<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hT2 - hurserTekinoktay.com.tr &#187; Obama</title>
	<atom:link href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/tag/obama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr</link>
	<description>Sizler ile birlikte . . .</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 14:25:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>ABD için en iyi başkan kim?</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-icin-en-iyi-baskan-2596.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-icin-en-iyi-baskan-2596.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 14:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD başkanlık seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD için en iyi başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Bent Weber Science]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro yeni makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Galler Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Prensa Latina]]></category>
		<category><![CDATA[Sidney Avustralya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=6050</guid>
		<description><![CDATA[Küba Devrimi lideri Fidel Castro’nun “ABD için en iyi başkan kim?” adlı son makalesini paylaşıyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2012/01/fidel-castro-abd-en-iyi-baskan.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6051" title="Fidel Castro" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2012/01/fidel-castro-abd-en-iyi-baskan.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></h2>
<h2>Küba Devrimi lideri Fidel Castro’nun Prensa Latina ‘da yayınlanan “ABD için en iyi başkan kim?” adlı son makalesini sizlerle paylaşıyoruz.</h2>
<h3>ABD için en iyi başkan?</h3>
<p>Çok bilinen bir Avrupa kaynaklı haber ajansı Sidney Avustralya’dan bildiriyor:</p>
<p>“Yeni Galler Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı saç telinin onbinde biri inceliğinde bir elektrik kablosu ürettiklerini ve bu ürün sayesinde geleneksel elektrik iletimindeki verimin aşıldığı açıkladı.”</p>
<p>“Üniversitedeki projenin başındaki Bent Weber Science dergisine verdiği röportajda elektrik kablolarının mikroskopik ölçekli olarak etkileyeceğini belirtirken gelecekteki elektrik iletimi için çok önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.”</p>
<p>“Kablo Avustralyalı ve ABD’li bilimadamları tarafından fosfor atom zincirlerinin silisyum kristali içine yerleştirilmesiyle oluşturuldu: Nano ölçeğindeki kablonun genişliği dört, yüksekliği de bir atom boyunda. ”</p>
<p>“Buluş, kuantum bilgisayar olarak tanımlanan süper hızlı bilgisayarların geliştirilmesi için çok önem taşıyor. Bu bilgisayarlar bir kaç saniyede çok karmaşık işlemleri yapabilecek hızda ve günümüzdeki bilgisayarların çok ötesinde kabiliyete sahip olacak.”</p>
<p>“Geleneksel bakır kablo ile elektrik iletimi elektronların bir doğrultuda akmasıyla oluyor. Ancak iletken kablonun kesiti küçüldükçe akıma karşı oluşan direnç de artıyor.”</p>
<p>“Bu sorunu aşmak için Weber ve ekibi atom mikroskopları kullanarak fosfor atomlarını silisyum kristallerinin içine yerleştirdi.”</p>
<p>“Bu sayede nano ölçeğindeki kablo, bakır kablodaki gibi elektron akışının direnç oluşmadan yaratılmasını sağlar. Weber bu şekilde elektrik iletimi bileşenlerinin atom seviyesine indirilebildiğini vurguluyor.”</p>
<p>“Projeyle ilgili yorum yapan fizikçi Michelle Simmons atom seviyesinde teknoloji kullanılacaksa aynı düzeyde kablolara ihtiyaç duyulacağını söylüyor.”</p>
<p>*</p>
<p>İnsanlığın iyiliği için kullanılabilecek olan teknoloji alanındaki bu gibi önüne geçilmez ilerlemeler yaşanmasına rağmen önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi dünyanın kaynaklarının hızla yağmalanmasının önüne geçilmemekte. 4000 milyon yılda meydana gelen fosil yakıtlar neredeyse iki yüzyılda tüketilmiş durumda.</p>
<p>Bugünlerde yeniden başkan seçilme telaşında olan Obama’nın kelime oyunlarıyla arası çok iyi. Bugünlerde adını ağzından eksik etmediği Martin Luther King’den acaba kaç ışık yılı uzakta?</p>
<p>Ama daha da kötüsü var: Cumhuriyetçi başkan adayları veya Çay Partisi liderleri seçilmeleri durumunda kafalarında barış idealleri sırtlarında nükleer silahlarla iktidara gelecekler.</p>
<p>Sevgili okuyucular, günümüzdeki bilgisayarlardan binlerce kat hızlı işlem yapan bilgisayarlar hayal edin…</p>
<p>Bütün bu gelişmelere rağmen en kötüsü Beyaz Saray’ın başına geçebilecek bir robotun olmaması değil mi? Bu şekilde insanoğlunun geleceği belki de bir nükleer savaşla tehlikeye atılmamış olur!</p>
<p>Eminim ki ABD’li seçmenlerin %90’ı özellikle de İspanyol asıllılar, siyahlar ve yoksullar bu robota oy verecektir.</p>
<p><strong>Fidel Castro Ruz</strong><br />
<strong> 8 Ocak 2012</strong><br />
<strong> 18:18</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-icin-en-iyi-baskan-2596.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro&#8217;dan Obama&#8217;ya Anlamlı Mesaj</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-obama-utanc-6015.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-obama-utanc-6015.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 15:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Castro Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Castro Obama Mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[Castro Obama Utanç]]></category>
		<category><![CDATA[Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Son Makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kübalı Kahramanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obamanın Denetimli Utancı]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=6015</guid>
		<description><![CDATA[Küba Devrimi lideri Fidel Castro’nun “Obama’nın denetimli utancı” adlı son makalesi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-6016" title="Fidel Castro'dan Obama'ya" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/10/Fidel-2.jpg" alt="" width="540" height="320" /></p>
<h1><strong>Küba Devrimi lideri Fidel Castro’nun “Obama’nın denetimli utancı” adlı son makalesi.</strong></h1>
<p><strong>OBAMA’NIN DENETİMLİ UTANCI</strong></p>
<p>Kübalı anti-terörist Rene Gonzalez’in kendisine yüklenen haksız hapis cezasını çektikten sonra Küba’ya ailesinin yanına dönmesine karşı çıkan Florida Mahkemelerinin Yanki hâkimlerinin kararı bekleniyor olsa da acımasızcaydı.</p>
<p>İçinde masum yolcularla dolu yolcu uçaklarını patlatan CIA ajanları olan Posada Carriles ve Orlando Bosch gibi katilleri yaratan ABD hükümeti haksız yere 13 yıl boyunca hapislerde kötü muamelelere maruz kalan Rene’nin orada kalmasında diretiyor.</p>
<p>ABD’de güya “özgür” bir şekilde üç yıl daha ceza almadan elini kolunu sallayarak gezen katillerin insafına bırakılıyor. Daha uzun süreli ceza alan 3 Kübalı ve iki kez ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış beşinci Kübalı ise hala ABD hapishanelerinde. Dünya kamuoyunda Küba Beşlisine sahip çıkan tepkilere karşı imparatorluğun verdiği cevap bu şekilde.</p>
<p>Eğer olaylar bu şekilde gelişmese imparatorluk imparatorluk olmazdı, Obama da bir aptalı oynamayı bırakırdı.</p>
<p>Tabii ki Kübalı kahramanlar orada sonsuza kadar kalmayacaklar. Dünya çapında ve Amerikan halkının içinde onur, inat ve dayanışma hareketi gelişip büyüyecek ve bu aptalca haksız adaletsizlik sona erecek.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kurumun yeniden yapılandırılması gereği görüşülürken bu çirkin karar gündeme geldi. Bir karar herhalde hiç bu kadar kıyasıya eleştirilmemiştir.</p>
<p>Bolivarcı lider Hugo Chavez Genel Kurula ilk mesajını 21 Eylül günü iletti. Chavez’in ikinci mektubu Başbakan Nicolas Maduro tarafından sütün bir belagatle Genel Kurula aktarıldı. Bu mesajında Chavez, yurdumuza karşı yürütülmekte olan yasadışı ablukayı reddederken yaptıklarından dolayı Küba Beşlisinden intikam almaya çalışanları da lanetledi.</p>
<p>Bu şartlar altında görüşlerimi yazmaya mecbur oldum. Düşüncelerimi konuşmacının-yazarın kelimeleriyle yapmak isterim:</p>
<p>“Kant’ın alaycı bir dille ifade ettiği gibi, mezarlıkların barışı değil bizim aradığımız. Bizim aradığımız uluslararası hukuka gerçekten bağlı bir barış. Ne yazık ki, Birleşmiş Milletler, tüm tarihi boyunca, uluslar arasında barışı tesis etmek ve yaygınlaştırmak yerine, kimi zaman eylemleriyle kimi zaman da vurdumduymazlığıyla en insafsız haksızlıklara destek vermiştir.”</p>
<p>“1945’ten bu yana, savaşlar yeni savaşlar yaratmaktan başka bir işe yaramamıştır.”</p>
<p>“Tüm dünya ülkelerine çağrıda bulunarak şunu yineliyorum: 11 Eylül 2001’den bu yana yeni ve emsali görülmemiş, sonu olmayan bir savaş başlamıştır.”</p>
<p>“İçinde yaşadığımız dünyanın korkunç gerçekliğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. [...] Neden sadece Amerika Birleşik Devletleri’dir dünyanın dört bir yanını üsleriyle donatan? Bu denli devasa bir bütçeyi askeri harcamalara akıtmaya neden olan bu korkunun kaynağı nedir? Ülkelerin egemenliklerini hiçe sayarak bunca savaşın fitilini ateşlemesinin nedeni nedir? Uluslararası hukuk nasıl oluyor da ABD’nin yer yüzündeki enerji kaynaklarını kontrol altına almaya ve sömürgen ekonomisini sürdürmesine destek olabiliyor? Niye BM Washington’a dur demiyor? [...] imparatorluk, bu sıfat kendine sunulmadan, kendine hakim sıfatını biçmiş bile [...] bu nedenledir ki emperyalist savaş hepimizi tehdit ediyor.”</p>
<p>“Washington biliyor ki çok kutuplu dünya artık geri dönülmez bir gerçekliktir. Washington’un stratejisi, her ne pahasına olursa olsun, yükselişe geçen ülkeleri durdurmayı içeriyor [...] amaç dünyanın yeniden düzen altına alınmasıdır, bir anlamda yankinin askeri hegemonyasının kuruluşudur.”</p>
<p>“Bu yeni Armageddon’un arkasında ne var? Bunun arkasında, yeryüzünü yeni kar alanları yaratmak için talan eden askeri-mali koalisyonun mutlak gücü yer alıyor. Unutmayalım ki savaş sermayenin “modus operandi”sidir, savaş çoğunluğu mahvederken, tahayyülü güç bir azınlığı zengin etmektedir.”</p>
<p>“Tam da şimdi, dünya barışı büyük bir tehdit altındadır, bu tehdit yeni bir döngüye giren sömürge savaşlarıyla ilan edilmiştir, Libya’da fitili ateşlenmiştir. Hedef, bugünkü mevcut kriz koşullarında, tüketim düşkünlüğünden ve açgözlülüğünden ödün vermeksizin, küresel kapitalist sistemin yenilenmesidir.”</p>
<p>“İnsanlık hayali güç bir yıkımın eşiğinde: Dünya ekolojik yıkıma doğru önlenemez bir biçimde yaklaşmaktadır; küresel ısınma ve ürkütücü sonuçları bunu göstermekte. Ünlü Fransız filozof Edgar Morin&#8217;in işaret ettiği gibi, bunların ekosisteme bakışları [Aztek ve İnka devletlerini yıkarak Amerika kıtasını sömürgeleştiren İspanyol] işgalciler Cortés ve Pizarro&#8217;yu andırıyor [...] Enerji ve besin krizleri yoğunlaşıyor, ama kapitalizm tüm sınırları aşarken kimse ona dokunamıyor.</p>
<p>&#8220;İki defa Nobel ödülü alan ABD&#8217;li ünlü bilimci Linus Pauling, yolumuz aydınlatmaya devam ediyor. Pauling diyor ki: &#8216;Kanımca dünyada askeri güçler ve nükleer bombaların zalim gücünden daha büyük bir güç var &#8211; bu da iyiliğin, ahlağın, insancıllığın gücüdür. Ben insan ruhunun gücüne inanıyorum.&#8217; İnsan ruhunun tüm gücünü harekete geçirelim &#8211; tam zamanıdır. Karanlık güçlerin savaş açmak bahane üretmesini ve Batı sermayesini kurtarmak için savaşları yaymalarının önüne geçeceksek, büyük bir karşı-saldırı başlatmak zorundayız.</p>
<p>&#8220;Savaş çığırtkanları, özellikle de onları destekleyen ve güden askeri-finansal önderliği yenmek zorundayız.</p>
<p>&#8220;Kurtarıcı Simón Bolívar tarafından öngörülen evrensel dengeyi kuralım. Bu denge, kendi sözleriyle, savaşta elde edilemez, ancak barıştan doğar.</p>
<p>&#8220;Latin Amerika için Bolivarcı İttifak (ALBA) üyesi diğer ülkelerle birlikte Venezuela, Libya sorununun barışçıl bir yolla çözülmesi için girişimlerde bulunuyordu. Afrika Birliği de aynısını yaptı. Ancak sonuçta BM Güvenlik Konseyi&#8217;nin ilan ettiği ve Yanki imparatorluğunun silahlı kanadı olan NATO&#8217;nun hayata geçirdiği savaş yaşandı. [...]</p>
<p>&#8216;Libya vakası&#8217; Batı medyasının yoğun propagandası altında Güvenlik Konseyi&#8217;ne getirildi. Oysa ki bu medya kaynakları Libya hava kuvvetlerinin masum sivilleri öldürdüğüne dair yalan söylemekteydiler, Trablus&#8217;da Yeşil Meydan&#8217;daki büyük medya oyununu saymıyorum bile. Bu önceden hazırlanmış yalanlar dizisi Güvenlik Konseyi&#8217;nin sorumsuzca ve acele biçimde kararlar almasının önünü açtı. Bu da NATO&#8217;nun Libya&#8217;da rejimi askeri yollardan değiştirmesine olanak sağladı.</p>
<p>&#8220;Güvenlik Konseyi&#8217;nin 1973 sayılı kararınca oluşturulan uçuşa kapalı bölge ne oldu? Eğer hava sahası uçuşa kapalıysa, NATO nasıl oldu da Libya halkına karşı 20 bin harekât gerçekleştirdi. Libya Hava Kuvvetleri tamamen yok edildikten sonra da &#8216;insancıl&#8217; bombalamalar devam etti. Bu da Batı&#8217;nın NATO aracılığıyla Kuzey Afrika&#8217;da çıkarlarını tesis etmek ve Libya&#8217;yı sömürgeleştirmek niyetini ortaya koymaktadır.</p>
<p>&#8220;Bu askeri müdahalenin amacı neydi? Libya&#8217;nın zenginliklerine el koyup ülkeyi sömürgeleştirmek. Her şey bu amaca yönelikti.</p>
<p>&#8220;Trablus&#8217;daki Venezuela Büyükelçiliği konutu işgal edildi ve yağmalandı. Bu sırada BM utanmaz bir sessizlik içindeydi.</p>
<p>&#8220;BM&#8217;deki Libya temsilciliği niye &#8216;Geçici Ulusal Konsey&#8217;e verildi? Aynı zamanda Filistin&#8217;in kabulü, hem yasal gerekçeleri hem de BM Genel Kurulu&#8217;nun büyük çoğunluğunun desteği görmezden gelinerek engelleniyor. Venezuela bu noktada Filistin halkına, Filistin davasına ve elbette Filistin&#8217;in BM&#8217;ye üye devlet olarak kabulüne koşulsuz desteğini ilan eder.<br />
“Ve aynı emperyalist tavır Suriye konusunda da tekrar ediliyor.”</p>
<p>&#8220;Bu dünyadaki güçlülerin yasal ve egemen hükümet yöneticilerinin görevlerinden ayrılmasını emretme hakkını kendilerinde görmeleri tahammül edilemez bir durum. Libya’da olan buydu ve aynısını Suriye’de de yapmak istiyorlar. Bunlar, uluslar arası arenada görülebilecek asimetriler ve zayıf uluslara karşı uygulanan kötü muameleler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Afrika kıtasına bakacak olursak BM’nin yapmış olduğu tarihi hatalardan kalbimizi kıran bir örneğe rastlıyoruz: en ciddi haber ajansları son üç ayda 5 yaşın altında 20 ila 29 bin çocuğun öldüğünü rapor ediyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sorunla yüzleşmek için gereken şey 400 milyon dolar, bu; sorunu çözmek için olmasa da, Somali, Kenya ve Etiyopya gibi ülkelerdeki sorunlara acil çözüm bulmak için gerekiyor. Tüm kaynaklara göre önümüzdeki aylar sorunun en ciddi olarak görüldüğü Somali de dahil olmak üzere 12 milyon insanın ölmesini engellemek için hayati önem taşıyor.</p>
<p>&#8220;Bu gerçeklik daha kötü olamaz, özellikle de Libya’nın yerle bir edilmesi için ne kadar para harcandığını düşündüğümüz zaman. ABD Kongre üyesi Dennis Kucinich’in cevabı şu şekilde: &#8220;Bu yeni savaş bize yalnızca ilk haftasında 500 milyon dolara mal olacak. Açık ki bunun için finans kaynaklarımız yok ve önemli iç programlara ayrılan fonları kesmek zorunda kalacağız.&#8221; Kucinich’e göre Libya halkına uygulanan zulüm için Kuzey Afrika’da ilk üç haftada harcanan parayla Afrika’da açlıkla mücadele eden on binlerce insan kurtarılabilirdi.&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8230;66. BM Genel Konseyi’nin açılış toplantısında Afrika’daki sorun için acil insani yardım çağrısı yapılmamış olması açıkçası pişmanlık verici, bunun yerine Suriye’ye müdahale için zamanın gelmiş olduğundan eminiz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ayrıca son 50 yıldır imparatorluğun tüm şiddeti ve acımasızlığıyla uygulamaya devam ettiği utanç verici ve bir suç unsuru olan Küba karşıtı ablukanın sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz.”</p>
<p>&#8221; 2010 yılından itibaren, 19 BM Genel Konseyi oylaması Küba karşıtı ekonomik ve ticari ablukanın kaldırılmasından yana bulunarak bu yöndeki evrensel talebi dile getirdi. Tüm duyarlı uluslararası deliller kullanıldığına göre kendi kaderlerini belirlemek ve kendi mutlulukları için mücadele etmek yönündeki kararlılıklarını ortaya koyan Küba halkının asaleti ve cesareti karşısında Küba karşıtı bu tür insafsız eylemlerin, imparatorluğun gösterdiği umursamazlıktan kaynaklandığına inanmak dışında bir seçeneğimiz kalmıyor.”</p>
<p>&#8220;Venezuela olarak Küba halkına karşı uygulanan ablukanın derhal ve koşulsuzca kaldırılmasını ve aynı zamanda yalnızca ABD hükümetinin koruması altında Küba karşıtı yasadışı eylemleri organize ettiği bilenen terörist grupları önleme amacıyla çalıştıkları için ABD’de mahkûm edilen 5 Kübalı terör karşıtı savaşçının derhal serbest bırakılmasını ABD’den talep etmenin zamanının geldiğini düşünüyoruz.&#8221;</p>
<p>“Bizim için çok açıktır ki BM iyileşmiyor ve içeriden iyileşmeyecek. Genel Sekreter, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Başkanları’yla, Libya örneğinde olduğu gibi, savaş kararı alırsa bu organizasyonun şu anki oluşumundan hiçbir şey beklenemez ve reform için daha fazla zamanımız yok.”</p>
<p>“Genel Meclis’in iradesini kasten onaylayamayarak, sırtını ne zaman isterse ülkelerin çoğunluğunun haykırışına dönen Güvenlik Konseyi’nin varlığı dayanılmaz. Eğer Güvenlik Konseyi imtiyazlı üyelerden oluşmuş bir çeşit klüp haline geldiyse Genel Kurul ne yapabilir? Güvenlik Konseyi üyeleri, uluslararası kanunları ihlal ederlerse, Genel Kurulun manevra alanı nerededir?”</p>
<p>“1818’de gelişmeye başlayan yanki emperyalizminden bahseden Bolivar’la açıklarsak, güçlüler hakları ihlal ederken, biz zayıflar kanunlara uyduk. Kuzey kanunları ihlal ederken, yağmalarken ve bizi öldürürken, uluslararası kanunlara saygı gösteren güneyliler, bu biz olamayız.”</p>
<p>“Eğer biz herkes için Birleşmiş Milletleri yeniden kurma yükümlülüğünü üstlenmezsek, organizasyon arta kalan güvenilirliğini yitirecektir. Meşruiyet krizi ta ki BM çökene kadar hızlandırılacak. Aslında bu, onun önceli Milletler Cemiyeti’ne olandır.”</p>
<p>“Çok kutuplu dünyanın barışçıl geleceği bizim sorumluluğumuz. Net söylemek gerekirse dünyadaki insanların çoğunluğunun, bizi yeni bir sömürgecilikten koruması ve evrende dengeye ulaşılması, emperyalizmi ve kibirliliği ortadan kaldıracak.&#8221;</p>
<p>“Bu geniş, cömert ve saygılı çağrı istisnasız dünyadaki bütün insanlara çağrıdır, ama özellikle yakın gelecekte, cesaretle üstlenecekleri göreve çağrılan güneydeki yeni gelişen güçlere yapılmıştır.”</p>
<p>“Latin Amerika ve Karayiplerden bölgelerinde demokrasiyi hâkim kılmaya karar vermiş olan güçlü ve dinamik bölgesel ittifaklar ortaya çıkıyor. Bizi bölen her şeye karşı birleştiren ve dayanışma içine sokacak olan siyasi açılımları yapıyorlar. Bu yeni bölgecilik her türlü farklılığa da açık […] Latin Amerika Halkları için Bolivarcı İttifak ALBA ilerici ve anti-emperyalist hükümetler için tarihsel bir deney olarak yoluna devam ediyor. Uluslar arası kamuoyuna hükmeden yapıya boyun eğmeden ve halkları kardeşçe birleştirerek. Ancak bu gelişmeler ülkelerimizin Güney Amerika Uluslar Birliği UNASUR’u güçlendirmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu birliğin amacı Bolivar’ın zamanında “cumhuriyetler ulusu” olarak tanımladığı 12 egemen devleti siyasi bir blok haline getirmektir. Bununla yetinmeyen 33 Latin Amerika ve Karayip ulusu eksiksiz bir katılımla bağımsızlık ve egemenliklerini koruyarak, eşit ve dayanışma içinde uluslar olarak bir araya geliyor. Bolivarcı Venezuela’nın başkenti Karakas önümüzdeki Aralık ayının 2 ve 3’ünde Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğunu (CELAC) kuracak olan Devlet ve Hükümet başkanları toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. ”<br />
Bu derinden mesajlarla Bolivarcı Devlet Başkanı Hugo Chavez’in Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitabı sona eriyor.</p>
<p>AFP Haber Ajansına göre bugün Washington’dan bir haber: ABD Başkanı Barack Obama Çarşamba günü başkan olduğu süre boyunca kayda değer siyasi ve sosyal değişimler yaratıldıkça Küba ile aralarındaki siyaseti değiştireceğini açıklamıştır.</p>
<p>Ne kadar iyi bir adam! Ne kadar da zeki! 50 yıllık ablukanın ve anayurdumuza karşı işlenen sayısız suçun bizi dizlerimizin üzerine çöktüremeyeceğini sonunda anlamış. Küba’da çok şey değişir, ancak bunlar bizim çabamızla değişir, ABD istedi diye değil. Belki de imparatorluğun önce çökmesi gerekir.</p>
<p>Kübalı yurtseverlerin inatçı direnişinin simgesi Küba Beşlisidir. Hiçbir zaman vazgeçmeyecekler! Hiçbir zaman teslim olmayacaklar! Çok kereler yinelediğim Marti’nin sözlerinde olduğu gibi:</p>
<p>“Önce özgür ve zengin bir ülke için çalışacağız, sonra güney ve kuzey denizleri birleşecek, sonunda ise kartal yuvasındaki yumurtadan bir yılan çıkacak.”</p>
<p>Belli ki Florida Mahkemelerindeki hâkim Obama’nın denetimli utancına ışık tutmuş oluyor.</p>
<div id="icerik">
<h4>Fidel Castro Ruz</h4>
</div>
<div> 28 Eylül 2011</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-obama-utanc-6015.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NATO bu ülkeyi de bombalayacak mı ?</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/nato-bu-ulkeyi-de-bombalayacak-mi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/nato-bu-ulkeyi-de-bombalayacak-mi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jun 2011 08:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel castro Libya]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro NATO Sorusu]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[NATO İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[NATO bu ülkeyi de bombalayacak]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama ortadoğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=5561</guid>
		<description><![CDATA[Fidel Castro ilerleyen yaşına rağmen Dünya Politikasını yakinen takip edip görüşlerini tüm Dünyaya iletiyor.Nato'nun Libya'ya karşı savaş açmasını eleştiren Castro Nato'ya soruyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/fidel-castro-nato-hT2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5639" title="Fidel Castro Nato - hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/fidel-castro-nato-hT2.jpg" alt="Fidel Castro Nato'ya soruyor" width="540" height="300" /></a></p>
<p><strong>Fidel Castro ilerleyen yaşına rağmen Dünya Politikasını yakinen takip edip görüşlerini tüm Dünyaya iletiyor. Son makalesinde Nato&#8217;nun Libya&#8217;ya karşı savaş açmasını eleştiren Castro çok önemli örneklemeler vererek Dünya Barışına adeta ışık tutuyor.</strong></p>
<h2><strong></strong><strong>İşte Fidel Castro&#8217;nun makalesi<br />
</strong><br />
İmparatorluğun sürdürülemez durumu</h2>
<p>Kimse imparatorluğun insanoğlunu felaketten kurtaracağını garanti edemez.</p>
<p>Bilindiği gibi varlığını sürdürmekte olan insanoğlu olarak adlandırılan türümüz yaşadığı her türlü kötü koşula rağmen iyimser olabilme hakkına sahiptir. Ahlâki açıdan bakıldığında aksi mümkün olamaz. Yaklaşık 20 yıl öncesini hatırladığımda soyu tehlikede olan bir canlı türü bulunuyordu gezegenimizde; insanoğlu.</p>
<p>Herhalde aralarında imparatorluğun seçkin yöneticilerinin; baba Bush ve ekibinin yanısıra imparatorluğun çanak yalayıcılarının başta Alman Helmut Kohl olan burjuvazinin liderlerine bu gerçeğin anlatılması ne kadar olanaksızsa bugün de durum o zamankinden daha kötü seviyededir.</p>
<p>Bugün öğle saatlerinde 12:15 sularından televizyonu açtım, Barack Obama&#8217;nın dış politikayla ilgili görüşlerini açıklayacağı bana iletilmişti. Her kelimesini altında yatan gizli anlamları düşünerek dikkatle dinledim.</p>
<h3>Barack Obama&#8217;nın konuşmasını yazanlar !</h3>
<p>Her gün yüzlerce kez gördüğümüz ve dinlediğimiz haberlerde şu anda bahsettiklerine dair neden bir haber veya bilgi yok bilemiyorum. Obama&#8217;nın konuşmasını yazan yalancı aptallara söylemek istediğim çok şey var, dünyada olup biten her şeyi okuyor, dinliyor ve görüyoruz. Ancak benim aklımda başka bir soru var. Acaba bir kaç on yıl önce Harvard&#8217;da bir öğrenci olan Obama, bugün imparatorluk tarafından işlenen cinayetleri, insansız uçaklarla yapılan katliamları, insanlar hakkında ölüm kararı verebilen bir Obama&#8217;yı başkan olarak görse ne yapardı?</p>
<p>Sanırım kimse artık Obama&#8217;nın gelişmeleri kontrol ettiğini düşünmüyordur. Obama akıp gitmekte olan eski ve köklü bir sistemde sadece &#8220;Anayasal Devlet Başkanı&#8221;na tanınan ufak tefek görevleri yerine getirmektedir. Bağımsızlık Bildirgesinin 234. yıldönümünde artık ABD, Pentagon ve CIA tarafından idare edilen bir imparatorluktur: Bu imparatorluk birkaç dakika içinde insanoğlunu gezegenin yüzeyinden silebilecek teknolojiye, toplumları bölebilecek araçlara, onları istediği zaman ve şekilde manipüle edecek kabiliyetlere sahiptir. Düşünmeyen ve sorgulamayan bir dünyayı sonsuza kadar idare edeceklerini düşünüyorlar.</p>
<p><strong>Cevabı verilemeyen söylemler !</strong></p>
<p>Bu akıldışı fikirler bütününü bugün karşımıza çıkan şekilleri aslında çok tanıdıktır. &#8220;Özgürlüklerin, adaletin, fırsat eşitliğinin ve insan haklarının dünyaya hakim olması&#8221; olarak dile getirilen bu söylemler; fakirliğin nasıl ortaya çıktığını ortaya koyamayan, insanlığın neden hala eğitim, sağlık, iş ve daha üzüntü verici olarak yiyecek, içilebilecek su ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını sağlayamadığının cevabını veremeyen söylemlerdir.</p>
<p>Birisi de çıkarak her yıl Meksika başta olmak üzere Latin Amerika&#8217;nın birçok ülkesinde uyuşturucu ticareti nedeniyle hayatını kaybeden onbinlerce insanın ne olacağını sorabilir.</p>
<p>Amacım hiçbir ülkeyi aşağılamak değil, sadece her gün yaşadıklarımızı daha canlı bir biçimde aktarmak istiyorum.</p>
<h2>NATO bu ülkeyi de bombalayacak mı ?</h2>
<p>Benzer bir soru hemen akla geliyor: Bugün İspanyol halkı sokaklarda eylem yapıyor. Ülkede tüm gençliğin %40&#8242;ının işsiz olmasını bütün büyük kentlerde yoğun bir şekilde protesto ediliyor. Acaba NATO bu ülkeyi de bombalayacak mı?</p>
<p>Herşeye rağmen saat 16:12 olmasına rağmen hala Obama&#8217;nın konuşması İspanyolcaya çevrilmedi.</p>
<p>Umarım okurlar beni bu doğaçlama yazımdan dolayı affederler. Artık yapmam gereken diğer işlere dönebilirim.</p>
<p>Fidel Castro Ruz<br />
19 Mayıs 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/nato-bu-ulkeyi-de-bombalayacak-mi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD Başkanı Barack Obama ; Vizyonları yetersiz !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-baskani-barack-obama-vizyonlari-yetersiz.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-baskani-barack-obama-vizyonlari-yetersiz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 16:41:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetçi Partililer]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyonları yetersiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=5420</guid>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama Cumartesi günü yaptığı radyo konuşmasında zenginlere vergileri daha fazla azaltmamak gerektiğini söyleyerk onları savunanlara Vizyonları yetersiz dedi
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/04/Barack-Obama-vizyonlari-yetersiz-hT2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5422" title="Barack-Obama-vizyonlari-yetersiz-hT2" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2011/04/Barack-Obama-vizyonlari-yetersiz-hT2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></h1>
<h1><strong>Barack Obama  &#8221;Cumhuriyetçilerin Vizyonları yetersiz !&#8221;</strong></h1>
<p><strong>ABD Başkanı Barack Obama Cumartesi günü yaptığı radyo konuşmasında, Cumhuriyetçi Partililerin yaptıkları bütçe önerilerinin ülkenin geleceği açısından yanlış olduğunu, zenginlere vergileri daha fazla azaltmamak gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>Bütçeye, mali açığa ve geçtiğimiz Çarşamba günü onaylanan bütçe kısıtlamalarına değinen Obama, bu kısıtlamaları dengeli bulduğunu açıkladı.</p>
<p>ABD başkanı konuşmasında, 12 yılda bütçe açığınının 4 trilyon ABD dolar tutarındaki bölümünü kapatmayı hedefleyen planı tanıttı.</p>
<p>Öte yandan Obama, Cumhuriyetçi Paul Ryan tarafından yapılan kesinti önerisinin eğitim, altyapı, temiz enerji gibi başlıklarda kesinti yapmayı hedeflediğine ve kamu sağlık sistemine saldırdığına dikkat çekerek Cumhuriyet&#8217;cilerin vizyonunun eksik olduğu söyledi.</p>
<p>Başkan, ABD halkına mali sorumlulukları yeniden tesis etme ve fedakarlıkları paylaşma çağrısı yaptı.</p>
<p>Obama, üniversite harçlarını ödemeye çalışan öğrenciler veya Medicare sigorta sistemine bağımlı emekliler hilafına, zenginlere vergileri kesmeye son vermemiz gerekiyor, diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/abd-baskani-barack-obama-vizyonlari-yetersiz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro adil barışı savunduğunu vurguladı</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-adil-baris-12749568.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-adil-baris-12749568.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 14:48:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Antik Roma Hıristiyanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro adil barış]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[fidel castro sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[karl marx]]></category>
		<category><![CDATA[Karl Marx Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devrimi Lideri Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=3760</guid>
		<description><![CDATA[Havana Üniversitesi bir konuşma yapan Fidel Castro, Yahudi Soykırımı'nı her daim lanetlediğini vurgulayarak adil barışı savundu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/fidel-castro-adil-baris.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3761" title="Fidel Castro adil barışı savunduğunu vurguladı" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/fidel-castro-adil-baris.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>Gerçek bir devrimcinin barışı savunması, insan hayatı ve toplumunun dayandığı adalet ilkelerini terketmesi anlamına gelmemeli, diyen Küba devrim lideri Fidel Castro, anti-semitik ve islamofobik yaklaşımları eleştirdi.</strong></p>
<p>&#8220;Son stratejik karşı saldırı&#8221; başlıklı kitabının Havana Üniversitesi ana toplantı salonunda tanıtımı sırasında bir konuşma yapan Castro, Yahudi Soykırımı&#8217;nı her daim lanetlediğini vurguladı.</p>
<p>Castro &#8220;Obama&#8217;nın Kahire konuşması&#8221;, &#8220;Gelmek üzere olan darbe&#8221;, &#8220;Bir uzman görüşü&#8221; gibi makalelerinde bu konumunu sürekli vurguladığını hatırlattı.</p>
<p>Kübalı lider, bu konuda büyük kafa karışıklığı olduğunu, bunun, ABD&#8217;li gazeteci Jeffrey Goldberg&#8217;le yaptığı röportajın ardından birçok Arap dostunun kendisini arayıp, gazetecinin Siyonizmin en büyük destekçilerinden olduğuna dikkat çekmesinden anlaşılabileceğini söyledi.</p>
<p>Castro, Karl Marx ve Albert Einstein&#8217;in gibi şahsiyetlerin Yahudi olduklarını hatırlatarak, zeki olanların hayatta kalabildiği bir ulustan geldiklerini iddia etti.</p>
<p>Castro, Müslümanlar, Avrupalı Hıristiyanlar tarafından 12 yüzyılı aşkın süre mezalime tabi tutulmuştur, tıpkı Antik Roma Hıristiyanlığı kabul etmeden önceki gibi, diye konuştu.</p>
<p>Tarihin olduğunu gibi, trajik gerçekleri ve kanlı savaşlarıyla kabul edilmesi ve hatırlanması gerektiğini söyleyen Castro, bunun da insanlığın önündeki yeni tehlikelere işaret ettiğini ekledi.</p>
<p>Konvansiyonel bir olsa İran&#8217;la bir savaş çıkacak olsa, ABD buna nasıl dayanır, nasıl 1,5 milyar Müslümana karşı savaş yürütebilir?</p>
<p>Castro, tüm halkların barışa ve gezegenin doğal kaynaklarından yararlanmaya hakkı vardır, diye devam etti.</p>
<p>Ortadoğu&#8217;dan gelen haberler korkunç, diyen Castro, Filistinlilerin topraklarına el konmaya, evleri yıkılmaya ve kadınların, erkeklerin, çocukların fosfor bombaları ve benzer imha araçlarıyla bombalanmaya devam ettiğini hatırlattı.</p>
<p>Castro, duyduğumuz en son dehşetengiz haber de Fransa&#8217;nın çingeneleri, Fransız aşırı sağının kurbanı bu topluluğu, sınırdışı etmesidir; sayısı şu anda 7 bini bulan bu kişiler bir çeşit ırkçı soykırım kurbanı kabul edilmelidir, diye ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-adil-baris-12749568.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya’da Neler Oluyor; Basın Özeti</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya%e2%80%99da-neler-oluyor-basin-ozeti-2.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya%e2%80%99da-neler-oluyor-basin-ozeti-2.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 13:10:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkanı Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama Çevre Felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[Daily Telegraph]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Basın Özeti]]></category>
		<category><![CDATA[FIFA 2010 Dünya Kupası Resmi]]></category>
		<category><![CDATA[Fifa Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Financial Times]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol için büyük Adım]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika Körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika körfezi çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Widgery mahkemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=3359</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere gazetelerinde ABD Başkanı Obama'nın, Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısı nedeniyle petrol devi BP'ye sert çıkışta bulunması üzerine, Başbakan Cameron üzerinde oluşan baskı öne çıkıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/04/basin-ozeti-ht2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3093" title="Dünya’da Neler Oluyor; Basın Özeti" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2010/04/basin-ozeti-ht2.jpg" alt="" width="540" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>İngiltere gazetelerinde ABD Başkanı Obama&#8217;nın, </strong><strong>Meksika Körfezi&#8217;</strong><strong>ndeki petrol sızıntısı nedeniyle petrol devi BP&#8217;ye sert çıkışta bulunması üzerine, Başbakan Cameron üzerinde oluşan baskı öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Obama hükümetinin İngiliz petrol şirketi BP&#8217;yi büyük miktarda cezaya tabii tutacağı haberleri sonrası dün şirketin hisse senetleri keskin bir düşüş yaşamıştı.</p>
<p><strong>Daily Telegraph,</strong> Cameron BP&#8217;ye destek olamadı diyor, milyonlarca insanın emekli maaşları üzerindeki etkisi sorulduğunda Cameron, Başkan Obama&#8217;nın öfkesini anladığını söyledi.&#8221; yorumunu yapıyor.</p>
<p><strong>Financial Times</strong> ise &#8220;Cameron BP&#8217;yi savunmak için mücadeleye girişti&#8221; manşetine yer veriyor.</p>
<p>Gazete, başbakanın girişiminin, daha önce Amerika&#8217;nın tutumuna verdiği destekten uzaklaştığına işaret ettiğini yazmış.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>38 yıl sonra Kanlı Pazar</strong></p>
<p><strong>Guardian</strong> gazetesinin manşeti &#8220;38 yıl sonra, Kanlı Pazar ölümleri kanunsuz ilan edilebilir.&#8221;</p>
<p>1972 yılında Londonderry&#8217;de İngiliz askerler, gösteri yapan 13 kişiyi vurmuş, 14&#8242;üncü kişi de hastanede hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Widgery mahkemesi, olayda İngiliz askerleri aklamıştı. Guardian, 1998&#8242;de başlayan Saville soruşturmasının ise gelecek Salı günü açıklanacağını ve raporda söz konusu askerler hakkında soruşturma açılabileceği yolunda ifadeler olduğunu öğrendiğini yazıyor.</p>
<p>Hükümet ise bu bilgilerin, spekülasyondan ibaret olduğu yorumunu yaptı.</p>
<p><strong>Türkiye’nin dünyadaki yeri</strong></p>
<p><strong>Economist</strong> dergisindeki bir makalede, Türkiye&#8217;nin, dünyadaki yerini gözden geçirmekte olduğu görüşüne yer veriliyor.</p>
<p>Makaleye göre bazı Batılı ülkeler, Türk dış politikasının son yıllarda açıkça doğuya doğru yönelmesini AKP&#8217;nin İslami köklerine bağlıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin BM Güvenlik Konseyi&#8217;nde İran&#8217;ın nükleer programı konusunda Hayır oyu kullanması da bu görüşü destekler nitelikte. Batı&#8217;da bazıları Türkiye&#8217;nin &#8220;kaybedildiğini&#8221; düşünüyor. Mavi Marmara olayı da Türkiye&#8217;deki bu yön değişikliğini, daha da kanıtlar kabul ediliyor.</p>
<p>Aslında Türkiye son 90 yıldır, eski Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun Arap topraklarına ilgisiz kaldı ve Batı&#8217;ya yoğunlaştı. 1952&#8242;de NATO&#8217;ya girmeyi başardı, şimdilerde de AB&#8217;ye katılmaya çalışıyor. Türkiye&#8217;nin İsrail&#8217;le güçlü bağlar kurmasının sebebi de bu. Seküler Türk eliti için Yahudi devletiyle dostluk kurmak, İslami radikalizmin panzehiriydi.</p>
<p>Türk dış politikası, belki daha da iddialı bir hal alıyor olabilir ama AB üyeliği hala öncelik taşıyor.</p>
<p>Öte yandan Amerika da Türkiye de Amerikan birlikleri çekilmeye başladığında, Irak&#8217;ın istikrarını korumasını istiyor. Bununla beraber Türkiye ile Amerika&#8217;nın arası açık, üstelik sadece İsrail konusunda değil; Birleşmiş Milletler&#8217;deki oylamadan önce de İran, iki ülke arasında hassas bir konuydu.</p>
<p>Yeni Türk dış politikasının bir başka öğesi daha var. AB&#8217;nin açık reddi ve Amerika&#8217;nın Irak&#8217;ı işgaline Türkler içerlemiş durumdalar. Erdoğan, Batı&#8217;yı tatmin etmeye çalışır görünürken, Türkiye&#8217;deki İslamcı radikallerin eline koz vermemeye dikkat ediyor. İsrail konusunda ise biraz ileri gitmiş olabilirler.</p>
<p><strong>Yeni Türk dış politikası</strong></p>
<p>Peki, bundan sonra ne beklenebilir? Babacan İsrail&#8217;le ilişkilerin asla eskisi gibi olmayacağını söylüyor ama İsrail&#8217;le ilişkileri kesmek Türkiye&#8217;ye pahalıya mal olabilir. Türkiye&#8217;nin Gazze konusundaki tutumu, Erdoğan&#8217;ın kahraman olarak görüldüğü Arap sokaklarında iyi yankılanmış olabilir ama Türkiye, İsrail &#8211; Filistin sorununu tek başına çözecek durumda değil.</p>
<p>AKP&#8217;de genel kanı, bölgede faal olmanın, kendilerini AB için daha değerli kıldığı yönünde. Amerika&#8217;da umut edilen ise Türkiye&#8217;ye Irak ve Afganistan&#8217;da ihtiyaç duyulduğundan, bu tatsız duruma katlanılmasıdır. İsrail ve İran bu teorileri ciddi şekilde sınayacaktır.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>İsrail ve Türkiye’nin ticari bağları</strong></p>
<p><strong>Financial Times</strong>, İsrail ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığın, ticari ilişkilere zarar verdiğini yazıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de siyasetle ticaretin el ele yürüdüğünü, bakanların yurtdışına işadamları ordusuyla çıktıklarını aktaran gazete, aslında iki ülke arasındaki ticari bağların, ikili ilişkilerin bozulmasıyla zayıflamış olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>2008&#8242;de 3,5 milyar doları bulan ikili ticaret hacmi, geçen sene yüzde 30 düşüş sergiledi.</p>
<p>Ticaret söz konusu olduğunda, açık şekilde asıl muhtaç durumda olan ortak, İsrail. Dahası, Türkiye Arap ülkeleriyle ticareti artırıyor, daha dün Lübnan, Suriye ve Ürdün&#8217;le yeni bir ticari anlaşmaya vardıklarını ilan etti.</p>
<p>İsrail&#8217;le özellikle savunma anlaşmaları da anlaşmazlıktan payına düşeni alıyor. İsrail&#8217;in Ankara büyükelçisi Alon Liel , &#8220;Erdoğan&#8217;ın 2003&#8242;te iktidara gelmesinden bu yana, büyük askeri anlaşmalar görmedik&#8221; diyor.</p>
<p>Akıllardaki soru şu: hükümet düzeyinde düşmanlıklar, savunma teknolojisinden Türkiye&#8217;nin koşer, Yahudi inançlarına göre hazırlanmış çikolata ihracatına kadar özel sektör ilişkilerine daha ne kadar yayılabilir?</p>
<p>Bu durumdan en fazla zarar görmesi beklenen şirketlerden biri Türk Hava Yolları. Şirket, İsrail&#8217;de Haziran- Ağustos aralığındaki rezervasyonların yüzde 10&#8242;unun iptal edildiğini duyurdu. Bir diğer hassas durumdaki şirket, İsrail&#8217;de dört doğal gaz tesisi projesi bulunan, Zorlu Grubu. Orta ölçekte bir savunma şirketinin sahibi ise nispeten iyimser: Bazıları kaygılanıyor ama biz Türkler çok çabuk unuturuz.&#8221;<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>‘Futbol için büyük, Kıta için dev adım’</strong></p>
<p>Güney Afrika, bugün başlayacak olan ve uluslararası düzeyde en büyük futbol turnuvası olan Dünya Kupası&#8217;na hazırlanıyor. <strong>Independent</strong>, &#8220;Futbol için büyük bir gün. Kıta için ise dev bir adım&#8221; başlığını kullanmış, Ay&#8217;a ilk ayak basan insan Neil Armstrong&#8217;un sözlerine atıfta bulunarak.</p>
<p>Makaleyi yazan Paul Vallely, &#8220;geniş kaynakları ve giderek artan istikrarıyla Afrika&#8217;nın zamanı gelmiş olabilir&#8221; diyor.</p>
<p>Kupanın açılacağı stadyum, ülkede ırk ayrımcılığının çökmesiyle Nelson Mandela&#8217;nın hapisten çıktıktan sonra, 100 bin kişilik kalabalığa seslendiği yerdi. Açılış için üç yıldır kapalı olan bu yer, bir futbol stadyumundan çok daha fazlasını beraberinde getiriyor.</p>
<p>Dünyanın neresine giderseniz gidin, Afrika denince akla Umutsuz bir Kıta gelir. Hastalıkların, açlığın, yoksulluğun, yolsuzluğun ve savaşların olduğu bir yerdir. Bu basmakalıp görüşlerde doğruluk payı olsa da bunlar, tamamen doğru değil.</p>
<p>Hayat, üst üste kesişen bir çok öyküyü içinde barındırır. Bir öykü şeytan gibi gösterir; bir diğeri incinmiş bir itibarı onarabilir. İşte Afrika da iki kıtanın öyküsü&#8230; Belki de daha fazlası. Kendimize soralım, gelecek nerede diye?</p>
<p>Burada, para birimi kriz yaşayan, ulusal bütçe açıklarının olduğu ve doğal kaynakların tüketildiği, büyük umutların ve yaşlanan nüfusun olduğu, eski dünya Avrupa&#8217;da mı?</p>
<p>Yoksa zengin mineral ve petrol rezervleri, fazla sömürülmemiş tarım alanları, yenilenebilir enerji potansiyeli, düşük maaşa çalışmak ve tüketmek isteyen genç nüfusuyla Afrika&#8217;da mı?</p>
<p>Bu hiç de bir fantezi değil. Son bir kaç yılda Afrika&#8217;nın ekonomik büyümesi, kalkınmış ülkelerdekinin iki katına çıktı. Enflasyon oranları ve bütçe açıklarıysa azaldı. Döviz rezervleri doksanlı yıllardan bu yana yüzde 30 arttı ve ulusal borçlar da keskin şekilde düştü. Afrika artık, yeni ekonomik cephe haline geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunya%e2%80%99da-neler-oluyor-basin-ozeti-2.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro, Gerçeklerin zamanı</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-havana.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-havana.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 06:01:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[ALBA]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Halk Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Bolivya]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilyalı yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadaki en zengin]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadaki en zengin 500 kişi]]></category>
		<category><![CDATA[Evo Morales]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[fidel castro sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Havana]]></category>
		<category><![CDATA[iklimi değil sistemi değiştirin]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devlet Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo Boff]]></category>
		<category><![CDATA[Nobel Barış Ödülünü]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Bolivar]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Dünya Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela Cumhuriyeti Devlet Başkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2267</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en önemli Liderlerinden Fidel Castro’nun  Cubadebate internet sitesinde yayınlanan yazısı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/12/fidel_castro_havana.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2268" title="fidel_castro_havana" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/12/fidel_castro_havana.jpg" alt="fidel_castro_havana" width="540" height="300" /></a></h1>
<h1>Fidel Castro, Gerçeklerin zamanı</h1>
<p><strong>Dünyanın en önemli Liderlerinden Fidel Castro’nun  Havana Cubadebate internet sitesinde yayınlanan yazısı</strong></p>
<p><strong>Gerçeklerin zamanı</strong></p>
<p>Danimarka&#8217;nın başkentinden yansıyan görüntüler tam bir kaosa işaret ediyor. 40 bine yakın katılımcısı olan bir toplantıyı planladıktan sonra, ev sahipleri verdikleri sözü tutmalarının neredeyse imkansız olduğunu gördüler. Evo, ALBA üyesi iki katılımcıdan biri olarak, toplantıya, binlerce yıllık bir kültüre sahip halkından devraldığı bazı gerçekleri taşıdı.</p>
<p>Basın organlarına göre, Evo, halktan güven oyu alarak toplantıya katıldı, buna göre, ülkesinin beklentilerini karşılamayan kararlara karşı duracaktı. Evo, iklim değişiminin neden değil ama etken olduğunu belirterek, yer yüzünün kapitalist gelişim modeli karşısındaki haklarını savunmada herkesin sorumluluk sahibi olduğunu ifade etti. Ayrıca, zengin ülkelerin fakir ülkelere ödemesi gereken bir iklim borcu olduğunu ifade ederek, fakir ülkelerden gasp edilen atmosferik alanın iadesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Tüm bunlara karşılık, 2012&#8242;ye kadar önerilen 10 milyar dolarlık ödemenin ise çok saçma olduğunu, sadece yıllık ihtiyaçların yüz milyarlarca doları bulduğunu ifade etti. Aynı zamanda, Evo Morales, ABD&#8217;yi, Irak ve Afganistan&#8217;a terör ihraç etmek ve Latin Amerikaya askeri üs kurmak için trilyonları bulan harcamaları nedeniyle suçladı.</p>
<p>Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Devlet Başkanı zirvede 16 Aralık günü Küba saati ile 08.40&#8242;da bir konuşma yaptı. Konuşması coşkuyla alkışlandı. Sözleri gerçekten dikkat çekiciydi.</p>
<p>Konuşmasında, toplantının başkanlığını yürüten Danimarkalı başkanın sunduğu metne dair eleştiriler vardı.</p>
<p>“bu metin bir anda önümüze konuldu; çalışma grubu tarafından hazırlanmayan hiçbir metni kabul etmeyeceğiz, geçtiğimiz iki yıl içerisinde tartışmaların konusu olan yasal metinlerden bahsediyorum”</p>
<p>“Kendisini bizim bulunduğumuz Güney’den yani Üçüncü Dünyadan daha üstün gören bir grup var”</p>
<p>“Bu şaşırtıcı değil, demokrasi yok, karşımızda bir diktatörlük var.”</p>
<p>“Sokaklarda gençler tarafından yazılmış sloganları okudum: <strong>iklimi değil sistemi değiştirin</strong> diyordu bir tanesi, diğeri de şöyle: iklim bir banka olsaydı çoktan kurtarılmıştı.”</p>
<p>“Obama Nobel Barış Ödülünü kazandığı günü Afganistan’a masum insanları öldürmek için 30 bin asker gönderdi”</p>
<p>“Brezilya, Bolivya ve Çin Halk Cumhuriyeti devlet başkanlarının görüşlerini destekliyorum, bu desteğimi göstermek istemiştim ama bana konuşma fırsatı verilmedi.”</p>
<p>“Zenginler gezegenimizi mahvediyor, acaba bunu yokettikten sonra başka bir gezegene gitmeyi planlıyor olabilirler mi?”</p>
<p>“Hiç şüphe yok ki iklim dğeişikliği yüzyılımızın en ciddi çevre sorunudur”</p>
<p>“Birleşik Devletlerin nüfusu 300 milyon bile değil; Çin nüfusu bunun beş katı. Birleşik Devletlerin günlük petrol tüketimi 20 milyon varilken Çin’inki 5 veya 6 milyon varil. Bu yüzden iki ülke farklı değerlendirilmelidir.”</p>
<p>“Şu anda gözüken o ki çevreye zararlı gaz emisyonunun azaltılması için uzun vadeli bir anlaşma girişimi başarısız oldu. Neden? Dünyadaki en güçlü bir avuç ülkenin sorumsuzluğu ve siyasi isteksizliği yüzünden.”</p>
<p>“Yapılan onca zirveye ve vaad edilen onca sözlere rağmen zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum derinleşmeye devam ediyor, dünyamız yokolmaya doğru hızla ilerlemekte.”</p>
<p>“Dünyadaki en zengin 500 kişinin gelirlerinin toplamı dünyadaki en fakir 416 milyon insanın gelirlerinin toplamından fazla.”</p>
<p>“Bebek ölüm oranı 1000 doğumda 47 olurken, bu sayı zengin ülkelerde 1000 doğumda 5.”</p>
<p>“Milyonlarca bebeğin tedavi edilebilir hastalıklardan ölmesine daha ne kadar müsade edeceğiz?”</p>
<p>“2,6 milyar insan hiçbir sağlık hizmeti alamıyor.”</p>
<p>“Brezilyalı yazar Leonardo Boff şöyle diyor: En güçlü en zayıfın külleri üzerinde ayakta kalıyor.”</p>
<p>“Rousseau diyor ki güçlü ile zayıf arasındaki özgürlük zayıfı ezer. Bu yüzden imparatorluk sürekli özgürlükten bahsediyor; ezme özgürlüğü, işgal etme, öldürme ve sömürme özgürlüğü: İşte onların özgürlük anlayışı. Rousseau çözümü de belirtmiş: Sadece yasalar bizi özgürleştirebilir.”</p>
<p>“Güçlünün kendinin olmayan doğal kaynakları ele geçirebilmesi için milyonlarca masum insanın öldürüldüğü savaşlara ne kadar zaman daha anlayış göstereceğiz?”</p>
<p>“Bundan iki yüzyıl önce evrensel kurtarıcı Simon Bolivar şöyle demiş: Eğer doğa karşı çıkarsa, onunla da savaşıp boyun eğdireceğiz.”</p>
<p>“Bu gezegen insanoğlu olmaksızın milyarlarca yaşamış; varolmak için bize ihtiyacı yok ama biz dünyamız olmadan yaşayamayız.”</p>
<p>Evo Morales Perşembe günü konferansa seslendi. Çok iyi bir konuşma yaptı.</p>
<p>Sözlerine başlarken organizasyona eleştirilerini yöneltti: “Sizlere organizasyon eksikliğinden ve gecikmelerden dolayı ne kadar üzgün olduğumu ileterek sözlerime başlıyorum.”</p>
<p>Temelde dile getirdiği düşünceleri şöyleydi:</p>
<p>“Toplantının ev sahibinin kim olduğunu sorduğumuzda bize Birleşmiş Milletler deniliyor, eleştirilerimiz iletince ev sahibinin Danimarka olduğu cevabını alıyoruz. Bu organizasyonsuzluğun kimin yüzünden olduğunu öğrenemiyoruz.“</p>
<p>“Şaşkınlık içerisindeyim; burada sadece iklim değişikliğinin sonuçları tartışılıyor, sebepleri değil.”</p>
<p>“Eğer çevrenin yok edilmesinin sebeplerini belirleyemezsek bu sorunu kesinlikle çözemeyiz”</p>
<p>“Burada iki kültür karşı karşıya: yaşam ve ölüm kültürleri. Ölüm kültürü kapitalizmdir, bazıları diğerlerinin ölmesi pahasına daha iyi yaşamak istiyor.”</p>
<p>“sömürüyorlar, doğal kaynakları yağmalıyorlar, dünyamızı talan ediyorlar, temel hizmetleri özelleştiriyorlar”</p>
<p>“iyi yaşamak demek dayanışma içinde eşitçe ve birbirinin eksikliğini tamamlayarak yaşamaktır”</p>
<p>“İklim değişikliği gündeme gelince, bu iki farklı yaklaşım, birbirine zıt bu iki kültür arasında en iyisinin hangisi olduğuna dair bir karar vermeksizin çözüme varamayız: Lüks içinde yaşayarak tüketim toplumuna devam edersek bu toplantıda gerçekleri dile getirmemiş oluruz.”</p>
<p>“bizim hayatımızda doğrular kutsaldır, burada buna önem verilmediğini görüyorum.”</p>
<p>“Anayasamızda şöyle yazar; ama sua, ama llula, ama quella yani çalma, yalan söyleme ve güçsüz olma.”</p>
<p>“Dünyamız ve doğa insanoğlu olmaksızın da varolacaktır, ama insanoğlu dünyamız olmaksızın yaşayamazlar bu yüzden doğanın ve gezegenimizin haklarını korumalıyız. ”</p>
<p>“Birleşmiş Milletleri kutluyorum çünlü sonunda bu yıl Uluslararası Dünya Günü ilan edildi.”</p>
<p>“Anamız kutsaldır, anamız hayattır; bir ana kiralanamaz, satılamaz veya saldırıya uğrayamaz. Analar saygıya layıktır.”</p>
<p>“Batı modeliyle aramızda derin ayrılıklar var, burada yürütülen tartışmanın özü budur.”</p>
<p>“Şimdi Avrupa’dayız ve biliyoruz ki çok sayıda Bolivyalı, Latin Amerikalı aileler Avrupa’ya geliyor, neden geliyorlar? Yaşa standartlarını yükseltmek için. Bolivya’da ayda 100 veya 200 dolar kazanırken burada bir yaşlının bakımından ayda 1000 Avro kazanabiliyor.”</p>
<p>“Kıtalarımız arasındaki bu eşitsizliği burada dile getirip çözüme ulaştırmalıyız. Aileler, ülkeler ve kıtalar arasındaki bu derin uçurumu gidermeliyiz”</p>
<p>“Kardeşlerimiz buraya hayat koşullarını iyileştirmek için çalışmaya geldiklerinde sınırdışı ediliyorlar. Ama uzun yıllar önce Avrupalı ataları Latin Amerikaya geldiklerinde onlar sınırdışı edilmedi. Benim ailem, benim hemşehrim, benim kardeşim buraya altın madeni sahibi olmaya veya uçsuz bucaksız arazilere el koymaya gelmiyor. Geçmişte Abya Yala’ya yani Amerika’ya gelebilmek için pasaporta gerek yoktu!”</p>
<p>“Eğer dünyamızın hakları tanınmazsa, 10 milyar veya 100 milyar dolardan bahsetmek komiktir ve insanoğluna yapılmış bir hakarettir.”</p>
<p>“Zengin ülkeler iklim değişikliğinden etkilenmiş olan göçmenleri şimdi yaptıkları gibi ülkelerine dönmeye zorlayacaklarına bu insanlara kucak açmalıdır.”</p>
<p>“Bütün insanlığı kurtarmak gibi bir zorunluluğumuz var yarısını değil.”</p>
<p>“FTAA Amerika için Serbest Ticaret Antlaşması, serbest ticaret amaçlı değil Amerika’nın serbest şekilde sömürgeleştirilmesi amacıyla kurulmuştur.”</p>
<p>Evo ayrıca aşağıdaki soruları içeren dünya çapında bir iklim değişikliği referandumu yapılmasını da teklif etti:</p>
<p>“Doğa ile uyum halinde ilişkiler geliştirilip, gezegenimizin haklarına sahip çıkılmasına onay veriyor musunuz?”</p>
<p>“Aşırı tüketime ve savurganlığa dayanan bu sistemi yani kapitalist sistemi değiştirmeye onay veriyor musunuz?”</p>
<p>“Gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltarak düşük seviyelere indirmesini onaylıyor musunuz?”</p>
<p>“Halihazırda savaş için harcanan tüm bütçenin iklim değişikliği sorununun aşılması için kullanılmasını onaylıyor musunuz?”</p>
<p>Herkes tarafından bilinmektedir ki, İklim değişikliği konusunda BM Anlaşması 1997 yılında Kyoto&#8217;da imzalandı. Bu anlaşmaya göre 38 sanayileşmiş ülke sera etkisi yaratan gazların salımını 1990 yılına göre belirli bir düzeye indirmekle yükümlüydü. Avrupa Birliği ülkeleri 2005 yılında yüzde sekizlik bir değere ulaştılar. George W. Bush, ABD başkanı, -dünyanın en çok sera etkisi yaratan gaz salımınına sahip ülkesi, toplam değerin dörtte birini elinde tutuyor- 2001 yılından beri anlaşmayı imzalamayı reddediyor.</p>
<p>Diğer BM üyeleri çaba sarfetmeyi sürdürdüler. Araştırma merkezleri çalışmalarına devam etti. Şu an çok açıktır ki, kapsamlı bir felaket türümüzü tehdit etmektedir. En kötü olasık da, gözünü kar hırsı bürümüş bir tutam zengin azınlığın, tüm bu sürecin faturasını yer yüzünün geri kalanında yaşayan çoğunluğun omuzlarına yıkmak istemesi olur herhalde.</p>
<p>Bu tezat durum, düşüncelerini sağlam bir biçimde ifade eden binlerce kişinin sayesinde, Kopenhag&#8217;da gözlerden kaçmayacaktır.</p>
<p>Danimarka polisi direnişi kırmak için en ölümcül metodlara başvurmaktan çekinmiyor; bir çok gösterici gözaltına alındı. Ben, dışişleri bakanımız Bruno Rodriguez ile telefonda görüştüm. Kendisi o sırada Kopenhag&#8217;da Chavez, Evo, Lazo ve diğer ALBA temsilcileri ile birlikte bir dayanışma gösterisindeydi. Ona Danimarka polisinin öfkeyle saldırdığı, kollarını burktuğu, sırtlarına vurduğu bu göstericilerin kim olduğunu sordum. Bana, onların Danimarka vatandaşları ve Avrupa&#8217;daki diğer ülkelerin vatandaşları olduğunu, zirveden iklim değişikliği konusunda gerçekçi bir sonuç çıkmasını isteyen sosyal hareketlerin üyeleri olduğunu söyledi. Bana zirvedeki görüşmelerin gece yarısı da devam edeceği bilgisini verdi. Onunla konuştuğum sırada Kopenhag&#8217;da çoktan gece olmuştu. Aramızdaki saat farkı altı saat.</p>
<p>Danimarka&#8217;daki yoldaşlarımız yarın (Perşembe) daha vahim bir tablonun beklendiğini söylediler. Sabah saat 10&#8242;da, Birleşmiş Milletler Zirvesi iki saat gecikmeyle başlayacak, çünkü Danimarka Devlet Başkanı 20 ülkenin devlet başkanını Obama ile birlikte &#8220;küresel problemleri&#8221; tartışmaya davet etmiş. Bu tam da iklim değişikliği konusunda bir anlaşma amacı taşıyan bir toplantının adı olabilirdi.</p>
<p>Her ne kadar tüm resmi delegeler katılacak olsa da sadece &#8220;davetlilerin&#8221; görüşlerini bildirmelerine olanak tanınıyor. Tabii ki, ne Chavez ne de Evo görüş beyan edebilenler arasında yer almıyordu. Toplantının amacı, nobel ödüllü kişiye, önceden hazırlanmış konuşmasını okuma fırsatı vermekti, tam da anlaşmayı gelecek sene sonunda Meksiko City&#8217;de gerçekleşecek toplantıya erteleme kararından sonra. Sosyal hareketlerin katılımına izin verilmeyecek. Tüm bu gösterinin ardından &#8220;zirve&#8221; çalışmalarını ana salonda gösterişsiz bir kapanışla sonlandıracak.</p>
<p>Televizyondan takip edebildiğim kadarıyla, dünya Kopenhag&#8217;da halka karşı faşist yöntemlerin kullanılabildiğine tanık oldu. Protestocular, ki bir çoğu genç, halkların dayanışmasını kazandılar.</p>
<p>Emperyalist ülke temsilcilerinin tüm manevra ve kandırmacalarına rağmen, yalanlarının ortaya çıkacağı gün yaklaşıyor. Kendi müttefikleri dahi onlara olan güvenlerini yitiriyor. Onlar, Meksiko&#8217;da, tıpkı Kopenhag&#8217;daki gibi, ayakta kalmaya olan umutlarını yitirmemiş insanların büyüyen direnişiyle karşılanacaklar.</p>
<p>Fidel Castro Ruz<br />
Aralık 2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-havana.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama, Bush ve Latin Amerika darbeleri</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-bush-latin-amerika.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-bush-latin-amerika.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 12:26:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hicran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Behlül Durmuş]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Behlül Durmuş Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Behlül Durmuş Çevirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Bush]]></category>
		<category><![CDATA[Bush ve Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Dick Cheney]]></category>
		<category><![CDATA[Franklin Roosevelt]]></category>
		<category><![CDATA[George Bush]]></category>
		<category><![CDATA[Honduras]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez Venezuella']]></category>
		<category><![CDATA[Küba Başkanı Raul Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika Bush]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=2215</guid>
		<description><![CDATA[Latin Amerika'da garip bir şey oluyor. Latin Amerikalı sağcı güçler George W. Bush'un sekiz yıllık süresi boyunca yaptıklarından daha iyisini Barack Obama'nın ABD Başkanlığı sırasında yapmaya hazırlar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/12/obama-bush-latin-amerika.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2216" title="Barack Obama, George Bush" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/12/obama-bush-latin-amerika.jpg" alt="Barack Obama, George Bush" width="540" height="300" /></a>Latin Amerika&#8217;da garip bir şey oluyor. Latin Amerikalı sağcı güçler George W. Bush&#8217;un sekiz yıllık süresi boyunca yaptıklarından daha iyisini Barack Obama&#8217;nın ABD Başkanlığı sırasında yapmaya hazırlar. </strong></p>
<p>Bush Latin Amerika&#8217;nın halkçı güçlerinin kesinlikle sempati beslemediği aşırı sağcı bir yönetime başkanlık etti. Diğer yandan, Obama, Franklin Roosevelt&#8217;in Latin Amerika&#8217;da ABD&#8217;nin doğrudan askeri müdahalesinin sona erdiğinin sinyalini vermenin bir yolu olarak ilan ettiği &#8220;iyi komşu politikası&#8221;nı tekrar etmeye çalışan merkeziyetçi bir yönetime öncülük ediyor.</p>
<p>Bush&#8217;un başkanlığı sırasında, ABD tarafından desteklenen tek ciddi darbe girişimi 2002&#8242;de Venezuella&#8217;da Hugo Chavez&#8217;e karşıydı ve bu da başarısız oldu. Bunu, Latin Amerika ve Karayipler genelinde her defasında merkez-sol adayların kazandığı bir dizi seçim izledi. Süreç, 2008&#8242;de Brezilya&#8217;da gerçekleştirilen ABD&#8217;nin davet edilmediği ve Küba Başkanı Raul Castro&#8217;nun fiili bir kahraman olarak muamele edildiği bir toplantı ile sonuçlandı.</p>
<p>Obama&#8217;nın başkan olmasından beri, Honduras&#8217;ta, başarılı bir darbe gerçekleşti. Obama&#8217;nın darbeyi kınamasına rağmen, ABD politikası muğlaktı ve darbe liderleri yeni başkanın seçileceği seçimlere kadar iktidarda kalma iddialarını kazanıyorlar. Paraguay&#8217;da, sol Katolik başkan Fernando Lugo, yakın zamanda bir askeri darbeyi engelledi. Ama kendisinin sağcı başkan yardımcısı Federico Franco, Lugo-karşıtı bir ulusal meclisten suçlama görünümünde bir darbe çıkarmak için manevra yapıyor. Ve bir dizi ülkede askerler dişlerini biliyor.</p>
<p>Bu belirgin anormal durumu anlamak için ABD&#8217;nin iç politikasına ve onun ABD&#8217;nin dış politikasını nasıl etkilediğine bakmalıyız. Bir zamanlar, ve çok da uzak olmayan bir zamanda, sosyal kuvvetlerin birbiriyle örtüşen koalisyonlarını başlıca iki parti temsil ederdi. Bu partilerin iç dengeleri Cumhuriyetçi Parti için biraz sağda, Demokratik Parti için biraz soldaydı.</p>
<p>İki parti birbiriyle örtüştüğü için, seçimler iki tarafın da başkan adaylarını seçmenlerin görece küçük bir bölümü olan ve merkezde bulunan &#8220;bağımsızlar&#8221;ın oyunu almak için az ya da çok merkeze doğru zorladı.</p>
<p>Artık durum böyle değil. Demokrat Parti her zamanki aynı geniş koalisyon, fakat Cumhuriyetçi Parti aşırı sağa kaydı. Bu, Cumhuriyetçilerin daha küçük bir tabana sahip olduğu anlamına geliyor. Mantık olarak seçimlerde pek çok güçlüklerle karşılaşmalılar. Fakat gözlemlediğimiz üzere işler hiç de öyle yürümüyor.</p>
<p>Cumhuriyetçi Parti&#8217;ye hakim olan aşırı sağ güçler yüksek derecede motive olmuş durumda ve oldukça saldırganlar. Fazla &#8220;ılımlı&#8221; buldukları her türlü Cumhuriyetçi politikacıyı tasfiye etmeye bakıyorlar ve Demokrat Parti&#8217;nin ve özel olarak da Başkan Obama&#8217;nın teklif edebileceği her şeye karşı Kongre&#8217;deki Cumhuriyetçileri aynı tarzda olumsuz bir tutum takınmaya zorluyorlar. Siyasi uzlaşmalar artık politik olarak arzu edilebilir görünmüyor. Durum biraz tersi. Cumhuriyetçiler tek bir trampetçinin arkasından yürümeleri için baskılanıyor.</p>
<p>Bu arada, Demokrat Parti her zaman olduğu gibi işliyor. Partinin geniş koalisyonu soldan bir parça merkez sağa kadar yayılıyor. Kongre&#8217;deki Demokratlar siyasi enerjilerinin büyük bir kısmını birbirleriyle müzakere ederek geçiriyorlar. Bu ise, ABD&#8217;nin sağlık hizmetleri sistemini reformdan geçirme teşebbüsünde şu an gözlemlediğimiz gibi, önemli yasal düzenlemeleri meclisten geçirmenin çok zor olduğu anlamına geliyor.</p>
<p>Öyleyse bu, Latin Amerika (ve aslında dünyanın diğer kesimleri) için ne anlama geliyor? Bush, yönetiminin ilk altı yılında bariz bir çoğunluğa sahip olduğu Kongre&#8217;de bulunan Cumhuriyetçilerden neredeyse istediği her şeyi alabilmişti. İlk altı yıl boyunca gerçek tartışmalar Başkan Yardımcısı Dick Cheney&#8217;in temel olarak hâkim olduğu Bush&#8217;un iç yönetim takımı tarafından yapılıyordu. Bush 2006 Kongre seçimlerinde kaybettiğinde Cheney&#8217;in etkisi azaldı ve politika az bir miktar değişti.</p>
<p>Irak takıntısı ve bir yere kadar da Ortadoğu&#8217;nun geri kalanı Bush dönemine damgasını vurdu. Çin ve Batı Avrupa ile ilgilenmek için bir miktar enerji kalmıştı. Latin Amerika, Bush yönetiminin bakış açısında arka zemine doğru kaydı. Latin Amerika sağı, onları düş kırıklığına uğratacak şekilde, ABD yönetiminden kendi lehlerine bekledikleri ve istedikleri her zamanki yakınlaşmayı bulamadılar.</p>
<p>Obama bütünüyle farklı bir durumla yüzyüze geldi. Tamamen farklı bir tabanı ve iddialı bir gündemi var. Obama&#8217;nın kamusal duruşu emin bir merkezci konum ve ılımlı merkez-sol jestler arasında yalpalıyor. Bu, onun politik konumunun esasında zayıflamasına neden oluyor. Seçim sırasında harekete geçirdiği, çoğu durumda politik geri çekilme halindeki sol seçmenleri hayal kırıklığına uğratıyor. Dünya ekonomi buhranı gerçekliği, merkezci bağımsız seçmenlerin bir kısmını büyüyen ulusal borç korkusuyla ondan uzaklaştırıyor.</p>
<p>Bush için olduğu gibi Obama için de Latin Amerika önceliklerin başında değil. Bununla birlikte (Bush&#8217;un aksine) Obama başını siyasi suyun üstünde tutmak için mücadele ediyor. 2010 ve 2012&#8242;de yapılacak seçimler için kaygılanıyor. Ve bu hiç de anlamsız değil. Dış politikası, bu seçimler üzerindeki potansiyel etkisinden kaydadeğer ölçüde etkileniyor.</p>
<p>Latin Amerika sağının yaptığı, elini ileri sürerken Obama&#8217;nın karşılaştığı iç siyasi zorluklardan istifade etmek olmuştur. Onları önleyecek siyasi enerjisinin mevcut olmadığını gördüler. Ek olarak, dünyanın ekonomik durumu, görevdeki yönetimlerin aleyhine sonuçlanma eğilimindedir. Ve bugün Latin Amerika&#8217;da görevde olan yönetimler merkez-sol partilerdir.</p>
<p>Eğer Obama gelecek iki yıl içerisinde önemli siyasi başarılara sahip olacaksa (düzgün bir sağlık yasası, Irak&#8217;tan gerçek bir çekiliş, azaltılmış işsizlik) bu, Latin Amerika sağının dönüşünü gerçekten engelleyecektir. Fakat Obama böylesi başarılara sahip olacak mı?</p>
<p>Obama, Bush ve Latin Amerika darbeleri adlı makaleyi ingilizce orjinalinden çeviren Arif Behlül Durmuş&#8217;a teşekkür ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-bush-latin-amerika.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro: Doğru görüşlü askerler</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-dogru-goruslu-askerler.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-dogru-goruslu-askerler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 01:21:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[CubaDebate]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[fidel castro sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Lideri]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Roosevelt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1721</guid>
		<description><![CDATA[Küba Devrimi’nin önderi Fidel Castro, Küba ABD ile diyalogtan çekinmiyor dedi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1722" title="Fidel Castro: Doğru görüşlü askerler" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/castro.jpg" alt="Fidel Castro: Doğru görüşlü askerler" width="540" height="300" /></p>
<h1>Küba Devrimi’nin önderi Fidel Castro, Küba’nın ABD ile diyalogtan çekinmediğini ve yeni düşmanlar icat etmeye ihtiyacı da olmadığı üzerinde ısrarla durdu.</h1>
<p>CubaDebate’ın internet sitesinde yeralan « Doğru görüşlü askerler » başlıklı yazısında Fidel Castro, « … fikirlerin tartışılmasından korkmuyoruz; devam ettiğimiz vatan savunmasında yüklendiğimiz inançlarımıza bel bağlıyoruz » diye belirtiyor.</p>
<p>Küba lideri, 12 emektar Amerikalı askerin Başkan Obama’ya yolladıkları iki ülke arasındaki ilişkilerin durumu hakkındaki mektubu yorumluyor. Mektup metin olarak Alman DPA haber ajansında yer alıyordu.</p>
<p>Fidel Castro ajanstan alıntıyla, « ABD’li bir grup emekli olmuş yüksek rütbeli, Küba’ya seyahat yasağını tüm Amerikalılar için kaldıracak bir yasayı “desteklemesi ve imzalaması” için Başkan Obama’ya baskı yapıyor. Adaya uygulanan ambargonun Vaşington’un siyasi ve güvenlik hedeflerine katkıda bulunmadığını ileri sürüyorlar, diye açıklıyor.</p>
<p>315 sayfa dolusu haberin arasında yeralan bu haber önemsiz ve etkisiz görünüyor, diye vurguluyor Castro. Yine de, 48 saat içinde açılacak Amerikalılar Zirvesi hakkında bana 24 saatten daha az sürede 4 tane ‘Görüşler’ yazdıran sorunun temeline iniyor.</p>
<p>Mektupta imzası olanların, silahlara başvurmaya hayır, ama fikir mücadelesine değil, çağrısı bugünkü politikacıların yaptıklarıyla taban tabana zıttır, diye ekliyor.</p>
<p>Diğer yandan Castro, “Küba’nın ABD’nin güvenliğine bir tehdit oluşturduğuna inanmıyorlar, aksine kamuoyunun bu konuda kandırılmak istendiğine inanıyorlar” diye açıklıyor.</p>
<p>Prensa Latina aşağıda metnin tam halini yayınlıyor.</p>
<h2>Fidel CASTRO&#8217;NUN GÖRÜŞLERİ</h2>
<p>Düşünün bir, ABD’de kimbilir kaç kişi Obama’ya mektup yazıyor ve ona kaç tane farklı soru soruyordur. Mektupların tamamını okuyamaz, orası kesin. Her birinin ana konusunu dahi ele alamaz çünkü günün 24 saati buna yetmez, ne de yılın 365 günü. En azından kesin olan şey, cep telefonu, elektronik gereçler ve bilgisayar destekleğiyle danışmanların bu mektupları cevapladıklarıdır. Önce parti adaylığı, sonra başkanlık için kampanyası süresince yeni başkan tarafından yapılmış çok sayıda açıklamadan yola çıkarak daha önceden hazırlanmış cevapların var olduğunu hesaba katmadan, onların içeriği kaydedilecektir.</p>
<p>Ne olursa olsun, mektuplar ABD politikasında belli bir ağırlığa sahipler ve onu etkiliyorlar, çünkü şu , (Obama) New Deal – 1933 ile 1938 arası Roosevelt – dönemindeki sosyal ilerlemelerden bile iğrenen önceli gibi kokuşmuş, yalancı ve cahil bir politikacı olarak görülmüyor.</p>
<p>İşte bu nedenle, Vaşington’dan gelen ve 14 Nisan’da DPA haber ajansınca yayınlanmış bir habere şaşırdım.</p>
<p>« ABD’li bir grup emekli olmuş yüksek rütbeli, Küba’ya seyahat yasağını tüm Amerikalılar için kaldıracak bir yasayı “desteklemesi ve imzalaması” için Başkan Obama’ya baskı yapıyor. Adaya uygulanan ambargonun Vaşington’un siyasi ve güvenlik hedeflerine katkıda bulunmadığını ileri sürüyorlar.</p>
<p>« Bugün Vaşington’da açıklanan bir mektupta 12 emektar yüksek rütbeli, “Ambargo Amerikan politikalarına karşı belirgin bir diplomatik hareketi tetikledi” uyarısını yapıyorlar. Aralarında Bill Clinton başkanlığı altında görev yapmış “uyuşturucu çarı” lakaplı Barry McCaffrey, eski Genel Kurmay şefi Colin Powell ve Lawrence B. Wilkerson bulunuyor.</p>
<p>« Pazartesi Obama’ya yolladıkları mektupta askerler, “Tecrübeli askerler olarak, ülkemiz öbür toplumların desteğini kendi davasına çekmekte yeterli olduğu zaman ABD’nin çıkarlarına daha iyi hizmet edileceğini iddia ediyoruz”, diye vurguluyorlar. O gün Başkan, yolculuğu ve ailevi birikimleri yollamayı sınırlandırıcı kısıtlamaların Küba kökenli yurttaşlar lehine kaldırıldığını duyurmuştu. Ama, ilerici kesimlerin ısrarla talep ettikleri gibi, ülkedeki tüm yurttaşların değil.</p>
<p>« Bu askerlerin fikrine göre, demokrat Bill Delahunt tarafından “Küba’ya yolculuk özgürlüğüne dair yasa”nın Temsilciler Meclisine sunulması “ambargonun kaldırılmasına doğru atılan ilk önemli adımdır”.</p>
<p>« Vaşington’un uluslararası kötü görüntüsünü düzeltme ve “Küba’da değişimlere yol açma şansına daha fazla sahip” bir politika biçimi, diye ekliyorlar.</p>
<p>« “Dünyanın her yerinde, liderler kampanyanız boyunca ayaklandırdığınız umutlar temelinde gerçek bir politika değişikliğini ısrarla istiyorlar”, diye ileri sürüyor askerler.</p>
<p>« “Küba bu değişime bir kanıt vermek adına taşıyıcı mesele gibi görünüyor, ve bu hareket dünyada rakiplerimiz ve yandaşlarımızın üzerinde derin bir etki bırakacaktır” »</p>
<p>315 sayfa dolusu haberin arasında yeralan bu haber önemsiz ve etkisiz görünüyor. Yine de, 48 saat içinde açılacak Amerikalılar Zirvesi hakkında bana 24 saatten daha az sürede 4 tane ‘Görüşler’ yazdıran sorunun temeline iniyor.</p>
<p>ABD’de savaşları ve askerlerin buna katılmasını tetikleyenler politikacılardır.</p>
<p>Genç ve deneyimsiz Kennedy, Eisenhower ve Nixon tarafından hazırlanmış Playa Giron kuşatmasını ve ablukayı ilan etti. Gerçi Nixon savaş koşullarını Kennedy’den daha az tanıyordu. Beklenmeyen terslikler Kennedy’yi yeni kararlar almaya itti. Alınan kararlar Füze Krizi’ne yol açacaktı. Büyük bir onurla o füzeyi yine de atardı, ama&#8230; Fransız gazeteci Jean Daniel’in bana anlattığı gibi, yaklaştığı iyice hissedilen termonükleer bir savaş tehdidi tarafından çok sarsıldı.</p>
<p>Yeşil Bereliler’e hayran kalarak, Kennedy onları Vietnam’a yönlendirdi. ABD orada Fransız sömürge imparatorluğunun yeniden inşasını destekliyordu. Başka bir politikacı, Lyndon Johnson bu savaşı son etkilerine kadar taşıdı. Bu delicesine girişilmiş başarısız serüven içerinde 50 bini aşkın asker hayatını kaybedecekti. Doların altın cinsinden değeri 20 kez düştüğü bir sırada, Birlik orada 500 milyar dolar harcadı, milyonlarca Vietnamlı’yı öldürdü ve bu üçüncü dünya ülkesi ile dayanışmanın ikiye katlanmasını sağladı. Görevli erlerin, toplumun askeri bir eğitim aldığı deneyimli askerler tarafından değiştirilmesi gerekiyordu. Bu da ülkeyi güçsüz düşürüyordu.</p>
<p>Bir üçüncü politikacı George W. Bush, babasının korumasında, krizi şiddetlendirerek ve derinleştirerek hızlandıran soykırımcı Irak savaşını tetikledi. Savaşın harcamaları trilyonlarca doları buluyor ve bu kamusal borç daha büyük risk altında kasılmış bir dünyada Amerikalı yeni nesillerin üzerine çökecek.</p>
<p>Askerler, ambargo ABD’nin güvenlik yönünden çıkarları için zarar taşıyor diye açıklarken haklılar mıdır yoksa haksız mı?</p>
<p>Mektupta imzası olanların, silahlara başvurmaya hayır, ama fikir mücadelesine değil, çağrısı bugünkü politikacıların yaptıklarıyla taban tabana zıttır.</p>
<p>Ülkelerinin ekonomik, politik ve sosyal sistemini koruyan ABD’li askerler genel ayrıcalıklar taşıyorlar, ve iyi para kazanıyorlar. Ama kendilerini halkın varlığını çalmaktan sakınıyorlar, bu da gerekleri yerine getirmekte tüm yetkilerini ellerinden alacak ve onları gözden düşürecektir.</p>
<p>Küba’nın ABD’nin güvenliğine bir tehdit oluşturduğuna inanmıyorlar, aksine kamuoyunun bu konuda kandırılmak istendiğine inanıyorlar. Guantanamo üssünü karşı devrimci ve göçmenlerin sığınağı haline dönüştürenler bu ülkenin hükümetleridir. Daha da kötüsü, Guantanamo, insan haklarını hoyratça inkar etmenin sembolü olarak nam salmış bir işkence merkezidir.</p>
<p>ABD’li askerler ayı zamanda Küba’nın uyuşturucu trafiğiyle mücadelede model alınması gereken bir ülke olduğunu biliyorlar. Diğer yandan, biz hiçbir zaman ülkemizin ABD halkına karşı en ufak bir terörist hareketin çıkış noktası olmasına izin vermedik.</p>
<p>Kongre’nin Siyahları Grubu üyelerinin saptadıkları gibi, Küba’nın terörist ülkeler listesinin içinde yer alması büyük terbiyesizliktir.</p>
<p>Senatör Lugar, Delahunt, Siyahlar grubundakiler ve Kongre’nin diğer etkili üyelerine minnettar olduğumuz gibi, Obama’ya bu mektubu yazmış olanlara da minnettarız.</p>
<p>Diyalogtan çekinmiyoruz; yeni düşmanlar icat etmeye de ihtiyacımız yok; fikirlerin tartışılmasından korkmuyoruz; devam ettiğimiz vatan savunmasında yüklendiğimiz inançlarımıza bel bağlıyoruz.</p>
<p>İnanılmaz teknolojik ilerlemeleri hesaba katarsak, savaş çok karmaşık bilimlerden biri haline geldi.</p>
<p>Bu noktada bazı şeyler ABD’li askerleri de kapsamaktadır. Geçmiş zamanlardaki askerlerin yaptığı gibi, sadece emirler vermenin yeterli olmadığını biliyorlar. Günümüzde, binlerce kilometreyle ayrılmış düşmanlar belki de asla yüz yüze gelmiyorlar. Ölümcül silahların atışlarını tetikleyen bilgisayar programlamalarıdır. Olsa olsa insanoğlu ona ancak eşlik ediyordur. Önceden sonucu hesaplanmış ve en ufak heyecandan yoksun kararlar söz konusudur.</p>
<p>Onların arasında, şimdi emektar olan, kendini askeriye ve savaş bilimine vermiş bir çoklarını tanıdım.</p>
<p>Böylesine güçlü bir komşusuyla mücadele etmiş ve ona direnmiş olan küçük bir ülke için ne karşıtlık ne de nefret duymuyorlar.</p>
<p>ABD’de, ülkemizin bağlantılarının ve eğitim yönünden alışverişinin olduğu Küresel Güvenlik Enstitüsü var. 15 sene öncesine kadar Savunma Bilgileri Merkezi (CID) olarak biliniyordu. Onun ilk ziyareti 1993 haziran sonuna dayanıyor. O tarihten 19 Kasım 2004’e dek ülkemize 9 ziyaret yaptı.</p>
<p>1999 yılına kadar, heyetlerde yer alanların çoğunluğu emekli askerlerden oluşuyordu.</p>
<p>Ekim 1999’dan başlayarak, heyetler yapılarını çeşitlendirmeye ve daha az askeri içine almaya başladılar. Beşinci ziyaretten itibaren, tüm heyetler başarılı araştırmacı Bruce Blair tarafından yönlendirilmeye başlandı. Nükleer güçlerin kullanımı ve kontrolünde uzmanlaşmış, güvenlik politikaları uzmanı, Yale ve Princeton üniversitelerinin kendisine danıştığı bir profesör olan Blair bu konuda yüzlerce makale ve çok sayıda eser yayınladı.</p>
<p>Amerikan ordu güçlerinde önemli roller oynayan askerlerle de tanışlığım oldu. Birbirimizin görüşlerini onaylıyor değildik, ama her zaman hoş görülü ve kibardık. Asker olarak katıldıkları savaşlar üstüne uzun fikir alışverişlerimiz olmuştu.</p>
<p>Ziyaretler 2006’da da devam etti, ama Santa Klara’da bir kaza geçirdim ve ardından ciddi bir hastalığa yakalandım.</p>
<p>Obama’ya yollanan mektubun altında imzası olan 12 askerden biri ülkemizdeki bu toplantılara katılmıştı.</p>
<p>En son toplantıda, askerlerin Küba’ya saldırmaya hiç niyetli olmadıklarını tüm açık yüreklilikleriyle söylediklerini öğrendim. ABD’de, Irak başarısızlığı yüzünden yönetimin zayıflığından doğan yeni bir politik durumun var olduğunu da öğrendim.</p>
<p>ABD başkanlarının yönetim sürelerinin son gününe kadar sürdürdükleri maceralı politikalar konusunda hiçbir güvence verememelerine karşın, bu Amerikalılar kötü yönetildiklerini hissediyorlar ve geçmiş olaylardan utanç duyuyorlardı. Toplantının başlama tarihi Mart 2007, yani 14 ay önceydi.</p>
<p>Bruce Blair içinden çıkılması güç konu hakkındaki şeyleri benden çok daha iyi biliyor olmalıdır. Onun gayretli ve şeffaf kılavuzluğu beni her zaman ekiledi.</p>
<p>Bu bilgilerin hiç kimseyi ilgilendirmedikleri zamanların beklentisi içinde arşivlerde yatıp durmasını çok sevmiyorum.</p>
<p>Fidel Castro Ruz</p>
<p>Nisan 2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castro-dogru-goruslu-askerler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chavez&#8217;in hediyesinde satış patlaması</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavezin-hediyesinde-satis-patlamasi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavezin-hediyesinde-satis-patlamasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 10:04:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Chavez Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Eduardo Galeano]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1718</guid>
		<description><![CDATA[Hugo Chavez'in ABD Başkanı Barack Obama'ya hediye ettiği kitap iki gün içinde en çok satanlar listesinde ikinci sıraya yerleşti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1719" title="Chavez'in hediyesinde satış patlaması" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/chavez-obama.jpg" alt="Chavez'in hediyesinde satış patlaması" width="540" height="300" /></p>
<p><strong>Hugo Chavez&#8217;in ABD Başkanı Barack Obama&#8217;ya hediye ettiği kitap iki gün içinde en çok satanlar listesinde ikinci sıraya yerleşti.</strong></p>
<p>Chavez, Amerikan Devletler Örgütü zirvesinin yapıldığı Trinidad&#8217;da Obama&#8217;ya (Türkiye&#8217;de de yayımlanmış olan) &#8220;Latin Amerika&#8217;nın Kesik Damarları&#8221; isimli kitabı hediye etmişti.</p>
<p>Kitap, internet kitapçısı Amazon.com&#8217;un istatistiklerine göre en çok satanlar listesinde daha iki gün önce 54.295&#8242;inci sıradaydı.</p>
<p>Uruguaylı yazar Eduardo Galeano&#8217;nun imzasını taşıyan kitap, Latin Amerika&#8217;da son 500 yıl zarfında yaşanan dış müdahalelerin kıtaya etkisini inceliyor.</p>
<p>Sol görüşlü kesimlerin favorilerinden biri olan kitap, yaklaşık 500 yıl önce İspanyolların kıtayı işgalinden bugüne kadar yaşanan müdahaleleri ele alıyor.</p>
<p>&#8220;Hoş bir jest&#8221;</p>
<p>Chavez, Cumartesi günü, Trinidad&#8217;daki zirve sırasında sandalyesinden kalkıp Obama&#8217;ya kitabı uzatmış ve iki lider ardından el sıkışmışlardı</p>
<p>İspanyolca kitabın içinde, Chavez&#8217;den &#8220;Obama&#8217;ya sevgilerle&#8230;&#8221; mesajı da yer alıyordu.</p>
<p>Obama, Chavez&#8217;in hediyesine &#8220;Bana bir kitap vermek hoş bir jest diye düşünüyorum. İyi bir okurum.&#8221; sözleriyle karşılık vermişti.</p>
<p>Ancak Cumhurbaşkanı Chavez için bu jesti daha ciddi bir anlam barındırıyordu.</p>
<p>Chavez, &#8220;Bu kitap Latin Amerika tarihinde muazzam bir yere sahiptir. Tarihi öğrenmemizi sağlar. (Geleceğimizi) bu tarihin üzerine inşa etmek zorundayız.&#8221; demişti.</p>
<p>Chavez&#8217;in kitap seçimleri ilk kez en çok satanlar listesinde oynamalara yol açmıyor.</p>
<p>Üç yıl önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8217;nda yaptığı konuşma, Amerikalı muhalif düşünür Noam Chomsky&#8217;nin bir kitabını ihya etmişti.</p>
<p>Chavez&#8217;in konuşması sırasında atıflarda bulunduğu Chomsky&#8217;nin &#8220;Hegemony or Survival: America&#8217;s Quest for Global Dominance&#8221; (Hegemonya ya da Hayatta Kalma: Amerika&#8217;nın Küresel Tahakküm Seferi) isimli kitabı, Amazon&#8217;da en çok satanlar listesinin bir numarasına yerleşmişti.</p>
<p>Kitap ABD ve Avrupa&#8217;da birkaç gün içinde yok satmaya başlamış ve on binlerce adet yeni baskısı sipariş edilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavezin-hediyesinde-satis-patlamasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama, yapılan işkencenin yöntemlerini açıkladı</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-yapilan-iskencenin-yontemlerini-acikladi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-yapilan-iskencenin-yontemlerini-acikladi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 09:58:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[Barrack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Bush]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[CNN]]></category>
		<category><![CDATA[hT2]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[New York Times]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1715</guid>
		<description><![CDATA[Barack Obama, Bush yönetimi sırasında CIA’ya gözaltındaki sanıkların konuşturulması için 10 yönteme izin veren belgeleri dün açıkladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1716" title="Obama, yapılan işkencenin yöntemlerini açıkladı" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/iskence.jpg" alt="Obama, yapılan işkencenin yöntemlerini açıkladı" width="540" height="300" /></p>
<p><strong>Hücreye böcek konmasına dahi izin verilmiş. ABD Başkanı Barack Obama, eski başkan Bush yönetimi sırasında CIA’ya gözaltındaki sanıkların konuşturulması için 10 yönteme izin veren belgeleri dün açıkladı.</strong></p>
<p>ABD Savunma Bakanlığı tarafından gizlilikleri kaldırılarak kamuoyuna açıklanan 2002 ve 2005 tarihli dört notta (memo), dönemin ABD Adalet Bakanlığı Hukuk Müşavirlerinden dönemin CIA yönetimine, aralarında böcekli kutuda tecrit, suya batırma ve çıplak bırakma gibi yöntemlerin de yer aldığı 10 sorgulama tekniğinin ABD yasalarına göre ‘işkence’ sayılmayacağı bildiriliyor.</p>
<p>Üzerindeki Top Secret (Çok Gizli) yazısı Obama ekibi tarafından çizilerek kamuoyuna açıklanan ABD Savunma Bakanlığı’nın dört belgesi başta New York Times ve CNN olmak üzere Amerikan basınında önemli yer aldı:</p>
<p>Verilen ‘işkence değildir’ izniyle ABD’nin Afganistan, ve Irak ile diğer gizli sorgulama üslerinde uygulamaya sokulan metodlar ve kullanılan ifadeler şunlar:</p>
<p><strong>Suya tutma (Waterboarding):</strong><br />
Yüze kapatılan bir bez üzerine 20-40 saniye süreyle yakın yükseklikten su tutuluyor. Bu teknik boğulma algısı ve panik yaratıyor. Fiziksel acıya neden olmaz.</p>
<p><strong>Stress Pozisyonları:</strong><br />
Bu pozisyonlar, kas yorgunluğu ile fiziksel rahatsızlık yaratmak için dizayn edildi.</p>
<p><strong>Karanlık hücre:</strong><br />
Birey, hareket etmesi imkansız küçük bir hücreye, kutuya konur. Hücre/Kutu genellikle karanlıktır.</p>
<p><strong>Böcekli hücreye kapama:</strong><br />
Belgelerde ‘Zubaydan’ isimli Al Quida’nin baş zanlılarından birinin böcekler ve sürüngenlerden korktuğuna dikkat çekilerek onun sorgulamasında izlenebilecek yöntem şöyle tarif ediliyor:<br />
“Zubaydan’a, sokabilen bir böcekle aynı hücreye konacağını haber vereceksinizi ama aslında zararsız bir böcek koyacaksınız Ancak mutlaka böceğin ölümcül ya da şiddetli bir acıya yol açmayacağını söylemek zorundasınız”</p>
<p><strong>Uykusuz bırakma:</strong><br />
Tutuklu elleri bağlı biçimde bekletilir. Böylece uyuması engellenir. Bu fiziksel acı içermez.</p>
<p><strong>Çıplaklık:</strong><br />
Tutuklu, sağlığı elverdiği ölçüde ve hava sıcaklığının uygun olması koşuluyla çıplak bırakılır. Tutuklular çok hakarete uğramış hissetse de bu çok aşırı zihinsel acı anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Gıda manipülasyonu:</strong><br />
Normal yiyecek yerine tutuklulara ticari sıvı yiyecek verilir.. Mahkumların ihtiyacı olan gıdayı sağlasa da tadı rahatsız edicidir.</p>
<p><strong>Duvara Vurma:</strong><br />
Sorgulayan kişi tutukluyu duvara vurur. Baş ve boyna zarar gelmemesi için havlu ya da kalın bir bezle sarılır</p>
<p><strong>Duvarda bekletme (Wall standing):</strong><br />
Kas yorulmasi icin kullanilir. Rahatsız olmasına rağmen dayanması zor değildir. Çok büyük fiziksel acıya neden olmaz.</p>
<p><strong>Islatma:</strong><br />
Tutukluya bidondan ya da hortumdan soğuk su dökülmesi. Su içilebilir olmalı ve burna girmesi engellenmelidir. Uygun uygulanırsa acı ve şitkayete neden olmaz.</p>
<p><strong>Karna tokat:</strong><br />
“Bu teknikte sorgucu, tutuklunun karnına avucunun dışıyla vurur. Elinde yüzük ya da mücevher bulundurumaz. Biraz fiziksel acı verse de fiziksel acı ya da şikayet vermez.</p>
<p><strong>Yüze tokat:</strong><br />
Sorgulayıcı tutuklunun yüzüne tokat atar. Sebebi şok ya da taciz hissi yaratmaktır. Katlanması zor bir acı yaratmaz.</p>
<p><strong>Yüzü sabitleme:</strong><br />
Kafayı haraketsiz bırakmak için uygulanır. Fiziksel acı içermez.</p>
<p><strong>Sarmak:</strong><br />
Bireyin ip ya da halata sarılması. Hiçbir fiziksel acı içermez</p>
<p><strong>Obama’dan işkencecilere güvence</strong><br />
Başkan Obama bir taraftan notları açıklarken, sorgulamalarında bu notlara dayanarak kötü muamelede bulunan CIA görevlilerine ise yargılanmayacakları güvencesi getirdi.</p>
<p>Obama’nın belgeleri açıklama kararı öncesinde ABD yönetimi içinde çok büyük bir tartışma yaşandı. Bakan Eric Holder önderliğinde Adalet Bakanlığı yayınlanmasından yana tavır koyarken, CIA buna karşı çıktı. Son kararı veren Obama, yayınladığı mesajında ‘ABD tarihinin karanlık ve acı dolu dönemine ait bu yöntemlerin’ bir daha kullanılmayacağını belirtti. Obama ‘şeffaflık ve hesap verebilirlik’ ilkelerine dikkat çekti.</p>
<p>Obama göreve gelişinin ikinci gününde ABD yönetiminin sorgulamalar konusundaki resmi görüşünü değiştirme kararı almıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obama-yapilan-iskencenin-yontemlerini-acikladi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;da Obama&#8217;nın Türkiye ziyareti yankıları</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunyada-obamanin-turkiye-ziyareti-yankilari.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunyada-obamanin-turkiye-ziyareti-yankilari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 18:19:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Economist Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama in Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Obama Türkiye'de !]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Avrupa ve Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1664</guid>
		<description><![CDATA[Economist dergisi bugünkü sayısında ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği desteğin geri tepebileceğini yazıyor:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1665" title="Dünya'da Obama'nın Türkiye ziyareti yankıları" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/obama-in-turkey.jpg" alt="Dünya'da Obama'nın Türkiye ziyareti yankıları" width="540" height="300" /></p>
<p><strong>Economist dergisi bugünkü sayısında ABD Başkanı Barack Obama&#8217;nın Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği desteğin geri tepebileceğini yazıyor:</strong></p>
<p>“Barack Obama, büyük turunu Ankara ve İstanbul&#8217;da noktalamayı tercih ederek Beyaz Saray&#8217;daki ilk 100 gününde bir Müslüman ülkeyi ziyaret etme sözünü tuttu. Obama Türk parlamentosunda İslam dünyasıyla savaşta olmadıklarını vurguladı ama ziyaret Türkiye&#8217;nin Batı için stratejik önemini de gösteriyordu.</p>
<p>&#8220;Bu kısmen coğrafi, kısmen de jeopolitik konumundan kaynaklanıyor. Obama&#8217;nın da vurguladığı gibi Türkiye Avrupa ile Orta Doğu arasında doğal bir köprü.“</p>
<p>“Ocak ayında Rusya ile Ukrayna arasındaki doğalgaz anlaşmazlığı Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;ya açılan enerji geçiş koridoru konusundaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Ermenistan&#8217;la ilişkileri düzeltmek için son dönemde gösterilen çabalar sonuç verirse, Türkiye&#8217;nin sorunlu Kafkaslar bölgesinde önemli bir rol oynama şansı var.&#8221;</p>
<p>&#8220;Türkiye Amerika&#8217;dan sonra NATO içinde en büyük orduya sahip ülke. İncirlik&#8217;te büyük bir Amerikan üssü var. Son dönemde Başbakan Erdoğan Suriye ve İsrail arasında arabuluculuk yaparak, İran&#8217;la konuşarak ve gözünü Kuzey Irak&#8217;taki Kürtlerden ayırmayarak Orta Doğu&#8217;da aktif bir diplomatik çaba yürüttü.&#8221;</p>
<p>Economist, Türkiye&#8217;nin Müslüman bir ülkede laik bir demokrasinin mümkün olduğunu gösteren bir örnek olması açısından da önemli olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;yi Müslümanlara özellikle Araplara bir model olarak sunmak doğru olmaz. Tarihi ve coğrafyası Türkiye&#8217;yi farklı kılıyor. Ama Türkiye, İslam dini ve açık İslamcı siyasi partilerin işleyen bir demokrasiyle uyuşmayacağı tezini çürüten bir örnek. Neredeyse 2002&#8242;de iktidara geldiğinden bu yana Erdoğan&#8217;ın ılımlı İslamcı partisi Türkiye&#8217;de Kemalist müesses nizam özellikle de generallerin saldırısı altında.&#8221;</p>
<p>&#8216;AB üyeliğindeki engeller Türkiye kadar büyük&#8217;</p>
<p>&#8220;Son seçimlerde gerilemesine karşın, Başbakan ve partisi yine de seçmenlerden geniş destek aldı. Ve her zaman istikrarlı bir şekilde olmasa da büyük ölçüde reform yoluna sadık kaldılar. Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri iyi gitmiyor. Türkiye&#8217;nin üyeliği önündeki engeller, Türkiye&#8217;nin kendisi kadar büyük.&#8221;</p>
<p>&#8220;Avrupa kamuoyları da Türkiye&#8217;ye karşı kucaklayıcı değil. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve onun kadar yüksek sesle olmasa da Alman Başbakan Merkel, Türkiye&#8217;nin üyeliğine karşı olduğunu ifade etti. Sürüncemede kalan Kıbrıs sorununun çözümü Türkiye&#8217;nin üyeliği için önkoşul.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ve rahatsız edici bir şekilde biraz da Avrupa&#8217;nın isteksiz olduğu algısı sonucu Türkiye&#8217;nin üyelik için istenen reformlara ilgisi azaldı. Son dönemde Türkiye kamuoyunda Amerikan ve AB karşıtlığı belirginleşmeye başladı.“</p>
<p>&#8216;Destek taktik hataydı&#8217;</p>
<p>Economist, tüm bunlar ışığında Amerikan Başkanı Barack Obama&#8217;nın Avrupa Birliği üyeliğine destek vermesinin anlaşılabilir olduğunu belirtiyor ve &#8220;Ama bu taktik bir hataydı&#8221; diyor:</p>
<p>“Sadece Sarkozy değil, AB liderleri dışarıdakilerin, halk önünde kimi üye alacaklarını söylemesinden hoşlanmıyor. Tıpkı Obama&#8217;nın Avrupalıların kendisine &#8216;Meksikalılara sınırı aç&#8217; demesinden hoşlanmayacağı gibi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu, Türkiye&#8217;nin üyeliğinin bir Amerikan fikriymiş gibi algılanmasına neden olacak bir lobicilikle değil, ikna yoluyla yapılmalı. Dahası, Avrupalıların Türkiye&#8217;nin üyelik için gerekli değişiklikleri yapmaya hazır olduğuna ikna olmaları gerekiyor.&#8221;</p>
<p>“En iyimser tahminle Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği üyeliğine daha yıllar var. Bunu masada tutmak Brüksel ve Ankara&#8217;daki siyasi liderlerin işi, Washington&#8217;dakilerin değil.&#8221;</p>
<p>&#8216;Operasyonda patlayıcı bulunamadı&#8217;</p>
<p>Independent, &#8220;gizli&#8221; ibaresi taşıyan belgeyi istemeden basına sızdıran, terörle mücadeleden sorumlu Londra Emniyet Müdür Yardımcısı Bob Quick&#8217;in eleştiriler üzerine istifa etmek zorunda kaldığını aktarıyor.</p>
<p>Quick, Paskalya tatilinde saldırı düzenlemeye hazırlandıkları ve El Kaide üyesi oldukları öne sürülen kişileri hedef alacak bir operasyonla ilgili olarak Başbakan&#8217;a bilgi vermeye giderken elindeki bu dosya, foto muhabirleri tarafından görüntülenmişti.</p>
<p>Independent&#8217;a göre, Quick&#8217;in hatası fark edilince İngiltere basınına, operasyonla ilgili tüm ayrıntıların yer aldığı belgeyle ilgili yayın yasağı getirildi. Ancak belge Amerika&#8217;daki bir internet sitesinde yayınlanınca operasyon erkene alındı. Gazete, İngiltere&#8217;nin güneybatı kentlerindeki 14 ayrı adrese düzenlenen, 12 kişinin gözaltına alındığı operasyonda ne patlayıcı ne de silah ne de bomba yapımında kullanılan bir malzeme bulunabildiğini aktarıyor.</p>
<p>Times gazetesi, operasyonlarda gözaltına alınan 12 kişiden 10&#8242;unun İngiltere&#8217;ye öğrenci vizesiyle gelen Pakistan vatandaşları olduğunu belirtiyor. Gazete, yaklaşık bir aydır izlenen ve Manchester&#8217;da bazı alışveriş merkezlerini görüntüledikleri öne sürülen zanlıların, El Kaide&#8217;nin kalesi dediği Kuzey Batı Sınır Eyaleti&#8217;nden geldiklerini yazıyor:</p>
<p>“Manchester komplosu, terör gruplarının taktiklerinde önemli bir değişikliğine işaret ediyor. Zira bu gruplar 2002–2006 yıllarında genç İngilizleri eğitime odaklanmıştı. Eğer saldırı planı doğrulanırsa, bu, terör gruplarının İngiltere&#8217;ye adamlarını ihraç etmeye başladıklarını ortaya koyacak.”</p>
<p>Guardian da İngiliz polisi ve istihbarat servislerinin büyük bir saldırıyı planını bozduğunu söyleyen Başbakan Gordon Brown&#8217;ın Pakistan Cumhurbaşkanı Zerdari&#8217;ye rahatsızlıklarını ileteceğini yazıyor.</p>
<p>&#8216;Gelecek karma ekonomilerde&#8217;</p>
<p>Ünlü İngiliz tarihçi Eric Hobsbawm, Guardian&#8217;daki makalesinde &#8220;Sosyalizm başarısız oldu, kapitalizm iflas etti. Gelecek karma ekonomilerde&#8221; diyor:</p>
<p>“İlerici politikalar, son 30 yılın ekonomik ve ahlaki varsayımlarından uzaklaşmaktan daha fazlasını gerektiriyor. Bu, ekonomik büyüme ve getirdiği zenginliğin bir amaç değil, araç olduğu inancına geri dönüşü gerektiriyor. Asıl mesele, ekonomik büyümenin insanların hayatını nasıl etkilediği, yaşam kalitelerini artırmak için ne tür fırsatlar ve umutlar getirdiğidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/dunyada-obamanin-turkiye-ziyareti-yankilari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama&#8217;nın AB desteği ters etki yapabilir</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-ab-destegi-ters-etki-yapabilir.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-ab-destegi-ters-etki-yapabilir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 16:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa ve Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Saray]]></category>
		<category><![CDATA[CNN]]></category>
		<category><![CDATA[Economist]]></category>
		<category><![CDATA[Economist Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Nato]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[The Economist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1633</guid>
		<description><![CDATA[Economist dergisi bugünkü sayısında ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği desteğin geri tepebileceğini yazdı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="storytext"><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1636" title="Obama'nın AB desteği ters etki yapabilir" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/economist-obama.jpg" alt="Obama'nın AB desteği ters etki yapabilir" width="540" height="300" /></strong></div>
<div class="storytext"><strong></strong></div>
<div class="storytext"><strong>Economist dergisi bugünkü sayısında ABD Başkanı Barack Obama&#8217;nın Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği desteğin geri tepebileceğini yazdı.</strong></div>
<p class="storytext">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-1634" title="Economist" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/economist_logo.jpg" alt="Economist" width="203" height="152" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Yazıda şöyle deniyor:</p>
<p class="storytext"><!-- end_story -->“Barack Obama, büyük turunu Ankara ve İstanbul&#8217;da noktalamayı tercih ederek Beyaz Saray&#8217;daki ilk 100 gününde bir Müslüman ülkeyi ziyaret etme sözünü tuttu. Obama Türk parlamentosunda İslam dünyasıyla savaşta olmadıklarını vurguladı ama ziyaret Türkiye&#8217;nin Batı için stratejik önemini de gösteriyordu.&#8221;</p>
<p class="storytext">&#8220;Bu kısmen coğrafi, kısmen de jeopolitik konumundan kaynaklanıyor. Obama&#8217;nın da vurguladığı gibi Türkiye Avrupa ile Orta Doğu arasında doğal bir köprü.“</p>
<p class="storytext">“Ocak ayında Rusya ile Ukrayna arasındaki doğal gaz anlaşmazlığı Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;ya açılan enerji geçiş koridoru konusundaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Ermenistan&#8217;la ilişkileri düzeltmek için son dönemde gösterilen çabalar sonuç verirse, Türkiye&#8217;nin sorunlu Kafkaslar bölgesinde önemli bir rol oynama şansı var.&#8221;</p>
<p class="storytext">&#8220;Türkiye Amerika&#8217;dan sonra NATO içinde en büyük orduya sahip ülke. İncirlik&#8217;te büyük bir Amerikan üssü var. Son dönemde Başbakan Erdoğan Suriye ve İsrail arasında arabuluculuk yaparak, İran&#8217;la konuşarak ve gözünü Kuzey Irak&#8217;taki Kürtlerden ayırmayarak Orta Doğu&#8217;da aktif bir diplomatik çaba yürüttü.&#8221;</p>
<p class="storytext">Economist, Türkiye&#8217;nin Müslüman bir ülkede laik bir demokrasinin mümkün olduğunu gösteren bir örnek olması açısından da önemli olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:</p>
<p class="storytext">&#8220;Türkiye&#8217;yi Müslümanlara özellikle Araplara bir model olarak sunmak doğru olmaz. Tarihi ve coğrafyası Türkiye&#8217;yi farklı kılıyor. Ama Türkiye, İslam dini ve açık İslamcı siyasi partilerin işleyen bir demokrasiyle uyuşmayacağı tezini çürüten bir örnek. Neredeyse 2002&#8242;de iktidara geldiğinden bu yana Erdoğan&#8217;ın ılımlı İslamcı partisi Türkiye&#8217;de Kemalist müesses nizam özellikle de generallerin saldırısı altında.&#8221;</p>
<p class="storytext"><strong>&#8216;AB üyeliğindeki engeller Türkiye kadar büyük&#8217;</strong></p>
<p class="storytext">&#8220;Son seçimlerde gerilemesine karşın, Başbakan ve partisi yine de seçmenlerden geniş destek aldı. Ve her zaman istikrarlı bir şekilde olmasa da büyük ölçüde reform yoluna sadık kaldılar. Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri iyi gitmiyor. Türkiye&#8217;nin üyeliği önündeki engeller Türkiye&#8217;nin kendisi kadar büyük.&#8221;</p>
<p class="storytext">&#8220;Avrupa kamuoyları da Türkiye&#8217;ye karşı kucaklayıcı değil. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve onun kadar yüksek sesle olmasa da Alman Başbakan Merkel, Türkiye&#8217;nin üyeliğine karşı olduğunu ifade etti. Sürüncemede kalan Kıbrıs sorununun çözümü Türkiye&#8217;nin üyeliği için önkoşul.&#8221;</p>
<p class="storytext">&#8220;Ve rahatsız edici bir şekilde biraz da Avrupa&#8217;nın isteksiz olduğu algısı sonucu Türkiye&#8217;nin üyelik için istenen reformlara ilgisi azaldı. Son dönemde Türkiye kamuoyunda Amerikan ve AB karşıtlığı belirginleşmeye başladı.“</p>
<p class="storytext"><strong>&#8216;Destek taktik hataydı&#8217;</strong></p>
<p class="storytext">Economist, tüm bunlar ışığında Amerikan Başkanı Barack Obama&#8217;nın Avrupa Birliği üyeliğine destek vermesinin anlaşılabilir olduğunu belirtiyor ve &#8220;Ama bu taktik bir hataydı&#8221; diyor:</p>
<p class="storytext">“Sadece Sarkozy değil, AB liderleri dışarıdakilerin, halk önünde kimi üye alacaklarını söylemesinden hoşlanmıyor. Tıpkı Obama&#8217;nın Avrupalıların kendisine &#8216;Meksikalılara sınırı aç&#8217; demesinden hoşlanmayacağı gibi.&#8221;</p>
<p class="storytext">&#8220;Bu, Türkiye&#8217;nin üyeliğinin bir Amerikan fikriymiş gibi algılanmasına neden olacak bir lobicilikle değil, ikna yoluyla yapılmalı. Dahası, Avrupalıların Türkiye&#8217;nin üyelik için gerekli değişiklikleri yapmaya hazır olduğuna ikna olmaları gerekiyor.&#8221;</p>
<p class="storytext">“En iyimser tahminle Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği üyeliğine daha yıllar var. Bunu masada tutmak Brüksel ve Ankara&#8217;daki siyasi liderlerin işi, Washington&#8217;dakilerin değil.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-ab-destegi-ters-etki-yapabilir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kriz Liderleri zirveye taşıdı . . .</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-liderleri-zirveye-tasidi.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-liderleri-zirveye-tasidi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 10:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[G-20 Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[G20]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Nicolas Sarkozy]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1488</guid>
		<description><![CDATA[Dünya liderleri, 1930'lu yıllardan bu yana gözlenen en büyük mali krize çözüm bulma çabaları kapsamında Londra'da toplanıyor. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="storytext"><strong><img class="alignnone size-full wp-image-1490" title="Kriz Liderleri zirveye taşıdı" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/krizg20.jpg" alt="Kriz Liderleri zirveye taşıdı" width="540" height="300" /></strong></div>
<div class="storytext"><strong>Dünya liderleri, 1930&#8242;lu yıllardan bu yana gözlenen en büyük mali krize çözüm bulma çabaları kapsamında Londra&#8217;da toplanıyor. </strong></div>
<p class="storytext">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-1489" title="Kriz Liderleri zirveye taşıdı . . . " src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/04/20090401010836obm-couple.jpg" alt="Kriz Liderleri zirveye taşıdı . . . " width="203" height="152" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">ABD Başkanı Obama bugün Londra&#8217;da bir dizi görüşme yapacak</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">G20 Zirvesi&#8217;ne katılacak liderler, bu akşam İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth&#8217;in onurlarına vereceği akşam yemeği için Buckingham Sarayı&#8217;na davetli.</p>
<p class="storytext"><!-- end_story -->Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, zirve için dün Londra&#8217;ya gelmişti.</p>
<p class="storytext">Obama bugün Rusya ve Çin liderleriyle ilk yüz yüze görüşmesini yapacak.</p>
<p class="storytext">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bugün İngiltere&#8217;de olacak.</p>
<p class="storytext">Londra&#8217;da gün boyu G20 Zirvesi&#8217;ne katılacak liderler arasında çok sayıda ikili görüşme de gözlenecek.</p>
<p class="storytext">İngiliz Times gazetesi dün Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;nin, G-20 Zirvesi&#8217;ni terk etme tehdidinde bulunduğunu bildirmişti.</p>
<p class="storytext">Fransa, daha sert mali denetim mekanizmaları oluşturulması yönündeki talebinin karşılanmasında ısrarlı.</p>
<p class="storytext">Sarkozy&#8217;nin, zirve sonuç vermezse sonuç bildirgesini imzalamayacağını belirten Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, Cumhurbaşkanı&#8217;nın bu konuda kararlı olduğunu söyledi.</p>
<p class="storytext">Fransa Maliye Bakanı, zirvede, kilit önemde bazı hedeflere yönelik olarak birlik içinde hareket edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p class="storytext">Christine Lagarde, bu hedeflerden birinin, offshore bankacılığın son bulması olduğunu belirtti.</p>
<p class="storytext">Zirvede, Amerika&#8217;nın bazı öncelikleriniyse, Başkan Barack Obama&#8217;yı İngiltere&#8217;ye getiren uçakta, Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs açıkladı.</p>
<p class="storytext">Beyaz Saray sözcüsü, Amerika ve Obama Yönetimi&#8217;nin geçen hafta, bu yöndeki çabalara liderlik etme yönündeki taahhütünü gösterdiğini söyledi.</p>
<p class="storytext">Sözcü Gibbs, &#8216;Amerikan Yönetimi hem en az herhangi bir başka ülkenin önerdiği kadar sert bir dizi mali kurallar açıklamış, gerekse de söz konusu önlemlerin bu yıl Kongre&#8217;den geçmesi yönünde vaadde bulunmuştur&#8217; dedi.</p>
<p class="storytext">Bu arada G20 Zirvesi zirve nedeniyle şimdiden Londra&#8217;da olağanüstü güvenlik önlemleri alındı.</p>
<p class="storytext">İki gün boyunca Londra&#8217;da en az 2500 takviye polis görevlendirilecek.</p>
<p class="storytext">Londra&#8217;da tüm polislerin izinleriyse iptal edildi.</p>
<p class="storytext">Güvenlik operasyonun maliyeti 10 milyon doları aşıyor.</p>
<p class="storytext">Londra&#8217;da gün boyunca çeşitli protesto gösterileri düzenlenmesi bekleniyor.</p>
<p class="storytext">G20 Zirvesi öncesi bankacılarla mali sektör çalışanlarından, protestocuların dikkatini çekip herhangi bir olaya fırsat vermemek için rahat giysiler giyerek işlerine gitmeleri istendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kriz-liderleri-zirveye-tasidi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama’nın belirsizlikleri</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-belirsizlikleri.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-belirsizlikleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 15:47:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1345</guid>
		<description><![CDATA[Obama, 20 Ocak itibariyle Amerika’daki ve dünyanın diğer yerlerindeki insanların büyük çoğunluğunun alkışları eşliğinde ABD başkanı olarak göreve başladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1346" title="obamaninbelirsizlikleri" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/obamaninbelirsizlikleri.jpg" alt="obamaninbelirsizlikleri" width="540" height="300" /></p>
<p>Barack Obama, 20 Ocak itibariyle Amerika’daki ve dünyanın diğer yerlerindeki insanların büyük çoğunluğunun alkışları eşliğinde Birleşik Devletler başkanı olarak resmen göreve başladı. Yaptığı konuşmada, “Amerika’yı yeniden kurma işine başlayacağına” söz verdi.</p>
<p>Dünya basınının başlıklarda ve analizlerde çekip aldığı bu kısa cümle, başkanlık vaatlerinin tüm belirsizliğini barındırıyordu. “Yeniden kurmak” çok değişik anlamlara gelebilir. Daha iyi olan önceki bir duruma geri dönmek anlamına gelebilir. Obama, Amerikan vatandaşlarına “daha iyi olan geçmişi seçmeleri” çağrısı yaparak bu anlama gönderme yaptı. Ne var ki, “yeniden kurmak” dünyanın şu anda bildiğinden çok farklı bir Amerika yaratmak anlamına gelecek köktenci bir değişim de demek olabilir. Belirsizlik, Obama’nın Birleşik Devletler ve dünya-sistemdeki yapıları ve kurumları sadece elden geçirmeyi mi, kökten değiştirmeyi mi tasarladığı noktasında ortaya çıkıyor.</p>
<p>Her ne kadar Cumhuriyetçi Parti’nin uzlaşmayan sağ kanadında histerik korkular hâkimse de, şu anda herkesin emin olması gereken bir nokta, Birleşik Devletler’in başkan olarak Che Guevara’yı seçmediğidir. Bununla birlikte seçilen, kimi seçmenlerin umutlarına ve uzlaşmaz sol eleştirilere rağmen yeni bir Ronald Reagan da değil. Öyleyse Birleşik Devletler kimi seçti? Bunun cevabı henüz net değil. Bu özellikle de Obama’nın siyasetçi olarak tarzından kaynaklanıyor.</p>
<p>Birbirinden ayrılması gereken iki soru var. İlki Obama’nın başkan olarak neyi başarmak istediği. İkincisiyse, jeopolitiğin hâlihazırdaki gerçekliği ve dünya çapındaki bunalım düşünülürse, neyi başarmasının muhtemel olduğu. Başkan yardımcısı Biden ikincisini 25 Ocak’ta şöyle açıklıyor; “dürüst olmak gerekirse, herkesin tahmin ettiğinden de kötü ve her geçen gün daha kötüye gidiyor”.</p>
<p>Bu noktada, Obama ile ilgili ne biliyoruz? Bir siyasi lider için şaşılacak derecede akıllı ve iyi eğitimli biri. Dengeli, ihtiyatlı ve oldukça başarılı bir siyasetçi. Fakat elden geçirmek ve kökünden değiştirmek arasındaki geniş yelpazenin neresinde duruyor? Muhtemelen bu alanın ortalarında bir yerlerde. Muhtemelen, gerçekten yapacağı ve başaracağı şeyler zekice olabilirse de, kendi seçimlerinden çok dünya-sistemin sınırlarının içinde bir işlevi olacak.</p>
<p>Şimdiye dek beş alana değindiğinin ipuçlarını bize verdi: Kapsayıcı katılım, jeopolitik, çevre, iç toplumsal sorunlar ve ekonomik bunalımla nasıl başa çıkılacağı. İlk kararları oldukça karışık.</p>
<p>Açıkçası, en çok kendini gösterdiği alan kapsayıcı katılım. Kendi seçilmesi de bunun bir ölçütü. Şüphe yok ki, Afrikalı-Amerikan bir başkan seçmek Birleşik Devletler’de 1945’ten beri değişmeyen bir eğilimin zirve noktası oldu. Bu, Truman’ın orduda, Yüksek Mahkeme’nin okullarda ırk ayrımının kaldırılması kararlarından, Thurgood Marshall’ın Yüksek Mahkemeye atanmasına, Colin Powell’ın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasına, Powell ve Condoleezza Rice’ın Dışişleri Bakanı olarak ardı ardına atanmalarına dek uzanıyordu. Yine de bu, iki yıl önce pek az kimsenin tahmin edeceği bir kırılma noktasıydı. Bu bakımdan önemli.</p>
<p>Obama, kapsayıcı vatandaşlık konusundaki çabalarını sürdürecek. Ne var ki, göç sorunu büyük bir politik sınav olarak karşısında duruyor. Bu konuyla güçlü bir biçimde nasıl mücadele edeceği konusunda hiçbir gösterge yok. Kendi siyasi tabanının büyük bir kısmı ile mücadele etmek zorunda kalabilir. Birleşik Devletler’deki mevcut ve beklenen işsizlik düzeyi düşünülürse, bu konuda bir şeyler yapmayı erteleyebilir de. Ne var ki konu varlığını sürdürecek ve çözülmesi gittikçe zorlaşacak. Dahası, bu sorunun çözülmemesi dünyanın bunalım ile daha sancısız bir şekilde başa çıkma yetisini azaltıcı etkiler yaratacak.</p>
<p>Obama’nın jeopolitik duruşu ise çok daha az umut vaat ediyor. İsrail/Filistin sorunu muhtemelen şu an çözümsüz durumda. En azından yapılabilecek olan Hamas’ı müzakerelere dahil etmek. Büyük olasılıkla, ABD özel temsilcisi olarak George Mitchell’in atanması bunun habercisi fakat bu geçerli bir politik sonuca varmak için oldukça yetersiz. İsrailliler, sığınaklarına girmiş haldeler ve Filistinli milliyetçilerin kabul edeceği herhangi bir seçeneği düşünmeye bile hazır değiller.</p>
<p>Iraklıların Obama’nın 16 ay içinde Irak’tan çekilme sözüne uymasını sağlayacağına şüphe yok. Obama’nın İranlılar ile itişip kakışmaktan fazlasını yapacağına ise inanmıyorum. Daha ilk haftasında, Pakistan hükümetinin altını oyan bir facia ile göreve başladı. Pakistan hükümeti yakında düşecek kadar zayıf. Eğer bu olursa Obama’nın savunulabilir hiçbir seçeneği kalmayacak.</p>
<p>Temel sorun, Obama’nın eski, hegemonik güç üzerine kurulu, abartılı dilden vazgeçememesi. Konuşmasında dünyaya “Amerika’nın bir kez daha liderlik etmeye hazır olduğunu bilin” dedi. Dünya Birleşik Devletler’in katılımını istiyor. Liderlik etmesini ise kesinlikle istemiyor. Obama’nın bunu henüz gerçekten anlayabildiğini düşünmüyorum. Bu bakımdan, Pakistan kendisi için kötü sonuçlar doğuracak.</p>
<p>Buna ilaveten, Latin Amerika’da işe iyi bir yerden başlayamadı. Chavez konusunda “seyirciye oynadı” ve daha da kötüsü, Brezilya başkanı Lula’nın, “Küba’daki ambargoyu koşulsuz olarak kaldırana dek değişimden yana olduğuna Latin Amerika’yı inandıramayacağı” uyarısını da duymadı.</p>
<p>Çevre konusundaki ilk adımları olumlu. Atamalarında, idarî kararlarında ve bilim adamlarının zorunlu olduğuna işaret ettiği kolektif önlemleri almaya hazır olduğunu diğer devletlere bildirmesinde bunu görebiliriz. Ne var ki, burada da diğer alanlarda olduğu gibi bunları ne kadar cesurca ve hızla yapabileceği sorundur.</p>
<p>İç sosyal sorunlardaki politikası da belirsiz bir karmaşa. Obama, kürtaj ile ilgili olarak, Clinton döneminde belirlenen politikayı yeniden benimsedi ve kendisini Reagan/Bush politikalarından kesin olarak ayırmış oldu. Guantanamo’nun ve gizli CIA hapishanelerinin kapatılmasına karar verirken, buralarda mahpus olanların akıbetine ilişkin kararları bir yıl kadar erteledi. Birleşik Devletler’de özel yaşama hükümetin tecavüzüne mahal veren büyük çaplı şebekeyi ne derece geçersiz hale getirebileceği ise soru işareti. Sendikaların örgütlenme yetilerine bir önceki yönetim tarafından konmuş sınırların geri çekilmesi konusunda verdiği sözleri yerine getirip getirmeyeceği de henüz net değil.</p>
<p>Nihayet, hareket kabiliyetinin en az olduğu alana, dünyadaki bunalıma gelelim. Ekonomiye geniş hükümet müdahalesini artırmaya kesinlikle hazır. Ne var ki bu, dünyadaki herhangi bir siyasi liderin düşünebileceği bir şey. Çalışan sınıfların ekonomik sancısını azaltmak için sosyal demokrat denebilecek önlemleri artırmaya hazır olduğu da açık. Ne var ki bu da dünyadaki herhangi bir siyasi liderin düşünebileceği bir şey.</p>
<p>Sorun, bu önlemlerin ne derece cesurca önlemler olabileceği. Tüm kilit pozisyonlara bir grup ihtiyatlı Keynesyeni atadı. Joseph Stiglitz, Paul Krugman, Alan Blinder, ya da James Galbraith gibi sol Keynesyen denebilecek hiçbir ABD ekonomisti bunların içinde yok. Bunların tümü ihtiyatlı tedbirlerin işe yaramayacağını ve zaten değerli olan zamanın kaybedildiğini söylüyor. Belki bir yıl içinde, Obama takımını daha cesur bir hareketi önerenlerle yeniden kurabilir. Yine belki, bunu yapmak için çok gecikmiş de olabilir.</p>
<p>Obama, Kongre’deki Cumhuriyetçileri ekonomi taslağına çekebileceği konusunda endişeli. Bu kısmen, ilk konuşmasında ifade ettiği “çatışmaya ve anlaşmazlığa karşı amaç birliği” tutkusunu ifade ediyor. Ekonomi daha da kötüye gittikçe desteksiz kalmak istemeyeceği düşünülürse bu kısmen zekice bir politika, fakat Cumhuriyetçi liderler bunu anlayacak kadar açıkgözlüler ve sadece, programının çoğunu bozmasına karşılık ona oy verirler.</p>
<p>Obama’yı oldukça keyifsiz bir başlangıç bekliyor. Amerika’nın kökünden yeniden kurulmasına hazır olduğunun göstergeleri, zekası ve entelektüel açıklığına rağmen güçlü değil. Birleşik Devletler’in dilbilgisi iyi. Ne var ki, cesurca yeniden kurulma pratiğine ihtiyacı var.</p>
<p><span style="color: #003366;">Immanuel Wallerstein</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/obamanin-belirsizlikleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chavez Obama’dan teröristlerin iadesini istiyor !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavez-obamadan-teroristlerin-iade-edilmesini-istiyor.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavez-obamadan-teroristlerin-iade-edilmesini-istiyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 10:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Carlos Andres Perez]]></category>
		<category><![CDATA[El Caracazo]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Chavez]]></category>
		<category><![CDATA[Luis Posada Carriles]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=1270</guid>
		<description><![CDATA[Hugo Chavez, Cuma günü ABD’den terörist Luis Posada Carriles ile “El Caracazo” diye bilinen kanlı olayları provoke eden eski Devlet Başkanı Carlos Andres Perez’in iade edilmesi talebini yineledi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1271" title="chavez" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/chavez.jpg" alt="chavez" width="540" height="300" /></p>
<p>Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Cuma günü ABD’den terörist Luis Posada Carriles ile “El Caracazo” diye bilinen kanlı olayları provoke eden eski Devlet Başkanı Carlos Andres Perez’in iade edilmesi talebini yineledi.</p>
<p>Chavez, ABD Devlet Başkanı Barack Obama’nın Venezuela adaletinden kaçan ve 1976’da bir Küba uçağının havada infilak etmesiyle 73 kişinin ölümünden sorumlu olan Posada Carriles’i teslim etmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Bir televizyon programına yaptığı telefon bağlantısında Chavez, Venezuela adaleti tarafından aranıyor olan ancak ABD’de devlet tarafından korunan eski Devlet Başkanı Carlos Andres Perez’in teslim edilmesini savundu.</p>
<p>Chavez, eski Devlet Başkanı Perez’in uygulamaya koyduğu ekonomik önlemlere karşı halkın El Caracazo diye adlandırılan isyana kalkışması sonrasında 27 Mart 1989’da başlayan baskıları hatırlattı.</p>
<p>Bir ay öncesine kadar, El Caracazo’dan sorumlu olanlar eski Devlet Başkanı örneğindeki gibi mahkemeye çıkarılamamıştı.</p>
<p>Chavez’in görüşüne göre, 27 Şubat 1989 olayları ülkedeki değişimin gerekliliğini göstererek ülkeyi 4 Şubat 1992’deki bir grup devlet görevlisi ve askerin liderliğindeki sivil-askeri kalkışmaya sürüklemişti.</p>
<p>Venezuela Devlet Başkanı ayrıca, ABD hükümetinin Venezuela ve diğer ülkeleri insan haklarını ihlal etmekle suçlayan bir raporu düzeltmesini istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/chavez-obamadan-teroristlerin-iade-edilmesini-istiyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Portre; Barack Obama</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/barack-obama.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/barack-obama.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2009 15:54:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Portre]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Portre]]></category>
		<category><![CDATA[Harvard Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[John McCain]]></category>
		<category><![CDATA[Michelle Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Oprah Winfrey]]></category>
		<category><![CDATA[Usame Bin Ladin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=654</guid>
		<description><![CDATA[ABD'nin ilk siyahi başkanı olacak olan Barack Obama bugün başkanlık görevini devralıyor. İşte Barack Obama'nın portresi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="storytext"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-655" title="Barack Obama" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/01/barrackobama.jpg" alt="Barack Obama" width="540" height="300" /></strong></div>
<div class="storytext"><strong> <br />
</strong><strong>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin 44. başkanı seçilen ve ülkenin ilk siyah lideri olan Barack Obama, siyaset sahnesinde dört yıl içinde büyük bir çıkış gerçekleştirdi. </strong></div>
<div class="storytext"><strong> </strong></div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img src="http://www.bbc.co.uk/worldservice/images/2008/02/20080213114004_44423283_obama_ap203x250.jpg" alt="Barack Obama" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">Obama&#8217;nın başlıca sloganı &#8216;değişim&#8217;di</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Amerikalı siyasetçilerin &#8220;rock yıldızı&#8221; ve &#8220;kumsal güzeli&#8221; gibi lakaplarla anılması pek olağan bir durum değil.</p>
<p class="storytext"><!-- end_story -->Ancak eski İllinois Senatörü Barack Obama&#8217;nın medya ve kamuoyunda yarattığı heyecan da sıkça rastlanan bir durum değil.</p>
<p class="storytext">4 Kasım 2008&#8242;de düzenlenen başkanlık seçiminde Cumhuriyetçi John McCain&#8217;e karşı yarışan Obama, oyların yüzde 52&#8242;sinden fazlasını aldı.</p>
<p class="storytext">Bunun sonucu olarak eyalet delegelerinin temsil edildiği Seçiciler Kurulu&#8217;nda Obama&#8217;ya 365, rakibine 173 oy çıktı.</p>
<p class="storytext">47 yaşındaki Barack Obama, siyaset sahnesinde nispeten taze bir isim.</p>
<p class="storytext">Obama, seçildiğinde Washington siyaset sahnesinde dört yılı daha yeni geride bırakıyordu.</p>
<p class="storytext">Demokrat senatörün adı, ulusal ve uluslararası ölçekte ilk kez 2004 yılındaki Ulusal Parti Kongresi sırasında yaptığı ateşli bir konuşmayla duyuldu.</p>
<p class="storytext">Kenyalı bir baba ile beyaz bir Kansaslı&#8217;nın çocuğu olan Obama, şahsi öyküsünü kendi ayakları üzerinde durarak hedeflerine ulaşma ideallerinin bir yansıması olarak ifade ediyor.</p>
<p class="storytext">Buradaki konuşmasında &#8220;Babam çok çalışıp sebat ederek büyülü bir yerde -daha önce gelmiş olan pek çokları için özgürlük ve fırsatlar meşalesi olmuş olan Amerika&#8217;da okumak için bir burs kazandı&#8221; demişti.</p>
<div id="factbox">
<table id="inlinebox" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right" bgcolor="#e3edf7">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div class="inlineboxtitle" style="background-color: #365fac;">BARACK OBAMA&#8217;NIN KÜNYESİ</div>
<div class="inlineboxfact">4 Ağustos 1961&#8242;de Hawaii&#8217;de doğdu</div>
<div class="inlineboxfact">Harvard Üniversitesi&#8217;nde hukuk okudu</div>
<div class="inlineboxfact">Chicago&#8217;da yurttaşlık hakları alanında avukatlık yaptı</div>
<div class="inlineboxfact">2004&#8242;te ABD Senatosu&#8217;na seçildi</div>
<div class="inlineboxfact">2008&#8242;de ABD Başkanı seçildi</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p class="storytext">Bundan birkaç ay sonra, İllinois&#8217;de açık farkla senatör seçilmesinden bu yana medyanın çok yakından izlediği ve başkent kulislerinde sivrilen bir isim oldu.</p>
<p class="storytext">Yazdığı iki kitap da en çok satanlar listesinde yer aldı.</p>
<p class="storytext">Popüler sohbet programları yapan Oprah Winfrey, programında ona aday olma çağrısı yapmakla kalmadı, kampanyasının bir çok durağında onunla birlikte kürsüde yer aldı.</p>
<p class="storytext">Kampanyası için daha evvel benzeri görülmemiş miktarlarda bağış toplayan Obama&#8217;nın finansal imkanlarına sadece Hillary Clinton rakip olabilmişti.</p>
<p class="storytext">Obama senatörlüğü sırasında genelikle oylarını liberal şekilde kullandı. Ancak AIDS eğitimi ve önlenmesi konusundaki girişimlerde Cumhuriyetçilerle işbirliği yaptı.</p>
<p class="storytext"><strong>Yabancı babalar</strong></p>
<p class="storytext">Obama adını Kenya&#8217;da keçi çobanlığı yaparak büyüyen ancak bir burs kazanarak Hawaii&#8217;de eğitim imkanı kazanan babasından alıyor.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img src="http://www.bbc.co.uk/worldservice/images/2008/03/20080305111121obama203.gif" alt="Barack Obama" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">Obama için eşi Michelle önemli bir artı puan</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">Obama&#8217;nın annesi Ann ise bu sırada ailesi ile Honolulu&#8217;da yaşıyordu.</p>
<p class="storytext">Barack Obama küçük yaştayken babası eğitimini Harvard&#8217;da sürdürme fırsatı buldu ancak ailesini beraberinde götürmek için yeterli mali imkanları bulamadığından bunu hayata geçiremedi.</p>
<p class="storytext">Obama Kenya&#8217;ya dönerek hükümete bağlı bir iktisatçı olarak çalışmaya başlarken, çift boşandı.</p>
<p class="storytext">Obama altı yaşındayken annesi Ann, bu kez bir Endonezyalı ile evlendi ve aile Cakarta&#8217;ya taşındı.</p>
<p class="storytext">Babası ve üvey babası Müslüman olsa da Obama Hıristiyan. Endonezya&#8217;da yaşadığı süre dahil olmak üzere eğitimini laik ve Katolik okullarında almış.</p>
<p class="storytext">Daha sonra eğitimi için Hawaii&#8217;ye dönen Obama, büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya başladı.</p>
<p class="storytext">New York&#8217;taki Columbia Üniversitesi&#8217;nde siyaset bilimi eğitimi alan Obama daha sonra üç yıl Chicago&#8217;da avukatlık yaptı.</p>
<p class="storytext">1988&#8242;de Harvard Hukuk Fakültesi&#8217;ne giren Obama burada saygın hukuk dergisi Harvard Law Review&#8217;un ilk Afrikalı Amerikalı başkanı oldu.</p>
<p class="storytext">Mezuniyeti sonrasında Chicago&#8217;ya dönen Obama, yurttaşlık hakları alanında uzmanlaştı ve konut ve istihdam alanında ayrımcılığa uğradığını düşünenlerin davalarına baktı.</p>
<p class="storytext">Eşi Michelle de kendisi gibi bir avukat. Çiftin iki kızları var.</p>
<p class="storytext">Obama, yaklaşık 20 yıldır Chicago&#8217;da ülkenin en büyük kiliselerinden olan Trinity United Church of Christ&#8217;a devam ettiğini söylüyor.</p>
<p class="storytext"><strong>İşgal aleyhtarı</strong></p>
<p class="storytext">Obama, Irak savaşını baştan bu yana eleştiren bir isim oldu. 2003 Mart&#8217;ında başlayan işgalden aylarca öncesinde savaş ihtimaline muhalif olduğunu dile getiriyordu.</p>
<p class="storytext">2007 Eylül ayında Iowa&#8217;daki kampanya gezisi sırasında diğer siyasetçileri Başkan Bush&#8217;un savaşın gerekçesi olarak ortaya koyduğu unsurları sorgulamamakla eleştirdi.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="208" align="right">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" bgcolor="#ffffff"><img src="http://www.bbc.co.uk/f/t.gif" border="0" alt="" width="5" height="1" /></td>
<td>
<div><img src="http://www.bbc.co.uk/worldservice/images/2008/02/20080203215917_42445927_westwing_203ap.jpg" alt="Barack Obama" /></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="caption">Obama Beyaz Saray&#8217;daki ilk siyah başkan olmak istiyor</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="storytext">&#8220;Ben, önceliğimizin Afganistan&#8217;daki mücadeleyi sona erdirmek olması gerektiğini düşünmüştüm&#8221; diyen Obama, &#8220;Ben Irak&#8217;ta aceleci bir şekilde savaşa girilmemesi gerektiğini söyledim, süresi bilinmeyen, maliyeti kestirilemeyen, sonuçları belli olmayan bir işgal beni kaygılandırıyordu.&#8221; diye konuştu.</p>
<p class="storytext">Obama sık sık, pek çok kişinin adını yanlış anlamasıyla dalga geçiyor, kendisine<br />
&#8220;Alabama&#8221; ya da &#8220;Yo Mama&#8221; dendiğini söylüyor.</p>
<p class="storytext">Hatta Amerikan haber televizyonu CNN de, adının yanlışlıkla Usame Bin Ladin ile ilgili bir haber sırasında ekrana yansıması nedeniyle özür dilemek zorunda kalmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/barack-obama.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fidel Castro&#8217;nun görüşleri: ABD&#8217;nin 11. Başkanı</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castronun-gorusleri-abdnin-11-baskani.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castronun-gorusleri-abdnin-11-baskani.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2009 14:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Başkanı Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro]]></category>
		<category><![CDATA[Fidel Castro Ruz]]></category>
		<category><![CDATA[Guantanamo Üssü]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=781</guid>
		<description><![CDATA[Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro, yeni Amerikan başkanı Barack Obama’nın yasadışı Guantanamo Üssü’ndeki tutsaklık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-800" title="Fidel Castro Röportaj" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/01/fidel-castro-roportaj1.jpg" alt="Fidel Castro Röportaj" width="540" height="300" /></p>
<p>Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro, yeni Amerikan başkanı Barack Obama’nın yasadışı Guantanamo Üssü’ndeki tutsaklık ve işkencenin derhal sona erdirileceğini rahatlıkla belirttiğine dikkat çekti.</p>
<p>Cuma günü yayımlanan “ABD’nin On Birinci Başkanı” başlıklı makalesinde Castro, bu durumun terörü Amerikan dış politikasının olmazsa olmazı olarak görüp teröre tapınan bazı çevrelerde rahatsızlıkla karşılandığını belirtti.</p>
<p>Kimsenin Obama’nın Amerika’yı diğer halkların bağımsızlığına ve özgürlük ve insan haklarına saygı duyan bir ülke yapacağı ile ilgili sözlerindeki içtenlikten şüphe edemeyeceğini yazan Castro, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Yine de, bütün düşüncelerine rağmen, Obama henüz asıl önemli olan testten geçmemiştir: Şimdi elinde tuttuğu muazzam iktidarın, sistemin dayatmasıyla ortaya çıkan çözümlenemez çelişkilerin üstesinden gelmekte kesinlikle yararsız kaldığı ortaya çıktığında ne yapacaktır?”</p>
<p>Castro’nun makalesinin tam metni aşağıdaki gibidir:</p>
<p><strong>Fidel Castro&#8217;nun makalesi;<br />
BİRLEŞİK DEVLETLER’İN 11. BAŞKANI</strong></p>
<p>Geçen Salı, 20 Ocak 2009 günü, Barack Obama Birleşik Devletler’in devlet başkanı oldu ve Küba Devriminin Ocak 1959’daki zaferinden beri seçilen 11. Başkan olarak görevine başladı.</p>
<p>Ülkesini özgürlükte, insan haklarına ve öteki halkların bağımsızlığına saygıda örnek bir ülkeye dönüştüreceğine ilişkin söylediği sözlerin içtenliğinden kimse kuşkulanamaz. Tabii bu, dünyanın her yerinde rastlanan insanlık düşmanları dışında kimsenin canını sıkmaz. Başkan rahatça, yasadışı Guantanamo Üssünde hapislik ve işkenceye derhal son verileceğini belirtmiştir. Bu ise, ülkesinin dış siyasetinde, terörü zorunlu bir araç sayanlar arasında kuşku yaratmıştır.</p>
<p>Birleşik Devletler’in ilk Afrikalı-Amerikalı, zeki ve soylu görünümlü Başkanı imgesi, iki yüz otuz yıl kadar önce bağımsız cumhuriyetin kuruluşundan beri, Abraham Lincoln ve Martin Muther King’in esiniyle dönüşmüş ve sonunda Amerikan rüyasının canlı sembolü halini almıştır.</p>
<p>Yine de, bütün düşüncelerine rağmen, Obama henüz asıl önemli olan testten geçmemiştir: Şimdi elinde tuttuğu muazzam iktidarın, sistemin dayatmasıyla ortaya çıkan çözümlenemez çelişkilerin üstesinden gelmekte kesinlikle yararsız kaldığı ortaya çıktığında ne yapacaktır?</p>
<p>Bu yıl, dünya ekonomik krizinin doğurduğu nesnel güçlüklerle boğuşurken sürekli olarak kararlar alma görevini yükümlenen Parti ve Devlet yönetimindeki yoldaşlarıma müdahale etmemeye ve yollarında durmamaya niyetlendiğim için, Düşünceler’in adedini azalttım. Kendimi iyi hissediyorum, fakat yoldaşlarımdan hiçbirinin, benim aralıklı yazdığım Düşünceler’im, sağlık koşullarım ya da ölümüm nedeniyle çalışmalarında, kendini belirli bir yönde hareket etmeye zorlanmış hissetmemesi gerektiğini ısrarla belirtiyorum.</p>
<p>Elli yılı aşkın zamandır üzerinde çalıştığım konuşmalarımı ve yazılı belgelerimi yeniden gözden geçiriyorum.</p>
<p>Bu kadar uzun bir süre, olaylara tanıklık etmek ve gözlemlemek gibi görülmemiş bir ayrıcalığa sahip oldum. Dünyada olup bitenlerle ilgili bilgi alıyorum ve gelişmeleri sakin ve derin bir biçimde düşünüyorum. Başkan Obama’nın ilk iktidar dönemini tamamlayacağı dört yılın sonunda, böylesi bir ayrıcalıktan yararlanabileceğimi ummuyorum.</p>
<p>Fidel Castro Ruz<br />
Ocak 2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/fidel-castronun-gorusleri-abdnin-11-baskani.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küba ablukası ABD&#8217;ye pahalıya mal oluyor !</title>
		<link>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm</link>
		<comments>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 18:47:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Site Yöneticisi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Havana]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Obama 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Obama ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Obama Küba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hursertekinoktay.com.tr/?p=589</guid>
		<description><![CDATA[Washington, 11 Ocak (Prensa Latina) İçlerinde ABD Ticaret Odası’nın da olduğu, pek çok önde gelen ABD’li ticari kuruluş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-590" title="Obama 2008 Küba" src="http://www.hursertekinoktay.com.tr/wp-content/uploads/2009/01/obama-kuba-01.jpg" alt="Obama 2008 Küba" width="540" height="300" /></p>
<p>Washington, 11 Ocak (Prensa Latina) İçlerinde ABD Ticaret Odası’nın da olduğu, pek çok önde gelen ABD’li ticari kuruluş, Washington’un Küba’ya yönelik ablukasının, ABD ekonomisinde yaratttığı kayıplarla ilgili yeni kanıtları içeren bir mektup kaleme aldı.</p>
<p>Meksika doğumlu olan ve Küba’da çalıştığı bir yıla dair anılarını yazdığı “Duvarın İçinden: Havana’da Bir Yıl” adlı kitabı 2006 yılı Amerikan Kitap Ödülü’ne aday gösterilen gazeteci Margot Pepper’e göre, bu kuruluşlar yeni seçilen devlet başkanı Obama’ya; yarım asırdır devam eden ve ABD’ye yılda 1,2 milyar dolara mal olan ablukanın ortadan kaldırılması yönündeki süreci başlatması için talepte bulundu.</p>
<p>Pepper yeni gelen son bilgilere göre; 2009 yılı planında, gerçekleştirilemeyecek satışlar nedeniyle ABD için yıllık yaklaşık 3,6 milyar dolar kayıp oluşacağını belirtti.</p>
<p>Hazine Bakanlığı tarafından abluka kurallarını uygulamak için harcanan milyonlarca dolara ek olarak, sinyalleri Küba Hükümeti tarafından etkili bir şekilde bloke edilen ve yılda 27 milyon dolar maliyeti ile bir kara delik olarak adlandırılabilecek Jose Marti radyo ve televizyonu da ABD ekonomisi için ciddi bir maliyet oluşturuyor.</p>
<p>Yarıküre İşleri Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre bu miktar son 20 yılda yaklaşık yarım milyar dolara ulaştı.</p>
<p>Kar amacı gütmeyen Küba Politikası Vakfı’na (CPF) göre abluka, ABD ekonomisinde sadece tarımsal ihracat alanında 1,24 milyar dolarlık kayıba neden oluyor. Bunun dışında diğer ekonomik ihraç kalemleri ile birlikte bu rakam yılda toplam yaklaşık 3,6 milyar dolara ulaşıyor.</p>
<p>CPF tarafından verilen bilgilere göre sadece Arkansas eyaleti yılda yarım milyar dolarlık iş olanağını kaybediyor.</p>
<p>Amerikan Seyahat Acentaları Kurumu’na göre ABD, Küba’ya dönük seyahat sınırlamalarını kaldırırsa, 2010 yılına kadar yaklaşık 1,8 milyon Amerikalı’nın Küba’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Kurumun yaptığı açıklamaya göre bu, gayri safi milli hasılaya yaklaşık 1,6 milyar dolar eklenmesi anlamına geliyor.</p>
<p>John Hopkins Üniversitesi’nin açıklamasına göre ABD ekonomisi, abluka nedeniyle Küba’dan 1 milyar dolar fazla olarak yılda 2 milyar dolar ticari kayba uğruyor.</p>
<p>2002 yılında Küba hükümeti abluka nedeniyle Küba’nın kayıplarını yıllık 685 milyon dolar olarak hesaplamıştı. Aralık 2008’de, BBC tarafından yayınlanan rapora göre, ablukanın başladığı 1962’den beri Küba toplam 93 milyar dolar kayba uğradı.</p>
<p>Margot Pepper’e göre hangi istatistik değerlerin kullanıldığından bağımsız olarak, son yirmi yılda ablukanın iki ülkeye de maliyeti 3 kat arttı. Bu, iki tarafın yurttaşlarının da karşılayabileceği bir miktar olmaktan çok uzakta bulunuyor. Gerçek şu ki fakir bir ülke olan Küba, yurttaşlarının tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorken, bu alınacak ambargo kaldırma kararıyla yeni seçilen başkan hem Amerikan ekonomisindeki zarar kalemlerinden birini ortadan kaldıracak hem de kendi yurttaşlarının, Küba’nın sağlık alanında sunabileceği menenjit B aşısı, retinitis pigmentosa hastalığının tedavisi; buzdolabında saklanmayan sütler için koruyucu madde ve bir yan etki olarak cinsel gücü arttırması nedeniyle yabancılar tarafından çokça talep edilen kolestrol düşürücü bir hap olan PPG’den faydalanabilmesinin önünü açacak.</p>
<p>CPF’ye göre ülke genelinde ABD yurttaşlarının yüzde 52’si ablukanın kaldırılmasından yanayken, yüzde 67’si Küba’ya seyahati yasaklayan kanunun derhal kaldırılmasını istiyor.<br />
 <br />
<span style="color: #003366;">Bilindiği gibi Küba&#8217;ya yaklaşık 50 yıldır ABD tarafından ambargo uygulanmaktadır&#8230;.Obama&#8217;nın gelişiyle ABD&#8217;nin Dünya politikasında ne gibi değişiklikler olacağı merakla bekleniyor&#8230;<br />
Ve tekrar aklımıza şu soru geliyor;<br />
Obama gerçek mi? Yoksa bir masal mı?<br />
Sağlıcakla,</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hursertekinoktay.com.tr/kuba-ablukasi-abdye-pahaliya-mal-oluyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

