HaberKategorilenmemiş

Ahmet Nur Çebi’ye cevabım . . .

26 Aralık 2021 Pazar günü Beşiktaş JK Akatlar Spor Kompleksinde yapılan BJK Mali genel kurulundanAhmet Nur Çebi’nin tarafıma söylediği sözler ile ilgili cevap hakkımı da sonra kullanacağımı açıklamıştım.

Kıymetli Beşiktaş taraftarları,

Hatırlayacağınız üzere yeni yılı ilk günü yapacağım bir takım açıklamalara önce sizlerden başlamak istediğimi ifade ederek 26 Aralık 2021 Pazar günü Beşiktaş JK Akatlar Spor Kompleksi Mali Genel Kurula neden gitmediğimi anlatmıştım.
Ve BJK mali genel kurulunda Ahmet Nur Çebi’nin tarafıma söylediği sözler ile ilgili cevap hakkımı da sonra kullanacağımı açıklamıştım.
Kupa maçı ile hemen arkasından Rize’de oynayacağımız deplasman maçımızın geçmesini bekledim.
Ahmet Nur Çebi’nin bu zorlu periyotta takım ile birlikte olacağını düşündüğümden açıklamamı ertelemiştim.
Ancak kendisinin bu çok önemli 2 maça gitmek yerine takım Rize’de doğranırken eğlence mekanlarında olduğunu görünce cevap hakkımı kullanmak istedim.
( Not: Geçen yıl ligin son virajında 10 haftada 12 puan kaybetmiştik. Şu anda ligin ikinci yarısı yeni başlıyor. Ve Rizespor maçı nasıl başlarsa ligin ikinci yarısı öyle gidebilir !)

Sayın Ahmet Nur Çebi şimdi elinize bir bardak çay, bir de kağıt-kalem alın…
Bana vereceğiniz cevap hakkınıza istinaden notları almaya başlayın…

Ahmet Nur Çebi’nin mali kongredeki giriş konuşması…. (Tüm kayıtlar BJK web bire-bir olarak sitesinden alınmıştır.)
“Çok kolaydır burada konuşmak. Milleti heyecanlandırmak için masaya vurma işlerini bırakalım. Gençsiniz, saygı duyuyorum. Arkanızda Beşiktaş’ın kongre başkanı oturuyor(1), Divanı başkanı oturuyor(1). Kongreyi etkilemeye çalışmayı bırakın.
Biz sizin derdinizi anlıyoruz (2). Tamer Mert benim arkadaşımdır, buraya gelmem için yazdı, çizdi. Şimdi gelmiş beni eleştiriyor. Eleştirdiği yerlere cevap vereceğim. Beraber hareket ettikleri Hürser hoca var (2).
Ben Hürser hocayı çok görmedim. Ben seçim kazandım, karşımda beş kişi bir araya gelmişlerdi(3).
Herkes geldi tebrik etti, maalesef Hürser hoca tebrik etmeye gelmedi(4).
Ona ne yaptık, onu da bilmiyorum(5).
Aldı Twitter’ı eline, yazıyor, çiziyor. Dün burada yoktun. Bugün de burada yoksun(6). Bana sallayacaksan, iki arkadaşının yanında sen de gel. Sabah akşam yaz.
Ne kolay değil mi? Ben iki kere Covid-19’a yakalanacağım, kolum kırılacak, Beşiktaş için hayatımı riske edeceğim(7) evden yaz Allah yaz ama burada yok.
Bu doğru bir tarz değil. Buralarda olmanızı istiyorum. “Rapor açıklanmayacak, o yüzden ibra etmeyeceğiz”, bir tarz bu. Raporu açıkladık, başka bir şey buluyor. Adamın niyeti belli. Yaptığımız her şeyin bize sebebini sorun. Aker Çıtak’ı üç kere kulübe davet ettim. Fulya davasını anlat dedim (8) gelmedi.
Çünkü burada malzeme yapacak(9).
Ben ibra olurum olmam ama sizler bu arkadaşlara izin vermeyin(10). Bu yolun yanlış olduğunu öğreteceksiniz.
Futbol A.Ş.’nin genel kurulunda ibra etmedik. Niye bugüne kadar dava açmamışız, inandırıcı değilmişiz. KPMG raporunu bekledik(11). İçinden çıkacak belgeleri istedik. KPMG raporu niye geç çıkmış. Genel Sekreterim açıkladı. Ama olmuyor, çünkü niyet başka.”

Sayın Yönetim Kurulu Başkanı şimdi sırasıyla başlayalım….

1- “Arkanızda Beşiktaş’ın kongre başkanı oturuyor” dediğiniz; Beşiktaş kongresini yöneten sayın emekli albay 2012 yılında Yıldırım Demirören’in listesinde olup İBRA edilmemiş bir üyedir. Bir genel kurulda İBRA olmamış birisinin aynı genel kurulda bir kongreyi yönetmesi Beşiktaş örflerine uymamaktadır, geleneklerine uymamaktadır ve ayrıca ETİK’ de değildir. Bir çok hukuki boşluğa da sebep olur.
Ayrıca “Divanı başkanı oturuyor” dediğiniz Tevfik Yamantürk’ün onursal ve ebedi başkanımız Süleyman Seba’a karşı ettiği nahoş sözlerin geçtiğimiz günlerde ortaya çıkmasından sonra kendisinden tek bir özür kelimesi bile çıkmamış olması temsil ettiği makama uygun olmamıştır.

Şimdi size soruyorum;

  • a- İBRA edilmemiş kongre başkanı olan sayın Albayı daha önceden tanıyor muydunuz?
    BJK dışında bir iş ilişkiniz var mı?
    Sayın emekli albay en son ne zaman BJK kongresine gelmişti?
    Sayın albayın kongre başkanı olmasını siz mi önerdiniz, yoksa size başka birisi mi önerdi?
  •  b- Tevfik Yamantürk’ten Süleyman abiye söylediği nahoş sözler için bir özür talep ettiniz mi?
    Yoksa siz de o nahoş sözlere katılıyor musunuz?

2- Beraber ‘hareket ettikleri’ dediğiniz kişiler Süleyman Seba ile, Şan Ökten ile birlikte hareket ediyorlar.
Beşiktaş’ın haklarıyla, tarihiyle ve armasıyla hareket ediyorlar. Şan Ökten’in kim olduğunu hala bilmeyen ve öğrenemeyen sizlerden beklemek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama burada soru şu;

  • a-ŞAN ÖKTEN’i neden 10 yıldır çöplük yaptınız?
  • b-ŞAN ÖKTEN’in kim olduğunu ve hangi değerleri temsil ettiğini ne zaman öğreneceksiniz?
  • cŞAN ÖKTEN’i ne zaman yerine koyacaksınız?

3- “Ben seçim kazandım, karşımda beş kişi bir araya gelmişlerdi” dediğiniz ‘O’ 5 kişi kim nasıl bir araya gelmişlerdi?

  • Burayı tekrar soruyorum: “O” 5 kişi kim?

4- “Maalesef Hürser hoca tebrik etmeye gelmedi.” diyorsunuz…
Ve bunu her zaman olduğu gibi elinizdeki tüm iletişim araçlarıyla orantısız bir şekilde yapıyorsunuz…
Devletin haber ajansı ile hakaret ediyorsunuz.
Cevap hakkı olmayacak yerlerde yapıyorsunuz…
Hem de tank ile bombardıman uçaklarıyla…
Sonra da almış eline Twitteri yazıyor diyorsunuz…
Biliyor musunuz…
Gazze’yi kuşatan orantısız kuvvetler gibisiniz…
Bir de Twitter’a laf ediyorsunuz…

Şimdi gelelim 4 numaralı hikayeye…

Seçimi kazandığınızdan sonra 30 Kasım 2019 tarihli BJK Divan Toplantısında size: “Hesap sorulacak son noktaya kadar gitmemiz lazım. Hukuki dosyalarımız ve ilan ettiğimiz tüm projelerimizde YK teveccüh gösterirse hepsinde destek oluruz Yeni yönetim kurulunu tebrik ederim, başarılar diliyorum.”
Dedim mi, demedim mi?
DEDİM…

  • Neden sürekli ALGI ile ortalığı manipüle ediyorsunuz?

5- “Ona ne yaptık, onu da bilmiyorum” demişsiniz ya… Aslında bana bir şey yapmadınız… Ama yeri gelmişken size 1-2 şey soracağım…

  • a- Fikret Orman ile BJK Başkanlık yarışına girdiğimiz ve % 37 oy olarak çıktığımız kongrenin hemen haftasında 15 Mayıs 2019 günü Sabah gazetesinin manşetten verdiği haberin akşamı Mert bir arkadaşımızı arayıp “Rüzgar Sağnak benim aleyhime twitler atıyor, şimdi bende benimkilere söyleyeceğim 20 bin takipçili hesaplar bak ona ne yapacak dediniz mi, demediniz mi?
  • b- Peki yine yeri gelmişken şunu da sormak isterim:
    2016 yılında Fikret Orman’ın yanında 2. başkan olduğunuz zaman 15 Mayıs 2016 tarihinde yapılacak olan Genel Kurul’da Fikret Orman’a karşı başkan adayı çıkacağını söyleyen aynı Rüzgar Sağnak ile Altunizade’deki kendi ofisinizde buluşup Rüzgar Sağnak’ın aday adayı yönetim kurulu listesini beraber yaptınız mı, yapmadınız mı?

Beşiktaş’ta başkan adayı Hürser Tekinoktay, seçilseydi çalışacağı teknik adamın Sergen Yalçın olacağını duyurdu 15 Mayıs 2019

c- Şimdi bana ne yaptığınızı söyleyeyim… 2005 tarihinde Fulya Süleyman Seba Projesi ile başlayan 16 yıllık mücadelemizi Beşiktaş mücadelesini çöpe attınız…
Defalarca Divan Kurullarında yanıltıcı beyanlarda bulundunuz…
Kazandığımız davalar sonrasında Beşiktaş’ın kazandığı davalara itiraz edip temyiz ettiniz…
Sonra son genel kurulda söylediğiniz gibi Oğuz Çarmıklı’nın Fikret Orman’ı aradığını ve danışıklı olmadığını inkar etmediğiniz TAHKİM heyetinin oluştulmasında dahliniz olmadığını söylediniz….
Peki şimdi soruyorum:
Neden, danışıklı tahkimin olduğu 2014 yılından bu yana bunu bizlerden gizlediniz?
Biz karda kıyamette… Özellikle son 2 yıl spor şube nezaretin o davalara girerken neden bizden bunu sakladınız?
Neden, Beşiktaş’tan sakladınız?
Neden, 2019 yılındaki kesinleşmiş kararı işleme koymadınız?
Neden, zaman aşımına soktunuz?
Neden, 2016 yılında Divan kurulunda gerçeği söylemediniz? 

Gerçekler öyle değil!

Beşiktaş Yönetimi tarafından Fulya davasıyla ilgili Yargıtay’a gönderilen temyiz dilekçesi, Ahmet Nur Çebi’nin sözlerini açık ve net bir şekilde yalanlıyordu. Çünkü dilekçede Beşiktaş yönetiminin, Çebi’nin dediği gibi “Fulya’da zarar yok” kısmını değil, Yıldırım Demirören yönetiminin ibrasının iptali kararına itiraz edip davayı temyize götürdüğü görülüyordu.

 

6-“Dün burada yoktun. Bugün de burada yoksun” diyorsun ya… Ben zaten bunu kongreden önce duyurmuştum…
Benim için 16 yıl Beşiktaş’ın senin deyiminle ’95 milyon dolar zarar var’ dediğin FULYA’daki haklarımızı takip etmesini engelleyen genel kurulun çoğunluğunu eline geçirmiş olan kongre simsarlarının yönettiği kurmuş olduğunuz düzene hala alet olamazdım…
Sizin milleti uyuttuğunuz, kazanılan davaları zaman aşımına soktuğunuz Hacivat-Karagöz oyununa alet olamazdım…
Dahası Beşiktaş’a ve kendi öz değerlerimize ihanet edemezdim.

a- Şimdi 6 numaralı sorunun sirası geldi.
Biz 2005’den beri Fulya peşinde koşarken sen Trabzonspor’a yönetici olmak için dönemin bakanını araya soktun mu, sokmadın mı?
Bak bunu ben değil Trabzonlu kıymetli Gazeteci – Yazar & Spor Muhabiri, TYSD Üyesi, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, AIPS Üyesi Ali Çil söylüyor…

7- “Ben iki kere Covid-19’a yakalanacağım, kolum kırılacak, Beşiktaş için hayatımı riske edeceğim evden yaz Allah yaz ama burada yok.” diyorsun ya… Beşiktaş adını böyle kullanman şık olmuyor…

Türkiye’de ve dünyada milyonlarca insan Covid oluyor…. Bırakta onu başkaları desin… Gazze’deki çocuklar desin… Afganistan’daki Mehmetçik desin… Komik oluyor… Komik…

  • Şimdi 7 numaralı soru…
    Çocuklar Rize’de doğranırken, taraftar sabahın altısında evlerinden alınırken, millet 16 yıl Fulya ve benzeri bir sürü davaya girerken sen neredeydin?
    Tekrar soruyorum sen neredeydin?
    2005 yılında neredeydin?
    2010 yılında neredeydin ?
    2012’de neredeydin?
    2014’de neredeydin?
    Hani Tamer Mert’in deyişiyle 2019 yılı Mayıs’ın da ‘Millet’ Fikret Orman’ın karşısına çıkmaktan korkup ‘masaların altına saklanırken’ sen neredeydin?
    2019-2021 arası Fulya Davası zaman aşımına uğrarken sen neredeydin?
    Stadyumunun yapılışına vs gelmiyorum bile…

8- Gelelim “Aker Çıtak’ı üç kere kulübe davet ettim. Fulya davasını anlat dedim” demene…
Sen, siz, sizler zaten her türlü şeyi bilmiyor musunuz…
Bak son genel kurulda da ilk kez ağzından kaçırdın…
“Birileri o dönemde bu numarayı yapmış” demedin mi?
Tahkim kurulu Oğuz Çarmıklı ve Fikret Orman’ın telefonda konuşmasıyla oluşturulmuştur.”
Demedin mi?
DEDİN . . . 

Şimdi tekrar gelelim Aker Çıtak’ın çağrılma hadisesine
Dostun olduğunu ifade ettiğin Tamer Mert vasıtasıyla yanılmıyorsam Temmuz ayı gibi Aker’i davet ettiğini söylemişsin…
Tamer Bey’de davayı açan ve 16 yıllık süreci takip eden birisi olduğum için beni aradı… İyi niyetinden hiç bir zaman şüphe etmediğim Tamer Bey’e “Davalar bitmiş. Ne yapılmasıyla ilgili bir hukuki mütala yapılacak ise bizim yönetim listemizde bulunan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dekan’ı Emre Esen hoca ve  spor hukuku konusunda uzman olan sevgili Aysu Melis Bağlan ile birlikte görüşülmesinde fayda var” dedim…
Emre hoca ile yapmış olduğumuz görüşmede kendisinin “Ayvalık’ta olduğunu ve 10 gün sonra İstanbul’a döneceğini ve Aysu’nun da şehir dışında olduğunu söylemesi üzerine  iki gün sonraya (bir Çarşamba gününe) verilen toplantıyı 1 hafta sonrasına ertelemek için Tamer Mert size bildirdi… Ama bir daha ne randevu verdiniz, ne de cevap…
Çünkü akşamı yine sosyal medyadan Fulya’yı itibarsızlaştırma operasyonu başlamıştı…
Başka bir zemine gerek kalmadı.
Şimdi buna cevap verin bu dediklerim yalan mı, değil mi?
DEĞİL…

Bir ip ucuda vereyim bir zamanlar milleti itibarsızlaştırmak için kurulmuş olan trol başınının hesabına aynı günün sabahı yüklü bir miktarda para yatmış olabilir mi?

9- FULYA DAVASI için Aker Çıtak’a “Çünkü burada malzeme yapacak.” demeniz gerçek ile bağdaşmayan bir söylem şekli… Bunu pekâlâ sizde biliyorsunuz… Aker Çıtak size bakın dava zaman aşımlarına giriyor diye noterden ihtarnameler gönderiyor mu?
GÖNDERİYOR…
Peki, hukuki işlemlere başlanılması için 2 yıl bekledi mi?
BEKLEDİ…
Siz ne yaptınız… 

Fulya Davasını zaman aşımına soktunuz mu…
SOKTUNUZ…
Peki ilk mali kongre de bunu söylemesin mi?
Süleyman Seba’ya, Baba Hakkı’ya, Şeref Bey’e, Beşiktaş’a…
Kendine güvenenlere ihanet mi etsin?
Eder mi?
Ben cevap vereyim…
ETMEZ…
Beşiktaş’ın renkleri siyah ve beyazdır…
Renkli değil, net kişilikleri vardır…

  • Şimdi size soruyorum:
    Bir insanın, ‘başka bir insanı itibarsızlaştırarak’  itibar kazanmasının mümkün olamayacağını ne zaman anlayacaksınız?

