Eski YazılarKonuşamayanlarMakaleler
Trend

15 Yıl önce Birgün Maradona George Bush ve Dio Gol !

15 Yıl önce yine bir Kasım ayında Armando Diego Maradona 'nın Mar del Plata meydanında ABD Başkanı George W Bush'a karşı kazandığı maçtan sonra birgün yazdığım bir yazıyı sizle paylaşıyorum.

Havana on July 23, 2011.
Maradona Fidel Castro Hugo Chavez Cuba

 

Maradona manevi babam dediği Fidel Casto’nun ölümünden 4 yıl sonra 25 Kasım 2020 yılında aynı gün vefat etti.

O bir 10 Numara’dan çok daha fazlasıydı .

15 Yıl önce yine bir Kasım ayında Armando Diego Maradona’nın Mar del Plata meydanında ABD Başkanı George W Bush’a karşı kazandığı maçtan sonra yazdığım bir yazıyı sizle paylaşıyorum….

Not: Orjinali BirGün gazetesinde yayınlanan bu yazıyı gazete sayfasından paylaşmamamış olmamamın nedeni yazıları bir kaç yıl önce başka (Başar Başaran adlı) isimle yayınlamaya başladıklarından ötürüdür.
Tabi onlara ve bunu uygulayanlara iki çift laf etmeden geçmek sözde emekçilerin haklarını savunduğunu iddia eden gazeteye karşı da ayıp olur.

Bu emek ve fikir yozlaşmasını siz kendinize müstahak görüyor musunuz? hadi siz kendinize müstahak görüyorsanız diğer köşe yazarlarınız dahil sizi okuyanlara müstahak görüyor musunuz ?

(İlave Not: Bu konu o günlerde sayfanın editöri olan Begüm Doğanay tarafından gazeteye bildirilerek uyarılmıştı.)

Dio gol . . .
11 Kasım 2005 Hürser Tekinoktay, Birgün Gazetesi, Spor Sayfası

Önceki gün gazetemizin değerli yazarlarından Bülent Forta’nın futbolumuzdaki çirkinliklerden bahsettiği, keşke bir Diego da bizde olsaydı içerikli yazısını zevk ile okudum.

Günümüzde birçok kirliliği barındıran Futbol, itibarını Maradona ile tekrar yükselteceğe benziyor.

Birçok aydının ”insanları uyutmaktan başka bir işe yaramaz” dediği ”Futbol” olgusu önceki hafta Diego’nun üstün yetenekleri ile birlikte ABD Başkanı George Bush’a karşı Dünya Politika tarihinde müthiş bir maç kazandı.

Amerika kıtasından 34 ülkenin liderinin Arjantin’in Mar del Plata kentinde buluştuğu Amerika zirvesinin konusu kıtanın “serbest ticaret bölgesi” ilan edilmesiydi.

George Bush böylece bölgenin zengin kaynaklarını istediği gibi kullanmayı planlıyordu.

Bu zirve öncesi, Maradona Küba Televizyonundan ABD Başkanı Bush’a Savaş suçlusu ve katil tanımlamaları ile seslenmiş ve ”Arjantin’deki bu zirveye gelirsen tepki gösterenlerin en önünde ben olacağım” demişti.

Bush ve arkadaşları hayatları boyunca Güney Amerika’da bir tek futbol maçına bile gitmedikleri için Maradona’nın bu seslenişine pek önem vermediler.

Üstelik Boca Juniors”un La Bombonera stadyumu girişinde yazılmış olan “Dinim Boca, Tanrım Maradona, Mabedim la Bombonera” sözlerini hiç bilmiyorlardı!

Gerçektende zirve boyunca on binlerce vatandaşı ile en önde Bush karşıtı gösteriler yapan Armando Diego Maradona ve arkadaşları George Bush ve arkadaşlarına unutamayacakları bir hezimet yaşattılar.

Büyük umutlar ile başlayan zirve ”teklifin dondurulması” ile birlikte büyük hayal kırıklığıyla son buldu.

Aslında G.Bush ve arkadaşları uzun zamandır hiç kaybetmemişlerdi.
Glasnost ve Perestroyka akımı ile Doğu blokuna karşı kazanılan zafer Amerika’yı Dünyanın tek süper gücü ve tek hakimi haline getirmişti.

Bu güç ile ülkesinde azalan enerji kaynaklarının en önemlisi olan Petrol krizini Afganistan ve Irak’a düzenlediği özgürlük operasyonları ile(!) zengin petrol yataklarını eline geçirerek çözme planında da oyunun galip tarafındaydı.

Avrupa’ya karşı ise, Avrupa Topluluğu hikâyesi ile ortalığın elektrik trafosundan çıkan yangın yerine dönmesi sağladı ve bir başka karşılaşmanın daha galibi oldu.

Özgürlük operasyonlarının, her gün onlarca çocuğun ve kadının öldüğü operasyonlara dönüşmesine Bob Geldof(!) ile birlikte tüm Dünya sessiz kalırken El Diego siyasetçilerin bile söylemeye ve yapmaya çekindiği her şeyi söylüyor ve yapıyor.

El Diego aslında futbolun sosyal gücünü sadece futbolu bıraktıktan sonra değil futbol oynarken de kullanmıştı.

Katolik olmasına karşı Vatikan’ı tartışmaya açma cesaretini gösterip “Papa fakirleri çok düşünüyorsa Vatikan’daki altınlarını satsın” demişti El Diego.

Arjantin Başkanı Carlos Menem Dünya Kupası için Amerika’ya geldiğinde,”Buralarda dolaşıp caka satacağına ve dünya kupasını kazanacağız diye böbürlenip duracağına, sokaklarda aç gezen fakirleri ve evlerinde oturan işsizleri düşünmeli” demişti.

Şilili diktatör Pinochet tutuklandıktan sonra, “Pinochet’nin tutuklanmasına çok sevindim. Arjantinli diktatörlerin sonunun da aynı olmasını dilerim” diyen Maradona yeşil sahalardaki en güzel iki golü de aynı maçta iki ayrı devrede 1986 Dünya Kupasında İngiltere’ye karşı atmıştı.

Oyunun 1.Yarısında”Tanrının Eli” ile attığı 1.gol 1982’deki Falkland işgalindeki haksızlığa karşı İngilizlere atılan gol olmuştu.
2.Yarıda tüm İngiltere takımını çalımlayıp attığı gol ise Latin Halkının kahramanlık ve cesaretinin simgesi idi.

Bu anı dakikalarca ağlayarak anlatan Arjantinli spiker Victor Hugo Morales’in ”Dio Gol… Dio Gol” diye haykırması (Tanrının Golü) ülkesinde halen ilk günkü heyecanı ile dinlenilmektedir.

ABD’nin Dünya üzerindeki politikasına karşı olan Hugo Chavez ve Castro’ya büyük bir destek veren Maradona sanırım ki bundan böyle futbolun esas amacı olan sosyal olgusunun tekrar fark edilmesini sağlayacak.

Umarız ülkemizde de yozlaşmış ortama katkısı olan tüm spor adamları, medya sorumluları da Maradona’nın son karşılaşmasındaki zaferinden bir sonuç çıkartırlar.

Yoksa onların da çocukları meşin yuvarlağın değil, bombalardan arta kalan metallerin tekmelendiği bir Dünyada yaşayacaklardır.

Hürser Tekinoktay

Yazının ve diğer kopyalanmış yazıların orjinallerin bulunduğu ve aynı tarihlerde yayınlanmış olduğu www.hursertekinoktay.com web sitemizin ilgili sayfası;

Ve o tarihte Türkiye’de ilk kez web sitemizde yayınlanmış olan fotoğrafları;

http://hursertekinoktay.com/armando_diego_maradona.htm

http://hursertekinoktay.com/maradona_mar_del_plata.htm

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı