolumuzu, hem de futbol ekonomimizi sarsmaya devam ediyor. Bir yandan kulüplerimiz uğradıkları soruşturma nedeniyle ciddi demotivasyonlar yaşarken, ekonomik olumsuzluklar da ciddi olarak kendini hissettirmeye başlıyor. Nitekim bu yaşanılan olumsuzlukların etkisini yavaş yavaş yaşamaya başladık. Şike olayı nedeniyle, kulüplerin borsada işlem gören hisse senetlerinde yaşanılan düşüşten, kombine kart ve logolu ürün satışına kadar bir çok gelir kaleminde önemli kayıpların yaşanacağı görülüyor.</p>
<p>Bu haftaki yazımızda futbolda gerçekleşen şike olayının futbol ekonomisine olumsuzluklarının hangi boyutlara ulaşabileceğini tartışmaya çalışacağız. Avrupa’da daha önceden yaşanmış bu tür olaylarda gerçekleşen değer kayıplarının hala telafi edilemediğini gözlemliyoruz. Şikeye muhatap kulüplerin yer aldığı ulusal ligler kendilerini bu olayların sonunda bir şekilde gelir olarak tazmin edebilseler de, şike olayına maruz kalmış kulüpler ne yazık ki hala eski gelir güçlerine ulaşamamış görünüyorlar.</p>
<h2><strong>Futbol Dışsallıkları Olan Bir Spor Dalı</strong></h2>
<p>Günümüzde futbol kulüpleri maç günü geliri, reklam ve medya geliri, naklen yayın geliri, sponsorluk geliri gibi ana faaliyet geliri yaratırken, aynı zamanda kendi gelirleri dışında başka sektörlere de dokuz birim ilave gelir yaratıyor.</p>
<p>Logolu ürün satışı için tekstil sektöründen, maçları izlemek için tv ve elektronik sektörüne, reklam ve medya sektöründen iletişim sektörüne, maçları ve turnuvaları izlemek için oluşan turizm sektöründen, eğlence ve yeme-içme sektörüne kadar bir çok sektöre ilave katma değer sağlayan futbol gelirleri bu bağlamda tüm dünyada 250 milyar dolara ulaşıyor. Bu gelirin yüzde doksanlık kısmı Avrupa’da yaratılıyor. Futbolun kendi ana faaliyetlerinden Avrupa’da yaratılan gelirler 22.5 Milyar Dolar civarında (15.7 Milyar Euro) olmasına karşın, futbolun yarattığı katma değerler üzerinden toplam gelirler 225 Milyar dolara ulaşıyor.</p>
<p>Görüldüğü gibi futbolun pozitif dışsallıklarından birisi olarak karşımıza gelir etkisi çıkıyor. Futbolun ekonominin dışında daha bir çok alanda dışsallıkları bulunuyor. Bu bağlamda futbolda ortaya çıkan şike olayları, futbolun bu özelliği yüzünden gelir kaybını da hesaplanandan daha fazlaya ulaştırıyor.</p>
<p>Bu bağlamda futbolumuzda en fazla dışsallığı olan kulüplerin başında Fenerbahçe geliyor. Süper Lig’de yaratılan gelirlerin %13’ünü tek başına üretebilen Fenerbahçe, ekonomik ve ticari gelirlerin dışında yaygın taraftar tabanı, sahip olduğu sosyal, tarihsel ve sportif konumu itibariyle de bu dışsallığı negatif anlamda en fazla yaşayacak kulüplerin başında geliyor.</p>
<h3><strong>Şike Ekonomisi Nedir?</strong></h3>
<p>Futbol sağladığı dışsallıklar nedeniyle kendisi dışında bir çok sektöre de ilave katma değerler yaratıyor. Bu kapsamda futbolun yaşadığı gelir kayıpları şike ekonomisinin gelirlerini oluşturuyor. Futbolun gerek parasal gelir kalemlerinde, gerekse marka değerlerinde negatif olarak ortaya çıkan parasal akımlar, futbol sektöründen daha farklı bir alana, yani şike ekonomisine kaynak transferine yol açıyor. Bu da üretken alandan, spekülatif alana fon aktarımı anlamına geliyor. Üretken olmayan bir alana kaynak transferi şike ekonomisinin temel gelir kalemlerini oluşturuyor. Bu transfer sonucunda futbolun temel rekabet gücü düşerken, futbolun sırtından geçinen asalak bir ekonominin de kanser gibi büyüdüğünü gözlemliyoruz. Bu gelişim aslında futbolun bağışıklık sistemine kasteden bir gelişme. Gerekli önlemler alınmadığı taktirde orta ve uzun vadede futbolun ölümü anlamına geliyor bu. Teşvik, şike, rüşvet ve şiddet gibi unsurlar şike ekonomisinin motorunu oluşturuyor.</p>
<p>Şike ekonomisi ile futbol ekonomisi arasında aslında doğru orantılı bir gelişim söz konusu. Futbol parasallaştıkça, ticari gelirler artıyor. Ticari gelirler arttıkça da, şikenin temel dinamiğini oluşturan faktörlerin futbola olan ilgisi artmaya başlıyor. Nitekim bu kapsamda futbola nüfuz etme aracı olarak karşımıza bahis ekonomisi çıkıyor. Futbolda parasallaşmanın boyutu, şike ekonomisinin de boyutunu artırıyor. Ancak bu ikili arasında rekabet gücü bakımından ters yönlü bir ilişki var. Şike ekonomisi geliştikçe futbolun izlenilirliği yani reytingi düşmeye başlıyor. Taraftar maçlara ilgi göstermiyor. Sponsor kulüplere destek olmuyor. Tribündeki taraftar sayısı giderek azalıyor.</p>
<p>Bütün bunlar da futbolun rekabet gücünün düşmesine ve uzun vadede ölümü anlamına geliyor. Şikeye muhatap ligler izlenmiyor. İzlenilirlik düştüğü için de futbol ekonomisinin gelirleri düşmeye başlıyor. Bugün Malezya, Sigapur ve Çin’de futbola olan ilgi o kadar fazla olmasına karşın şike olaylarının yaygınlığı, lokal ligler yerine uluslar arası liglerin daha fazla izlenmesine yol açıyor. Yine bize en yakın örnekler olarak  Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan liglerini gösterebiliriz.</p>
<p>Bütün bu nedenlerle endüstriyel futbol parasal büyümenin sağlıklı olabilmesini futbolun daha temiz ve fair olmasında görüyor. Bu nedenle de FIFA, UEFA gibi futbolun regülatör kurumları, futbolu bu ögelerden daha uzak tutabilmek için eskiye oranla daha fazla  düzenleyici ve kontrol edici olmaya çalışıyorlar. Bu nedenle teşvik, şike, rüşvet ve şiddet gibi anti-futbol unsurlarına karşı çok şiddetli ve katı yaptırımlar getiriliyor. Bu konuda lokal federasyonlar kendi iç hukuklarında da gerekli düzenlemeleri yapmaları konusunda yönlendiriliyorlar. Nitekim şike eyleminin bir suç unsuru olarak Türk Ceza Kanunu’nda yer almasını da bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor.</p>
<h4><strong>Şike Borsada Kar Realizasyonu İçin Bir Araç</strong></h4>
<p>Şike ekonomisinin neden olduğu olumsuzlukların başında borsada işlem gören kulüplerin piyasa değerlerindeki azalış geliyor. Özellikle bu tür süreçlerde Avrupa’da da yaşanılan örneklerden de görülebileceği üzere borsada işlem gören kulüplerin hisse senetlerine çok büyük miktarda bir satış geliyor. Gelen satışlar kulüplerin piyasa değerlerinde çok önemli düşüşlere yol açıyor.</p>
<p>Kulüpler büyük değer kayıpları yaşıyor. Paniğe uğrayan küçük yatırımcının da bu sürece dahil olmasıyla taban olan hisse senetleri daha sonra yine gelen alışlarla yukarı taşınıyor. Nitekim Aziz Yıldırım’ın tutuklanmasıyla ilk üç günde Fenerbahçe’nin hisse senetlerinde yaşanılan kayıp %35’e ulaşmıştı. Yine Juventus’un soruşturma başladığı tarihte hisse senedi kayıpları %75’e kadar yükselmiş, soruşturma sonunda bu kayıp %52’ye gerilemişti. Buradan da görüldüğü üzere şike ekonomisi borsada da boş durmuyor, yöneldiği kar realiazasyonu ile çok büyük spekülatif karlar elde ediyor.</p>
<p>Şike soruşturması kapsamında 4 Temmuz’da başlayan soruşturmada Fenerbahçe Başkanı ile birlikte çok sayıda ismin tutuklanması ve gözaltına alınması borsada işlem gören kulüplerin hisse senetlerinde de büyük düşüşe neden oldu. Operasyonun başladığı 4 Temmuz’dan bu yana borsada işlem gören dört kulübün piyasa değeri ciddi kayba uğradı. Bu kapsamda operasyon öncesi dört kulübün borsa değeri 3.685.450 bin TL iken, bu değer 15 Temmuz 2011 Cuma günü itibariyle %14,25 azalarak 3.160.312 bin TL’na geriledi.</p>
<p>Bu düşüşte en büyük kaybı %25 ’e yaklaşan düşüş ve 436 milyon TL’lık değer kaybı ile Fenerbahçe yaşadı. Fenerbahçe’yi %11.4’lük değer kaybı ile Beşiktaş takip ederken, şike soruşturmasında adı geçmeyen Galatasaray’da bu düşüşten nasibini aldı. Galatasaray son 12 günlük süre içinde yaklaşık %7,36 oranında bir piyasa değeri kaybederken, bu süreçten şimdilik en karlı Trabzonspor’un çıktığı görülüyor. Trabzonspor’un piyasa değeri 1-15 Temmuz arasında %7,97’lik bir artış kaydetti. Bu durum aşağıdaki tablodan da net olarak görülebiliyor.</p>
<p>Borsada İşlem Gören Kulüplerin 1-15 Temmuz 2011 Arasında Piyasa Değerleri Değişimi</p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="104">
<p style="text-align: center;"><strong>Kulüp</strong></p>
</td>
<td width="95">
<p style="text-align: center;"><strong>Şike   Operasyonu Öncesi (Piyasa Değeri  Bin   TL)</strong></p>
</td>
<td style="text-align: center;" width="87"><strong>15   Temmuz 2011 İtibariyle Piyasa Değeri (BinTL)</strong></td>
<td style="text-align: center;" width="85"><strong>İki   Tarih Arasındaki Değişim Tutarı (Bin TL)</strong></td>
<td width="85">
<p style="text-align: center;"><strong>Değişim   (%)</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">Fenerbahçe</td>
<td width="95">
<p style="text-align: right;">1.781.250</p>
</td>
<td width="87">
<p style="text-align: right;">1.344.564</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">436.686</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">-24,5</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">Beşiktaş</td>
<td width="95">
<p style="text-align: right;">410.000</p>
</td>
<td width="87">
<p style="text-align: right;">363.126</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">46.874</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">-11,4</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">Trabzonspor</td>
<td width="95">
<p style="text-align: right;">446.200</p>
</td>
<td width="87">
<p style="text-align: right;">481.781</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">35.581</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">7,97</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">Galatasaray</td>
<td width="95">
<p style="text-align: right;">1.048.000</p>
</td>
<td width="87">
<p style="text-align: right;">970.841</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">77.159</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">-7,36</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">TOPLAM</td>
<td width="95">
<p style="text-align: right;">3.685.450</p>
</td>
<td width="87">
<p style="text-align: right;">3.160.312</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">596.300</p>
</td>
<td width="85">
<p style="text-align: right;">-14.25</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h5><strong>Şike Olayından En Fazla Etkilenecek Kulüp Fenerbahçe Olacak</strong></h5>
<p>Yukarıda dile getirdiğimiz dışsallık etkisi nedeniyle bu skandaldan en çok etkilenecek kulüp Fenerbahçe olacakmış gibi görünüyor. Bu kapsamda Fenerbahçe’nin ilk etapta olası kayıpları toplamı doğrudan ve dolaylı gelirleri dikkate alındığında <strong>150 Milyona TL’na ulaşacak.</strong></p>
<p>Şikenin futbola etkisini analiz ettiğimiz ve geçen hafta bu sütunlarda “<strong>Şike Depremi Futbolu Fena Etkileyecek!” </strong>başlığıyla kaleme aldığımız makalemizde de detaylarını belirttiğim için tekrar burada bir kez daha yinelemeyeceğim kayıplar konusunda <strong>www.futbolekonomi.com</strong> da yer alan  bir pasajı burada sizlerle tekrar paylaşmayı yararlı görüyorum.</p>
<p>“Fenerbahçe bu olaydan iktisadi, mali, sportif ve moralite yönünden olumsuz etkileneceği gibi özellikle parasal kayıp, yüksek takım maliyeti ve operasyonel gider sahibi Fenerbahçe’yi yoğun olarak yabancı kaynak kullanımına da sevk edecek. Bunun yanı sıra kulübün gerek gelir kalemlerindeki olası düşüşler, gerekse diğer dışsal faktörlerin etkisiyle kulübün rekabet gücü zayıflayacak gibi görünüyor.</p>
<p><strong>Parasal olarak yaptığımız hesaplamalar ise kulübün ilk etapta 2010/11 performansından dolayı </strong>(21 milyon TL Süper Lig ve 20 Milyon Euro-yaklaşık 45 milyon TL) <strong>65 milyon TL fiili zarar uğrayacak.</strong> Mahkemenin Fenerbahçe aleyhine sonuçlanması ve Federasyon’un küme düşürme cezası vermesi durumunda Kulübün alternatif getirileri de dikkate alındığında bir sonraki sene zararı toplamda 100 milyonu aşıyor. Bu durumda kulübün olası gelir kayıpları toplamı 150 milyon TL’sına kadar çıkabiliyor. Tüm bu gelişmeler kulübün bir yandan piyasa değerini, diğer taraftan da marka değerini olumsuz etkileyebilecek potansiyeldedir. Bunun yanı sıra kulübün takım değerindeki azalma da şirket birleştirmelerinin önüne bir engel olarak çıkabilecek.”</p>
<h6><strong>Şike Ekonomisinin Futbola Toplam Maliyeti Beklenenin Üzerinde Olacak!</strong></h6>
<p>Şike ekonomisinin futbolumuza negatif etkisi hesaplanandan daha fazlasına ulaşabilir. Salt kulüplerin bu soruşturmaya uğraması nedeniyle başta sponsorluk, reklam ve medya gelirleriyle naklen yayın gelirlerinde çok önemli kayıplar yaşanılabilecek.</p>
<p>Futbolun özellikle parasal gelir kayıpları, 580 milyon Euro’ya ulaşan futbol gelirlerimizde ilk etapta yaklaşık yüzde yirmibeş civarında (yaklaşık 170 Milyon Euro) bir kayıp yaratabilecek gibi görünüyor. Bu kayıplara, marka değerinde yaşanılacak olumsuz gelişmelerin ve diğer dışsal faktörlerin de etkisini eklendiğinde kayıpların boyutu beklenenin de üzerine çıkabilecek.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Şikenin parasal boyutta ekonomik olarak futbola verdiği zarar, marka değerine verdiği zararın yanında daha küçük kalacakmış gibi görünüyor. Çünkü, zaman içinde şike nedeniyle uğranılan parasal kayıplar bir şekilde telafi edilebilirken, marka değerindeki erozyonun etkisi ne yazık ki bu kadar kolay olmuyor. Marka değerindeki olumsuz etkilenme ise sonuçta yine futbolun ekonomisini olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Bu kısır döngüden çıkabilmenin yolu da futbolun temizlenmesinden geçiyor. Ancak şunu da belirtmekte yarar var ki, futbolun marka değerinin olumsuz etkileneceği düşüncesinden hareketle olayın siyasi ve ekonomik boyutunu hukukun üstüne taşımaya çalışmak, futbolun uzun vadede de kaosa girmesi ölümü anlamına gelir.  Sağlıklı bir futbol ekonomisinin varlığı tamamıyla sağlıklı, fair ve temiz bir futbola dayanır. Böyle olursa ekonomi olur. Bir suç ekonomisi olarak şike ekonomisi futbolun en büyük düşmanıdır. Bunun için de hukukun üstünlüğünü hiçbir şeye feda etmemek gerekiyor.</p>
<p><strong>Tuğrul Akşar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tugrul-aksar-sike-ekonomisi-581.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merkez Bankası Politikaları Süper Lig Kulüplerini Etkileyecek mi?</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkez-bankalari-politikalari-super-lig-03012011.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkez-bankalari-politikalari-super-lig-03012011.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 12:39:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Bank Asya 1.Lig]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankaları]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası Süper Lig]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Başaran]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig Kulüpleri]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig Kulüpleri Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig Kulüpleri Gelirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğrul Akşar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=4743</guid>
		<description><![CDATA[Merkez Bankası Politikaları Süper Lig Kulüplerini Etkileyecek mi? sorusunun cevabını Tuğrul Akşar veriyor. Merkez Bankası nın mali kesime yönelik aldığı önemli önemli kararlar Süper Lig Kulüplerini Etkiler Mi?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/merkez-bankasi-politikalari-super-lig.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-4744" title="Merkez Bankası Politikaları Süper Lig Kulüplerini Etkileyecek mi?" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/merkez-bankasi-politikalari-super-lig.gif" alt="" width="540" height="300" /></a></h1>
<h1><span style="color: #000080;">Bilindiği gibi geçen Aralık ayı içinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası mali kesime yönelik önemli kararlar aldı. Henüz Süper Lig ekipleri bu kararların farkında değil.</span></h1>
<p><span style="color: #000080;">Değerli dostum futbol ekonomi uzmanı Tuğrul Akşar&#8217;ın, bu alınan kararların Süper Lig ekiplerine etkisinin nasıl olacağına dair görüşlerini paylaşıyorum;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">HT</span></p>
<h2>İşte Tuğrul Akşar&#8217;ın &#8220;Merkez Bankası Politikaları Süper Lig Kulüplerini Etkileyecek mi?&#8221; adlı makalesi:</h2>
<p>Bildiğiniz üzere Aralık 2010 içinde Merkez Bankası açıkladığı yeni para politikası çerçevesinde, faiz ve mevduat karşılıkları yaklaşımını değiştirdi.</p>
<p>Aslında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası bu yeni politikasıyla bir yandan güncel sorunlara cevap vermeye çalışırken, diğer taraftan da belirlediği yeni politikalarla ekonomik yapıda yapısal değişiklikleri hedefliyor. Bu değişikliklerin Türk futbol kulüpleri üzerinde ne tür etkileri olabileceğini bu hafta sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası nın almış olduğu parasal politika kararlarının Spor Kulüplerine etkisinin nasıl ve ne şekilde olacağını kuşkusuz siz de merak ediyorsunuzdur. Ancak gerçekten de alınan bu kararlar kulüpleri dolaylı veya dolaysız etkileyebilecek gibi görünüyor. Alınan bu kararlar doğrultusunda aslında Türkiye Futbol Federasyonu’nun, kulüplere lisans verirken dikkat etmesi gereken konular var. Birazdan bunun üzerinde detaylıca durmaya çalışacağım. Ancak, bu analize geçmeden önce kararların temelde neyi değiştirmeyi amaçladığına bir bakalım isterseniz.</p>
<h2>Faiz ve Karşılık Politikası Niye Değişti?</h2>
<p>Bu kapsamda değerli akademisyen Deniz Gökçe’nin Akşam Gazetesi’nde 28 Aralık 2010 tarihinde kaleme aldığı “Faiz ve karşılık politikası niye değişti?” başlıklı yazısı konunun özünü anlamak bakımından önemli. Deniz Gökçe söz konusu yazısında özetle;</p>
<p>“Hedeflenen yapısal değişiklikler finansal sistemde borçluluk oranının yükselmesini sınırlamak, finans kesiminde vadeleri uzatmak ve döviz borçlanmamak ayrıca bu yolla gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri azaltmak şeklinde ifade ediliyor.<br />
Merkez Bankası bunları söylerken diğer taraftan da politika faizini indirip, mevduat karşılıklarını da kısa vadede yükselten ve uzun vadede düşüren değişiklikler yaptı. Bunlar ise güncel politika uygulamaları. Yeni politikaların yönüne bazı makroekonomik gelişmeler şekil vermekte.</p>
<p>Merkez Bankası faizi, enflasyonunun düşeceğini tahmin ederek indirdi. Diğer taraftan da aşırı kredi artışı ve güçlü tüketim ve ithalatın yarattığı ticaretle cari denge açıklarını frenlemek için de karşılık oranlarını kullanmış oldu. İki politika birbirine zıt sonuçlar vereceğinden genişlemeci olmayacak diye düşünülüyor. Ama genel ekonominin toparlanma sürecini de etkilemeden risklere cevap vermiş olacak hedefi de var.<br />
Zorunlu karşılık değişiklikleri sonucu mevduat faizleri düşerken, kredi faizleri de yükselecek, kredi miktarı daralacak. Sıcak para girişi de engellenmiş olacak. Ülkemizde kamu maliyesinin yaklaşan seçime rağmen oldukça disiplinli gitmesi yeni politikaların başarısı için önemli.</p>
<p>Bu yeni yaklaşımların ve para politikası değişikliklerinin temel para politikası unsurları olan dalgalı kur, enflasyon hedeflemesi ve döviz rezervi biriktirme yaklaşımlarını değiştirmediğinin de altını çiziyoruz” diyor.</p>
<h3>Süper Lig Kulüpleri Borç Batağında</h3>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kararları öz olarak firmalara, vatandaşa ve tüm kurumlara 2011 yılında “İhtiyaç olmadığı sürece borçlanmamalarını; eğer borçlanmak gerekiyorsa bunun uzun vadeli ve TL cinsinden borçlanılmasını öneriyor. Yine bu kapsamda Deniz Gökçe’nin de altını çizdiği bir konu var ki, gerçekten bu spor/futbol kulüpleri için de çok önemli: “Zorunlu karşılık değişiklikleri sonucu mevduat faizleri düşerken, kredi faizleri de yükselecek, kredi miktarı daralacak.”<br />
Buradan çıkan sonuç: Genel kredi kapasitesinde 2011 yılında öngörülen daralma nedeniyle, 2011’de olası banka borçlanma maliyetlerinde bir artış olma olasılığı yüksek görünüyor. Bu durumsa, zaten finansman darboğazında bulunan futbol kulüplerini olumsuz etkileyecek. Fonlama maliyetlerindeki artış, gelirleri giderlerini karşılayamayan bu nedenle her sezon nakit ve bütçe açığı veren kulüpleri daha da sıkıntıya sokacak. Borç yükü daha da artacak. Bu ise kulüplerin rekabet güçlerini olumsuz yönde etkileyebilecek.</p>
<h4>Dört Büyüklerin Borcu 1 Milyar’a Ulaştı!</h4>
<p>Merkez Bankası nın almış olduğu parasal politika kararları, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi en çok borç yükü ağır kulüpleri vuracak. Çünkü yüksek borçlanma, özellikle banka kredi ihtiyacını hep gündemde tutuyor. Kulüplerimizin mali kesimden kullanmış oldukları kredilerin gelişimini detaylıca sizlerle birazdan paylaşıyor olacağız. Ama öncelikle biz kulüplerimizin borçluluk durumuna bir bakalım. Borçlanma denilince de akla ilk gelen dört büyük kulüp oluyor.<br />
Hüsnü Güreli’nin başkanlığını yaptığı Baker Tilly Bağımsız Denetim Hizmetleri’nin araştırmasına göre, Süper Lig’de 4 büyük kulübün borçları yaklaşık 900 milyon TL’yi buldu.</p>
<p>Türkiye’nin 4 büyük spor kulübü Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, 2009 yılını yaklaşık 900 milyon TL borçla kapattı. Hüsnü Güreli, 4 büyük kulübün borcu bu şekildeki transfer politikalarıyla yönetilmeye devam edildiği sürece, 5 yıl sonra 1.5 milyar TL’ye ulaşacak görünüyor. .</p>
<h5>452 milyon TL’lik gelir</h5>
<p>Türkiye’de futbol kulüplerinin transfer harcamalarıyla bütçelerin sarsıldığını söyleyen Hüsnü Güreli, 1.5 ayda yaptıkları “Spor Şirketlerinin Yapısal ve Finansal” araştırmasını şöyle anlattı: “Kulüplerin bilanço yapılarından tüm gelir ve giderlerine ulaştık. Ancak bu konuda tek şeffaf olan, 4 büyük kulüptür. Diğer kulüplerin yapılarını inceleyemedik. Buna göre geçtiğimiz yıl Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor toplam olarak 452 milyon TL futbol şube geliri elde etti. Ancak bu 4 büyük kulüp 624 milyon TL futbol şubesi maliyetine katlanarak bu alanda 172 milyon TL zarar etti. Bütün hesaplamalarda konsolidasyon prensiplerine uyularak dernek ve spor şirketlerinin konsolide bilançosu elde edildi.”</p>
<h3>10 yıl önceki borç 100 milyon TL’ydi</h3>
<p>Dört büyük kulübün 10 yıl önce toplam borcunun 100 milyon TL olduğunu açıklayan Hüsnü Güreli, şu bilgileri verdi: “Bugün kulüplerin borcu 1 milyar TL sınırına yaklaştı. Futbol endüstrisi hızla büyüyor. Türkiye de buradan elbette pay alacak. Ancak hiçbir ligde böyle harcamalar bulunmuyor. Ekonomik kriz, kulüplerin bütçelerini sarsmış olabilir. 4 büyük kulübün 5 yıl önceki borcu ise geçmişten gelen borçlanma oranı ve her yıl finanse edilen zarar tutarı 350 milyon TL civarındaydı. Bu trendle 5 yıl sonraki borç yükü 1.5 milyar TL’ya çıkabilir. Profesyonel ekipler kurulmalı, hem Türkiye Futbol Federasyonu tarafından denetim mekanizması geliştirilmeli hem de gerek dernek tüzükleri gerekse anonim şirket mukavelelerinde giderlerin sınırlanması kuralları eklenmeli.”<br />
Kulüplerimiz son yıllarda sürekli gelirlerinden fazla harcama yapıyor. Bu giderlerin en önemli kısmını transfer ve futbolculara ödenen ücretler oluşturuyor.” (http://www.futbolekonomi.com/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=767:doert-bueyuekler-borc-batanda&amp;catid=103:manet)</p>
<h1>Transferler Banka Kredileriyle Gerçekleştiriliyor</h1>
<p>Süper lig ekiplerinin gelirleri ile giderleri arasındaki açığın her geçen gün artması, onları borç batağına sürüklemiş durumda. Özellikle isabetsiz ve hesapsız yapılan transferlere harcanan milyon dolarlar kulüplerin nakit ve bütçe açıklarının hızla artmasına yol açıyor. Bu açığın kapatılması ise kulüp bazında ilave borçlanmayı gerektiriyor. Bu borçlanma ise ya banka kredileriyle ya da başta kulüp başkanı ve yöneticileri olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlardan sağlanarak gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda Üç Büyükler ile diğer kulüplerimizin transfere yıllar itibariyle yatırmış oldukları paralar aşağıdaki tabloyla sizlere iletiliyor.</p>
<p>Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere 2008/09 sezonu itibariyle Türkcell Süper Lig’de toplam 102.6 milyon Euro’luk bir transfer harcaması yapılmış durumda. Bu transfer harcamalarının yaklaşık %52’lik kısmı Üç Büyükler tarafından gerçekleştirilirken, kalan %48’lik kısım ise diğer 15 kulübe ait görünüyor. Transfer harcamalarında 2007/08 sezonunda Üç Büyüklerin payı %70’e kadar yükselirken, 2004/05 ile 2008/09 sezonları arasında Üç Büyüklerin transfere akıttıkları para 205.8 milyon Euro’ya ulaşmış durumda.</p>
<p>Yukarıdaki tabloya göre, Üç Büyüklerin kullandıkları banka kredileri yıllık ortalama 47,5 milyon TL civarında. Bu tutar da gösteriyor ki, Üç büyükler transferlerini genellikle banka kredileriyle finanse etme yoluna gitmişler. Bu yöntem ise yıllar itibariyle bu kulüplerin finansman yüklerini artırırken, diğer taraftan da nakit ve bütçe açıklarının giderek artmasına neden olmuş.</p>
<h2>Banka Kredileri Hızla Arttı</h2>
<p>Kulüplerin resmi faaliyet raporlarından derleyebildiğimiz kadarıyla oluşturduğumuz aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere futbol kulüplerimizin mali sistemden yıllar itibariyle kullandıkları krediler özellikle 2006 yılsonundan itibaren hızlı bir şekilde artışa geçmiş durumda.<br />
2000 Yılında kulüplerimizin mali kesimden kullandığı krediler toplamı 127 milyon TL civarındayken, bu tutar 2010 sonunda tam %252 artarak 448 milyon TL’na ulaşmış durumda. Bu süreçte kullanılan kredilerin dağılımına bakıldığında; dört büyük kulüp yıllar itibariyle ortalama 190,6 milyon TL civarında kredi kullanmış olup, bu tutar yıllık ortalama 258,2 milyon TL’lık kredi tutarının yaklaşık %73’üne karşılık geliyor. Yani her yıl dört büyük kulüp ortalama olarak, toplam kredi hacminin yüzde yetmiş üçünü kullanmış durumda.</p>
<p>Dört büyüklerin dışındaki diğer kulüplerimizin yıllar itibariyle bankacılık sisteminden kullandıkları kredi tutarına bakıldığında ise 2000 yılında yaklaşık 38 milyon Tl olan banka kredileri tutarının, geçen on yıllık sürede %150 artırarak 95 milyon TL’na ulaştığı aşağıdaki tablodan görülüyor.</p>
<h3>Süper Lig’de Gelirler On Yılda Tam 3 Kat Arttı</h3>
<p>Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere Süper Lig’de kulüplerin gelirleri geçen on yılda tam %290 arttı. Yaklaşık üç katlık bir artışı gösteren bu rakam, Süper Lig’i aynı zamanda Avrupa’nın en zengin altıncı ligi konumuna da getirdi.</p>
<p>2000 yılında Süper lig’in toplam gelirleri 150 milyon Euro seviyesindeyken, bu tutar 2010 yılına gelindiğinde 585 milyon Euro’ya ulaştı. 2001 krizinde gelirlerdeki daralma bir sonraki yıl hızla telafi edilse de, Türk futbol pastasının esas büyümesi 2005 yılından itibaren başladı. Bu yılda özellikle naklen yayın gelir dağıtım kriterlerindeki değişim ile rekabetçi yapının yükseltilmesi ve bundan sonraki dönemlerde naklen yayın ihale rakamlarının giderek yükselmesi bu pastanın da büyümesine neden oldu.</p>
<h4>Spor Toto Süper Lig Kulüpleri Haciz Ve İcralardan Kurtulamıyor</h4>
<p>Süper Lig’de gelirler artmasına karşın, kulüplerin borçlanmalarında bir düşüş gözlemlenmedi. Gelirlerdeki bu beklenmedik artış, kulüplerde harcama disiplininin zaman içinde kaybolmasına sebep oldu. Toplam gelirlerinin yarıdan fazlası naklen yayın gelirlerinden oluşan kulüpler için hazır para anlamına gelen naklen yayın bedelleri yerli yerinde kullanılmayınca kulüplerin giderleri ve buna bağlı olarak ta finansman yükleri hızlı bir artış kaydetti. Hesapsız, verimsiz ve gereksiz harcamalarla ellerindeki fonları heba eden kulüpler borç batağına saplanırlarken, bu arada karşılarına bir de vergi ve SGK prim borcu gibi yasal ödeme yükümlülükleri çıkınca, kulüplerin mali dengeleri daha da bozuldu ve çok ciddi bütçe ve nakit açığı vermeye başladılar. Bunun sonucunda da haciz ve icrai işlemlere muhatap olmak zorunda kaldılar.</p>
<p>Rıfat Başaran’ın 1 Nisan 2010 tarihi Radikal Gazetesi’ndeki haberine göre, Spor Toto Süper Lig&#8217;de mücadele eden 18 kulübün kesinleşen haciz ve icra borcu, 88 milyon 845 bin 937 TL&#8217;ye ulaştı. Ligde en çok haciz ve icra borcu bulunan kulüp, 37 milyon 648 bin 271 TL ile Kocaelispor olurken, 3 büyükler arasında en çok haciz ve icra borcu bulunan kulüp ise Galatasaray. Sarı-kırmızılılar, 33 milyon 328 bin 410 TL ile en borçlu 2. kulüp konumunda bulunurken, Fenerbahçe&#8217;nin 1 milyon 488 bin 510 TL, Trabzonspor&#8217;un ise 2 milyon 312 bin 466 TL borcu gözüküyor.</p>
<p>Ligde yer alan diğer takımlardan ise Antalyaspor&#8217;un 2 milyon 231 bin 535 TL, Bursaspor&#8217;un 2 milyon 378 bin 348 TL, Denizlispor&#8217;un 988 bin 87 TL, Eskişehirspor&#8217;un 2 milyon 916 bin 271 TL, Gaziantepspor&#8217;un 3 milyon 213 bin 518 TL, Konyaspor&#8217;un 162 bin 618 TL ve Ankaragücü&#8217;nün de 2 milyon 177 bin 899 TL borcu bulunuyor.</p>
<h4>Bank Asya 1.Lig</h4>
<p>Bank Asya 1. Lig&#8217;de mücadele eden 18 kulübün ise haciz ve icra borcu toplam 50 milyon 566 bin 524 TL&#8217;ye ulaşıyor.<br />
Ligde en borçlu kulüp 12 milyon 762 bin 420 TL ile Samsunspor olurken, Adanaspor, Güngören Belediyespor, Kardemir Karabükspor ve Manisaspor, ligin borcu olmayan takımları olarak dikkati çekiyor.<br />
Bu arada TFF 2. Lig&#8217;de yer alan 54 takımın toplam borcu 30 milyon 80 bin 179 TL&#8217;yi bulurken, TFF 3. Lig&#8217;de mücadele eden 52 takımın borcu ise 15 milyon 181 bin 962 TL&#8217;ye ulaşıyor.</p>
<h5>Sonuçta,</h5>
<p>Gelirleri giderlerini karşılamayan, bu nedenle sürekli borçlanmak durumunda kalan ve bunun büyük bir kısmını da banka kredisiyle karşılayan kulüpler için TCMB’nin almış olduğu mali politik kararlar onları 2011 yılında önemli ölçüde etkileyecek.<br />
Giderlerini daha doğrusu maliyetlerini iyi yönetemeyen kulüpler bu yıl da banka kredilerine yönelmek durumunda kalacaklar. Ancak kredi hacminin bir önceki yıla göre yüzde yirmi beşten fazla artmayacak şekilde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından planlanmış olması, kredi maliyetlerinin geçen yıla görece daha yüksek olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Diğer taraftan kulüplerin 2014-15 sezonuna kadar “Finansal Fair Play” koşullarına gerekli uyumu sağlama zorunluluğu bulunmaları nedeniyle ortak ve yönetici fonlarını kullanamayacak olmaları, banka kredilerini tek alternatif olarak kulüplerin önüne getiriyor.<br />
Ancak Deniz Gökçe hocamızın da makalesinde vurguladığı gibi bu sene kredi kapasitesinin daralacak olması, kredi maliyetlerini yukarı itebilecek. Bunun pratikteki alamı ise kulüplerin daha fazla finansman giderine katlanmak zorunda kalacak olmaları. Bu durum özellikle banka kredisiyle yıllık nakit ve bütçe açıklarını kapatan kulüpleri zorlayacak.<br />
Peki bir kulüp yukarıda belirttiğimiz üzere finansal darboğaza girerse neler olabilir? Bu olasılığı dikkate aldığımızda 2011 yılında banka kredisi kullanma gereksinimi olan kulüplerde genel olarak aşağıdaki risklerle karşı karşıya kalabilecek;</p>
<p>• Kredi maliyetleri ve buna bağlı olarak finansman giderleri artacak,<br />
• Yüksek finansman gideri, UEFA’nın öngördüğü “Finansal Fair Play” uygulamalarının hayata geçirilmesini zorlaştıracak,<br />
• Kulüplerin giderleri UEFA Finansal Fair Play uygulamalarına aykırı olarak gelirleri aşabilecek,<br />
• Gider/toplam gelir rasyosunun bozulması ise kulübün bir taraftan mali sağlığını tehdit ederken, diğer taraftan da Kulüp Lisansı almasını zorlaştıracağından UEFA Kupalarına katılımı olanaksız hale getirebilecek,<br />
• Toplam gelirlerine görece yüksek maaş ve ücret ödemesi yapan kulüplerde finansman darboğazının getireceği kısıtlar yüzünden oyuncu ve teknik adamlara yapılacak ödemelerde bazı sorunlarla karşılaşılabilecek,<br />
• Futbol kulüplerinin borçlanmaları mali kesim dışına kayabilecek. Bunun anlamı ise başkan ve yöneticiler ile diğer kurum ve kuruluşlardan daha fazla borç talep edilir olacak (Ancak bu durum geçici olup 2014-15 sezonundan önce bu borçların sahiplerine geri ödenmesi gerekiyor),<br />
• Kulüp, içinde bulunduğu mali sıkıntılardan kurtulabilmek için yüksek maliyetli oyuncu ya da teknik adamlarla yollarını ayırabilecek,<br />
• Oyuncu ve teknik adamlar ile diğer üçüncü kişi ya da kurumlara karşı mali yükümlülüklerini yerine getiremeyen kulüpler, icra ve haciz gibi uygulamalara muhatap kalabilecekler,<br />
• Tabi ki, yukarıda saydığımız tüm mali sıkıntı ve dengesizlikler o kulübün sportif rekabet gücünü olumsuz etkileyebilecek. Sportif rekabette geride kalan kulüpler, mali rekabette de çok zorlanacak ve rekabet etmeye çalıştıkları rakiplerinin gerisinde kalabilecekler.</p>
<h3>Peki Ne Yapmalı?</h3>
<p><strong>Yapılacak olanlar aslında gayet açık. Kulüplerimiz bu süreci en az hasarla atlatabilmek için;</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>1. Maddi ve Sportif Anlamda Özkaynaklara Yönelmeliler</strong></p>
<p>• Öz varlık fonlarıyla yaşamlarını devam ettirmenin yolunu bulmak zorundalar. Öncelikle ayaklarını yorganlarına göre uzatmalılar. Gereksiz ve verimsiz harcamalardan hızla kurtulup, kendi bünyelerinde efektif bir maliyet tasarrufuna yönelmeliler.Bu kapsamda transferlerde çok seçici davranıp, transfer nedeniyle bütçe dengelerinin bozulmasına izin vermemeliler.<br />
• Bu amaçla öncelikle alt yapıya önem vermeli ve alt yapıdan her yıl daha fazla sayıda oyuncunun A takıma katılımını sağlamalılar. Bu nedenle altyapıya daha fazla zaman ve maddi olanaklar ayırmalı ve bilançolarında alt yapıya ayrılmış görünen fonları gerçekten de alt yapı için kullanmalılar.<br />
• Kendilerine ilave yeni gelir kaynakları yaratabilme arayış ve çalışmalarına hız vermeli; başta CRM olmak üzere tüm yeni gelişimleri zorlamalı, bu konulara açık olmalılar. (CRM: Customer Relationship Management- Müşteri İlişkileri Yönetimi anlamına gelen bu uygulama ile taraftar müşteriyi tanımak, taraftar müşteri ihtiyacını anlamak, ona teknoloji arcılığıyla uygun hizmetler ve ürünler geliştirmek ve bu bilginin organizasyon içinde paylaşılmasını sağlayarak, daha fazla taraftar müşteriye ulaşıp ek gelir yaratmak olarak tanımlayabiliriz). Kuracakları Call-Center’lar (Çağrı Merkezleri) aracılığıyla taraftar müşteriye telefonla satış ve hizmet verme çalışmalarına yönelmeliler.<br />
• Kombine kart satımı esnasında veya kurdukları/kuracakları Call Centerlar aracılığıyla bir şekilde kendi taraftar müşterisinin profilini ve ona ilişkin data base’lerini oluşturup ilave satış olanakları için fırsat yaratmalılar.</p>
<p><strong>2. Borçlanmaktan Uzak Durmalılar; Yine de Borçlanmak Durumunda Kalacaklarsa, Uzun Vade ve TL ile Borçlanmayı Tercih Etmeliler</strong></p>
<p>• Kulüpler mümkün olduğunca borçlanma yerine özkaynakla finansman yolunu seçmeliler. Ancak yine de nakit ve bütçe açığını karşılamak için banka kredisi kullanmak durumunda kalacaklarsa, kesinlikle orta ve uzun vadeli borçlanmayı tercih etmelidirler. Bunu gerçekleştirirken de yabancı para, yani döviz ile borçlanma yerine, bu sene döviz volatilitesinin yüksek gerçekleşeceği öngörüsünden hareketle, kur riski ve zararına katlanmamak için TL ile borçlanmaya yönelmelidirler.<br />
• Mümkün olduğunca döviz pozisyon açığı olan kulüpler, bu açıklarını kapatmanın yolunu bulmaya çalışmalıdırlar.</p>
<p><strong>Tuğrul Akşar</strong></p>
<p><strong>03.01.2011<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkez-bankalari-politikalari-super-lig-03012011.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Qua Vadis Beşiktaş ?</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/qua-vadis-besiktas-nereye-gidiyor-3445.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/qua-vadis-besiktas-nereye-gidiyor-3445.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2010 08:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Borçları]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Nereye Gidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Transferleri]]></category>
		<category><![CDATA[Feyyaz Tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kutlu Merih]]></category>
		<category><![CDATA[Qua Vadis]]></category>
		<category><![CDATA[Qua Vadis Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğrul Akşar]]></category>
		<category><![CDATA[UEFA Finansal Fair Play Kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım demirören]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=4709</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş 'da bugünkü finansal durum sürdürülebilir yapıda değil Yıldırım Demirören 'e Qua Vadis Beşiktaş, Beşiktaş Nereye Gidiyor diye sormak gerekiyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #000080;"><span style="color: #000080;"><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-nereye-gidiyor-hT2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4721" title="besiktas-nereye-gidiyor-hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-nereye-gidiyor-hT2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></span></span></h1>
<h1><span style="color: #000080;"><span style="color: #000080;">Beşiktaş Nereye Gidiyor ?</span></span></h1>
<p><span style="color: #000080;">Değerli Dostum Futbol Ekonomi Uzmanı Tuğrul Akşar&#8217;ı futbol ile gerçekten gönül bağı olanların arasında adeta tanımıyan yoktur&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #000080;">Tuğrul Akşar kendisi gibi çok kıymetli bir Akademisyen olan Dr. Kutlu Merih ile birlikte futbolun sosyo-ekonomisine ilişkin bir çok kitabı kaleme almışlardır. </span></p>
<p><span style="color: #000080;">Yine Kutlu Merih ile birlikte kurdukları Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi (FESAM)&#8217;da futbol sektörünün açmazları ve dengesizlikleri üzerine birçok makale ve araştırmaları da bulunmaktadır&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Şimdilerde futbolekonomi.com isimli web sitelerinden değerli yazar kadrosuyla gelecek için (!) Futbol ve spora hizmet ediyorlar &#8230;</span></p>
<h2><span style="color: #000080;">Halkın Takım Taraftarı ve Zengin Aile Çocuğu !</span></h2>
<p><span style="color: #000080;">Geçtiğimiz günlerde artık mobil cihazlardan çok seri takip edilen sosyal iletişim ağlarına bakarken uzun zamandır Demirören politikalarına muhalif olan dostlarımızın Demirören, Messi, Cristiano Ronaldo geyiklerini yapıp zevkten dört köşe olduklarını görünce büyük bir endişeye düştüm&#8230;.</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Marifetli yönetimiyle 2004 Yılında 17 Milyon borç ile aldığı kulübü 6 yılda 320 Milyon borç sınırını getirme başarısını (!) gösteren Yıldırım Bey&#8217;in bugün, kendisine yıllardır itiraz edenler tarafından gaz verilmesiyle önümüzdeki yıllarda neler yapabileceğini hiç mi hiç düşünemedim!</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Neticede 6 yılda neredeyse 19 misli borçlanma  yapıp 320 Milyon TL borç sınırına gelindiyse;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Bir 6 yıl sonra bugünkü marifetli hız oranı baz alınarak 320 Milyon olan borç rakamını  19 misli büyüme hızıyla çarpınca çıkan aritmetik, Yıldırım beyin Del Bosque&#8217;yi kovarken dediği tabirle tam bir &#8220;Finish&#8221; oluyordu!</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Evet, çıkan sonuç gerçekten Finish&#8217;ti!<br />
6 Trilyon Yeni Türk Parası&#8230;.<br />
Amerikan Doları karşılığıysa; 4 Milyar Dolar !<br />
</span><span style="color: #000080;">Hadi ordan canım daha neler, diyen varsa yukarıdaki 6 yıllık matematiği tekrar yapması sanırım daha sağlıklı olur!</span></p>
<p><span style="color: #000080;">&#8220;Sonunda olan oldu halkın takım taraftarları zengin aile cocuğunun alışveriş çılgınlığını benimsedi&#8221; diyerek bu merkezli düşüncemi 25 Aralık günü Twitter&#8217;daki dostlarımla paylaşmıştım&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/erdogan_yildirim_demiroren.jpg"><img class="size-full wp-image-4722 alignnone" title="erdogan_yildirim_demiroren" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/erdogan_yildirim_demiroren.jpg" alt="" width="300" height="167" /></a></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Konuyla ilgili buradan bir vakit bulup görüşlerimi paylaşacak bir yazı yazmak isterken az önce bahsini ettiğim değerli dostum Tuğrul Akşar&#8217;ın konuyla ilgili yeni yazdığı yazısını benimle paylaşma nezaketi göstermesiyle artık bana sadece bu yazıyı sizlerle aktarmak kaldı&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Umarım Beşiktaş Yönetim Kurulu üyeleri ve özellikle Beşiktaş Kongre Üyeleri 6-7 dakika bir zaman ayırıp bu yazıyı okurlar! </span></p>
<p><span style="color: #000080;">Hepinize iyi ve sağlıklı bir yeni yıl dilerim&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">HT</span></p>
<h1>Qua Vadis Beşiktaş?</h1>
<p><strong>Tuğrul AKŞAR/27 Aralık 2010 </strong></p>
<p>Geçen haftanın şüphesiz ki en flaş haberleri Beşiktaş’tan geldi. Beşiktaş arka arkaya patlattığı transfer bombalarıyla, transfere doymadığını bu sezon bir kez daha gösterdi. Sezon başında Queresma ve Guti gibi celebrity futbolcuların takım kadrosuna katılması çok konuşulmuştu. Ancak anlaşılan o ki, yapılan Almeida, Simao ve Fernandes transferleriyle sezonun ikinci yarısında yine Beşiktaş’ı çok konuşacağız.</p>
<p>Türk futbol piyasasına da canlılık ve hareket getiren bu transferler taraftarı mest ederken, Beşiktaş nereye gidiyor diye sormaktan da insan kendini alamıyor.</p>
<p>Öyle ya daha 20 gün önce Ceylan Intercontinental Oteli&#8217;nde düzenlenen Divan Kurulu toplantısında kulübe, daha doğrusu başkan Yıldırım Demirören’e olan borçlar ve kulübün mali durumuna ilişkin çok ciddi eleştiriler gelmişti. Bu konuya birazdan değineceğiz. Ancak bu transfere ilişkin yapılan harcamalar ve kulüp borçlanmasının ulaştığı son nokta gerçekten insana Qus vadis Beşiktaş?<br />
Yani Beşiktaş nereye Gidiyor sorusunu sordurtuyor.</p>
<p>Başkana olan borcun neredeyse yüz milyona ulaşması ise Avrupa basınının son günlerde başkan Demirören’e Türk Abramovich lakabını takmasına da neden oldu.</p>
<h2>Beşiktaş Chelsea’leşiyor mu?</h2>
<p>Bu sezon arka arkaya yapılan müthiş transferlerle Beşiktaş hızla Chelsea olma yolunda ilerliyor. İngiliz ekibin gerçekleştirdiği transferler ve başkan Abromovich’in Chelsea’yi satın aldığı 2003’ten beri kulübe aktardığı yaklaşık 750 milyon Sterlin, Beşiktaş’ın mevcut durumu ve başkan Yıldırım Demirören’in kulübe transfer ettiği 93 milyon TL dikkate alındığında Beşiktaş’ın Chelsea’leşme yolunda olduğunu bize gösteriyor.</p>
<p>Transferlerin maliyetleri ve başkanın kulüpten olan alacakları ile Beşiktaş’ın içinde bulunduğu mali durumu birazdan irdeleyeceğiz. Ancak, bu gelişmeler kulüp içinde bazı “çatlak seslerin” de yeniden gündeme geleceğini gösteriyor.</p>
<h2>Beşiktaş Kulübünün Borcu 320 Milyon TL</h2>
<p>Beşiktaş Kulübü&#8217;nün Kasım 2010’da Ceylan Intercontinental Oteli&#8217;nde düzenlenen Divan Kurulu toplantısında, Denetleme Kurulu Başkanı Feyyaz Tuncel ’in açıklamalarına göre,</p>
<p>Kulübün dernek olarak 117 milyon 766 bin 632, anonim şirketin ise 202 milyon 608 bin 103 lira borcu olduğunu, toplam borcun ise 30 Eylül 2010 itibariyle 320 milyon 374 bin 735 liraya ulaştığı;</p>
<p>bu borcun 92 milyon 649 bin 518 lirasının Kulüp Başkanı Yıldırım Demirören&#8217;e, 9 milyon 852 bin 052 lirasının da yönetici Serdal Adalı&#8217;ya olduğu bildirildi. Böylece toplam borç içinde yönetim kuruluna olan borç 102 milyon 501 bin 570 liraya yükselirken, başkan Demirören’e olan borç toplam borcun yaklaşık yüzde yirmisine karşılık geliyor.</p>
<p>Tuncel, yönetim kuruluna olan borçların geçen döneme oranla yüzde 73, diğer borçların ise yüzde 60 arttığını ifade etti.</p>
<h3>Türk Abramovic!</h3>
<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/8959134.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4724" title="Yıldırım Demirören" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/8959134-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" /></a>Bernd Schuster&#8217;i 2009/10 sezonunda takımın başına getirip önemli bir hamle yapan Demirören, kulübün 320 milyon TL&#8217;yi bulan borcuna rağmen adeta para saçtı. Avrupa basını, Beşiktaş Başkanı&#8217;na, &#8220;Türk Abramovic&#8221; lakabını taktı.</p>
<p>Yaptığı transferlerle son aylarda Türkiye&#8217; de spor gündeminin hep manşetlerinde yer alan Beşiktaş, sezon başında Real Madrid&#8217;de görev yapmış Bernd Schuster&#8217;i göreve getirirken, Ricardo Quaresma ve Guti gibi iki dünya yıldızını da transfer etmişti. Başkan Yıldırım Demirören son olarak da Manuel Fernandes, Simao Sabrosa ve Hugo Almeida&#8217;yı alarak tarihi bir rekora da imza attı.</p>
<p>Sadece 2010/11 transfer döneminde bu beş futbolcuya ödenen yıllık transfer tutarı daha şimdiden 13 milyon 250 bin Euro’ya ulaştı.</p>
<p>2010/11 sezonunda transfer ettiği 9 futbolcuya 11,8 milyon Euro bonservis bedeli ödeyen Beşiktaş, bu oyunculara toplam 13 milyon 250 bin yıllık ücret ve maaş ödeyecek…</p>
<h3>Q7 İçin Servet Ödenecek</h3>
<p>Schuster&#8217;le yıllığı 2.6 milyon Euro&#8217;dan iki yıllık sözleşme yapan Beşiktaş, Quaresma&#8217;nın bonservisi için de Inter&#8217;le 7.3 milyon Euro&#8217;ya anlaşma sağladı. Kartal, Portekizli yıldıza da 3 yılda tam 10.9 milyon Euro ödeyecek. Beşiktaş&#8217;ın Real Madrid&#8217;den bonservis bedeli ödemeden aldığı Guti&#8217;ye vereceği para ise 2 yılda 5.7 milyon Euro&#8230;</p>
<h3>5 Ay İçin 2 Milyon Euro</h3>
<p>Kartal, Stuttgart&#8217;tan bedelsiz olarak transfer ettiği Ricardo Hilbert&#8217;e de 5.2 milyon Euro&#8217;ya 3 yıllık imza attırdı. Yine Betis&#8217;ten bonservis ödenmeden alınan Mehmet Aurelio&#8217;nun 2 yıllık maliyeti de 3 milyon Euro&#8217;yu bulacak.<br />
Beşiktaş devre arasındaki ilk transferi olan Manuel Fernandes&#8217;in kiralama bedeli olarak da Valencia&#8217;ya 750 bin Euro, Portekizli oyuncuya da 2 milyon Euro ödeyecek. Kulübün 250 milyon TL&#8217;yi geçen borcuna rağmen yapılan bu transferlerin takıma neler katacağı merakla bekleniyor.</p>
<h3>Simao 8.1 Milyon Euro</h3>
<p>Beşiktaş, A.Madrid&#8217;den aldığı Simao için kulübüne 900 bin Euro verecek. Siyah- Beyazlılar, Portekizli yıldıza sezon sonuna kadar 2.2 milyon Euro, ondan sonraki<br />
2 sezon da 5 milyon Euro ödeyecek.</p>
<h3>Almaida 11.1 Milyon Euro</h3>
<p>Werder Bremen&#8217;den büyük uğraşlar sonrası transfer edilen Hugo Almeida&#8217;nın bonservisi için Alman kulübüyle 2 milyon Euro&#8217;ya anlaşma sağlandı. 3.5 yıllık imza atan Portekizli golcünün alacağı para ise toplam 9.1 milyon Euro&#8217;yu bulacak.</p>
<h3>Kulüp Yıldırım Demirören&#8217;e 92 Milyon TL Borçlu</h3>
<p>Beşiktaş Kulübü, 2003&#8242;te Serdar Bilgili&#8217;yi seçimde devirip başkan seçilen Yıldırım Demirören&#8217;e 7 yılda 92 milyon TL borçlandı. UEFA Finansal Fair Play kuralları gereğince bu paranın başkana kulüpçe nasıl ödeneceğini ise herkes merak ediyor.</p>
<p>İsterseniz biz önce Beşiktaş’ın bu seneki yapmış olduğu transferlere bir göz atalım…</p>
<h3>Kimler Geldi, Kimler Gitti?</h3>
<p>Hürriyet gazetesi spor servisinin 25 Aralık 2010 tarihli nüshasındaki bir araştırmaya göre Beşiktaş Yıldırım Demirören döneminde, yani yedi sezonda 68 futbolcuya toplam 80 milyon Euro bonservis bedeli ödedi.</p>
<p>Beşiktaş’ın son beş yılda yaptığı transferler ve bunlara ilişkin harcanan transfer bedelleri aşağıdaki tabloyla dikkatlerinize sunuluyor</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-transfer-durumu-hT.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-transfer-durumu-hT21.jpg"><img class="size-full wp-image-4733 aligncenter" title="besiktas-transfer-durumu-hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-transfer-durumu-hT21.jpg" alt="" width="459" height="311" /></a><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/besiktas-transfer-durumu-hT2.jpg"></a></p>
<p>Yukarıdaki tabloya göre Beşiktaş son beş yılda, altı değişik teknik direktör aracılığıyla altmış sekiz futbolcuyu toplam 80 milyon Euro harcayarak transfer etmiş durumda.</p>
<p>En fazla transfer ise 23,5 milyon Euro ile 2008/09 sezonunda Mustafa Denizli döneminde gerçekleştirilmiş. O seneyi şampiyon bitiren Beşiktaş’ın 2008/09 sonu finansal tablolarında oluşan kümule zararın özkaynakları aşacak boyuta gelmesi, kulübün mali yapısının TTK.324. madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda yoğun tartışmalara yol açmıştı.</p>
<p>Sonuçta, başkan Yıldırım Demirören’in 2004 yılından itibaren başkanlık dönemi boyunca yapmış olduğu transferlerin kulübün yıllık gelirinin neredeyse iki katına ulaşması; yapılan bu transferlerden önemli zararların edilmesi ve sadece 2008/09 sezonunda Lig şampiyonluğuna; 2006, 2007 ve 2008 yıllarında ise Federasyon Kupası’na ulaşılması, sportif performansta istenilen noktaya varılamadığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.</p>
<h3>Paradigma Değişiyor</h3>
<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/demiroren_gs_alkislarken.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4723" title="demiroren_gs_alkislarken" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/demiroren_gs_alkislarken-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /></a>Yıldırım Demirören’in 2004 yılında Serdar Bilgili’den sonra oturduğu başkanlık koltuğuyla birlikte Beşiktaş çok farklı bir mecraya da girmiş oldu.<br />
Aslında Beşiktaş’ta 1984/2000 yılları arasında görev yapmış efsane başkan Süleyman Seba’nın ayrılıp yerine Serdar Bilgili’nin gelmesiyle Beşiktaş’ta bir dönem de sona eriyordu.</p>
<p>Önce Serdar Bilgili, arkasından Yıldırım Demirören ile başlayan bu süreçte Beşiktaş artık bir “kolej takımı” kimliğinden sıyrılıp, ezeli rakiplerinden sportif, iktisadi ve mali anlamda geride kalmamak için hızla parasallaşma sürecine girdi.</p>
<p>Girilen bu süreçte Beşiktaş geleneksel kurumsal yapısının yerine, endüstriyel futbolun getirdiği ticarileşmiş ve parasallaşmış bir yapıyı kulübe hakim kılmaya çalıştı. Bu sayede ezeli rakipleriyle rekabet edebilecek ve futbol pastasından aldığı payı daha da artırabilecekti.</p>
<p>Bu bağlamda parasal gelirleri artırabilmek için yeni büyük bütçelere ihtiyaç vardı. Günümüz endüstriyel futbolunun nimetlerinden yararlanabilme olanağı sağlayacak bu hamleler ancak böyle gerçekleştirilebilirdi. Bu değişim ve dönüşümün gerçekleştirilebilmesi kulübün kendi dinamiklerinin harekete geçirilmesine bağlıydı.</p>
<p>Ancak bu dönüşüm ve değişimi mümkün kılacak sportif başarı bir türlü gelmeyince, buna bağlı olarak ta mali performansa ulaşılamadı. Oysa hedeflenen başlangıçta kulübe enjekte edilen belirli bir parasal büyüklükle sportif anlamda başarıya ulaşabilmek ve bunu süreç içinde mali başarıya dönüştürebilmekti.</p>
<p>Bu süreçte kulübün çok önemli gelirleri ve kaynakları verimli kullanılamayınca bu stratejiyi devam ettirebilmek için yeni kaynaklara gereksinim doğdu. Ne var ki, neredeyse kulübün tüm gelirlerinin bu strateji uğrunda harcanması, hatta gelecek gelirlerinin bile temlik edilmesi, kulübün işlerliğini devam ettirebilmesi için ilave fonları zorunlu kılıyordu.</p>
<p>İşte bu dönemde başka bir fonlama stratejisine yönelindi. Artık, “başkan fonlarıyla” yola devam edilecekti ve nitekim böyle oldu. Oysa aynı dönemde rakipler daha farklı bir strateji izlemeye başlamışlardı. Paralı başkanlık modeli yerine finansal borçlanma modeline yönelen ezeli rakipler her ne kadar gelirlerini önemli miktarda artırsalar da giderlerini kontrol altına alamadıkları için borçlanmaya banka kredileriyle devam ettiler.</p>
<h3>Doğru Halka Arz, Yanlış Sonuç!</h3>
<p>Beşiktaş’ın 2002 yılında halka arza giderken izlediği doğru strateji, doğru şirketleşme ve halka arz ile kulübün orta ve uzun vadede mali anlamda aslında ezeli rakiplerine rakiplerinin yanlış model ve şirketleşmeyle borsaya kote olmalarından dolayı orta ve uzun vadede önemli finansal fark atması beklenirken, halka arzdan gelen paraların efektif kullanılamaması ve daha sonraki dönemlerde yapılan yönetsel yanlışlıklar kulübün eline geçen çok önemli bir fırsatın heba olmasına neden oldu.</p>
<p>Sahip olduğu finansal avantajı kullanamayan Kara Kartal, daha sonraki yıllarda izlediği iktisadi, mali ve yönetsel politikalarda yaptığı yanlışlarla bir borç helezonuna girmek durumunda kaldı. Nitekim bu kapsamda, Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 1 Haziran 2009- 31 Ağustos 2009 Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu’nun 11. Sayfasında “d- Geçmiş Yıl kar/ Zararları kısmında yer alan bilgilere göre 31 Ağustos 2009 kümule zararı 56.495.361 TL’na ulaşmış durumda.</p>
<p>Yine aynı rapora göre, Beşiktaş her yıl ortalama 5 Milyon TL tutarında faiz, kur farkı ve finansman gideri ödüyor. Kulübün aynı tarihli raporuna göre net döviz pozisyonu ise 90.2 milyon dolar ekside. Yani Döviz varlıkları 20,1 milyon dolar civarındayken, Döviz yükümlülükleri ise 110.3 milyon dolara yükselmiş durumda.</p>
<h3>Sonuç</h3>
<p>Endüstrileşme dinamiğini Beşiktaş’a göre daha önce harekete geçiren ve bu sayede bütçelerini önemli büyüklüklere ulaştırarak mali anlamda arayı açan ezeli rakiplerin daha fazla gerisinde kalmamak ve “üçüncü büyük” olmaktan kurtulmak için, hızla ticarileşme yolunu seçen Beşiktaş, rekabette arayı açan ezeli rakiplere ulaşmak için özellikle son zamanlarda yıldız transferlerine yöneldi.</p>
<p>Beşiktaş’ın başta transfer politikası olmak üzere çoğu geleneksel politikalarında köklü değişikliklere gitmesi, beklenen sportif performans gelmeyince borçları ve giderleri, gelirlerin üzerinde artırdı. Bu negatif durum ise zamanda kümule zararın giderek büyümesine, nakit ve bütçe açığının daha da artmasına neden oldu.</p>
<p>Kısacası, Beşiktaş’ın seçtiği rekabet stratejisi onu ticarileşme ve endüstrileşmenin girdabına soktu ve borçlanma çığ gibi büyüdü. Bu durum Beşiktaş’ın mali yapısının acilen daha sağlıklı bir hale getirilmesini zorunlu kılıyor. Bu bağlamda yapılan transferler, taraftar için büyük bir mutluluk kaynağı olsa da, bu transferlerin kulüp üzerinde yaratacağı finansal sıkıntı başkan Demirören’in elini daha da cebine atmasını gerektirebilir.</p>
<p>Oysa, UEFA Finansal Fair Play Kuralları ise başkanların ellerini ceplerine atmamalarını, kulübe aktarılan fonların 2014-15 sezonuna kadar kaynaklarına iade edilmesini öngörüyor.</p>
<p>Bu durum sadece Beşiktaş için değil, tüm kulüpler için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kulüplerimiz buna ne kadar hazırlar bunu önümüzdeki yıllarda göreceğiz.</p>
<p>Bugünkü finansal durum sürdürülebilir bir yapıda görünmüyor. O nedenle sormak gerekiyor.</p>
<h3>Qua Vadis Beşiktaş?</h3>
<p>Tuğrul AKŞAR/27 Aralık 2010</p>
<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/yildirim-demiroren-taraftar-sever-12.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4725" title="yildirim-demiroren-taraftar-sever-12" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/12/yildirim-demiroren-taraftar-sever-12.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/qua-vadis-besiktas-nereye-gidiyor-3445.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kübalı Öğrenciler Fidel Castro&#8217;ya, Fidel Castro onlara sordu!</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-universitesi-ogrencileri-fidel-castro-45.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-universitesi-ogrencileri-fidel-castro-45.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 11:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Küba Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devrimi Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Kongre Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Tıp Alanında Dünya Başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[Kübalı Öğrenciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=4556</guid>
		<description><![CDATA[Küba Üniversitesi Öğrencileri Fidel Castro'ya, Fidel Castro onlara sordu! Küba Tıp Alanında Dünya Başkenti olmasına rağmen neden listede yer almıyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/fidel-castro-ruz-kuba-hT2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4558" title="fidel-castro-ruz-kuba-hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/fidel-castro-ruz-kuba-hT2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>Küba Devrimi’nin tarihsel lideri Fidel Castro Ruz, Küba Üniversitesi öğrencileriyle birlikte Küba Kongre Merkezinde gerçekleştirilen ve CubaDebate web sitesinde yayınlanan toplantıya katılan Kübalı Üniversiteli Gençlerine hem cevap verdi, hem de sordu!</strong></p>
<h1>Küba Üniversitesi Öğrencileri Fidel Castro&#8217;ya, Fidel Castro onlara sordu!</h1>
<p>Toplantının can alıcı noktalarından bir tanesi olan Küba Üniversitesi Öğrencilerinin kendisine neden &#8220;gençlerle yapılan toplantıya katılmadığını&#8221; sormalarıydı. </p>
<h2>Dünya Üzerinde ki Yaşayan En Büyük Lider Olan Fidel Castro &#8216;nun cevabı;</h2>
<p>&#8220;Hastaydim ve görevlerimi pas geçmek zorunda kaldım. Kendimi tamamen adayacak durumda olmadığım bir şeyi yapamam. Yapabilip yapamayacağımın bile farkında değildim. Bunu hem disiplinim gereği hem de doktorlarım için yaptım.&#8221;</p>
<h3>Ardından Fidel Castro Küba Üniversitesi öğrencilerine bazı sorular yöneltti:</h3>
<p>&#8220;Üniversite öğrencilerinin bazı soruları yanıtlamalarını isterim:</p>
<p>Dünya bu devasa nüfusla ne yapacak?<br />
Dünya ne için küreselleşmiş oldu?<br />
Bu gezegene ne olacak?<br />
Tüketim toplumu olmaya mı hevesleniyoruz?”</p>
<p>Sorularını yönelttikten sonra, Uluslar arası Para Fonu’nun hazırladığı Gayri Safi Yurtiçi Hasılalarına göre ülkelerin yer aldığı listeyi gözden geçirdi.</p>
<h4>Fidel Casto Küba Tıp Alanında Dünya Başkenti olmasına rağmen &#8220;Küba bu listede yer almıyor&#8221;</h4>
<p>Fidel Castro daha sonra; Tıp alanında dünya başkenti olmasına rağmen, &#8220;Küba bu listede yer almıyor&#8221; dedi. Listedeki pek çok ülkenin Ada’dan yardım aldığını ve &#8220;Afrika’ya yapılan dehşeti&#8221; hatırlattı.</p>
<p>Fidel Castro, öğrencilerin araştırmalarının ve araştırmalarında kendilerine sınırsız bilgi kaynaklarına erişimi sağlayan bilgisayar kullanımının öneminin altını çizdi.</p>
<h5>Fidel Casto &#8220;İnsanları Aptallaştıran ve işlerinden alıkoyan Bilgisayar oyunlarından uzak tutmalıyız !&#8221;</h5>
<p>&#8220;Başardığımız şey inanılmaz ama insanları, yazılımın kötülüklerinden ve hiçbir şey öğretmeyen aksine aptallaştıran ve çalışmalarından işlerinden alıkoyan oyunlardan uzak tutmalıyız. Hiç şüphesiz, kitap okumak ve spor yapmak için de zaman ayırmalılar.” diye sözlerine son veren Fidel Castro öğrencilerin alkışlarıyla salondan uğurlandı.</p>
<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/fidel-castro-kuba-universitesi-hT21.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4562" title="fidel-castro-kuba-universitesi-hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/fidel-castro-kuba-universitesi-hT21.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></p>
<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/fidel-castro-kuba-universitesi-hT21.jpg"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-universitesi-ogrencileri-fidel-castro-45.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hugo Chavez&#8217;in yeni mali sistemi</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/hugochavez-yeni-mali-sistem-4295.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/hugochavez-yeni-mali-sistem-4295.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 23:43:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Canaima projesi]]></category>
		<category><![CDATA[chavez canaima]]></category>
		<category><![CDATA[Chavez mali sistem]]></category>
		<category><![CDATA[dünya petrol piyasasındaki fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[hükümetin ücretsiz petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez mali sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez'in yeni mali sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[petrol takası]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[venezuela portekiz feribot hattı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=4295</guid>
		<description><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez yeni mali sistem ile ilgli Canaima projesi ve petrol takası hakkında bilgi edinilmeli dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/chavez_hugo_ht2-345.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4296" title="chavez_hugo_ht2-345" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/chavez_hugo_ht2-345.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<h1>Hugo Chavez&#8217;in yeni mali sistemi , Canaima projesi ve petrol takası . . .</h1>
<p><strong>Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez hükümetin ücretsiz petrol dağıtacağı söylentilerine karşı yeni mali sistem ile ilgili açıklamalar yaptı. Chavez, Latin Amerikayla beraber Asya ve Ortadoğu&#8217;da yapılan işbirliği çalışmalarını gündeme taşıdı.</strong></p>
<p>Chavez, Salı günü katıldığı özel bir televizyon programında daha önce Arjantin&#8217;le ortak çıkarlar ve işbirliğiyle ilgili yapılmış bir anlaşmaya gönderme yaparak, değiş-tokuş yöntemiyle ülkesinin gıda maddesi, süttozu, tarım araçları elde etmesine ve bir traktör fabrikası inşa edilmesine olanak sağladığını söyledi.</p>
<p>Avrupa, Asya ve Afrika&#8217;daki yedi ülkeyi kapsayan uluslararası gezisinde Chavez, düşüncelerinin benzer bir mekanizma yaratmak olduğunu belirtti ve Portekiz örneğini vererek bazı ülkelerin dünya petrol piyasasındaki fiyatları karşılayamadığını ve bu nedenle kendilerinin bu ülkeleri anlama çabası içinde olduklarını söyledi.</p>
<p>Canaima projesi çerçevesinde, yapılan takasla oluşturulan fon sayesinde bir feribot hattı yapılacak ve Portekiz&#8217;den bilgisayar alımına devam edilecek.</p>
<p>Yapılanların yasal sınırlar içinde gerçekleştirildiğini, her şeyin net olduğunu ve herkesin yararına olan bu çalışmaların Venezuela halkına çok iyi anlatılması gerektiğini söyleyen Chavez aksi takdirde muhalefetin yalanlarla saldırıya geçeceğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/hugochavez-yeni-mali-sistem-4295.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama&#8217;nın derdi, işsizlik ve ekonomi</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-ekonomi-issizlik-kriz-4563869.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-ekonomi-issizlik-kriz-4563869.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 13:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[ABD işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ABD kriz]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Başkanı Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Chrysler]]></category>
		<category><![CDATA[General Motors]]></category>
		<category><![CDATA[General Motors ve Chrysler]]></category>
		<category><![CDATA[George W. Bush]]></category>
		<category><![CDATA[Illinois valisi Pat Quinn]]></category>
		<category><![CDATA[Minnesota]]></category>
		<category><![CDATA[South Carolina]]></category>
		<category><![CDATA[Temporary Assistance for Needy Families]]></category>
		<category><![CDATA[Texas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=3869</guid>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama ara seçimler öncesinde derdi, işsizlik, ekonomi ve ekonomik kriz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/obama-ekonomi-kriz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3872" title="obama-ekonomi-kriz" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/obama-ekonomi-kriz.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>ABD&#8217;de 37 eyalette uygulanan geçici istihdam programı sona erdi. İşsizler ordusunun büyümesi anlamına gelen bu gelişme ekonomiyi diriltemeyen Obama yönetimini ara seçimlerde zorlayacak.</strong></p>
<p>ABD&#8217;de 37 eyalette uygulanan geçici istihdam programı sona erdi. İşsizler ordusuna yeni katılım anlamına gelen bu gelişme ekonomiyi diriltemeyen Obama yönetimini ara seçimlerde zorlayacak.<br />
Küresel krizin doğum yeri ABD, krizden en fazla yara alan ülkelerin de başında geliyor. İşsizlik oranının yüzde 9,6&#8242;ya tırmandığı ülkede hükümetin teşvik programı kapsamında 37 eyalette uygulanan geçici istihdam programında sona gelinmesi işsizliğin kanayan yara olmaya devam edeceğine işaret ediyor.</p>
<p>Geçen hafta perşembe günü sona eren Temporary Assistance for Needy Families (İhtiyacı Olan Aileler İçin Geçici Yardım-TANF) programına aktarılan 5 milyar dolarla ABD&#8217;nin 37 eyaletinde onbinlerce kişiye istihdam sağlanıyor, gıda programlarına ve konut yardımlarına da kaynak aktarılıyordu.</p>
<p>Programı daha önce iki kez uzatan Kongre, sivil toplum örgütlerinin baskısına rağmen programın sona erdiği 30 Eylül&#8217;de yeni bir uzatma kararı almadı. Bu da, en azından şimdilik, programın rafa kalktığını gösteriyor.</p>
<p>TANF programının sona ermesi ile çok sayıda geçici çalışana artık işe gelmemelerinin söylendiğini ve bu kişilerin yeni iş bulmalarının oldukça zor olduğunu söyleyen uzmanlara göre yenileme olacaksa bile bu ancak ara seçimler sonrasında gerçekleşebilir.</p>
<p>Ancak 1 trilyon doları aşan teşvik paketi ile ekonomiyi ayağa kaldırmaya çalışan ABD Başkanı Barack Obama hükümeti 2 Kasım&#8217;da gerçekleştirilecek ara seçimler öncesinde başarılı olabilmiş değil.</p>
<p>Bu nedenle hükümete yönelik eleştiriler her geçen gün artıyor ve Obama yönetiminin 2 yıla yaklaşan görev süresine not verme niteliği de taşıyan ara seçimlerde ekonominin gidişatının belirleyici olacağı vurgulanıyor.</p>
<p>ABD&#8217;de yoksullara yönelik yasalar ve politikalar üzerine çalışan sivil toplum örgütü Center for Law and Social Policy (CLASP) kıdemli analistlerinden Elizabeth Lower-Basch, TANF&#8217;ın bitişi ile onbinlerce insanın kalıcı iş arayan milyonlar arasına katıldığını belirtti.</p>
<p>Ancak bazı eyaletler istihdam programının kapsamını daraltarak birkaç ay daha sürdürme kararı aldı. Bunlardan biri, geçen hafta analist Meredith Whitney&#8217;in, bütçesindeki delik nedeniyle iflasın eşiğindeki eyaletler listesinde yer alan Illinois. Yaklaşık 26 bin kişiyi TANF kapsamında işe yerleştiren eyalette program iki ay daha uzatıldı.</p>
<p>CNN&#8217;e konuşan Illinois valisi Pat Quinn, &#8220;Ekonomiyi güçlendirmenin en iyi yolu insanları işe sokmak. Bu hem aileler, hem de işletmeciler için olumlu bir süreç&#8221; yorumunu yaptı. South Carolina, Texas ve Minnesota eyaletleri de teşvikle istihdam sağlama programını birkaç ay daha uygulama kararı aldı.</p>
<p>Bu arada dün, yine ekonomik krize çare olması için çıkarılan 700 milyar dolarlık Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı (TARP) da sona erdi. Ancak çıkışının üzerinden iki yıl geçen bu programın performansı ve vergi mükelleflerinin sırtına bindirdiği yük hâlâ tartışma konusu.</p>
<p>Büyük ve küçük finans kuruluşlarına sermaye enjekte ederek finans sistemini istikrara kavuşturmayı hedefleyen bu programın sona ermesinin ardından ABD Hazine Bakanlığı&#8217;nın yeni bir uygulama başlatmayacağı belirtiliyor.</p>
<p>TARP, 70 milyar dolarla sigorta devi AIG&#8217;yi kurtarmış, toplam 67 milyar dolar ile Otomotiv Endüstrisi Finansman Programı ile Detroit devleri General Motors ve Chrysler&#8217;ın iflastan kurtulmasına yardım etmiş, 55 milyar dolar da Hazine&#8217;nin Semaye Alım Programı&#8217;na aktarılmıştı.</p>
<p>Öte yandan, ekonominin bir türlü ayağa kalkamadığı ABD&#8217;de ara seçimler öncesinde Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasındaki savaş kızıştı. Cumhuriyetçi kanat, seçmenlere yönelik propogandalarında ABD Başkanı Obama&#8217;yı ve Demokratları ekonomiyi düzeltemeyerek hayatı zorlaştırdıkları gerekçesiyle eleştiriyor. Demokratlar ise finansal krize ve resesyona bir önceki George W. Bush hükümetinin yani Cumhuriyetçilerin neden olduğunu savunuyor.</p>
<p>Demokratlara göre Cumhuriyetçiler finans ve otomotiv sektörlerine yönelik kurtarma hareketlerini ve Obama&#8217;nın teşvik programını engellemeyi başarabilseydi yüksek işsizlik oranı, rekor sayıda icralar ve iflaslar daha da kötü bir seviyede olacaktı. Temsilciler Meclisi ve Senato&#8217;da çoğunluğu elinde bulunduran Demokratların bu hakimiyeti seçimlerde zedelenebilir.</p>
<p>Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi&#8217;nde çoğunuğu elde etmeleri halinde Demokrat Başkan nancy Pelosi&#8217;nin yerine gelmesi beklenen adaylar arasında yer alan Cumhuriyetçi John Boehner, Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada ülkenin vergi, harcama ve Obama karşıtı bir havada olduğunu belirtti.</p>
<p>Kamuoyu yoklamaları da teşvik programına yönelik kuşkuları, Wall Street&#8217;e ve otomotiv devlerininin kurtarılmasına olan öfkeyi ve hükümete yönelik güvensizliği ortaya koyuyor. Ayrıca 13.6 trilyon dolara ulaşarak gayri safi yurtiçi hasılayı da sollayan borç yükü bir başka büyük rahatsızlık konusu. Bu olumsuz tablo ile ara seçimlerde iktidarını test edecek olan Obama&#8217;nın her sonuca hazırlıklı olması gerektiği vurgulanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-ekonomi-issizlik-kriz-4563869.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstanbul&#8217;u dinliyorum gözlerim kapalı&#8221;</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/istanbul-dinliyorum-zorlu-center.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/istanbul-dinliyorum-zorlu-center.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 May 2010 00:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA["İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı"]]></category>
		<category><![CDATA[2960 sayılı Boğaziçi Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi etkilenme alanı]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Karaca istanbulu dinliyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlar Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Zincirlikuyu karayolları arazisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlu Center Zincirlikuyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=3172</guid>
		<description><![CDATA[Zorlu Center Zincirlikuyu bahane, Ne Kuş Sesi kalmış ne kayıkhane, İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı !]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/05/zorlu-center-istanbul-ht2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3175" title="Zorlu Center ve Istanbul-ht2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/05/zorlu-center-istanbul-ht2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<h1>İstanbul&#8217;u dinliyorum gözlerim kapalı</h1>
<p><strong>Son yılların en büyük arazi satışı olan Zincirlikuyu karayolları arazisinin satışıyla birlikte tartışması da başlattı. </strong></p>
<p><strong>Özelleştirme İdaresi’nden 800 milyon dolar karşılığında alınan Karayolları arazisi bir kaç aydır hem hukukun hem kentin hemde vatandaşın gündeminde artık baş köşede.</strong></p>
<p>Sokaktaki vatandaşın bir kısmı, olan biteni çok iyi takip ediyor ve hissediyor&#8230;<br />
Diğer kısmı da  &#8221;Bu ne biçim iş, adam vermiş parayı, almış&#8230; istediğini yapamayacak mı ?&#8221; diyor.</p>
<p>Tartışma sokakta tüm hızıyla devam ederken Türkiye&#8217;nin en hassas kurumlarından olan Mimarlar Odası, birkaç duyarlı gazeteci ile az sayıda duyarlı vatandaş Istanbul için direniyor.</p>
<p>Aslında Kenti yaşanacak kent yapmak için seçilen Belediyeler ile Kanunlar var &#8220;duyarlılara niye iş düşüyor&#8221; denilebilir&#8230;</p>
<p>Tabii masumane bir düşünceyle&#8230;</p>
<p>Evet şimdi &#8221;Adam vermiş parayı almış istediğini yapar&#8221; a dönelim&#8230;</p>
<p><strong>Haa,  Ahmet Nazmi Zorlu Bey en zenginler listesinde yer alıyormuş&#8230;<br />
Kaçıncı sırada olduğunu bilmiyorum ama&#8230;<br />
Tabi en zengin listesinde kaçıncı sıradaysa,  sanırım  en çok vergi verenlerin listesinde de aynı sıradadır&#8230;</strong></p>
<p>Dolayısıyla&#8230;.  Doğru istediği yapar&#8230;<br />
Ama nasıl&#8230;</p>
<h2>Zorlu Center Zincirlikuyu bahane, Ne Kuş Sesi kalmış ne kayıkhane, İstanbul&#8217;u dinliyorum gözlerim kapalı !</h2>
<p>Bir kere, zamanında isteyen istediğini yapacak mantığıyla zaten İstanbul &#8216; a yapılan yapılmış&#8230;</p>
<p>Ondan sonra da Dünya&#8217;nın en güzel yerlerinden biri olup Mitoloji&#8217;ye bile ilham vermiş &#8220;Bosphorus&#8221; şimdi Mitoloji-Sitoloji falan bırakmayan hale gelmiş.</p>
<p>Her yer yağma, her yer beton&#8230;<br />
Ne kuş sesi kalmış.. ne balığa çıkacak kayıkhane&#8230; </p>
<p>İşte birileri güzelim kentin yağmalanmasına dur diyelim demiş ve iş işten geçmeden Bosphorus&#8217;u korumak için&#8230;<br />
Boğaziçi yasasını çıkartmış&#8230;.</p>
<p>Yasa önce Boğaziçi&#8217;nin etkilenme alanlarını belirlemiş&#8230;<br />
Böylece  hem Boğaziçini önden gören cepheler hem de tam ters yönlü cepheler için &#8220;Silüet&#8221; alanlarını tanımlanmış&#8230;</p>
<p>Ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun koruduğu Boğaziçi Alanının;<br />
Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden, öngörünüm bölgesinden, geri görünüm ve etkilenme bölgesinden oluştuğu böyle tanımlarla  sabitlenmiş.</p>
<p>Bu kanunun da 10.maddesi açıkça Boğaziçi etkilenme alanında İmar yapılacak yerin yoğunluğunun arazinin azami % 15’ini geçmemek şartıyla (H=12.50m irtifa)  4 kat vermiş. <br />
Dolayısıyla bölgede arsanız varsa yapmak isteyeceğiniz imar hakkınızda bina yüksekliği 12.50 metreyi, inşaat yoğunluğuda  tüm arazininin % 15 &#8216;ini <strong>geçmemesine </strong>şart koşulmuş.</p>
<p>Ahmet Nazmi Zorlu Beyde  buraya &#8220;Center&#8221; yapmayı düşünerek Özelleştirme İdaresinden 800 Milyon Dolar ödeyerek arsayı almış&#8230;<br />
Tabii alırken ne aldığını da bilerek almış &#8230;<br />
Bu da;<br />
<strong>800 Milyon Dolara karşı 217 bin metrekare inşaat yapabilme hakkı..</strong><br />
Şimdi oluşan davalara göre bu hak Nazmi Bey&#8217;in elinden alınmak falan istenmiyor&#8230;<br />
Sadece 4 katın üzerine çıkılmadan 217 bin metrekare inşaat yapılsın deniliyor&#8230;</p>
<p>Ahmet Bey&#8217;de iddialara göre <strong>600 bin metrekarenin üzerinde yapılaşma</strong> planı içindeymiş.<br />
4 tane Akmerkez veya 3 tane İstinye Park gibi !</p>
<p>Hem de İstanbul&#8217;un ulaşım için çok önemli noktası olan Zincirlikuyu-Levazım Mahallesi girişinde&#8230;<br />
10 Binlerce insanı oraya getirirken sorun sadece trafik mi olacak ?<br />
Tabii ki değil&#8230;.Kanalizasyondan, elektrik, su vb tüm kentsel alt-yapı riskleri de diğerleri&#8230;</p>
<p>Şimdi gelinen nokta gerçekten çok ilginç..<br />
Üstelik sadece istanbul için değil tüm Türkiye için çok ilginç&#8230;</p>
<p>Kenti korumaya çalışan Mimarlar odası hem İmar kanunu, hem de o arazinin bulunduğu noktanın İstanbul için taşıdığı &#8220;Klimatik&#8221; önem ile Zorlu planına dava açmış&#8230;<br />
Mimarlar odası açtığı dava ile önce yürütmeyi durdurma kararını sağlamış.<br />
Sonra Danıştay, Ahmet Nazmi Zorlu Bey&#8217;in imar planını iptal etmiş&#8230;</p>
<p>Ama Danıştay&#8217;ın plan iptalinden sonra muhatap Zorlu Grubu olmasına rağmen Özelleştirme İdaresi gitmiş, Danıştay dava idareleri üst kuruluna itiraz ederek  plan iptalini bozdurmuş&#8230; Yanılmıyorsam Danıştay Savcısı karara şerh koyarak kabul etmemiş&#8230;<br />
Mimarlar Odası  o bozma kararına itiraz etmiş &#8230;<br />
Dava şu anda devam ediyormuş&#8230;</p>
<p>Tabii  işin başka tuhaf tarafı da var&#8230;bahsi olan arazi zamanında özel mülkiyetten istimlak yapılarak alınmış&#8230;<br />
Yanılmıyorsam özel mülkiyetten çıkan kamulaştırılmış yeri tekrar özel mülkiyete satarsanız burada sıkıntı olabilir&#8230;<br />
Netice de arsanın eski sahipleri &#8220;sen buraya yol yapmak için benden istimlak ettin&#8230;.<br />
Şimdi benim yerimi devasa paraya satıyorsun&#8230;&#8221;<br />
Derlerse nasıl bir hukuk oluşacaktır orası da ilginç !</p>
<p>Bize gelen bilgiler bunlar&#8230;.</p>
<p>Bu arada araziyi satın alan Zorlu Holding, ruhsatı almadan inşaata başlamış, hatta Zorlu inşaat 4 kata kadar ulaşmış hem de iki adım ötesindeki ilgili Belediyenin her sabah önünde temizlik yapmasına rağmen !</p>
<p>Bu bilgileri de Emlak Komisyonculuğu yapmayan az sayıdaki düzgün Gazete&#8217;den okuyoruz&#8230;</p>
<p>Şimdi ne olacak?<br />
Parayı veren kente istediğini yapacak mı..<br />
Bakıp göreceğiz&#8230;</p>
<p>Doğma büyüme İstanbul&#8217;lu olarak İstanbul&#8217;un haline üzülenlerden biriyim&#8230;<br />
Ne yapalım İstanbulumuz elden gidiyor&#8230;</p>
<p>Tabii elden giderken evimdeki Ahmet Zorlu Bey&#8217;in şirketlerine ait ne kadar satın aldığım eşya varsa onları elden gitmekte olan Istanbul&#8217;umla takas etmeyi de düşünmüyor değilim&#8230;.</p>
<p>Hemde Orhan Veli Kanık&#8217;ın Cumhuriyet Döneminde bolca dinlenen o güzel dizeleriyle&#8230;.</p>
<p><span style="color: #000080;">Hürser Tekinoktay<br />
</span></p>
<h3><span style="color: #993300;">İşte Cem Karaca&#8217;nın yorumuyla İstanbul&#8217;u dinliyorum gözlerim kapalı adlı o güzel dizeler . . .<br />
</span><br /><img src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/resimler/istanbul.jpg" alt="media" /><br />
</h3>
<p>Not; Mimarlar Odasının Zorlu projesiyle ilgili olumsuz görüşlerini içeren rapor NationalTurk &#8216;de yayınlanmış ilgilenenler için;<br />
<a href="http://www.nationalturk.com/zorlu-center-insaati-2380213">http://www.nationalturk.com/zorlu-center-insaati-2380213</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/istanbul-dinliyorum-zorlu-center.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya’da Neler Oluyor; Basın Özeti</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya-neler-oluyor-basin-ozeti.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya-neler-oluyor-basin-ozeti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 13:41:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ABBA Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü Grup ABBA]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Basın Özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Irak Nuri el Maliki]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri El Maliki]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ve Afrika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2909</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'de AKP hükümetinin gündeme getirdiği anayasa değişikliği paketi, Economist dergisindeki bir makalede yorumlanıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/basin-ozeti-ht2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2797" title="Dünya'da Neler Oluyor; Basın Özeti" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/basin-ozeti-ht2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a>Türkiye&#8217;de AKP hükümetinin gündeme getirdiği anayasa değişikliği paketi, Economist dergisindeki bir makalede yorumlanıyor.</strong></p>
<p>&#8216;Reform ya da ölüm&#8217; başlıklı makalede hükümetin anayasa reformları için kendisini bir mücadeleye hazırladığı belirtiliyor.</p>
<p>&#8216;Reform hevesinde yeni bir patlama mı, yoksa laik düzene son bir saldırı mı?&#8217; diye soran dergi, bu sorunun yanıtı ne olursa olsun, AKP hükümetinin laik elitler arasındaki karşıtlarıyla gerilimi artırdığını söylüyor.</p>
<p>Economist, &#8216;Değişiklikler, bir dönem her şeye gücü yeten generallerin ve yargıdaki müttefiklerinin gücünü daha da azaltacak&#8217; diyor.</p>
<p><strong>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin refleksi</strong></p>
<p>Değişiklikler arasında ileride darbe düzenlemeye çalışabilecek kişilerin sivil mahkemelerde yargılanabilmesinin de olduğunu söyleyen Economist, benzer bir değişikliğin Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin ısrarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini kaydediyor ve şöyle devam ediyor;</p>
<p>&#8216;CHP gibi laik düzenin bir kalesi olan mahkemenin, seçilmiş yetkililerin generaller üzerindeki otoritesini beyan eden her hamleye karşı çıkmak gibi içgüdüsel bir refleksi var. Bu, AKP&#8217;nin önerdiği değişikliklerin neden yargıçların seçilme yöntemini tamamen değiştirmeyi öngördüğünü açıklayabilir. Paket onaylanırsa, Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunu Cumhurbaşkanı seçecek. Hükümet, çoğu mahkeme yetkilisini atayan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üzerinde de nüfuz kazanacak.&#8217;</p>
<p>Pakete karşı çıkanların, bunun İslamcıların Türkiye&#8217;nin hukuk sistemine sızmasına izin vereceğini söylediğini belirten dergi, &#8216;AKP, taraftarlarının en büyük sıkıntısı olan türban yasağını ele alsaydı bu tür iddialar daha büyük bir geçerlilik taşırdı&#8217; diyor.</p>
<p>Economist, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, değişikliklerin Avrupa Birliği üyeliği için yapılacağı konusunda ısrar ettiğini belirtiyor.</p>
<p>Değişiklikler için parlamentoda üçte iki oranında çoğunluğun gerektiğini kaydeden dergi, bu çoğunluğa sahip olmayan Erdoğan&#8217;ın muhalefet partileri nezdinde lobi yaptığını, ancak tüm muhalefet liderlerinin önerilerini reddettiğini söylüyor.</p>
<p><strong>&#8216;Muhalefet, muhalefette kalır&#8217;</strong></p>
<p>Bu durumun Erdoğan&#8217;ı değişiklikleri referanduma götürmek zorunda bırakabileceğinin ifade edildiği makale şöyle sona eriyor;</p>
<p>&#8216;Referandum da riskli. Seçmen &#8216;Hayır&#8217; derse, bu AKP hükümetinin kendisine karşı verilmiş bir oy olur. Ancak parti yetkilileri &#8216;fark etmez&#8217; diyor. Kamuoyu yoklamaları Erdoğan&#8217;ı yüzde 40 destekle rakiplerinin çok önünde gösteriyor. Muhalefet, anayasal ya da diğer reformlara körü körüne direnmeyi sürdürdükçe muhalefette kalacaktır.&#8217;</p>
<p>Economist dergisi bu haftaki sayısında bir de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün Kamerun ve Kongo ziyaretleri üzerinden Türkiye-Afrika ilişkilerini ele alan bir makaleye yer veriyor.</p>
<p>&#8216;Osmanlı rüyaları&#8217; başlığını taşıyan yazıda özetle, Türkiye&#8217;nin Afrika&#8217;yla ticaret ve bu kıtada nüfuz elde etmek için yeni bir arzusu olduğu kaydediliyor.</p>
<p>Gül&#8217;ün Afrika gezisinin daha çok ticari olduğunu belirten dergi bu durumun, Gül&#8217;ün heyetinde 140 işadamı olmasını açıkladığını söylüyor.</p>
<p>Ekonomik krizle beraber Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;yla ticaretinin darbe aldığını belirten Economist, &#8216;Türkiye&#8217;nin muhafazakar kesimlerinden gelen küçük ve orta ölçekli işletmeler Anadolu kaplanları Afrika&#8217;da iş fırsatlarını kovalıyor&#8217; diyor.</p>
<p><strong>Türkiye ve Afrika</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin bir gün Afrika&#8217;da siyasi nüfuz da elde etmek istiğini belirten dergi, Türkiye&#8217;de 2005&#8242;in &#8216;Afrika Yılı&#8217; ilan edilmesinin, Ankara&#8217;nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi&#8217;nde geçici üyelik elde etmek için yürüttüğü kampanyayla ilgili olduğunu belirtiyor. Economist, biri dışında tüm Afrika ülkelerinin Türkiye&#8217;ye oy verdiğini kaydediyor.</p>
<p>Dergi, Ankara&#8217;nın Afrika&#8217;da 12 büyükelçilik açtığını, ya da açmayı planladığını ifade ediyor.</p>
<p>Economist, genç Afrikalı diplomatların Ankara&#8217;da eğitim gördüğünü, Gül&#8217;ün son gezisinde de Türk üniversiteleri için bursların dağıtıldığını kaydediyor.</p>
<p>Ancak dergi Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne girme hedefinin, bazen Afrika&#8217;daki arzularını gerçekleştirmeyi zorlaştırabileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>&#8216;İlgi baş ağrıtabilir&#8217;</strong></p>
<p>Buna örnek olarak da, Ankara&#8217;nın Brüksel&#8217;den gelen itirazlar sonucu, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Darfur&#8217;da savaş suçu işlemekle suçlanan Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir&#8217;e yapılan daveti geri çekmesi gösteriliyor.</p>
<p>&#8216;Türkiye&#8217;nin kur yaptığı diğer Afrika ülkelerindeki ihlaller ileride başka başağrılarına yol açabilir&#8217; diyen dergi, Gül&#8217;ün çekinmediğini ve &#8216;Burada bizim gibi çok insan var. Mesela Lübnanlılar&#8217; dediğini aktarıyor.</p>
<p>Dergi makaleye şu satırlarla son veriyor;</p>
<p>&#8216;Gül, buna Ermeniler ve Rumları da ekleyebilirdi. Ancak çoğu, Osmanlı İmparatorluğu çökerken öldürülen ya da sınır dışı edilen ve daha sonra Afrika&#8217;da büyük tüccarlara dönüşen Hristiyanların torunları. Türkiye&#8217;ye yönelik hisleri Afrikalı kardeşleri kadar sıcak olmayabilir.&#8217;</p>
<p><strong>Irak&#8217;ta seçim gerginliği</strong></p>
<p>Guardian, Irak&#8217;ta 7 Mart&#8217;ta yapılan genel seçim sonuçlarının bugün resmen açıklanacağını ve açıklama öncesi ülkede gerilimin yüksek olduğunu yazıyor.</p>
<p>Gazete, önde giden adaylar Başbakan Nuri el Maliki ve eski Başbakan İyad Allavi&#8217;nin kaybettikleri takdirde sonuçları kabul etmeyeceklerini söylediğini hatırlatıyor.</p>
<p>Haberde görüşlerine yer verilen Nuri el Maliki&#8217;ye yakın isimlerden Sami el Askeri, Maliki&#8217;nin kaybetmesi durumunda bir silahlı ayaklanma çağrısı yapmayacağını belirtiyor, ancak olayların Maliki&#8217;nin kontrolünden çıkabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Gazete, Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı&#8217;nın, birinci ve ikinci aday arasında sadece bir kaç sandalye olduğu yönündeki açıklamasını aktarıyor.</p>
<p>Guardian ayrıca, seçimi kazanan adayın da doğrudan başbakan olamayacağını ve önünde zorlu bir hükümet kurma süreci bulunduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Kongre üyelerine tehditler</strong></p>
<p>Independent&#8217;ın dünya haberleri sayfalarında, Amerikan Kongresi&#8217;nde kabul edilen sağlık reformuna karşı çıkanlardan, reform paketini onaylayan Temsilciler Meclisi üyelerine tehditler içeren mektuplar, elektronik postalar ve telefonlar geldiği yazıyor.</p>
<p>Bir demokrat üyenin seçim bölgesindeki ofisine de tuğla atıldığı kaydediliyor.</p>
<p>Bu olaylar üzerine, 100&#8242;den fazla Temsilciler Meclisi üyesinin güvenliklerinden kaygılı olduklarını söylediği belirtiliyor.</p>
<p><strong>ABBA için umut ışığı</strong></p>
<p>Times, İsveçli efsanevi grup ABBA&#8217;nın bir kereliğine de olsa tekrar bir araya gelmesi için umut ışığı doğduğunu yazıyor.</p>
<p>Gazete, grubun erkek üyeleri Benny Andersson ve Björn Ulvaeus&#8217;la bir röportaja yer veriyor. Andersson, &#8216;Bir kereliğine de olsa bir orkestra eşliğinde bir araya gelmez misiniz?&#8217; sorusuna &#8216;Evet neden olmasın. Kızlar hala şarkı söylüyor mu bilmiyorum ama Frida&#8217;nın stüdyoya girdiğini biliyorum. Aslında pek de fena fikir değil&#8217; yanıtını veriyor.</p>
<p>Times bu açıklamaların yeniden bir araya gelme konusunda sadece bir umut ışığı olduğunu söylüyor ama grup üyelerinden Ulvaeus&#8217;un daha iki yıl önce &#8216;Asla bir kez daha aynı sahnede görünmeyeceğiz&#8217; dediğini hatırlatıyor.</p>
<p>Haberde ayrıca grubun geçmişte yeni bir dünya turnesi için önerilen 1 milyar doları geri çevirdiği kaydediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya-neler-oluyor-basin-ozeti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toyota patronu Akio Toyoda özür diledi</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/toyota-patronu-akio-toyoda.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/toyota-patronu-akio-toyoda.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 10:36:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Akio Toyoda Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji ve Ticaret Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota Akio Toyoda]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota patronu Akio Toyoda]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota Patronu Üzgün]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota Patronu Özür]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota Prius Serisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2748</guid>
		<description><![CDATA[Toyota'nın Başkanı Akio Toyoda,hatalar nedeniyle 8,5 milyon aracı gözden geçirmek üzere geri çağırılmasıyla ilgili olarak ABD Kongresi'nden özür diledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/toyota-akio-toyoda.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2750" title="Toyota patronu Akio Toyoda" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/toyota-akio-toyoda.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a>Toyota&#8217;nın Başkanı Akio Toyoda,hatalar nedeniyle 8,5 milyon aracı gözden geçirmek üzere geri çağırılmasıyla ilgili olarak ABD Kongresi&#8217;nden özür diledi.</strong></p>
<p>Şirketin kurucusunun torunu olan AkioToyoda, Kongre&#8217;nin Enerji ve Ticaret Komisyonu&#8217;nda soruları yanıtlarken, bir çok Toyota modelinin gaz ve fren pedallarındaki hatalar sonucu meydana gelen kazalar nedeniyle derin üzüntü içinde olduğunu belirtti.</p>
<p>Toyoda, Amerikan yetkilileri tarafından yürütülen soruşturmaya ellerinden gelen her türlü işbirliğini sağlayacaklarını da açıkladı.</p>
<p>Buna karşılık Toyota&#8217;nın patronu araçlarının elektronik sistemlerinde bir arıza bulunmadığında ısrar etti ve konunun bağımsız bir kurul tarafından da inceleneceğine söz verdi.</p>
<p>Kongre&#8217;de şirketinin ABD&#8217;deki en üst düzey yetkilisiyle birlikte ifade veren Toyoda, açıklamasını İngilizce olarak okudu, fakat sorulara Japonca cevap verdi ve tercüman kullandı.</p>
<p>Toyoda basına önceden verilen sunuş konuşmasında da, araçların kalitesinin arttırılması konusunda tüm sorumluluğu üstlendiğini söyledi.</p>
<p>Toyota patronu şirketin son dönemde aşırı hızlı büyüdüğünü de kabul ederek, bazı güvenlik sorunlarının gözden kaçmış olabileceğini kabul etti.</p>
<p>Toyota&#8217;nın bazı modellerinde, gaz pedallarının sıkışması sorunu yaşanmıştı. Prius modelinde de fren sorunları ortaya çıkmıştı.Toyota hatalar nedeniyle dünya çapında 8,5 milyon aracı gözden geçirmek üzere geri çekmişti.</p>
<p>Bu gelişmeler şirketin güvenilirliğine büyük darbe indirirken, Toyota&#8217;nın pazar değerinin yaklaşık yüzde 5&#8242;ini yitirmiş olabileceği belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/toyota-patronu-akio-toyoda.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marmaray işçilerinden 1 TL&#8217;lik zamma protesto</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/marmaray-iscileri-protesto.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/marmaray-iscileri-protesto.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 15:56:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Aydın Erhan]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan Binali Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaray İşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaray İşçileri Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaray İşçisi Aydın Erhan]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaray Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaray Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2691</guid>
		<description><![CDATA[Marmaray işçileri, kendilerine yapılan “1 TL’lik” zammı Ulaştırma Bakanlığı önünde protesto etti. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/marmaray-iscileri.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2692" title="Marmaray işçileri Protesto" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/marmaray-iscileri.jpg" alt="" width="540" height="301" /></a>Marmaray işçileri, kendilerine yapılan “1 TL’lik” zammı Ulaştırma Bakanlığı önünde protesto etti. </strong></p>
<p>Marmaray işçileri Ulaştırma Bakanlığı önünde eylem yaparak, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım&#8217;ı göreve çağırdı.</p>
<p>“Asrın Projesi Marmaray&#8217;da Kölelik Koşulları”, “İnsanca Çalışmak İstiyoruz”, “3 Milyar Dolarlık Marmaray&#8217;da İşçilere Günlük 27.5 TL”, “İşçi Sağlığı İşçi Güvenliği Sağlansın” ve “Çalışma Bakanını Göreve Çağırıyoruz” pankartları açılan eylemde açıklama yapan Marmaray İşçisi Aydın Erhan, 26 gündür direnişte olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, “Marmaray asrın projesi olarak sunuldu ama biz işçilerin çalışma koşulları 200 yıl önceki modern kölelik koşullarını aratmıyor. Üç yıldır ücretlerimize hiç zam yapılmadan çalıştırıldık. Çamurun içinde, kışın soğukta çalışmanın bedeli 27,5 TL. Bu yıl da ücretlerimize zam yapılmasını istediğimizde Polat İnşaat patronu günlük ücretlerimize 1 TL zam yapılabileceğini söyledi. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildi. Bu bizimle dalga geçmekti. Bu artışı beğenmeyenlere kapıyı gösterdi” şeklinde konuştu.</p>
<p>İşçi Aydın Erhan, haklarını sonuna kadar arayacaklarını söyleyerek sigortalarının da eksik yatırıldığını, ücretlerin zamanında ve düzenli verilmediğini ve girdi çıktı yapılarak haklarının gasp edildiğini belirtti.</p>
<p>Bazı yetkililer ile bu konu hakkında görüştüklerini anlatan Erhan, “Marmaray Projesi’nin sahibi ve asıl muhataplarımızdan biri olan Ulaştırma Bakanlığı’nın önündeyiz. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın sorunlarımızı çözmesi için göreve çağırıyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/marmaray-iscileri-protesto.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekel direnişi devam ediyor</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tekel-direnisi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tekel-direnisi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 13:47:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Türk-İş Genel Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Tekel İşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Tekel direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Tekel İşçileri direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Tekel İşçileri Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Tekel direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Tekel direnişi  Devam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2339</guid>
		<description><![CDATA[Tekel direnişi bugün 22. gününde. Ankara'daki direnişe bugün Adıyaman, Muş, Diyarbakır ve Hatay'dan yeni katılımlar oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/tekel-direnisi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2340" title="Tekel direnişi devam ediyor" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/01/tekel-direnisi.jpg" alt="Tekel direnişi devam ediyor" width="540" height="300" /></a>Tekel direnişi bugün 22. gününde. Ankara&#8217;daki direnişe bugün Adıyaman, Muş, Diyarbakır ve Hatay&#8217;dan yeni katılımlar oldu.</strong></p>
<p>Ankara&#8217;daki Tekel direnişi 22. gününü doldururken, işçiler 7 Ocak Perşembe günü Tek Gıda-İş yönetimi tarafından açıklanacak olan yeni eylem programlarını bekliyor.</p>
<p>Direnişe yeni katılımlar da devam ediyor. Bugün sabah saatlerinde Adıyaman, Muş, Diyarbakır ve Hatay&#8217;dan işçiler geldi. İşçiler burada diğer işçilerle buluştu ve direnişin süreceğini vurguladı.</p>
<p>İşçiler meclis ziyaretinde bulunmak için Sabah erken saatlerde yine Türk-İş Genel Merkezi önünde toplandı. Engelli ve yetim statüsünde çalışan Tekel işçileri mecliste bulunan gruplara güvenceli iş taleplerini bir kez daha anlatacak.</p>
<p>İşçilerin Türk-İş önündeki direnişleri sürerken, dayanışma eylemleri de sürüyor. Ankaralılar gün içersinde direnişe destek verdiklerini ifade ediyor ve ihtiyaçları varsa karşılama konusunda destekçi olacaklarını belirtiyor.</p>
<p>Halkevleri bugün sabah saat 10.00&#8242;da direnişteki Tekel işçisi kadınlara sabah kahvaltısı düzenledi. Halkevci kadınların hazırladığı kahvaltı Halkevleri Genel Merkezi&#8217;nde yapıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/tekel-direnisi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Onlar kölelik diyor, biz isyan</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/imf-protestolari-taksim.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/imf-protestolari-taksim.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 10:48:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika Sahra]]></category>
		<category><![CDATA[Aktüel Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılar]]></category>
		<category><![CDATA[Barınma Hakkımız]]></category>
		<category><![CDATA[Bomba]]></category>
		<category><![CDATA[borsacılar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Hakkımız]]></category>
		<category><![CDATA[emek hırsızları]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[IMF Kongre]]></category>
		<category><![CDATA[IMF Protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[IMF Toplantıları]]></category>
		<category><![CDATA[insan tacirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[mermi ve cop]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv ve petrol tekelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hakkımız]]></category>
		<category><![CDATA[Su Hakkımız]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim IMF Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim Olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Tefeciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2125</guid>
		<description><![CDATA[IMF-DB toplantıları, ardında bir dizi sonuçlar bırakarak bitti. Sermayenin efendileri, krizin tüm dünya halkları için...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/10/IMF-toplantilari-01.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2135" title="IMF Toplantıları" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/10/IMF-toplantilari-01.jpg" alt="IMF Toplantıları" width="540" height="300" /></a>IMF-DB toplantıları, ardında bir dizi sonuçlar bırakarak bitti. Sermayenin efendileri, krizin tüm dünya halkları için yıkıcılığını daha da derinleştirdiği bu dönemde toplantılarını bizim topraklarımızda yaptılar. Ve Taksim Meydanı’nda, yaratmak istedikleri dünyanın bir minyatürünü bomba, mermi ve coplarla canlandırdılar.</strong></p>
<p>Kongre salonlarının içinde, sistemin doğası gereği sürüklendiği bu “kriz”den sermayelerini nasıl kurtaracaklarını tartıştılar. Emekçileri nasıl daha fazla sömürebileceklerini, yoksullaştırma programlarına bu koşullarda nasıl şekil vereceklerini ve kendilerini nasıl yeniden organize edebileceklerini tartıştılar. Zira, toplantıların en önemli sonuçlarından birisi IMF’nin ve DB’nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin kararlar oldu. Aslında toplantı sonuçları kendi içinde bir dizi açmazı ve kapitalist sistemin insanlık için nasıl bir felaket olduğuna dair itirafları da içeriyordu.</p>
<p>Toplantının fonunda bir ara Hasta Siempre ve Guantanamera parçaları çalınarak IMF teknokratları adeta halk ayaklanmaları tehdidiyle ‘motive’ edilirken, Başbakan Erdoğan da “dışarıdaki protestolara kulak verin” diyerek bu tehdidi hatırlatıyordu. Liberal dönemde kapitalizm artık günahlarından utanmadığını DB Başkanı’nın ağzından açık açık itiraf ediyordu: “1 milyar insan yoksulluk çemberinde, önümüzdeki yıl 90 milyon insan aşırı yoksulluk içinde yaşayacak, 59 milyondan fazla insan işini kaybedecek, Afrika’nın Sahra altındaki bölgelerinde 30 bin ile 50 bin bebek ölecek.” Elbetteki hepsi bununla sınırlı değil.</p>
<p>Kongre salonlarının dışında ise İstanbul sokaklarını dolduran, emeğine, ülkesine ve tüm insanlığa sahip çıkan devrimcilerin öfkesi vardı. Zaman zaman ilerici emek örgütleri ve solun öncülüğünde ortaklaşan emekçilerin, zaman zaman öfkesini kuşanan devrimci gençlerin, işten atılan güvencesiz işçilerin, tüm yaşamsal hakları elinden alınan yoksulların sesi bir hafta boyunca yükseldi.</p>
<p>“Ben mazlumların protestosunu kastettim, sokaktakilerin değil” diyor Başbakan Erdoğan. O’na göre kumarhane kapitalizmi sessizce protesto edilmeliydi. İşçiler, işsizler, kadınlar, gençler, köylüler ve yoksullar, masalarına bir fiş gibi sürüldükleri kumarhanelerin camlarını kırmamalıydılar. Halk sessiz olmalı ya da en fazla beddua etmekle yetinmelidir. Yoksullar, sadece hayatlarından ve geleceklerinden değil, onurlarından da vazgeçmeli ki; onlar daha rahat yönetebilsinler. Oysa biz biliyoruz ki başkaldırı olmadan onur kazanılmaz, isyan olmadan mutlu bir gelecek kurulamaz. Yeryüzünün yeni tanrılarına ve fermanlarına tek bir yolla cevap verilebilir: isyan! Evet önce küçük isyanlar fermanları yırtmayı deneyecek, olmazsa tekrar ve daha büyük….</p>
<p>Her gün fermanlarını okuyorlar yüzümüze; panzerler, robocoplar, coplar, gaz bombaları eşliğinde:</p>
<p>“Duyduk duymadık demeyin!</p>
<p>Yoksulların mahalleleri, evleri yıkılıp yerlerine lüks konutlar, alışveriş merkezleri yapılacak…</p>
<p>Okullarda her çocuktan para alınacak; parası olmayanın anasına tuvalet temizlettirilecek…</p>
<p>‘Katkı’ da bulunmayan hiçbir hastaya bakılmayacak; ölenler bile para almadan sahibine verilmeyecek…</p>
<p>Bu topraklardan çıkan her damla su kollanacak; her damlası satılacak…</p>
<p>Toplu ulaşımdan kar edilecek; makam araçları her yıl yenilenecek…</p>
<p>Hiç kimsenin işgüvencesi olmayacak; işçiler her an ‘kapının önüne konulurum’ diye korkutulacak, çok çalıştırılıp az para verilecek…</p>
<p>Kadınlar evden çıkmayacak; en az üç çocuk doğuracak, ölenin yerine yenisi yapılacak…</p>
<p>Nüfusun üçte biri işsiz kalacak, böylece işçi ücretleri düşürülecek, sadaka karşılığı oy toplanacak…</p>
<p>Engelliler ortalıkta dolaşmayacak; eve kapanıp ibadet edecek…</p>
<p>Ormanlar, dereler, madenler satılacak; her şey paraya çevrilecek.…”</p>
<p>Evet! Eksiği var, fazlası yok bu fermanın.</p>
<p>Mahallelerimizi binalardan ve sokaklardan ibaret gören, buralarda yaşayanları yok sayanlara, kentsel dönüşüm adı altında evlerimizin, kentlerimizin yağmalanmasına karşı çıkmak için… Depremzedeleri sokağa atıp, depremzede konutlarını personeline verecek kadar dinleri, imanları, vicdanları metalaşanlara “dur” demek için… Üniversitelerin ticarethaneye dönüştürülmesine karşı “Üniversiteler bizimdir” demek için&#8230; Toplu ulaşımı bir kamu hizmeti değil ticaret olarak gören, zam üstüne zam yapanları durdurmak için… Otomotiv ve petrol tekelleri için şehirlerimizi talan eden 3. köprü tipi cinayetleri engellemek için…</p>
<p>Kayıt parası, katkı payı adı altında eğitimin ticarileştirilmesine karşı… Çayda, fındıkta, üzümde, şekerpancarında, buğdayda borsa sistemi kurup çiftçiyi tüccarlara ve tefecilere ezdirenlere karşı… İşçilerin köle gibi alınıp satıldığı taşeron sistemine ve özel istihdam bürosu adıyla kurulan yeni marabalık sistemine karşı… Sularımızı içilemez hale getirdikten sonra ticarileştiren, halka karşı su savaşları başlatan halk ve doğa düşmanlarına karşı…</p>
<p>Sağlık ocaklarımızın kapatılıp, sağlığımızın tüccarlara teslim edilmesine karşı… Toplumu tarikat, cemaat; kendilerini şeyh, imam gibi gören gerici AKP’lilere karşı….<br />
Halka zulmetmeyi iktidar olmanın gereği sayanlara dur demek için…15 yıl İstanbul’u yönetmenin bedeli olarak 36 yurttaşımızın selde boğulmasına, Şavşat’ta 5 insanımızın ölümüne neden olan AKP’li paragözlere “dur” demek için….</p>
<p>Şimdi birleşme zamanı. Haklarımız için ayrı ayrı verdiğimiz mücadeleleri birleştirme zamanı. Eğitim hakkımızı, sağlık hakkımızı, barınma hakkımızı, su hakkımızı, insanca yaşam hakkımızı “halkın hakları var” diyerek mücadelede birleştirme zamanı.</p>
<p>Bankacılar, borsacılar, emek hırsızları, insan tacirleri, yani kapitalistler ve onların işbirlikçileri haklarımızı yemekten vazgeçmeyecekler. Biz de emeğimize, onurumuza, geleceğimize sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu bir temenni değil gerçektir!</p>
<p>Barınma hakkının zaferi Dikmen’de kalmayacak, taşeron işçilerinin Prometeus’u Devrimci Sağlık-İş yirmi hastanede durmayacak. Kent A.Ş. işçileri yenilmeyecek. Harç zamlarının geriletilmesi parasız eğitime giden yolun daha başı. 14 yaşındaki kız çocuklarının yasal ve yasadışı tacizcileri devrimci kadınlardan kaçamayacak.</p>
<p>Filistin’de tanka taş atan çocukları Diyarbakır cezaevi durduramayacak. İzmit’ten Ankara’ya elinde ilaç torbasıyla “ömrümün son günlerini yetimlerin hakkını aramaya adadım” diyerek yürüyen 70’lik Necla Nine’nin emeği boşa gitmeyecek.</p>
<p>Evet “onlar açlık diyor, biz…”</p>
<p>21 Ekim 2009</p>
<p>Aktüel Gündem</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/imf-protestolari-taksim.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avro Bölgesi&#8217;nde işsizlik oranı arttı</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/avro-bolgesinde-issizlik-orani-artti.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/avro-bolgesinde-issizlik-orani-artti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 15:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[AB istatistik kurumu Eurostat]]></category>
		<category><![CDATA[Avro Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Avro Bölgesi İşsizlik Oranları]]></category>
		<category><![CDATA[Avro Bölgesi Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranları Avro Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Eurostat]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2100</guid>
		<description><![CDATA[AB'de ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı ağustos ayında yüzde 9,6 ile son 10 yılın zirvesine ulaştı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/10/ab-istatistik-kurumu-eurost.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2101" title="Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı arttı" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/10/ab-istatistik-kurumu-eurost.jpg" alt="Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı arttı" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/10/ab-istatistik-kurumu-eurost.jpg"></a>AB&#8217;de ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesi&#8217;nde işsizlik oranı ağustos ayında yüzde 9,6 ile son 10 yılın zirvesine ulaştı. </strong></p>
<p>AB istatistik kurumu Eurostat&#8217;ın verilerinden alınan bilgiye göre, Avro Bölgesi&#8217;nde işsizlik oranı temmuz ayında yüzde 9,5 ve geçen yılın aynı döneminde yüzde 7,6 düzeyindeydi.</p>
<p>Ağustos ayında işsizlik oranı, 27 üyeli AB&#8217;de ise son 5 yılın en yüksek düzeyine çıkarak yüzde 9,1 oldu.</p>
<p>AB&#8217;de işsizlik oranı bir ay önce yüzde 9 ve bir yıl önce yüzde 7 seviyesindeydi.</p>
<p>Eurostat, ağustos ayı itibarıyla Avro Bölgesi&#8217;nde 15 milyon 165 bin ve AB&#8217;de 21 milyon 872 bin işsiz bulunduğunu bildirdi.</p>
<p>İşsiz sayısı sadece ağustos ayında Avro Bölgesi&#8217;nde 165 bin ve AB&#8217;de 236 bin arttı.</p>
<p>İşsizlik oranları İspanya&#8217;da yüzde 18,9 ve Letonya&#8217;da yüzde 18,3&#8242;e ulaşarak alarm verirken en düşük işsizliğe sahip AB üyeleri yüzde 3,5&#8242;le Hollanda ve yüzde 4,7&#8242;yle Avusturya oldu.</p>
<p>Ağustos ayında işsizlik oranları, AB&#8217;nin büyük ekonomilerinden İtalya&#8217;da yüzde 7,4, Almanya&#8217;da yüzde 7,7, İngiltere&#8217;de yüzde 7,8 ve Fransa&#8217;da yüzde 9,9 olarak hesaplandı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/avro-bolgesinde-issizlik-orani-artti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ertunç Soğancıoğlu&#8217;ndan cevap&#8230;</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ertunc-sogancioglundan-cevap.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ertunc-sogancioglundan-cevap.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 13:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Şifo Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Durusoy]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Genel Kurul üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Kulübü Mali Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Berk Hacıgüzeller]]></category>
		<category><![CDATA[BJK]]></category>
		<category><![CDATA[BJK Divan Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[BJK Mali Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Kurulu Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Ertunç Soğancıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fahrettin Curoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hürser Tekinoktay]]></category>
		<category><![CDATA[SPK]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçın Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım demirören]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1775</guid>
		<description><![CDATA[Ertunç Soğancıoğlu'nun nazik ve medeni bu hareketinden ötürü teşekkür ederek cevabını şu anda yorumsuz olarak yayınlıyoruz...

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000080;"><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1776" title="erkut-sogancioglu" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/05/erkut-sogancioglu.jpg" alt="erkut-sogancioglu" width="540" height="300" /><br />
Değerli Beşiktaşlı dostlarım,</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;">15 Şubat 2009 Pazar günü yapılan Beşiktaş 2008 Yılı İdari ve Mali Genel Kurulu&#8217;nda BJK Yönetim kurulu üyeleri geçirmiş olduğu bir yılın faaliyetlerini anlattılar.</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Beşiktaş mali kongresinde konuşulan ve tartışmaya açılan konuların hiçbirisi salt şampiyonluk ve saha alanında ki sportif başarı değildi.<br />
Daha önceki yıllarda da  öyle olmuştu&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #000080;">Bu yıl da &#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Üyeler uzun zaman kendilerine açık ve şeffafıkla anlatılmayan,  hatta medya&#8217;da çıkan haberlerin bile kıskaç altına girdiği dönemlerde artık birşeylerin sadece kongrede konuşulacağını umuyorlardı..</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Hani Beşiktaş&#8217;ı konuşmanın yeri sadece Beşiktaş Kongresi&#8217;y di Ya !</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Kongre de gelenler gördü gelmeyenler tam öğrenemedi&#8230;<br />
Üyelerden söz alan ve genel kurul huzurunda sorulan hiç bir şeye cevap gelmedi.</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Sadece cevap eleştirilen bir yöneticinin yerine ne konuşulduğunu bilmemesine rağmen onu savunan Yıldırım Demirören&#8217;in bir kelimesinin dışında &#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><img class="size-full wp-image-1787 alignleft" title="yildirim-demiroren-ertunc-sogancioglu-paf-takim" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/05/yildirim-demiroren-ertunc-sogancioglu-paf-takim.jpg" alt="yildirim-demiroren-ertunc-sogancioglu-paf-takim" width="163" height="149" />Oysaki eleştirilen İlhan Durusoy&#8217;un söylediklerini orada olan Divan Kurulu Başkanı  ve üyeleri Yalçın Karadeniz, </span><span style="color: #000080;">Fahrettin Curoğlu, Şifo Mehmet, İlhan Durusoy ve yaklaşık ibra etmeyen kişilerle birlikte 30 üzerinde kişi varken orada olmayan ve oradaymış gibi konuşan Yıldırım Demirören oradaymış gibi hava vererek (!) verdiği cevap  herkesi şaşırttı (!)</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Orada alamadığımız cevaplara belki buradan sorup alalım dedik&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Cevap istediğimiz 1. Kişi İlhan Durusoy’a ve ilgililerdi&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">16 Şubat 2009 Tarihinde buradan<br />
&#8220;BJK Mali Kongresi, 8 dakika ve cevap verilemeyenler!&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Başlığıyla bir yazı yazdık &#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Ne mi oldu ? <strong>Cevap hala yok</strong>&#8230;.<br />
Sanırız İlhan Bey kongrede konuşma hakkı elinden alındığı gibi internete girme hakkı da elinden alınımış !</span></p>
<p><span style="color: #000080;">İkinci cevap beklenilen konu BJK Asbaşkanı ve Mali işlerden sorumlu Ertunç Soğancıoğlu&#8217;nun konularıydı&#8230;<br />
Bu ikinci soru özellikle değerli  Beşiktaş Genel Kurul üyesi  Berk  Hacıgüzeller&#8217;in   Ertunç Soğancıoğlu&#8217;ya sorduğu soruların içeriğini kapsıyordu&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">6 Mart  2009 tarihinde yazdığım  ve 22 Mart 2009 tarihinde yayınlanan yazıya Ertunç Soğancıoğlu 31 Mart 2009 tarihinde cevap verdi&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Şimdi kendisinin nazik ve medeni bu hareketinden ötürü teşekkür ederek şu anda yorumsuz olarak yayınlıyoruz&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Bugüne kadar yayınlanmamasının nedeni gerekli olan tüm incelemelerin yapılması ve SPK ve Benzeri kuruluşlardan gerekli olan araştırmaların yapılmasıydı.<br />
Bu yayını takiben ikna ve anlaşılması zor olan konuları buradan önümüzdeki günlerde yayınlayacağız..</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Ancak İlhan Durusoy&#8217;a sorulan soruların cevabının hala alınamaması dikkatle takip ediliyor ve arkasından gelecek soruların uzunluğunu arttıracak olmasıda bu duruma ayrı bir özellik katacak gibi !</span> </p>
<p><span style="color: #000080;">Hürser Tekinoktay<br />
</span></p>
<p><strong>İşte Ertunç Soğancıoğlu&#8217;nun cevabı;</strong></p>
<p>Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş. nin halka arz döneminde Şirketin en önemli aktif kalemleri Maddi Olmayan Duran Varlıklar hesabında izlenen Futbolcu Hakları ıle Diğer Duran Varlıklar hesabında izlenen İnönü Stadı kullanım hakkı ve  Beşiktaş isminin kullanım haklarından oluşmuştur. Bu haklar kullanım sürelerine bağlı olarak her yıl itfa edilmektedir.</p>
<p>Sermaye Piyasası Kurulunun, TTK’nın 324.maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak alınan 5.9.2005 tarih ve 35/1105 sayılı kararında “ TTK’nın 324.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, SPK muhasebe standartlarına uygun konsolide bilançoda Şirketin aciz halinde olduğun gösteren emarelerin bulunması durumunda, yönetim kurulunun ana ortaklığın, SPK seri XI,no 25 sayılı Tebliğ/UFRS uyarınca, konsolide olmayan bilançosunu hazırlaması ve bu ara bilanço uyarınca esas sermayenin üçte ikisi karşılıksız kaldığı takdirde genel kurulu toplantıya çağırması, aksi takdirde şirketin feshedilmiş sayılacağı ancak, konsolide bilanço üçte iki oranında sermaye kaybını gösteriyorken, ana ortaklığın konsolide olmayan bilançosunda bu oranda bir sermaye kaybı veya borca batıklık görülmemesi halinde kanunun 324.maddesinde öngörülen tedbirlerin alınmasına gerek bulunmadığı,</p>
<p>Konsolide olmayan ana ortaklık bilançosunda bağlı ortaklık, müşterek yönetime tabi ortaklık ve iştiraklerin, Tebliğin Finansal Araçlar başlıklı kısmı uyarınca yapılacak değerleme çerçevesinde gösterilmesi ve Tebliğ/UFRS’de diğer varlıklar için alternatif değerleme yöntemleri ile değerlemeye izin verilen durumlarda bile “makul değer” ile değerleme yöntemi seçilerek bu esasa göre bilançonun hazırlanması, söz konusu bilançonun ana ortaklığın bağımsız denetimini yapan bağımsız denetim kuruluşu tarafından özel bağımsız denetimden geçirilerek, özel durumların kamuya açıklanması esasları kapsamında kamuya yapılacak duyuruda; bu bilançonun TTK’nun 324.maddesi uyarınca hazırlandığı ve SPK düzenlemelerine göre periyodik mali tabloların yerine geçemeyeceği açıklamasına yer verilmesi gerektiği” hükmü yer almaktadır.</p>
<p>Diğer taraftan, SPK’nun Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına ilişkin Esaslar Tebliğinin 5/e-6 maddesi uyarınca, TTK’nın 324. maddesinde belirtilen durumların ortaya çıkması, bu madde kapsamında karar alınması, işlemler yapılması ve işlemlerin sonuçlanması durumunda özel durum açıklaması yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu doğrultuda Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş 10.02.2009 tarih ve 05 nolu Yönetim Kurulu kararında, SPK’nun 05.09.2009 tarih ve 35/1105 sayılı kararında belirtilen açıklamalar çerçevesinde, Şirketimiz aktifinin makul değer yöntemi ile değerlendirilmesi konusunda karar almıştır. Bu konu ile ilgili olarak, bağımsız denetim raporunun hazırlanması ve gerekli her türlü işlemin yaptırılması için Şirket Genel Müdürü yetkilendirilmiş ve durum 10.2.2009 ve 11.2.2009 tarihlerinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına ve Sermaye Piyasası Kuruluna bildirilmiştir. Bu konuda değerleme çalışmaları yapılmakta olup, durum en kısa sürede kamu ile paylaşılacaktır.</p>
<p>Bağımsız denetim ve yeminli mali müşavirlik şirketinin 30.11.2009 tarihi itibariyle Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş mali tabloları üzerinde yaptığı incelemeye ilişkin raporda Şirketimiz sermayesinin TTK’nun 324.  maddesinde ifade edilen 2/3 oranının altına indiği yönünde görüş beyan edilmiş, söz konusu durumun ana hissedar olan Beşiktaş Jimnastik Külübü Derneği’nin 30.9.2008 tarihli ara bilanço kalemleri de göz önüne alındığında, Dernek tarafından sermaye artırımı ile giderilmesi mümkün olmakla birlikte öncelikle (gerçeği yansıtmayan değerler değil), aktifte kayıtlı değerler ile rayiç bedelleri arasında önemli farklar olduğundan hareketle;</p>
<p> </p>
<p>- Şirketimiz aktifinde haklar kaleminde izlenen ve 30.11.2008 tarihi itibariyle net defter değeri<br />
  35.154.379.- TL görünen Futbolcu lisans değerlerinin ve<br />
- Şirketin 30 yıl süre ile kullanımında olan ve aktifinde 30.11.2008 tarihi itibariyle 21.545.157.-<br />
  TL olarak görünen BJK Lisans değerinin</p>
<p>SPK’nın 5.9.2005 tarih ve 35/1105 sayılı kararında belirtilen açıklamalar çerçevesinde “Makul Değerlerinin” bulunması için bir inceleme yapılması önerilmiştir. Bu öneri doğrultusunda yapılmakta olan iş ve işlemler önceki bölümde açıklanmıştır.</p>
<p>Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş nin özellikle gelir arttırıcı (sponsorluk, lisansiyeler vb) çalışmalar yapması, giderlerde tasarrufa gidilmesi zorunlu unsurlardır.Sözleşme fesih bedeli (bonservis) ödenmeden veya belirli boyutu aşmadan oyuncu transfer etmesi gerekmektedir.Ayrıca, bazı oyuncuların satılarak gelir elde edilmesi gerekmektedir.Şampiyonlar ligine katılınması Şirkete önemli oranda gelir sağlayacaktır. BJK Derneğinin gelirlerinin artması ile Futbol A:Ş nin borçlanma oranı azalacaktır.</p>
<p>Kısa vadeli Varlıklar ile ilgili olarak; İtimat Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik AŞ tarafında düzenlenen raporun 33. sayfasındaki 26 nolu notta ve yine aynı raporun 39.sayfasındaki 37 nolu notta, gelir tahakkuklarının en önemli kalemi olan 43.632.506.-TL’lik tutar ile ilgili açıklamalar yer almaktadır.</p>
<p>2003 yılında itibaren BJK Derneği önemli tutarlarda Futbol AŞ’ye borçlanmış durumdadır. Ancak son dönemlerde Yönetim Kurulu Başkanından alınan tutarların BJK Derneği’nden Futbol AŞ ye aktarılmakta olması nedeniyle Dernek, bu faiz tahakkuku dışında Futbol AŞ den 24.750.898.-TL alacaklıdır. Bu borç-alacak bakiyeleri, hesap hareketleri baz alınarak faizlendirilmektedir. Halka açık bir şirketin kaynaklarını ana ortağa bile olsa karşılıksız kullandırımı söz konusu olmamaktadır.</p>
<p>BJK Derneği’nden olan alacağa ilişkin olarak 1.6.2008-30.11.2008 dönemi için % 17.85 reeskont faiz oranı üzerinden 5.218.637.-TL faiz geliri tahakkuku yapılmıştır. Önceki dönemden devreden gelir tahakkuk tutarı 38.413.869.-TL ile birlikte bu dönem tahakkuk ettirilen tutarın toplamı 43.632.506.-TL, mali tablolar içerisinde Diğer Dönen Varlıklar kalemi içinde yer almaktadır. 1.9.2007 tarihinde BJK Derneği ile Futbol AŞ arasında yapılan sözleşmeye istinaden taraflar arasında uygulanacak faiz oranı üçer aylık dönemler için geçerli olmak üzere TL Reeskont faiz oranı olarak belirlenmiştir.(Daha önceki dönemlerde % 27 dir.) Bu borç Dernek tarafından Futbol AŞ ye zaman içerisinde ödenmektedir.</p>
<p>Gelir Tahakkukları 54.390.680.-TL (5.5 TFF yayın gel.tah., reklam gel tah, 0.4, lisansiye firmalar gel. tah.,  0.4 sponsorluk ve isim hakkı, ons gel tah. 0.4, dernek faiz gel tah 43.6, UEFA gel. tah. 0.4, transfer gelir tah. Fahri Tatan-Konya 1.4, diğer gelir tah Olmp. Lyon, Getafe 1.6, diğer şirketler 0.5) Bu tutarın tahsil kabiliyeti bulunmaktadır. Zarara eklenmesi doğru olamaz,</p>
<p>Diğer Kısa ve Uzun Vadeli Varlıklar içerisinde yer alan gelecek yıllara ait giderler, ödemesi yapılan ilgili dönemlerinde giderleştirilecek tutarlardan oluşmaktadır.Ödenmiş men.gid, diğer şirket konsolide gid.ve özellikle İnönü stadı kiralama hakkı ile Bjk lisans hakkı (30 yıllık) en önemli tutarları oluşturmaktadır.Gelir tahakkukları içerisinde değildir.</p>
<p>- BJK TV’ye ilişkin şirketin önemli bir faaliyetinin olmaması nedeniyle konsolide bilançoya dahil edilmemektedir. Doğan TV grubuna ait Galaksi-Deniz TV unvanlı şirket BJK TV logosu ile yayın yapmaktadır. BJK TV’ye ilişkin tüm gelir-giderler bu şirket bünyesi içerisinde yer almakta, sadece bu şirketin kar etmesi durumunda, kardan % 50 oranında pay alınma koşulu bulunmaktadır, tarafımızdan bu tip yayınla ilgili (uydu kirası, lisans, program giderleri vb) giderlere katılınmamaktadır. Şu anda sadece iki personel Kulübümüz bünyesindedir.Doğan Grubu maliyetlerin kendilerinde olması, reklam geliri elde edilememesi nedenleri ile bu uygulamayı bırakmak istemektedir.</p>
<p>Kanal D ile ilgili olarak yapılmış olan yayın sözleşmesi BJK TV’nin dışındadır, sözleşme Futbol AŞ ile yapılmıştır, yayınlanan maçlara göre gelir oluşmaktadır. Görüldüğü gibi BJK TV’nin hesaplarında önemli bir işlem bulunmamaktadır.</p>
<p>Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş son dönemlerde ancak gelir-gider dengesini sağlayabilmiş durumdadır, yarattığı kaynakları sınırlı olan bir şirkettin ekstra gelirler yaratmadan mevcut borçlarını kısa dönemde kapatamayacağı ortadadır, ancak yeni kaynaklar bulunarak veya mevcut borçların zaman içerisinde yenilenerek ve azaltılarak şirketin sürdürülebilirliği sağlanmaktadır. Yeni yaratılacak gelir kaynakları ile borç ödeme gücünün arttırılması gerekmektedir. Başkana olan borcun faizsiz ve hemen geri istenmeyen bir kaynak olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.</p>
<p>Bilançonun pasifinde –Diğer Kısa ve Uzun Vadeli Yükümlülükler içerisinde- yer alan gelecek ay ve yıllara ait gelirlerden oluşan sponsorluk, reklam, vb gelirler 51 milyon TL düzeyindedir. Bu hizmetleri gerçekleştirmek için herhangi bir gider söz konusu olmadığından borç olarak değerlendirilmemesi düşüncesindeyiz.</p>
<p>Stoklar hesabında yer alan 2.794.257.-TL mevcut mal bedelleridir, Diğer tutarlardan 3.144 bin TL’lik kısım ödemesi gerçekleştirilmiş henüz faturası gelmemiş menajerlik, satıcı firma ödemelerinden, 5.500 bin TL’lik kısım ise futbolculara yapılan avans ödemelerinden oluşmaktadır. Genel borç/alacak durumu açıklandığında sadece 2.7 milyon TL lik kısım varlıklar içerisinde değerlendirilmiş ve bu şekliyle anlatılmıştır.<br />
 <br />
30.11.2008 tarihli bilançoda kur farkı giderleri önemli oranda şirket zararına neden olmuştur,  Özellikle son iki üç yıldır mali genel kurullarda, divan kurulu toplantılarında, divan istişare kurulu toplantılarında kamuya açıklanan bilgiler doğrultusunda Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Ve Tic.A.Ş,, iştirakler ve BJK Derneği ile ilgili bilgiler bütün açıklığı ile verilmeye çalışılmıştır.</p>
<p><strong>Ertunç Soğancıoğlu<br />
</strong>31 Mart 2009</p>
<p><strong>Kongrede cevap alınamayan ve cevap beklenen konulardan ;<br />
(Not;  sorular devam edecek . . .) </strong></p>
<div style="float: left;"><a title="Üyeler Ertunç Soğancıoğlu’ndan cevap bekliyor !" href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/uyeler-ertunc-sogancioglundan-cevap-bekliyor.htm"></a></div>
<div style="margin-top: -5px; float: left; margin-left: 5px;"><a title="Üyeler Ertunç Soğancıoğlu’ndan cevap bekliyor !" href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/uyeler-ertunc-sogancioglundan-cevap-bekliyor.htm"><span style="color: #14568a;">Üyeler Ertunç Soğancıoğlu’ndan cevap bekliyor !</span></a><br />
15 Şubat 2009 Pazar günü Beşiktaş’ın 2008 Yılı İdari ve Mali Genel Kurulu yapılmasından sonra İlhan Durusoy’a ve…</div>
<p> </p>
<p> </p>
<div style="float: left;"><a title="Tekinoktay İlhan Durusoy’a Soruyor" href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/ilhan-durusoy-istifa.htm"></a></div>
<div style="margin-top: -5px; float: left; margin-left: 5px;"><a title="Tekinoktay İlhan Durusoy’a Soruyor" href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/ilhan-durusoy-istifa.htm"><span style="color: #14568a;">Tekinoktay İlhan Durusoy’a Soruyor</span></a><br />
İlhan Durusoy’a ve ilgililere, BJK Mali Kongresi, 8 dakika ve cevap verilemeyenler! 15 Şubat 2009 Pazar günü&#8230;</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ertunc-sogancioglundan-cevap.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALBA toplantısı bölgesel bütünleşmeyi ilerletti</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-toplantisi-bolgesel-butunlesmeyi-ilerletti.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-toplantisi-bolgesel-butunlesmeyi-ilerletti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 10:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ALBA]]></category>
		<category><![CDATA[ALBA Üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ALBA Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bolivarcı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Ticaret Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[G-20]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Tobago]]></category>
		<category><![CDATA[Triniadad]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1724</guid>
		<description><![CDATA[Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif (ALBA) toplantısına ev sahipliği yapan Venezuela’da bu hafta daha fazla bütünleşmiş bir Latin Amerika amacı öne çıktı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1725" title="ALBA toplantısı bölgesel bütünleşmeyi ilerletti" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/alba.jpg" alt="ALBA toplantısı bölgesel bütünleşmeyi ilerletti" width="540" height="300" /></p>
<p><strong>Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif (ALBA) toplantısına ev sahipliği yapan Venezuela’da bu hafta daha fazla bütünleşmiş bir Latin Amerika amacı öne çıktı. Projelerin, stratejik işbirliği anlaşmalarının ve ikili anlaşmaların yanısıra, güncel sorunlar hakkında bloğun pozisyonunu açıkladığı sonuç beyannamesi özellikle önem taşıyordu.</strong></p>
<p>Bütün ALBA üyesi ülkeler ABD’nin Küba’ya son 50 yıldır uyguladı ekonomik ambargoya red konusunda bütünleştiler.</p>
<p>Bu hafta sonu Triniadad ve Tobago’da gerçekleştirilen 5. Amerika zirvesinin sonuç beyannamesi taslağı ise etkisiz ve kabul edilemez olarak değerlendirildi.</p>
<p>ALBA üyesi ülkeler ABD ambargosunun kalkması talebini yenilemekle birlikte, ayrıca bir başka ülkenin iç işlerine müdahale niteliği taşıyan Helm-Burton yasalarının iptali talebinde de bulundular.</p>
<p>ALBA liderleri ayrıca Bolivya&#8217;nın istikrarını bozmaya yönelik hareketleri kınayarak, ülkeye verilen desteği dile getirdiler.</p>
<p>Venezuela Başkanı Hugo Chavez tarafından okunan beyannamede, Bolivya’da kaos yaratmayı amaçlayan, hatta Bolivya başkanına suikast düzenlemeye çalışan ulusal ve uluslararası terörist gruplar lanetlendi.</p>
<p>Yedinci ALBA zirvesi sonuç beyannamesinde G-20 ülkelerinin IMF fonlarını üç katına çıkarma kararı da sorgulandı.</p>
<p>Bölgesel blok üyesi ülkeler, yeni bir dünya düzeni kurulmasının gerekli olduğunu belirttiler.</p>
<p>Bu düzenin, yaşanan global ekonomik krize katkısı olan IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü&#8217;nü değiştirmeyi kapsaması gerektiği belirtildi.</p>
<p>Zirvenin elde ettiği başarılardan birisi de, Sukre (&#8216;Sucre&#8217; &#8211; Tek Bölgesel Ödeme-Tazmin Sistemi) ismi verilen yeni bölgesel para birimi konusunda liderlerin yaptığı anlaşmaydı. Sukrenin Eylül ayında yürürlüğe sokulması ve bölgedeki ülkeler üzerinde çok olumlu etkilerinin olması bekleniyor.</p>
<p>Bu girişimin üye ülkeler için kalkınma programlarının yaratılmasına ve üretimin yeniden canlanmasına önemli bir katkıda bulunacağı bekleniyor.</p>
<p>Bu girişim halkın gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlıyor. Bu ihtiyaçlar arasından özellikle beslenme ve ALBA Bankası tarafından gerçekleştirecek mali yardım bulunuyor.</p>
<p>Toplamda zirve, kültür, enerji, beslenme ve eğitim alanlarında sunulan 13 değişik projeye yeşil ışık yaktı. Ayrıca Haiti&#8217;ye yönelik bir okuma yazma kampanyasının desteklenmesine karar verildi.</p>
<p>Üye ülkeler ayrıca ABD tarafınan yapılan boykot sonucu ülkeden çekilen kaynakların yerine yenisini koymak için Nikaragua’ya 50 milyon dolar vermekte anlaştı.</p>
<p>İki günlük toplantıya katılan liderler arasında sırasıyla Bolivya, Küba, Honduras, Nikaragua ve Veneuzuela Başkanları Evo Morales, Raul Castro, Manuel Zelaya, Daniel Ortega ve Hugo Chavez, ayrıca Dominik Cumhurbaşkanı Roosevelt Skerrit bulunuyordu.</p>
<p>Paraguay ve Ekvador Başkanları Fernando Lugo ve Rafael Correa ve Ekvador Dışişleri Bakanı Fander Falconi ve Saint Vincet, ayrıca Grenada Cumhurbaşkanı Ralph Gonsalves toplantıda konuk katılımcılar olarak bulundular. Gonzalves toplantı sonrasında ülkesinin gruba katılacağını açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-toplantisi-bolgesel-butunlesmeyi-ilerletti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Japonya&#8217;da dev ekonomik paket</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/japonyada-dev-ekonomik-paket.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/japonyada-dev-ekonomik-paket.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 17:09:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Ekonomi Paketi]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Ekonomik Kriz Paketi]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz Dolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1638</guid>
		<description><![CDATA[Japonya 150 milyar dolarlık rekor seviyedeki ekonomik canlandırma paketini resmen açıkladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="storytext"><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1641" title="Ekonomik Kriz : Japonya'da dev ekonomik paket" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/ekonomik-kriz.jpg" alt="Ekonomik Kriz : Japonya'da dev ekonomik paket" width="540" height="300" /></strong></div>
<p><strong>Japonya 150 milyar dolarlık rekor seviyedeki ekonomik canlandırma paketini resmen açıkladı.</strong></p>
<p class="storytext">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-1639" title="Tokyo Borsası" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/tokyo-borsasi.jpg" alt="Tokyo Borsası" width="203" height="152" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">Açıklama Tokyo borsasının yükselmesini sağladı</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Başbakan Taro Aso, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 3&#8242;üne karşılık gelen bu planın ekonomik canlılığı korumayı ve gelecekteki büyümeyi desteklemeyi hedeflediğini söyledi.</p>
<p class="storytext"><!-- end_story -->15,4 trilyon yen tutarındaki paket, enerji tasarrufu sağlayan vasıta ve tüketici elektroniği üretiminin desteklenmesini içeriyor.</p>
<p class="storytext">Kriz nedeniyle Japonya&#8217;nın ihracatı azalmış ve ülke ekonomisi İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan bu yana en ciddi resesyonla karşı karşıya kalmıştı.</p>
<p class="storytext">Japonya&#8217;da iktidarda bulunan koalisyon hükümeti, canlandırma paketini bu ay içinde parlamentoya sunmayı hedefliyor.</p>
<p class="storytext"><strong>Üçüncü paket</strong></p>
<p class="storytext">Bu plan, Japon hükümnetinin son bir yıl içinde açıkladığı üçüncü canlandırma paketi.</p>
<p class="storytext">Hükümet kamu harcamaları, vergi indirimleri ve nakit ödeneklerden oluşan daha önceki paketlere 12 trilyon yen ayırmıştı.</p>
<p class="storytext">Yeni paket, geçici işçiler için bir mali güvenlik çerçevesi de oluşturuyor.</p>
<p class="storytext">Pakette zor durumdaki firmalara ve bölgesel ekonomilere destek de yer alıyor.</p>
<p class="storytext">Başbakan Aso, paketin kısmen yeni ihraç edilecek devlet tahvilleri yoluyla finanse edileceğini açıkladı.</p>
<p class="storytext">Küresel ekonomik çalkantının başlangıcından bu yana Japonya&#8217;nın ihracatı yarı yarıya azalmıştı.</p>
<p class="storytext"><strong>Hükümetin hedefleri</strong></p>
<p class="storytext">Hükümetin uzun vadeli hedefi ise ekonomiyi ihracat odaklı olmaktan çıkartarak yurt içi sektörleri canlandırmak.</p>
<p class="storytext">Hükümet enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerinde dünya lideri olmayı ve hızla yaşlanan nüfusuna yönelik sosyal hizmetleri iyileştirmeyi hedefliyor.</p>
<p class="storytext">Hükümet ayrıca önümüzdeki üç yıl içinde iki milyon kişiye iş imkanı yaratmayı da hedefliyor.</p>
<p class="storytext">Canlandırma paketinin açıklanmasının ardından Tokyo borsasında Nikkei 225 endeksi son üç ayın en yüksek seviyesinden kapanarak, ortalama yüzde 3,74 oranında artış gösterdi.</p>
<p class="storytext"><strong>İngiltere&#8217;de faiz sabit kaldı</strong></p>
<p class="storytext">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-1640" title="İngiltere Merkez Bankası faiz oranları" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/ingiltere-faiz-oranlari.jpg" alt="İngiltere Merkez Bankası faiz oranları" width="203" height="287" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">Ekim 2008&#8242;den bu yana İngiltere Merkez Bankası faiz oranları</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Bu arada İngiltere Merkez Bankası dün faiz oranlarını yüzde 0,5 seviyesinde sabit tuttuğunu açıkladı.</p>
<p class="storytext">Ülkede faiz oranları 2008&#8242;in Ekim ayından bu yana yapılan altı ayrı faiz indiriminden sonra tüm zamanların en düşük seviyesinde bulunuyor.</p>
<p class="storytext">Ekim 2008&#8242;de faiz yüzde 5 seviyesindeydi.</p>
<p class="storytext">İngiltere Merkez Bankası parasal gevşeme adı verilen para politikasını uygulamaya devam ediyor.</p>
<p class="storytext">Bu da devlet ve şirket bonoları satın alma yoluyla ekonomideki para arzını artırmayı amaçlayan bir politika.</p>
<p class="storytext">İngiliz basını, parasal gevşeme politikasını &#8220;para basmanın modern yolu&#8221; olarak tanımlamıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/japonyada-dev-ekonomik-paket.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Berlusconi&#8217;ye ihtar !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/berlusconiye-ihtar.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/berlusconiye-ihtar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 10:55:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlusconi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlusconi Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Berlusconi Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Berlusconi'ye ihtar]]></category>
		<category><![CDATA[CGIL]]></category>
		<category><![CDATA[CISL]]></category>
		<category><![CDATA[GGIL lideri]]></category>
		<category><![CDATA[Gulgliemo Epifani]]></category>
		<category><![CDATA[Mussolini]]></category>
		<category><![CDATA[PD]]></category>
		<category><![CDATA[Silvio Berlusconi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1580</guid>
		<description><![CDATA[İtalya’nın başkenti Roma’da solcu sendika CGIL’in çağrısı üzerine milyonlarca kişi sokaklara dökülerek Silvio Berlusconi hükümetinin ekonomik kriz karşısındaki politikalarını protesto etti. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1601" title="Berlusconi'ye ihtar !" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/berlusconi.jpg" alt="Berlusconi'ye ihtar !" width="540" height="300" /></strong></p>
<h1>Roma’da solcu sendika CGIL Silvio Berlusconi&#8217;ye adeta ihtar gösterisi yaptı !</h1>
<p><strong>İtalya’nın başkenti Roma’da solcu sendika CGIL’in çağrısı üzerine milyonlarca kişi sokaklara dökülerek Silvio Berlusconi hükümetinin ekonomik kriz karşısındaki politikalarını protesto etti.</strong></p>
<p>CGIL sendikasını çağrısı üzerinde Roma’daki ünlü Cirque Maxime yapısı önünde toplanan milyonlarca kişi yürüyüş yaptı. Yürüyüşe aralarında Demokratik Parti (PD) lideri Dario Franceschini’nin de bulunduğu çok sayıda sol parti lideri yer aldı. Organizatörlere göre 2,7 milyon kişi yürüyüşe katıldı, polis ise katılım sayısının 200 bin olduğunu savundu.</p>
<p>Sendikalar arasındaki anlaşmazlığa rağmen eyleme büyük katılım gerçekleşti. CGIL (Confederazione Generale Italiana del Lavoro) sonuç olarak hükümetin ekonomik planına karşı tek yürüyüş yapmayı karar altına alırken, CISL (Confederazione Italiana Sindacati dei Lavoratori) ve UIL (Unione Italiana del Lavoro) gibi iki büyük sendikanın katılımını redetti.</p>
<p>Eylemciler, “Krize karşı geleceği savunalım” yazılı pankartlar taşırken Silvio Berlusconi’yi “Yeni Mussolini” olarak tanımladı.</p>
<p>GGIL lideri Gulgliemo Epifani, hükümetten ekonomik krize karşı ciddi, düzenli ve tutarlı bir şekilde durmak için “gerçek bir yuvarlak masa toplantısı” istedi. Epifani alkışlar arasında, “Hükümetin yaptıkları ile yapması gerekenler arasında büyük bir açık var” dedi.</p>
<p>“Vergi cennetlerine karşı mücadeleye ve süper bonus (teşvik primi) ve süper ücretlerin dağıtımında ahlaki bir kültür dayatmaya devam etmek gerekiyor” diyen Epifani, “Bir menajerin genç bir çırak veya sağlam işi olmayan bir işçiden iki bin kat daha fazla para kazanması adil değildir” tepkisinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/berlusconiye-ihtar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni dünya düzeni ve Dizginsiz kapitalizmin sonu !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/yeni-dunya-duzeni.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/yeni-dunya-duzeni.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 11:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Merkel]]></category>
		<category><![CDATA[BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Liderleri Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dizginsiz kapitalizmin sonu]]></category>
		<category><![CDATA[G-20 Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[G20]]></category>
		<category><![CDATA[G20 Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[G20 Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gordon Brown]]></category>
		<category><![CDATA[IMF]]></category>
		<category><![CDATA[Kapitalizmin sonu]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Nicholas Sarkozy]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Para Fonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1567</guid>
		<description><![CDATA[Dünya liderleri dün yeni bir dünya düzenini oluşturacak bir bildiriye imza attı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/g20dunyazirvesi1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3058" title="g20dunyazirvesi" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/g20dunyazirvesi1.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<h1>Dizginsiz kapitalizmin sonumu geliyor?</h1>
<p>Dünya liderleri dün yeni bir dünya düzenini oluşturacak bir bildiriye imza attı.</p>
<p><strong>Dizginsiz kapitalizmin sonu” olarak tanımlanan ve gelecek yılın sonuna kadar dünya üretimini yüzde 4 artıracağı tahmin edilen önlemler Sarkozy dahil tüm liderleri memnun etti.</strong></p>
<p>Dünya liderleri dün krizin etkilerini azaltıp bankacılık sektörüne güveni artırmak, kilitlenen kredi mekanizmasını açmak ve insanlara yeni iş yaratmak için geniş çaplı bir anlaşmaya imza attı. IMF ve uluslararası finansal kuruluşlara 1 trilyon dolarlık kaynak aktarılması kabul edilirken, G-20 ülkelerinin gelecek yılın sonuna kadar ekonomilerine 5 trilyon dolar enjekte edecekleri açıklandı. “Dizginsiz kapitalizmin sonunu getirecek” denilen bu önlemlerin 2010 sonuna kadar dünya üretimini yüzde 4 artırması öngörülüyor. İngiltere Başbakanı Gordon Brown anlaşmayı açıklarken “Yeni bir dünya düzeni kuruluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gizliliğin sonu geldi</strong></p>
<p>Brown, G-20 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, hedge fonların küresel bir denetime tabi tutulacağını, bankaların gizlilik kurallarının ise sonuna gelindiğini söyledi. Brown, G-20 üyesi ülke merkez bankalarının, genişleme politikalarını sürdüreceğini belirtti. G-20’nin zor durumda bulunan ülkelere yardım için Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’na 1 trilyon dolar verme konusunda anlaştığını kaydeden Brown, gelişmekte olan ülkelere daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda anlaşıldığını bildirdi.</p>
<p><strong>Korumacılığa karşıyız</strong></p>
<p>Brown, “G-20 ülkeleri, IMF’ye 500 milyar dolar daha destek verme taahhüdünde bulundu. G-20 ülkeleri, gelecek 2 yılda ticaret finansmanında 250 milyar dolar desteği vaat etti” dedi. Uluslararası ticaretin canlandırılması için tüm ülkelerin elinden geleni yapacağını vurgulayan Brown, “G-20 ülkeleri korumacılığa karşı çıkacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bonuslara sınır geliyor</strong></p>
<p>Brown, zirveye katılan 20 ülkenin, böyle bir krizin yinelenmesini engellemek için, vergi cennetlerine göz yummamak, hedge fonları denetlemek ve mali sisteme güveni yeniden inşa etmek için, ortak politikalar oluşturacağını söyledi. Denetlenmeyi kabul etmeyen vergi cennetlerinin listelerinin açıklanması kararlaştırıldı. Ayrıca son dönemde halkın büyük öfkesini çeken üst düzey yöneticilere ödenen yüksek tutarlı bonuslara da sınırlama getirilmesi üzerinde anlaşıldı.</p>
<p><strong>5 trilyon dolarlık paketin akıbetini IMF denetleyecek</strong></p>
<p>İngiltere Başbakanı Brown, G-20 ülkelerinin ekonomilerini canlandırmak için 2010 sonuna kadar ekonomilerine enjekte etmeyi taahhüt ettiği 5 trilyon doların gerçekten verilip verilmeyeceğini IMF’nin denetleyeceğini söyledi. “Bu kaynak sayesinde milyonlarca yeni iş yaratacak, her yeni yatırım diğerlerini ateşleyecek” diye konuşan Brown, “Bu denetimlerin neticesini sonbaharda yapacağımız zirvede masaya yatıracağız” dedi.</p>
<p><strong>BİR DÖNEMİN KAPANDIĞININ RESMİDİR</strong></p>
<p>İngiltere Başbakanı Brown’un dün imzalanan anlaşma sonrası denetimin olduğu yeni bir dünya düzenini işaret eden sözlerine Sarkozy, şu sözlerle açıklık getirdi: “2. Dünya Savaşı sonrası dünya ekonomisinin kurallarını belirleyen Bretton Woods anlaşmasından beri dünya finansal bir model içinde yaşıyordu: Anglosakson modeli. Eleştirmek için söylemiyorum, onun da kendine göre avantajları vardı. Ancak artık bir sayfa kapandı.”</p>
<p><strong>Merkel: Tarihi bir anlaşma</strong></p>
<p><strong>Sarkozy: Hayallerimin ötesi</strong></p>
<p>Dün yaklaşık 4 saat süren zirvenin sonuç bildirgesine ilişkin açıklamayı yapan İngiltere Başbakanı Gordon Brown işte bu anlaşmayı “Yeni bir dünya düzeni kuruluyor” sözleriyle tanımladı.</p>
<p>Anlaşma, zirve öncesi denetim konusunda net maddeler anlaşmaya eklenmezse masadan kalkma tehdidinde bulunan Fransa ve Almanya’yı da memnun etti. Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, “Bu anlaşma beklentilerimin de ötesinde” derken Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Tarihi bir anlaşmaya imza atıldı” dedi.</p>
<p><strong>Hedge fonlara ilk denetim</strong></p>
<p>G-20 dev hedge fonların ilk kez doğrudan denetlenmesi konusunda anlaştı. Ancak hedge fonlar krizin başından beri böyle bir karara hazırlıklıydı. İngiltere’de hedge fonlar zaten bir süredir yaptıkları işlemleri rapor ediyor. AB de bu ay bir yasa tasarısı hazırlayarak böyle bir sistemi 2010 yılında birliğin tüm ülkelerine yaymaya hazırlanıyor. ABD’de de hedge fonların bildirilmesi ve verileri raporlaması zorunluluğu getirilmesi için hazırlık yapılıyor.</p>
<p><strong>Sonraki adres New York</strong></p>
<p>G-20 ülkeleri krizin çözümüne dair üçüncü zirveyi New York’ta yapmak üzere anlaştı. Nicholas Sarkozy, Eylül ayında yeniden bir zirve yapacaklarını açıkladı. Sarkozy, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun hemen ardından yeniden buluşmak üzere anlaştık” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘Bazı devletlerin sonu gelebilir’</strong></p>
<p>BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, krizin bazı devletlerin sonu olabileceğini söyledi. Ban, Guardian gazetesinde yayımlanan makalesinde, küresel ekonomik kriz için önlem alınmazsa, bazı devletlerin batabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Ban, “Dünya genelinde bir iyileşme sağlayamazsak insanlığın gelişimi noktasında korkunç bir felaketle karşılaşacağız” ifadesini kullandı. Batan bankalarla batan ülkeler arasında ince bir çizgi olduğuna dikkati çeken Ban, dün varılan anlaşmadan ise memnun olduğunu, fakir ülkelere vaat edilen fonların takipçisi olacağını açıkladı.</p>
<p><strong>Yeni düzenin patronu IMF’ye her ülke kaynak aktaracak</strong></p>
<p>Gücün tek bir merkezden tüm gelişmiş dünya ekonomilerine yayılacağı yeni ekonomik sistemin parlayan yıldızı IMF olacak. Krizi aşmak için önemli görevler yüklenecek Uluslararası Para Fonu’nun kaynakları üçe katlanacak. 500 milyar dolarlık yeni kaynağın 100 milyar doları AB’den, 100 milyar doları Japonya’dan, 40 milyar doları Çin’den gelecek. Diğer ülkeler de ne kadarlık bir katkı yapabileceklerini önümüzdeki günlerde fona bildirecek. Brown, Çin’in bu katkısı sonrasında IMF’de ülkelerin temsil oranlarının da yeniden belirleneceğini vurguladı. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ise anlaşmayı “Şimdiye dek yapılmış en koordineli paket” olarak tanımladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/yeni-dunya-duzeni.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merkel&#8217;den Opel&#8217;in gidişine fren . . .</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkelden-opelin-gidisine-fren.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkelden-opelin-gidisine-fren.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 09:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Merkel]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Chrysler]]></category>
		<category><![CDATA[Fiat]]></category>
		<category><![CDATA[General Motors]]></category>
		<category><![CDATA[GM]]></category>
		<category><![CDATA[Opel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1475</guid>
		<description><![CDATA[Angela Merkel, Amerikalı ile GM arasındaki müzakerelere Almanya'nında katılmak istediğini açıkladı. Hedef Opel'i ve Alman çıkarlarını korumak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="storytext"><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1477" title="Merkel'den Opel'e destek " src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/opel.jpg" alt="Merkel'den Opel'e destek " width="540" height="300" /></strong></div>
<div class="storytext"><strong>Almanya Başbakanı Angela Merkel, Amerikalı yetkililer ile General Motors arasındaki müzakerelere Alman hükümetinin de katılmak istediğini açıkladı. Hedef Opel&#8217;i ve Alman çıkarlarını korumak.</strong></div>
<p class="storytext">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-1476" title="Merkel'den Opel'e destek " src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/20090127150724090127germanfora.jpg" alt="Merkel'den Opel'e destek " width="203" height="152" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Alman otomotiv üreticisi Opel, Amerikan otomotiv devi General Motors&#8217;un yan kuruluşu.</p>
<p class="storytext"><!-- end_story -->Bu nedenle GM ile Amerikan yönetimi arasında yürütülen ve şirkete mali yardım sağlanıp sağlanmayacağını belirleyecek müzakereler dolaylı olarak Opel&#8217;i de ilgilendiriyor.</p>
<p class="storytext">Amerikan yönetimi GM&#8217;e daha önce 17 milyar dolar yardımda bulunmuştu. Ancak bu şirketi ayağa kaldırmaya yetmedi.</p>
<p class="storytext">GM bunun üzerine, kendisi gibi yardım almış olan Chrysler ile birlikte bir kez daha hükümetin kapısını çaldı.</p>
<p class="storytext">Ancak Başkan Obama, bu şirketlerin yardımın ön koşulu olan yeniden yapılanma için hazırladıkları planları uygun bulmayarak reddetti.</p>
<p class="storytext">Obama dün de, şirketlerin yeniden yapılanma için yerine getirmesi gereken sert koşullar açıkladı.</p>
<p class="storytext">Barack Obama, koşulların yerine getirilmemesi halinde, General Motors ve Chrysler&#8217;in hükümetten yeniden yardım alamayacaklarını söyledi.</p>
<p class="storytext">Obama, ülkenin en büyük otomotiv şirketi General Motors&#8217;a, yeni bir işletme planı hazırlaması için 60 gün süre verdi.</p>
<p class="storytext">ABD Başkanı Chrysler şirketine de, Ağustos ayı sonuna dek, İtalyan şirketi Fiat&#8217;la ortaklık işlemlerinin tamamlaması gerektiğini bildirdi.</p>
<p class="storytext">Amerikan yönetimi ile GM arasındaki müzakerelerin Opel&#8217;in geleceğini de ilgilendirdiğini belirten Almanya Başbakanı Angela Merkel ise bugün Ruesselssheim&#8217;daki Opel fabrikasını ziyaret etti ve işçilere seslendi.</p>
<p class="storytext">Merkel söz konusu müzakerelere, Alman hükümeti ve Opel temsilcilerinden oluşacak bir heyetin de katılması gerektiğini belirtti.</p>
<p class="storytext">Bu müzakere heyetinin Alman çıkarlarını koruyacağını vurgulayan Merkel, hedefini &#8220;Alman vergi mükelleflerinin parasının Atlantik&#8217;i aşarak GM&#8217;deki delikleri kapatmak için kullanılmasına engel olmak&#8221; olarak açıkladı.</p>
<p class="storytext">Merkel, &#8220;GM&#8217;e ihtiyacımız var. Ama unutmayalım ki GM&#8217;in de Opel&#8217;e ihtiyacı var.&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/merkelden-opelin-gidisine-fren.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kriz Rusya&#8217;da teğet geçmedi . . .</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-rusyada-teget-gecmedi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-rusyada-teget-gecmedi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 22:15:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Alla Pugaçova]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Forbes]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Forbes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk Başlamış]]></category>
		<category><![CDATA[Chelsea Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Başkanı Dimitri Medvedev]]></category>
		<category><![CDATA[Dimitri Medyedev]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[hT2]]></category>
		<category><![CDATA[izvestiya gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin]]></category>
		<category><![CDATA[Medvedev ve Putin matruşkaları]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[Oleg Deripaska]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Abramoviç]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Sergey Polonski]]></category>
		<category><![CDATA[Sovyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1426</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlarsanız bundan bir buçuk ay önce sizlerle "Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri" başlığı altında yazdığım bir makalemde . . .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000080;"><img class="alignnone size-full wp-image-1428" title="rusya-ekonomik-kriz" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/rusya-ekonomik-kriz.jpg" alt="rusya-ekonomik-kriz" width="540" height="300" /></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Hatırlarsanız bundan bir buçuk ay önce sizlerle &#8220;Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri&#8221; başlığı altında yazdığım bir makalemde Rusya&#8217;da ki krizin boyutuyla ilgili endişelerimi sizlerle paylaşmıştım.Tabii bu endişelerim bizim kriz etkisini 2009 yılının 2.yarısında esas olarak göreceğim yatıyordu.<br />
Netice de hem Turizm hem de Laleli piyasası Rusya ile olan işbirliğinden oldukça yüksek hacimli bir ticari endekse ulaşıyordu..</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Önceki gün BBC&#8217;nin Moskova&#8217;daki görevlisi Cenk Başlamış görüşlerini ve izlenimlerini dile getirdi.<br />
Hürser Tekinoktay</span></p>
<p>İşte Cenk Başlamış&#8217;ın izlenimleri</p>
<p><strong>Kriz Rusya&#8217;yı &#8216;teğet geçmedi&#8217; </strong><br />
Rusya&#8217;da kafalar fena halde karışık! Malum, gündemde ekonomik sorunlar var.</p>
<p>Moskova&#8217;da satılan Medvedev ve Putin matruşkaları</p>
<p>Önce bunalım kapıyı çalmaz sanıldı. Sonra “Bizi teğet geçer” diye düşünüldü.</p>
<p>Ardından “Geldiği gibi gider”denildi. Şimdi ise ne zaman biteceği konusunda her kafadan bir ses çıkıyor.</p>
<p>Bunalım yöneticileri de, halkı da beklenmedik bir anda yakalayıverdi.</p>
<p>Çok değil, yedi ay önce Rusya kasasındaki 700 milyar dolarla teorik olarak dünyanın en zengin üçüncü ülkesiydi.</p>
<p>“Arka bahçesi”ne göz diken Gürcistan&#8217;a “haddini bildirmiş”, Amerikalılara “yedi düvel”de meydan okumaya başlamıştı.</p>
<p>Karmaşık 1990&#8242;lı yılların ardından Rus halkı da hem yaşam kalitesinin artması, hem de uluslararası alanda ülkelerinin yeniden prestij kazanmasıyla gururlu vatandaşlar halini almıştı.</p>
<p>İnsanlar iyiye kolay alıştığı için de zor günler hızla unutulmuştu.</p>
<p>Ama işler bir anda ters yüz oldu.</p>
<p>Aslında Rusya&#8217;nın bunalımı bazı ülkelere kıyasla az hasar görerek yaşadığı söylenebilir ama sonuçta işsizler ordusu büyüyor, gelirler azalıyor, enflasyon artıyor, gelecek tahminleri karamsarlaşıyor.</p>
<p><strong>Eskiye özlem</strong></p>
<p>Eskiler, “Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür” derlerdi. Yani, “İnsan hafızasının sakatlığı, unutmasıdır.”</p>
<p>Yani, insan denen varlık iyidir hoştur da, hafızasına güven olmaz, hemen unutuverir.</p>
<p>İşte, özellikle dar gelirli yaşlı Ruslar da bugünlerde, sevgi-nefret ilişkisiyle bağlı oldukları Sovyet dönemine özlem duymaya başladı.</p>
<p>İzvestiya gazetesinin yayınladığı kamuoyu yoklamasına göre, halkın büyük bölümü gıda maddelerinde yeniden karne uygulamasına dönülmesini destekliyor.</p>
<p>Karne isteyenler Sovyet dönemindeki uzun kuyrukları unutmuş olamaz.</p>
<p>Ama galiba asıl hatırladıkları, kuyrukta bekleyerek de olsa gıda maddelerine kavuşmaları.</p>
<p>Oysa şimdi o yiyecekleri almaya güçleri yetmiyor. “Gıdada karne uygulaması başlasın” diyenler, dar gelirliler içinde yüzde 62.</p>
<p>İlginç ama durumu görece iyi olanların yüzde 70&#8242;i de karneden yana.</p>
<p>Uzmanlara göre bunun nedeni, şu anda ekonomik durumu iyi olanların bunalım sonucu ellerindekileri kaybedebilecekleri korkusuna kapılması.</p>
<p>Kuyruklar ve bozulan arabalar</p>
<p>Geçmişe duyulan özlem, özellikle orta yaşın üzerindeki Rusları terk etmeyen bir duygu. Gerçekte bunun ideolojiyle pek ilgisi yok.</p>
<p>Sovyetler Birliği&#8217;nde herşey amaca yönelikti.</p>
<p>Çok çirkindi ve sık bozulurdu ama arabalar yerli üretimdi.</p>
<p>Batı taklidiydi ama kendi uçak sanayii vardı.</p>
<p>Aşırı basit ve kutu gibiydi ama herkes başına sokabilecek bir eve sahipti.</p>
<p>Sıcak su, doğal gaz, kalorifer ve kent içi telefon görüşmeleri ücretsizdi.</p>
<p>Kaba plastik ayakkabıların estetik yönü yoktu ama kimse çıplak ayakla dolaşmazdı.</p>
<p>Kulağa komik gelse de halk mahrum kalmasın diye Sovyet yönetmenler Kızılderili filmi bile çekmişti!</p>
<p>Kuyrukta beklenirdi ama kuponla da olsa bazı gıda maddeleri ulaşılmaz değildi.</p>
<p>Yani aslında, karne uygulamasını isteyenlerin aklındaki tek şey, bunalım nedeniyle alamadıkları gıda ürünleri.</p>
<p><strong>Putin&#8217;in tahmini</strong></p>
<p>Yaklaşık 20 yıldır piyasa ekonomisi koşullarında yaşayan ve geçiş dönemini hala tamamlamayan Rusya&#8217;da kapitalist bunalım yöneticilerin de kafasını karıştırdı.</p>
<p>Başbakan Vladimir Putin, bunalıma önce bir kaç ay süre biçti, bahar aylarında ekonominin toparlanmaya başlayacağını tahmin etti.</p>
<p>Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, bunalımın geride kalmasının yılsonuna sarkabileceğini belirtti, sonra fikir değiştirdi iki yıl beklemek gerekeceğini söyledi.</p>
<p>Doların ruble karşısında değer kazanmasına müthiş döviz birikimiyle karşı koyabileceğini sanan Rusya Merkez Bankası, 212 milyar dolar havaya uçunca frene basmak zorunda kaldı.</p>
<p>Petrol ve doğal gazın fiyatının yüksek olduğu dönemde ağustos böceği gibi yaşayan Rusya, şimdi nerede hata yaptığını anlamaya çalışıyor.</p>
<p>“Zenginin malı züğürdün çenesini yorar” misali, bazıların övündüğü Amerikan Forbes dergisinin dolar milyarderi listesindeki Rus işadamlarının sayısı da hızla azalmaya başladı.</p>
<p>Örneğin, geçen yıl 28 milyar doları bulunan Kremlin yanlısı oligark Oleg Deripaska&#8217;nın şimdi kala kala üç milyar doları kaldı.</p>
<p><strong>Abramoviç&#8217;in durumu</strong></p>
<p>Chelsea Kulübü&#8217;nün Rus sahibi Roman Abramoviç de sekiz milyar dolar kalan servetiyle eskiye göre neredeyse meteliğe kurşun atıyor!</p>
<p><strong>Ama en acıklısı, Türkiye&#8217;de de yatırımları bulunan Sergey Polonski&#8217;nin durumu.</strong></p>
<p>Şirketlerinin para bastığı dönemde, “1 milyar doları olmayan defolup gitsin” lafı ağzından çıktığında olay olmuştu. (Gerçi o “defolsun” yerine küfürlü bir ifade kullanmıştı…)</p>
<p>Şimdi o açıklamayı yaptığına bin pişman oldu.</p>
<p>Bir internet sitesi, şov dünyasının ünlü Ruslarına, ekonomik bunalımın yaşamlarını nasıl değiştirdiğini sordu.</p>
<p>Kimileri, “Şekerim, ayıptır söylemesi benim için değişen olmadı” türü alaycı cümleler kurdu.</p>
<p>Kimileri, işi şakaya vurdu.</p>
<p><strong>Rusya&#8217;nın Ajda Pekkan”ı Alla Pugaçova</strong></p>
<p>En ilginç ve felsefi yanıt ise “Rusya&#8217;nın Ajda Pekkan”ı Alla Pugaçova&#8217;dan geldi:</p>
<p>“Beni mali krizden çok insanlarımızdaki manevi kriz düşündürüyor.”</p>
<p>Cenk Başlamış- BBC, Moskova</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-rusyada-teget-gecmedi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üyeler Ertunç Soğancıoğlu&#8217;ndan cevap bekliyor !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/uyeler-ertunc-sogancioglundan-cevap-bekliyor.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/uyeler-ertunc-sogancioglundan-cevap-bekliyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2009 16:20:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Aktif Dağıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Dizdar]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Durusoy]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Mali Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Berk Hacıgüzeller]]></category>
		<category><![CDATA[BJK]]></category>
		<category><![CDATA[BJK Mali Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[BJK TV]]></category>
		<category><![CDATA[Ertunç Soğancıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fabian Ernst]]></category>
		<category><![CDATA[Hürser Tekinoktay]]></category>
		<category><![CDATA[hT2]]></category>
		<category><![CDATA[tigana]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Şimşek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1310</guid>
		<description><![CDATA[15 Şubat 2009 Pazar günü Beşiktaş’ın 2008 Yılı İdari ve Mali Genel Kurulu yapılmasından sonra İlhan Durusoy’a ve ilgililere...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1312" title="Üyeler Ertunç Soğancıoğlu'ndan cevap bekliyor !" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/berkhaciguzeller.jpg" alt="Üyeler Ertunç Soğancıoğlu'ndan cevap bekliyor !" width="540" height="300" /></p>
<p>15 Şubat 2009 Pazar günü Beşiktaş’ın 2008 Yılı İdari ve Mali Genel Kurulu yapılmasından sonra İlhan Durusoy’a ve ilgililere;</p>
<p>BJK Mali Kongresi, 8 dakika ve cevap verilemeyenler!</p>
<p>Başlığı altında bazı soruları kendi adıma ve Beşiktaşlı dostlarım adına sordum.</p>
<p>İlhan Bey ve ilgililer çok yoğun olacaklar ki, henüz bir cevap alamadık.</p>
<p>Şimdi her konuşan kişiye “bunun yeri burası değil kongre” diyen yönetim kurulu üyelerine de “Peki kongrede sorduk cevap alamadık. Nerede soracağız sizi nasıl ibra edeceğiz? Mahkemeye vermeyip işin peşini mi bırakalım” diye konuşurlarsa ne diyeceksiniz.</p>
<p>Efendim o gün cevap veremedik ama şimdi yazılan ve sorulanlardan haberimiz yoktu demeye sakın yanaşmayın. İlgililerin neredeyse her yerde yazılanları okuduklarını, konuşulanları da duyduklarını çok iyi biliyoruz.</p>
<p>Şimdi devam edecek dediğimiz soruların ikincisine geçelim.</p>
<p>Değerli dostumuz Berk Hacıgüzeller mali kongrede 30 kasim 2008 tarihi itibariyle futbol a.ş’nin konsolide bilanço konularıyla ilgili bazı iddialarda bulundu.</p>
<p> Ama ne hikmetse Mali işlerden sorumlu olan Ertunç Soğancıoğlu, çok tartışılması ve konu üzerinde üyelerin yeterince aydınlatılması gerekilen konuda hiç kimseye hiçbir bilgi vermedi!</p>
<p>Şimdi Divan’ı yöneten Ali Rıza Dizdar’ın sürekli kestiği sekiz dakikalık süredeki konuları buradan hatırlatıp bir kez daha soruyor ve tüm Beşiktaşlı dostlarım adına kendisinden cevap istiyorum.</p>
<p>1- 30 Kasım 2008 tarihi itibariyle, Beşiktaş Futbol A.Ş’nin Türk Ticaret Kanunu’nun 324. maddesine gore sermaye yeterliliği kalmamış mıdır?</p>
<p>Bu yüzden şirketin alacaklılarından bir tanesinin alacağını zamanında tahsil edememesi durumunda mahkemeye açacağı dava neticesinde mahkeme Futbol A.Ş’nin iflasını ilan edebilecek midir?</p>
<p>2- Şayet böyle ise bu borçlanma hızına karşın ne gibi önlemler alıp AŞ’nin geleceğini kurtaracaksınız?</p>
<p>3- Bilanço’da Kısa Vadeli Varlıklar başlığı altında bulunan 54,390,680 TL lik tutar “ Gelir Tahakkuku” adıyla hesaplara kaydedilmiştir.</p>
<p>Bu gelir tahakkuku Bilançonun aktifinin en büyük hesap kalemi olmasına rağmen 26 nolu dipnotlarda neden hiçbir açıklama yapılmamıştır?</p>
<p>4- Bu gelir tahakkuku tutarının 43,632,506 TL lik kısmı; 01.06.2004 tarihinde Futbol A.Ş ile Dernek arasında imzalanan cari hesap faiz sözleşmesi altında karşılıklı verilen avanslara uygulanan ve yıllara sari olarak peyder pey gelir kaydedilen tutarların toplamıdır.</p>
<p>Bu faiz anlaşmasının yapılma sebebini bilmiyoruz. Uygulanan faiz Oranları yıllar itibariyle %27 ile yüzde 17,85 arasında mıdır?</p>
<p>5- Yine aynı hesap adı içerisinde geriye kalan 10,758,174 TL lik kısım da; 31.05.2008 tarihi itibariyle 47,187,542TL olan Uzun vadeli gelecek aylara ait giderlerin, 30.11.2008 tarihi itibariyle 42,144,649 TL lik oluşan farkı ile ( 5,042,893 TL) yine tahminimce ( birebir rakamları tutturamadığım için) Kısa Vadeli Gelecek Aylara ait Giderler hesabı toplamı son 3,5 yıldır yaklaşık 16,000,000 TL dir.</p>
<p>Her iki hesap arasındaki fark tutarı gider yazılacakken yıllar itibariyle gelir tahakkukları hesabına kaydedilmiş olabileceği yüksek bir ihtimal değil midir?</p>
<p>6- Toplam tutar 54,390,680 TL’ye getirilmiştir.</p>
<p>Böyle bir gelir tahakkuku yani tahsil edilecek gelir yoktur. Bu tutarın resmi açıklanan zarar tutarı olan 8,935,240 TL üzerine ilave ederek birikmiş zarar 63,325,920 TL olarak ifade edilebilir mi?</p>
<p>7- Futbolcu Lisans Değerleri tutarı US$ 35,154,379 TL dir. Bu tutarın doğru olmadığı açıkca raporda ifade edilmektedir ve ”Makul Değer” hesabının yapılması mı istenmektedir?</p>
<p>8- 30 yıl süre ile kullanımda olan ve aktifinde bulunan 21,545,157 TL’lik BJK lisans değerlerinin gerçeği yansıtmadığı Denetim Raporunda açıkca belirtilmiştir.</p>
<p>Bu tutar için de ”Makul Değer” hesabının yapılması mı istenmiştir?</p>
<p>9- BJK TV ’nin hesapları yani alacakları, borçları, varsa zararı Bilanço konsolidasyonuna dahil edilmemiştir.</p>
<p>Kanal D ile yapılan anlaşmanın geliri direk olarak mı tahsil edilmiştir yoksa BJK TV’ye mi gelir yazılmıştır?</p>
<p>BJK TV’nin hesaplarının dahil edilmemesinin sebebi sermaye tutarının azlığı olamaz. Çünkü Beşiktaş Turizm’in sermayesi 350,000 ve Beşiktaş sigortanın sermayesi 50,000 TL dir. Bunlar konsolide rapora dahil edilmiştir ama BJK TV dahil edilmemiştir.</p>
<p>Kanal D sözleşmesi yapılmadan önce de dahil edilmiyordu. Bu şu demektir; bu hesapların ya içinden çıkılamıyor ya da hesap kalemleri doğru rakamı mı temsil etmiyor?</p>
<p>10- Kısa Vadeli olmak üzere yani 30 Kasım 2009 tarihine kadar nakit anlamda Beşiktaş A.Ş’nin ihtiyacı olan para 50,420,000 TL’dir. Eğer hiçbir transfer yapılmazsa ve giderler aynı kalırsa.</p>
<p>(Bu tutara Aralık, Ocak ayında yapılan Yusuf Şimşek ve Fabian Ernst için ödenen nakit çıkışlar dahil değildir.)</p>
<p>Buna toplam 73 adet davanın en önemli kalemleri olan Tigana 2,800,000 Avro ve Aktif Dağıtım 10,000,000 ABD doları da dahil edilmelidir. Bu davaların değeri 23,100,000 TL dir ( cari kurlarla).</p>
<p>Başkan’a olan borç 2008 yıl sonu itibariyle 51,174,412 TL dir. Bu nakit ihtiyaçlarla hepsinin toplamı Başkana borç olarak 124,694,412 TL olacaktır.</p>
<p>Bu tutar başkana değil de bankalara olursa yükümlülükler toplamı 188,272,260 TL den 248,132,000 TL ye çıkacaktır. Bu tutar alacaklar düşüldükten sonra kalan tutardır. Bu borç hakikatı doğru mudur?<br />
(Not; Yusuf ve Ernst rakamları hariçdir.)</p>
<p>11- Stok hesapları içerisinde yani, satılan forma vs. hesaplarında;</p>
<p>30 Kasım 2008 tarihi itibariyle stoklarda 2,794,257 TL lik mal görünüyor.</p>
<p>31 Mayıs ile 30 Kasım arasında yapılan forma vs. satış tutarı 6,145,600 TL’dir.</p>
<p>Bu şu demektir; bir 6 ay daha ancak yine aynı tutarda satış yapılabilecektir.</p>
<p>Ancak verilen sipariş tutarı ( Bunu Ertunç bey faturası gelmemiş ve stoklara girmemiş sipariş olarak anlattı kendi sunumunda) 9,332,187 TL’dir.</p>
<p>Şimdi, stokta 2,794,257 lik mal varken, 6,145,600 lük takribi bir satış hacmi varken görünen şu ki 3,351,343 TL lik ( 6,145,600 – 2,794,257) sipariş verilebilir. Neden 9,332,187 TL lik sipariş verilmiştir. Fark 5,980,844 TL’dir.</p>
<p>Evet, Ertunç Bey ve ilgililer;</p>
<p>Değerli üyemiz Berk Hacıgüzeller’in kongrede sorduğu ancak cevap verilme geleneğinin uygulanmadığı için üyelerin aydınlanamadığı bu sorulara cevap bekleyen üyeleri acaba ciddiye alacak mısınız?</p>
<p>Yoksa Fulya’nın Proje sorumlusu İlhan Durusoy ve diğer sorumlular gibi sessiz mi kalacaksınız?</p>
<p>Hatırlarsanız derneğimiz üyelerine her şeyi açık ve net olarak açıklayacak bir kurumdur.</p>
<p>Ve tüm Dernekler kanununa bağlıdır.</p>
<p>Yöneticilerin de bu ve ilgili kanunlarla karşı sorumlulukları vardır.</p>
<p><strong><span style="color: #464646;">Saygılarımla,<br />
06 Mart 2009<br />
5946 Hürser Tekinoktay<br />
Not; Sorular, ilgililer için devam edecek…</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/uyeler-ertunc-sogancioglundan-cevap-bekliyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kriz yabancı şirketleri de etkiliyor !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-yabanci-sirketleri-de-etkiliyor.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-yabanci-sirketleri-de-etkiliyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 09:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[BMW]]></category>
		<category><![CDATA[Cenevre Oto Fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Norbert Reithofer]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv sektörü kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1261</guid>
		<description><![CDATA[Alman otomotiv şirketi BMW, bu yıl daha öncekilere ilaveten 1000 personeli daha işten çıkaracağını açıkladı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1262" title="Global Kriz" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/global-crisis.jpg" alt="Global Kriz" width="540" height="300" /></strong></p>
<p><strong>BMW, 1000 işçiyi işten çıkaracak</strong></p>
<p>Alman otomotiv şirketi BMW, bu yıl daha öncekilere ilaveten 1000 personeli daha işten çıkaracağını açıkladı.</p>
<p>BMW üst yöneticisi Norbert Reithofer, Cenevre Oto Fuarında gazetecilere, istihdamda daha fazla kesintiye gitmenin 2009 yılında piyasa koşullarına bağlı olacağını söyleyerek, &#8221;2009 bizim endüstrimiz için çok zor bir yıl olacak&#8221; dedi.</p>
<p>Almanya ve ABD&#8217;deki son verilerin ocak ayında düşen satışların şubat ayında da devam edeceğini ya da daha da kötüleşeceğini gösterdiğini ifade eden Reithofer, &#8221;neşelenmek için bir sebep görmüyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Otomotiv sektöründe düzelmenin muhtemelen 2010 yılında yavaşça başlayacağını söyleyen Reithofer, &#8221;BMW tek başına yaşamını sürdürmek için yeteri kadar güçlü, ancak bu diğer otomotiv üreticileriyle işbirliğini engellemedi. Şirketimizin ticari bağımsızlığı bizim en büyük varlığımız&#8221; dedi.</p>
<p>BMW, geçen yıl sonu itibarıyla 100 bin kişiyi istihdam ediyordu.</p>
<p><strong>Vodafone 500 kişiyi çıkarıyor</strong></p>
<p>İngiliz cep telefonu şirketi İngiltere&#8217;de 500 personeli işten çıkarıyor.</p>
<p>Gelirleri bakımından dünyanın en büyük cep telefonu şirketi olan Vodafone yaptığı açıklamada, daha önce açıkladığı maliyeti kısma planı kapsamında, İngiltere&#8217;deki çalışma gücünün yaklaşık yüzde 5&#8242;ine denk düşen 500 personelin işten çıkarılacağını bildirdi. Vodafone’un İngiltere’de 10 bin çalışanı bulunuyor.</p>
<p>Şirket geçen yıl Kasım ayında dünya çapındaki faaliyetlerinin maliyetini, 2011 yılına kadar yılda 1.56 milyar dolar azaltmayı planladığını açıklamıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-yabanci-sirketleri-de-etkiliyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ekonomik-kriz-ve-dusundurdukleri.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ekonomik-kriz-ve-dusundurdukleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 15:30:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomist]]></category>
		<category><![CDATA[Global Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Hürser Tekinoktay]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Karl Markx]]></category>
		<category><![CDATA[karl marx]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Liberal Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Marx]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[US. Dolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1150</guid>
		<description><![CDATA[Evet, Günümüzde adeta tekil hale gelen “Liberal Ekonomi” içinde bulunduğumuz günlerde ekonomistler ve politikacılar tarafından çok tartışılmaya başlandı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1149" title="Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/02/turkiyeekonomikkriz.jpg" alt="Ekonomik Kriz ve Düşündürdükleri" width="540" height="300" /></p>
<p>Evet, Günümüzde adeta tekil hale gelen “Liberal Ekonomi” içinde bulunduğumuz günlerde ekonomist ve politikacılar tarafından çok tartışılmaya başlandı.</p>
<p>Krizler teğet geçer derken, gittikçe büyüyen ekonomik krize sebep olan bu model sadece ülkemizde değil bütün dünya ülkelerinde tekrar tartışılmaya başlanmalıdır.</p>
<p>Belki de her zaman olduğu gibi Amerikalılar bu alanda da öncü olacaklar.</p>
<p>Nitekim New York’daki kitapçılarda şu sıralarda en çok Karl Marx kitaplarının satılması da bu durumun bir nevi göstergesi denilebilir.</p>
<p>ABD’de yaşanılan kriz aslında Amerika Birleşik Devletleri için ne kadar krizdir, ne kadar kriz değildir bunu anlamak gerçekten zor.</p>
<p>Ancak Amerika’da şimdileri yaşayan halk, bireysel ve ailesel normlarda bir kriz yaşamaktadır.</p>
<p>Tabi burada Amerika Birleşik Devletlerinin en büyük giderlerinin petrol olduğunu ve en büyük gelirlerinin de US. Dolar olduğunu düşünürsek bazı gerçekleri sorgulamak için gerekli ipuçlarını bulabiliriz.</p>
<p>Bakıldığı zaman Dünya üzerindeki kriz başladığında varili 150 US. Dolar olan Petrol bir ayda 40 US. Dolar seviyelerine gelmiştir.</p>
<p>Buna karşın, önümüzdeki 50 yıl içinde USA’nın karşısındaki en büyük güc yeni  Cumhuriyetleriyle birlikte Rusya ve hemen arkasındaki Çin’in oluşturacağı bir Pakt’dır. Ve bu paktın en büyük gelirleri Petrol, en büyük giderleri US. Doları’dır.</p>
<p>Öte yandan en büyük giderleri Amerikan bankalarından aldıkları krediler olan bu ülkelerin giderleri, doların ABD’ye geri çağrılmasıyla birlikte yükselişe geçmiştir.</p>
<p>Üstelik paraları iade etmelerinin zor olduğu durumda sadece şirket, yer altı ve yer üstü kaynaklarını takas etmekten başka çareleri de olmayacaktır.</p>
<p>Bunların ülkelerinin başına gelebileceğini de ne yazık ki Dünya’daki ender başarılı liderlerden olan Venezuela Başkanı Hugo Chavez ve Latin arkadaşları görerek kendi para birimlerini yaratmaya uzun zaman önce başladılar.</p>
<p>Rusya da şimdi aynı yolu izleyerek Ruble’yi konvertible yapmak istiyor.</p>
<p>Umarım bu hamleleri çok geç olmaz ve teğet önümüzdeki aylarda Ülkemizin tam merkezinden geçirmez.</p>
<p><strong>Hürser Tekinoktay</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/ekonomik-kriz-ve-dusundurdukleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teğet Çin&#8217;de mi?</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/teget-cinde-mi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/teget-cinde-mi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 12:18:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=942</guid>
		<description><![CDATA[Çin'de ihracat üç aydır düşüyor ancak bu düşüş ilk kez iki haneli rakamlara ulaştı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-946" title="chinadams3" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/02/chinadams3.jpg" alt="chinadams3" width="540" height="300" /><br />
Çin&#8217;in ihracatı azaldı</p>
<p>Çin geçen ayki ihracatının, bir önceki yıla oranla %17,5 düştüğünü açıkladı.</p>
<p>Son zamanlarda en az 20 milyon Çinli&#8217;nin işsiz kaldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>Son 10 yılın en büyük düşüşü olan bu rakam, dünyada talebin hızla azalmakta olduğunun işareti olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çin&#8217;de ihracat üç aydır düşüyor ancak bu düşüş ilk kez iki haneli rakamlara ulaştı.</p>
<p>Ayrıca Ocak ayında ülkenin ithalatı da %43,1 azaldı.</p>
<p>Şangay&#8217;daki muhabirimiz Chris Hogg, bu düşüşlerden özellikle ekonomisi ihracata dayalı olan kıyı kentlerinin etkilendiğini söylüyor.</p>
<p>Muhabirimize göre ihraç malları üreten pekçok fabrika kapandı.</p>
<p>Ülkenin kırsal iç kesimlerinden çalışmak üzere sanayileşmiş kıyı bölgelerine gelen 20 milyondan fazla Çinli&#8217;nin işsiz kaldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>Muhabirimiz Chris Hogg, gerçek rakamların büyük olasılıkla çok daha yüksek olduğunu söylüyor.</p>
<p>Ancak Çin hala 39 milyar doları aşkın ticaret fazlasını koruyor.</p>
<p>Bazı uzmanlar dünya ekonomisindeki resesyon sürdükçe Çin&#8217;in de kötüye gideceğini savunurken, bazıları da Çin ekonomisindeki kötü gidişatın sonuna gelindiği görüşünde.</p>
<p><span style="color: #000080;">Evet bizden teğet geçen kriz Çin&#8217;e ulaşmış görülüyor&#8230;<br />
Malum Çin gibi Dünya pazarında en ileri rekabetçi üretim ülkesinin mal satışında olan bu düşüş bize artık bazı önlemleri almamız için politikacılarımıza sert bir uyarı olur&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #000080;">Sağlıcakla,</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/teget-cinde-mi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küba ablukası ABD&#8217;ye pahalıya mal oluyor !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 18:47:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Havana]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Obama 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Obama ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Obama Küba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=589</guid>
		<description><![CDATA[Washington, 11 Ocak (Prensa Latina) İçlerinde ABD Ticaret Odası’nın da olduğu, pek çok önde gelen ABD’li ticari kuruluş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-590" title="Obama 2008 Küba" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/01/obama-kuba-01.jpg" alt="Obama 2008 Küba" width="540" height="300" /></p>
<p>Washington, 11 Ocak (Prensa Latina) İçlerinde ABD Ticaret Odası’nın da olduğu, pek çok önde gelen ABD’li ticari kuruluş, Washington’un Küba’ya yönelik ablukasının, ABD ekonomisinde yaratttığı kayıplarla ilgili yeni kanıtları içeren bir mektup kaleme aldı.</p>
<p>Meksika doğumlu olan ve Küba’da çalıştığı bir yıla dair anılarını yazdığı “Duvarın İçinden: Havana’da Bir Yıl” adlı kitabı 2006 yılı Amerikan Kitap Ödülü’ne aday gösterilen gazeteci Margot Pepper’e göre, bu kuruluşlar yeni seçilen devlet başkanı Obama’ya; yarım asırdır devam eden ve ABD’ye yılda 1,2 milyar dolara mal olan ablukanın ortadan kaldırılması yönündeki süreci başlatması için talepte bulundu.</p>
<p>Pepper yeni gelen son bilgilere göre; 2009 yılı planında, gerçekleştirilemeyecek satışlar nedeniyle ABD için yıllık yaklaşık 3,6 milyar dolar kayıp oluşacağını belirtti.</p>
<p>Hazine Bakanlığı tarafından abluka kurallarını uygulamak için harcanan milyonlarca dolara ek olarak, sinyalleri Küba Hükümeti tarafından etkili bir şekilde bloke edilen ve yılda 27 milyon dolar maliyeti ile bir kara delik olarak adlandırılabilecek Jose Marti radyo ve televizyonu da ABD ekonomisi için ciddi bir maliyet oluşturuyor.</p>
<p>Yarıküre İşleri Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre bu miktar son 20 yılda yaklaşık yarım milyar dolara ulaştı.</p>
<p>Kar amacı gütmeyen Küba Politikası Vakfı’na (CPF) göre abluka, ABD ekonomisinde sadece tarımsal ihracat alanında 1,24 milyar dolarlık kayıba neden oluyor. Bunun dışında diğer ekonomik ihraç kalemleri ile birlikte bu rakam yılda toplam yaklaşık 3,6 milyar dolara ulaşıyor.</p>
<p>CPF tarafından verilen bilgilere göre sadece Arkansas eyaleti yılda yarım milyar dolarlık iş olanağını kaybediyor.</p>
<p>Amerikan Seyahat Acentaları Kurumu’na göre ABD, Küba’ya dönük seyahat sınırlamalarını kaldırırsa, 2010 yılına kadar yaklaşık 1,8 milyon Amerikalı’nın Küba’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Kurumun yaptığı açıklamaya göre bu, gayri safi milli hasılaya yaklaşık 1,6 milyar dolar eklenmesi anlamına geliyor.</p>
<p>John Hopkins Üniversitesi’nin açıklamasına göre ABD ekonomisi, abluka nedeniyle Küba’dan 1 milyar dolar fazla olarak yılda 2 milyar dolar ticari kayba uğruyor.</p>
<p>2002 yılında Küba hükümeti abluka nedeniyle Küba’nın kayıplarını yıllık 685 milyon dolar olarak hesaplamıştı. Aralık 2008’de, BBC tarafından yayınlanan rapora göre, ablukanın başladığı 1962’den beri Küba toplam 93 milyar dolar kayba uğradı.</p>
<p>Margot Pepper’e göre hangi istatistik değerlerin kullanıldığından bağımsız olarak, son yirmi yılda ablukanın iki ülkeye de maliyeti 3 kat arttı. Bu, iki tarafın yurttaşlarının da karşılayabileceği bir miktar olmaktan çok uzakta bulunuyor. Gerçek şu ki fakir bir ülke olan Küba, yurttaşlarının tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorken, bu alınacak ambargo kaldırma kararıyla yeni seçilen başkan hem Amerikan ekonomisindeki zarar kalemlerinden birini ortadan kaldıracak hem de kendi yurttaşlarının, Küba’nın sağlık alanında sunabileceği menenjit B aşısı, retinitis pigmentosa hastalığının tedavisi; buzdolabında saklanmayan sütler için koruyucu madde ve bir yan etki olarak cinsel gücü arttırması nedeniyle yabancılar tarafından çokça talep edilen kolestrol düşürücü bir hap olan PPG’den faydalanabilmesinin önünü açacak.</p>
<p>CPF’ye göre ülke genelinde ABD yurttaşlarının yüzde 52’si ablukanın kaldırılmasından yanayken, yüzde 67’si Küba’ya seyahati yasaklayan kanunun derhal kaldırılmasını istiyor.<br />
 <br />
<span style="color: #003366;">Bilindiği gibi Küba&#8217;ya yaklaşık 50 yıldır ABD tarafından ambargo uygulanmaktadır&#8230;.Obama&#8217;nın gelişiyle ABD&#8217;nin Dünya politikasında ne gibi değişiklikler olacağı merakla bekleniyor&#8230;<br />
Ve tekrar aklımıza şu soru geliyor;<br />
Obama gerçek mi? Yoksa bir masal mı?<br />
Sağlıcakla,</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALBA dolara karşı !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-dolara-karsi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-dolara-karsi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 09:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ALBA]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rodriguez]]></category>
		<category><![CDATA[Bolivya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dominik]]></category>
		<category><![CDATA[Honduras]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Nikaragua]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[Venezuela Başkanı Hugo Chavez latin ülkelerinin kendi para birimlerini yaratması gerektiğini uzunca bir süredir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2008/12/alba001.jpg"><img src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2008/12/alba001.jpg" title="ALBA" height="300" width="540" alt="ALBA" class="alignnone size-full wp-image-159"/></a></p>
<p>Venezuela Başkanı Hugo Chavez latin ülkelerinin kendi para birimlerini yaratması gerektiğini uzunca bir süredir söylemekteydi&#8230;&#8230;</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Venezulla Maliye Bakanı Ali Rodriguez, Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif&#8217;in (ALBA) 8 Ocak Karakas toplantısında yeni bir ortak para birimi konusunun ele alınacağını açıkladı.</p>
<p>Bakan, konu hakkında görüşen uzmanların doların dünya mali krizinin bir parçası olduğunu tespit ettiklerini, bunun da ortak bir para birimine duyulan ihtiyaca işaret ettiğini söyledi.</p>
<p>Yerel Vive-TV kanalına konuşan Rodriguez, dünyanın çeşitli bölgelerinin ticarette referans olarak kullanmak üzere dolar dışında alternatifler aradıklarını ekledi.</p>
<p>Venezuelalı bakan, bunun evrensel bir para birimi ve bir Dünya Merkez Bankası oluşturulması gereğini gösterdiğini, böylece tek ülke hakimiyetinin son ereceğini ve dünyanın geri kalan ülkelerinin para birimlerinin de destekleneceğini söyledi.</p>
<p>ALBA, Bolivya, Dominik, Honduras, Küba, Nikaragua ve Venezuela&#8217;dan oluşuyor&#8230;</p>
<p>Projenin oluşmasıyla birlikte Amerikan Dolarının Dünya üzerindeki ekonomik liderliğinin getirdiği tüm politikaların değişebileceği söz konusu olacak&#8230;.</p>
<p>Sağlıcakla,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/alba-dolara-karsi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