10- “Ben ibra olurum-olmam ama sizler bu arkadaşlara izin vermeyin. Bu yolun yanlış olduğunu siz öğreteceksiniz.” diyerek daha öncede defalarca yaptığınız insanları hedef gösteren, milleti azmettirmeye yönelik bu söylemelerinize artık son verin…
Kimse ne sizin rakibiniz, ne de düşmanınız… Ne de bir başkasının…
Onların ve bizim tek derdimiz doğduğumuzdan beri saf ve temiz duygularla aşık olduğumuz kendi karakterimiz ve oluşturduğumuz kendi kodlarımız…

  • Bakın devlet sizle ele ele aynı karelere girmiş olan bazı kişileri, bunun benzeri nedenler ile yargılıyor… Bu çocuklar belki ceza alacaklar… Belki de aldıkları ceza sicillerine işlenecek…
    Şimdi size soruyorum, bu çocuklara yazık değil mi?

11- Şimdi gelelim meşhur KPMG raporuna…
Burayı fazla uzatmaya gerek yok… Aslında çok var ama sırası gelince açarız…

Ultrason cihazı ile tüm Beşiktaş camiasını itibarsızlaştıran meşhur rapor madem son 10 yılı inceledi…
Peki, sizin ifade ettiğiniz ’95 milyon dolarlık zararın olduğu’ ve hukuki olarak önce ‘danışıklı tahkim ile’ 2014 yılında buharlaştırılan sonra da 2019 yılında Yargıtay kararıyla kesinleşmiş olan FULYA NEDEN, KPMG RAPORUNDA YOK…
Yönetim Kurulu üyeleri dahil, KPMG’nin Genel Kurula karşı yanıltıcı ve eksik bilgi vererek görevini ve güvenini suistimal etmesinin söz konusu olduğu bu konudan KPMG’nin haberi var mıydı ?

Soru net… Yoksa onları da mı Oğuz Çarmıklı aradı?

Şimdi gelelim sadede sayın Ahmet Nur Çebi…

Beni rakip gördünüz…
Uğrunda 16 yılımızı verdiğimiz davayı zaman aşımına uğrattınız…
Sanırım anlamadığınız bir şey var…
Ben sizin rakibiniz değildim…
Sadece inandığım ve sorumluluk aldığım bir davada hiç bir şeyi gözüm görmeyecek ve asla vazgeçmeyecek bir Beşiktaşlıydım…

Ne kulübüme 1 tane fatura kesmek, ne de bir şey satmak için oraya talip olmadım…
Genç yaşta başarılı olduğum antrenörlüğüme son vermek pahasına başladığım işten vazgeçmedim…

Şimdi benden kurtuldunuz…
Artık kongreler benim için bitti…

Ama sizden bir ricam var…
Hatta bana ve Beşiktaş’a vicdan borcunuz var…
Hem de çok…

Bazı insanlar, bazı dostlarınız…
Bizim değerlerimize ve hatta kongremize karşı saldırılarda bulunuyor…
Bir tanesi ‘çok iyi bildiğiniz üzere’ divan toplantısında, bir tanesi de son mali genel kurulda oldu…

Sizler daha ufacık bir çocukken hem Atıf Keçeci, hem de Ali Rıza Dizdar bu kulübe hizmet vermekteydiler…
Şeref stadının tozlu topraklı sahalarından, kömür sobalarıyla ısınınan soyunma odalarına kadar kulübün geçmişini çok iyi bilen ve bunları ileriki nesillere aktaracak olan bu büyüklerimiz bunları hak etmedi…

Belki bilmiyorsunuz…
Kulüpçülükte KIDEM önemlidir.

Bizler Ali İhsan Abi (Karayiğit), Şevket Abi (Yorulmaz), Süleyman Abiyi gördük mü ayağa kalkardık…
Onlar bizim abilerimizdi, büyüklerimizdi…
Abilerimizi görünce ayağa kalkması gereken kişiler şimdi onlara el kaldırıyor…

Buna müsade etmeyin…
Ederseniz şunu unutmayın:
Tarih sizi ve bu olanları asla affetmeyecektir…

Beşiktaş’tan ve inandığı davadan vaz geçmeyenelere selam olsun…

Hürser Tekinoktay
Bir Beşiktaş taraftarı…

Neden genel kurula gitmedim. Ahmet Nur Çebi’nin saklamaya çalıştığı gerçekler…

 

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Tarih Hürser Tekinoktay’ı “Beşiktaş için mücadele eden bir taraftar” olarak yazacak ama Ahmet Nur Çebi yaptığı yolsuzluklarla anılacak.

  2. Traih Hürser Tekinoktay’ı “Beşiktaş için mücadele eden bir taraftar” olarak yazacak ama Ahmet Nur Çebi yaptığı yolsuzluklarla anılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı