hT2'yi takip et !

Google+

Futbolumuza Yeni Bir Yapılanma Önerisi

17 Ocak 2009  |  08:28  |  
Yazı büyüklüğü: 

Futbolumuza Yeni Bir Yapılanma Önerisi

Futbolumuza Yeni Bir Yapılanma Önerisi

Tuğrul AKŞAR
20.12 2008

GİRİŞ

Geçen haftaki yazımızda futbolumuzun genel bir röntgenini çekmiş; içinde bulunduğumuz kısır ve başarısız yapıyı analiz etmiştik. Bu hafta ise futbolumuzun Avrupa ve Dünya futbolundan daha fazla pay alabilmesi için nasıl bir yapılanmaya yönelmesi gerektiği üzerinde durmaya çalışacağız. Çünkü, bugünkü futbol yapılanmamız başarı üreten bir yapıdan daha çok statüyü koruyan ve sorun üreten bir özelliğe sahip. Aslında günümüz futbolunun geldiği endüstriyel aşama, zaten futbolun yeniden yapılanmasını zorunlu kılıyor. Her şeyden önce futbolun ticarileşmesinin getirdiği parasal akım, futbol pastasının finansal büyüklüğünü sürekli ve istikrarlı bir şekilde artırmayı gerektiriyor. Futbol pastası büyüdükçe yarattığı dışsal etkiyle katma değer artıyor. Katma değer arttıkça futbola akan para daha fazlalaşıyor. Bu bağlamda futbolun patronu konumundaki Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) bu parasal ve ticari döngü içinde endüstriyel dinamikleri iyi çalıştırması, o ülke futbolunun gelişimini hızlandırıyor. Bu nedenle futbolun yönetsel yapılanışının dışında Avrupa’da iktisadi ve mali olarak federasyonların farklı bir yapılanma içine yöneldiklerini görüyoruz. İngiltere, Almanya ve Fransa gibi majör liglerde futbolun idari yapılanışının dışında, ayrıca bir iktisadi ve mali yapı bulunuyor. Bu ayrı organizasyon genelde anonim şirket olarak örgütlenmiş, ilgili ülkelerin ticaret hukuklarına göre faaliyetlerini devam ettiren, iktisadi ve mali yapılar olarak karşımıza çıkıyor.

Türk Futbol üstyapısının yeniden yapılanmasına alternatif model

Bu ayrık iktisadi ve mali oluşum, ligin parasal değerinin artırılması; futbol pastasının daha da büyütülmesi; satış ve pazarlamanın hızlandırılması gibi asli konularda etkinliğini sürdürüyor.

Biz ise bu yapıya ilaveten UEFA ve FIFA ile de uyum içinde ayrı bir yapıyı daha eklemek istiyoruz. Hukuk yapılanmasından söz ediyoruz.

Doç.Dr. Kutlu MERİH ile birlikte Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi (FESAM) olarak yaptığımız çalışmaların sonucunda önerdiğimiz ve Futbol Yönetimi isimli kitabımızda da genişçe detaylarıyla üzerinde durduğumuz bu modelin örgütsel şemasını aşağıda dikkat ve değerlendirmelerinize sunuyoruz.

Türk Futbol üstyapısının yeniden yapılanmasına alternatif model

Türk Futbol Üstyapısının Yeniden Yapılanmasına Alternatif Model

Not: Resmi büyütmek için üzerine tıklayın.

Yukarıda önermiş olduğumuz modelin yapılanmasına şimdi birlikte bir göz atalım.

Yeni yapılanmamızda veya diğer deyimle yeni yapılanma modeliyle, eskinin statükocu ve tüm görevleri kendisinde toplamış, klasik yönetim organizasyonun yerini, daha dinamik, daha katılımcı, daha şeffaf, daha demokratik, daha fonksiyonel ve profesyonel kadrolardan oluşan güçler ayrılığı ilkesine göre konumlandırılmış yeni bir örgütsel yapı alıyor. Bu yapılanma aynı zamanda daha fonksiyonel ve matris bir yapılanmayı beraberinde getiriyor. Yeni örgütsel yapı temelde seçilenler ve profesyonellerden oluşuyor. Stratejik üst yönetim kararlarını alacak kurulları oluşturacak Futbol Üst Yönetim Kurulu üyeleri seçimle gelirken; bu kurul futbol yapılanmasını oluşturan diğer kurulları profesyonel kadrolardan oluşturur.

Şimdi modelimizin yapılanmasına geçelim:

Yeni yapılanmanın en üst yönetim ve seçim organını yine eski yapıda olduğu gibi Genel Kurul oluşturuyor. Genel Kurul genel seçici özelliğinin yanı sıra, atamanın da başını oluşturuyor. Genel Kurulun yeni yapısından birazdan söz edeceğiz. Genel Kurul’un belirlediği yeter sayıda Futbol Üst Kurulu üyeleri futbolu güçler ayrılığı ilkesine göre yönetme sorumluluğuna sahip, yeni bir oluşum. Futbol Üst Kurulu, futbol otoritesini yönlendiren, denetleyen ve atayan bir yapıdır. Bu kurul Futbol Hukuk Kurulu dışındaki tüm kurullara doğrudan müdahale edebilir, hesap sorabilir, denetleyebilir. Kurulların yıllık faaliyetlerini gözler, denetler. Futbol Üst Kurulu aynı zamanda Federasyon başkanını Lig İdari Kurulu üyeleri arasından seçer ve atar. Bu Kurula, Genel Kurulca seçilen yeterli liyakata sahip, yeter sayıdaki Futbol Üst Kurul üyeleri, Türk futbolunu;

1. İktisadi ve Mali,
2. İdari (Federasyon),
3. Hukuksal ve Sosyal Güvenlik olarak

yönetme sorumluluğu ve fonksiyonuna sahip olacaklardır. Bu dörtlü yapılanmanın her biri birbirinden bağımsız ama hepsi Futbol Üst Kuruluna bağlı olarak görev yapacak yönetsel yapılardır. Bu bağımsız yapılar içerisinde diğer üç yönetsel yapıdan temelde farklılık gösteren en farklı yapı Futbol Hukuk Kurulu yapısıdır. Tahkim Kurulu, Merkez Hakem Kurulu, Profesyonel Disiplin Kurulu ve diğer operasyonel kurullardan oluşan bu yönetsel yapı, bir yandan Futbol Üst Kuruluna bağlıyken, diğer taraftan da doğrudan UEFA ve FIFA’ya bağlı çalışacaktır. Futbol Hukuk Kurulu bu yönetsel yapılanmasıyla, futbolun yönetiminde;

• Kulüplerin kulüplerle,
• Kulüplerin federasyonlarla,
• Oyuncuların kulüplerle olan hukuksal sorunlarını karara bağlamak,
• Maçlara hakem atamalarını gerçekleştirmek,
• Gözlemci ve diğer hukuksal operasyonel kadroların oluşturulmasını sağlamakla görevli ve sorumludur.

Lig İdari Kurulu (Federasyon), bu oluşum içinde futbolu yönetsel anlamda sevk ve idare eden bir kuruldur. Lig İdari Kurulu üyeleri Futbol Üst kurulu tarafından belirlenir ve kulüplere burada eşit oranlarda temsil olanağı sağlanır. Lig İdari Kurulu bir anlamda kulüpler birliğinin en üst oluşumudur. Bu yapılanma içerisinde yer alacak kurul üyelerinin görev süreleri, Genel Kurulca gerçekleştirilecek seçimlerle sınırlıdır. Federasyon başkanını doğrudan Lig İdari Kurulu üyeleri içinden Futbol Üst Kurulu seçer ve başkan bir yandan Lig İdari Kurulu’na diğer yandan doğrudan Futbol Üst Kuruluna sorumludur.
Lig İdari Kurulu genel olarak,

1. Liglerin organizasyonundan,
2. Futbolun yönetsel sevk ve idaresinden,
3. UEFA ve FIFA ile entegrasyon ve koordinasyondan,
4. Amatör futbolun organizasyonundan,
5. Kadın futbolunun organizasyonundan,
6. Dünya Kupası, Avrupa kupası, UEFA ve Şampiyonlar Ligi Organizasyonlarına iştiraklerin düzenlenmesinden,
7. Diğer Avrupa ligleriyle iletişim ve koordinasyondan sorumludur.

Futbol Hukuk Kurulu, geçmiş yıllardaki şaibe, spekülasyon ve duyumlar gibi futbolu olumsuz etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak ve tam bağımsız olarak çalışacak, her biri görevin gerektirdiği liyakat ve kalifiye özelliklere sahip hukukçulardan ve eski hakemlerden oluşan bir yapıyı ifade ediyor. Futbol Hukuk Kurulu üyeleri bu özellikleri gözetilerek, Futbol Üst Kurulu tarafından tayin olunurlar ama diğer kurulların aksine sadece Futbol Üst Kuruluna değil aynı zamanda doğrudan UEFA ve FIFA’ya karşı da sorumlu olarak çalışırlar. Bu kurula üyeler Futbol Üst Kurulu tarafından seçilmelerine karşın, yasalara, tüzüklere, yönetmeliklere aykırı eylemleri saptanmadığı sürece görevden alınmaları mümkün değildir. Bu kurula atanan yöneticiler, Genel Kurul seçimlerinin dışında yedişer yıl süreyle görev yaparlar, görev süresi biten aday, ikinci kez yeniden seçilemez. Bu üyeler üzerinde herhangi bir siyasi baskı kuracak yapılanmaya gidilemez. Siyasi iktidar, kurul üyelerini yönlendiremez, görev yer ve sorumluluklarını değiştiremez.

Futbol Hukuk Kurulu temelde genel olarak;

1. Kulüplerin kulüplerle,
2. Kulüplerin federasyonlarla,
3. Oyuncuların kulüplerle olan hukuksal sorunlarını karara bağlamak,
4. Maçlara hakem atamalarını gerçekleştirmek,
5. Gözlemci ve diğer hukuksal operasyonel kadroların oluşturulmasını sağlamak,
6. Kulüplerin UEFA Kriterlerine uyumunu denetlemek ve gözetiminin gerçekleştirmek gibi görev ve sorumluluklara sahip olacaktır.

Süper Lig A.Ş., futbolu iktisadi ve mali anlamda yönetecek yapılanmayı temsil ediyor. Şirket futbol endüstrisinin gelişiminden daha fazla pay alarak futbol pastasını büyütmek ve bu şekilde Türk futbolunun gönenç düzeyini artırmayı amaç ediniyor. Doğal olarak anonim şirket şeklinde örgütlenen bu yapı, futbol otoritesinin yönetsel etkinliklerini, finansal gelire dönüştürmeyi amaçlıyor Bu nedenle şirket olarak örgütlenir. Kâr maksimizasyonu ile rant maksimizasyonunun optimal dengesini kurarak, faaliyetlerini sürdürür. Bir yandan Süper Lig’in satış ve pazarlamasını yaparken, diğer yandan sosyal sorumluluk gereği, kazanılan gelirlerin, futbol kalitesini yükseltecek, rekabeti artıracak şekilde dengeli dağıtımını sağlar. Süper Lig’in marka değerinin pazarlanması, yeni ticari kontratların yapılması, finansal olanakların yaratılması temel görevlerindendir. Süper Lig A.Ş. aynı zamanda naklen yayın kapsamında ki gelirleri kulüplere dağıtırken, diğer yandan haksız rekabete izin vermeyecek ve kulüplerin gelirlerinde yıllar itibariyle dalgalanmaları önleyecek bir finansal yapıyı da kurar. Bunu şu şekilde gerçekleştirir. Her sezon itibariyle dağıtılacak gelirin belirli bir yüzdesi (%5’i geçemez) kulüplere dağıtılmayıp, her kulüp adına, Süper Lig A.Ş’nin yönlendireceği bir bankada açılacak hesaplara yatırılarak, rezerv fon olarak saklanır. Bu fonun amacı, örneğin bir sezon ligi iyi derecede tamamlayan bir kulübün, bir sonraki sezon daha aşağıda bir dereceyle ligi tamamladığında, gelir kaybına uğramamasını sağlamak, finansal sıkıntı içine girmemesi için, bir nevi kötü gün parasını oluşturmaktadır (kumbara gibi). Bu şekilde sportif performans kaybının, finansal performans kaybına neden olmasının önüne geçilmiş olur. Bu şekilde Süper Lig A.Ş. iktisadi anlamda bir yandan futbol pastasını büyütecek her türlü etkinliği oluşturmaya çalışırken; diğer taraftan elde olunan bu gelirin dengeli bir şekilde dağıtımını da sağlar. Türk futbolunun rekabetçi dengesini yükselterek, kalitesini artırmaya; haksız rekabeti önleyerek, kulüpler arasındaki finansal kutuplaşmayı engellemeye olanak sağlayıp teşvik, şike, rüşvet, bahis gibi futbolun bağışıklık sistemini zayıflatan anti-futbol öğelerinden futbolu korumaya çalışır.

Süper Lig A.Ş.’nin sezon sonunda yıllık faaliyetleri Futbol Üst Kurulu tarafından denetlenir, ibra edilir ya da edilmez. Yıllık büyüme oranları, şirketin temel başarı kriteridir.

Süper Lig A.Ş. tamamıyla profesyonel kadrolardan oluşur. Yönetim kuruluna bağlı bir Genel Müdür tarafından sevk ve idare olunur.

Sosyal Güvenlik Kurulu futbolu yaşatan, üreten ve oynayan temel aktörün yani oyuncuların geleceklerini güvence altına alacak, sakatlıklarında onlara sosyal güvence sağlayacak, emekliliklerini organize edecek bir kuruldur. Bu kurul aynı zamanda, Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği’ne yani FifPRO’ya (The Fédération Internationale Des Associations de Footballeurs Professionels) ile de doğrudan bağlantılı çalışabilecek bir yapılanış ve örgütlenme içinde olacaktır. Kurul üyeleri yine Futbol Üst Kurulu tarafından seçilir.

