hT2'yi takip et !

Google+

Cumhurbaşkanı, Yargı Reformu ve Bilir bilmez kişiler!

19 Şubat 2010  |  16:02  |  
Yazı büyüklüğü: 

Abdullah Gül Yarı Reformu Bilirkişiler

Yargı Reformu ve Bilirkişiler

Yaşadığımız ülkede bazen neler oluyor, kim neler yapıyor, biz ve çocuklarımız ne olacağız diye düşünen vatandaşlarımız her geçen gün çoğalıyor.

Aslında bunu sadece Türkiye diye sıralarsak belki dar bir pencereden olan bitene bakmış da olabiliriz.
İçinde bulunduğumuz dünyada liderlerin gerek küresel ısınma, gerek politik gerekse de insan hakları gibi evrensel sorunlarına hala asgari bir müşterekte birleşemedikleri bir başka gerçek.

Geçmekte olduğumuz haftada ciddi bir yargı hatta adalete güven krizi ile karşı karşıya kaldık.
Bu durum karşısında Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Adalet Bakanlığımızı temsil eden Yargı’nın kısır döngü içinde olduğuna dikkati çekerek Yargı Reformunun gerekliliğini ifade etti.

Evet,  içinde bulunduğumuz kaotik ortamı çıkmaz sokağa benzeterek şikâyette bulunan gerçekten de Cumhurbaşkanımız.

Kanımca bu şikâyet aslında geç kalınmış olmakla birlikte oldukça haklı ve memnuniyet verici bir davranış.
Gönül isterdi ki Cumhurbaşkanımız hatta Bakanlarımız bu Yargı düzeni içinde vatandaşın ve kamunun hakkı yenirken de şikâyetlerini ifade edebilselerdi.

Belki Cumhurbaşkanı bazı teknik konuları bilemeyebilirdi. Ancak Adalet Bakanlığından sorumlu olan bürokratlarımız Yargı Reformunun çoktan gelip geçmekte olduğunu fark edip erken uyarı sistemini keşke verebilselerdi.

HUKUK SİSTEMİMİZDEKİ YUMUŞAK NOKTALAR

Neticede onlar hukuk sistemimizde yumuşak noktalar olduğunu pek ala da bilmeliydiler.

Şimdi gelinen noktaya bakalım; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Erzurum özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’ın yetkilerini aşarak Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında işlem yaptığına karar verirken, Yargıtay’ın bir içtihadında bir hakimin soruşturmasının Cumhuriyet Savcılarınca yapılacağını hükme bağlayan bir başka karar verilebiliyor!

Aslında söz konusu Yargıtay 5. Dairesi 2009/1–5-esas sayılı. 76 sayfadan oluşan dosya soruşturma yetkisinin Cumhuriyet Savcısında, yargılama yetkisinin ise, Yargıtay’da olduğu hükmünü vermesi gerçekten çok önemli neticede Yargıtay’ın kararında “CMK 250. madde kapsamına giren suçlarda, soruşturma, yetkili cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılır. Bu suçlar görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile, Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır” denildi.

İFTİRA DİYEN İFTİRACILAR!

Bakıyorsunuz ortada bir sürü iddia ve itiraf var adam yargılanamıyor!
Üstelik İtiraf eden kamu üst düzey yetkilerini de hiçe sayarak bana iftira atıyorlar diye, asıl iftirayı atarak 2. Bir SUÇ İŞLİYOR!

İtiraf eden yetki sahibi Bürokratlar, şahitler, deliller dolu iddialar varken soruşturma açılamayınca;
Zatı muhterem ortada gerine gerine dolaşıyor!

Hâlbuki günümüz teknolojisinde soyağaçları, banka hesapları, GSM ve her türlü teknolojik izleri rahatça mevcut!

EVET, YARGI REFORMU YAPILMALI!

Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün dediği gibi “Çıkmaz sokak ve kısırdöngü” içindeki Hukuk sitemimizdeki en yumuşak yer kanımca bilirkişi müessesi!

Şimdi işi mahkemeye düşmemiş vatandaşlarımızdan o nereden çıktı diyenler olabilir!
Ama hukuk sistemimizin içindeki hangi hakim veya hangi avukatla konuşsanız bilirkişi müessesinin en büyük sorunları olduklarını işitiyorsunuz.

Haksızlar mı? Hiç de değil… Hem de sonuna kadar haklılar…
Şimdi bakın neler mi oluyor…

Adamın biri bana hakaret etti diyor savcılığa şikayet ediyor…
Tamam, gayet güzel savcı hakaret var mı, yok mu diyerek konuyu bilirkişiye iletiyor…

İlettiği bilirkişi karayolu hukuku öğretim görevlisi…
Yaa, adamlar karayoluna küfür etmiyor ki!
 Üstelik küfür veya sövme varsa soruşturma açmak için bilirkişiye hacet var mı?

Ne zamandan beri küfür veya sövme için savcılar bilirkişi tayin ediyorlar diye biraz sordum birkaç hakim ve savcı arkadaşa bana güldüler!

Karayolu hukukçusu  “buradaki falanca yer buhar oldu” yazık “değil mi yetim hakkına“  diye edilen lafları sövme kabul etmesine dava açılıyor…

Bu anlayışa baksanız Başbakanımızın Hilton arazisi ile ilgili Aydın Doğan’a dediği laflara kim bilir ne diyecekler!
Sonra ne oluyor.

İTİRAFÇILARIN KAYITLARI ORTADA YOK!

Mahkeme açılıyor şahit ve itirafçılar dinlenmeden yine bilirkişi incelemesi isteniyor!

Bilirkişiler konusu imar olan mevzu ile ilgili usulsüzlüğün ve kamuya terk edilmesi gereken yerlerin edilmediğini itiraf eden İMAR KOMİSYON BAŞKANINI , Büyükşehir Başkan vekilinin konuyla ilgili itiraflarını aynı yerin önceki dönem iki belediye Başkanının bu usulsüzlüğe şahitliğini hiç görmüyorlar ve “evet kamu hakkını arayan bu vatandaşlar iftira atmışlardır”diyebiliyorlar!

Vatandaş  “E peki ne olacak şimdi” diyor. Hukukçular yeniden bilirkişi isteyeceğiz diyor!
Peki sonra ne olacak diyor vatandaş “Ne olacak o da tam tersi rapor yazar” diyor hukukçu..
Yaa vatandaşın hukuku tenis topu mu bir oraya bir buraya gidecek.

BİR BAŞKA BİLİRKİŞİ VAKASI !

Kamu Yararına çalışan bir derneğin mahkemesi hakim dosyayı bilirkişiye sevk ediyor, bir de İçişleri Bakanlığı’na bağlı Dernekler masasına sözleşmeler gizleniyor diyerek dernek yöneticilerini şikayet ediyor!
Bilirkişiler konuyla ilgili sorumlu kişilerin işleri doğru yaptığına rapor yazıyor.

BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ ve ÖZEL BİLİRKİŞİ TEZATI!

Ama İçişleri bakanlığına bağlı Müfettişler tam tezat bir rapor yazıyorlar!
Bilirkişi ayrıca bu bilirkişilik için neredeyse asgari ücret kadar ödenek alıyor!

Rapora yazdığı kanaatinden dolayı!
Peki, kanaat Yargıtay’dan dönüyor ve dava tam ters bir hal alıyor…
Şimdi o bilirkişi başka yerde başka bilirkişilik yapıyor üstelik bir ayda dünya kadar asgari ücret kadar ciro yaparak!

Nasıl böyle bir düzenek ve hukuk oyalanıyor…
Nasıl dünya kadar dosya Yargıtay’a gidiyor..İnsanlar akıl sır erdiremiyor.

HAKİMLER, SAVCILAR HATTA GENERALLER SIKINTILI BİLİRKİŞİLER RAHAT !

Şimdi ülkemizde kanaatinden dolayı içeri veya görevinden alınan hakim, savcı, general varken bu bilirkişiler yanlış kanaatinden dolayı bırakın ceza almayı üst üste para kazanıp duruyor.
Bir hakimin bir savcının temel hukuk maddeleri için bilirkişiye dosyaları göndermesi kadar zaten saçma bir şey olur mu?

Biri okullar Üniversiteler bitirmiş yüzlerce davaya bakmış hakim veya savcı…
Öbürü daha çocuğu yaşında yeni okulu bitirmiş ve okulda öğretim vazifesine başlamış bilirkişi!

ASIL BİLİRKİŞİLER KİM?

Hangisinin asıl bilirkişi olduğunu bilen kim acaba?
Kimine göre bu bilirkişilerin hesaplarının sürekli incelenmesi lazım deniliyor..
Kimine göre kanaatiyle mahkemenin gidişatını olumsuz yönlendiren bu kişilerin cezalandırılması gerekiyor…

H.Tekinoktay

Okuyucu mesajları

#1  SEZAVER DENIZ yazdı. | Tarih: Şubat 22nd, 2010 | Zaman: 16:04

Ellerinize saglik Hurser Bey. Lutfen yazmaya devam edin.Bundan sonra merakla takip edecegim yazilarinizi.

Mesaj Bırakın

gerekli, gerçek isim kullanın.
gerekli, yayınlanmayacak !

Küba
Etiketler: Abdullah Gül, Adalet Bakanlığı, BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ, BİLİRKİŞİ VAKASI, Bilirkişiler, Cumhurbaşkanı, Erzincan Başsavcısı, Erzurum özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, fulya, Hürser Tekinoktay, iftiracılar, İlhan Cihaner, İMAR KOMİSYON BAŞKANI, Kamu hakkı, Osman Şanal, ÖZEL BİLİRKİŞİ, Yargı Bilirkişiler, Yargı Reformu, Yargı Reformu ve Bilirkişiler, Yargı Reformu Yapılmalı, Yargıtay 5. Dairesi,

BENZER HABERLER

hT2'yi takip et !