Futbol otoritesini oluşturacak ve yönetecek yöneticileri seçen değil atayan bir yapı var karşımızda. Burada Genel Kurul yine futbolun en üst yönetim organı olarak varlığını devam ettiriyor. Kurul bu görev ve fonksiyonlarını sürdürürken; yeni düzenleme içinde yapısını değiştirmek ve üye sayısını tüm futbol kesimlerini daha fazla temsil edecek şekilde artırmak gerekmektedir. Bu, Süper Lig’in yanı sıra özellikle amatör futbol, kadın futbolu hatta profesyonel liglerde takımı olmayan bölgelerin temsilcilerinin bile katılımının sağlanacağı ve en geniş toplumsal uzlaşmanın gerçekleşebileceği bir yapılanma olmalıdır.
Genel Kurul’un yeniden yapılanmasına ilişkin son TFF değişiklikleriyle önemli bir yol kat edilmiş olmakla birlikte; buradaki temel amaç 49 yıllık profesyonel futbol tarihimizde büyükler ekseninde şekillenen ve onları koruyan kollayan, futbol kalitesi ve rekabetçi dengesi düşük sistemden uzaklaşmaktır.

Biz futbolu, futbolun asıl sahiplerince yönetilmesi ve denetlenmesini temel bir felsefe olarak kabul ediyoruz. Ancak futbolun yönetim ve denetiminde, kurumsal ilişkilerin kurulmasında, yönetişiminde entelektüel katkının sağlanabilmesi açısından futbol eğitim ve öğretimi içinde olan kurumlar ve kişilere de mesleki unvan ve toplumsal statüleri ne olursa olsun bakılmaksızın bu kurulda yer verilmesi gerekmektedir.

Bu yapılanma içinde önerdiğimiz sayılar şüphesiz ki, değişebilir, değiştirilebilir. Biz sadece bir tartışma yaratmak istiyoruz.

Genel Kurulun çalışma tarzı ve örgütlenmesi de değiştirilebilir. Genel Kurulda kişilerin, kulüplerin, kurumların, mesleki örgütlerin, siyasetin etkisini minimize edecek bir çalışma anlayışı ve örgütlenme yapısı acilen oluşturulmalıdır. Bu yapılanmanın sağlanabilmesi ve delege yönlendiriminin önüne geçilebilmesi için Genel Kurul tüm kurulları atamamalıdır. Tüm kurulların Genel Kurul tarafından belirleniyor olması, çıkar gruplarının futbol üzerindeki etkisini daha artırmakta ve iştahlarını kabartmaktadır.

Kaldı ki, bizim önerdiğimiz model içerisinde zaten liyakat, basiret, beceri gibi özellikler ön plana çıkacağı için profesyonellik ağır basmaktadır.

Futbol Üst Kurulunun oluşumu

Genel Kurul futbolun üst organı ve parlamentosu olarak çalışarak, burada önerdiğimiz “Futbol Üst Kurulu” üyelerini seçmelidir. Futbol Üst Kurulu Genel Kurulca seçilecek üyelerden oluşturulduktan sonra bağımsız yapısıyla kendi seçim ve atamalarını yaparak, Türk futboluna yön vermelidir.

Bu yapısal değişim sürecinde Futbol Üst Kurulunda yer alacak üye sayısı, futbol yönetimi ve denetimi için gerekli toplantıları düzenleme, gerekli ve yeterli kararları alabilmeye olanak sağlayacak, geniş katılımcı yönetime olanak sağlayacak sayıda olmalıdır. Burada optimal sayı 15 civarında olmalıdır. On beş üye sayısı hem toplanma, hem karar alma, hem de geniş katılımı sağlamak bakımından optimal sayı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Futbol Üst Kurulunun asli görev ve fonksiyonları

Futbol üst kurulu futbol parlamentosunun iktidarı, diğer deyimle hükümeti, kurul üyeleri de bakanlarıdır. Kurul futbolumuzun yönünün belirlenmesi, yönetilmesi, denetlenmesi, kalitesinin artırılması, futbol pastasının büyütülmesi amaçlarını edinmelidir. Aynı zamanda kurulun Türk futbolunun ve futbolcusunun gönenç düzeyinin artırılması ve dünya ve Avrupa’da hakkettiği yerlere getirilebilmesi misyon ve vizyonunu üstlenmiş bir örgütlenme olması zorunludur. Bu çalışma anlayışı ve felsefesi ile hareket etmek durumundadır. Futbol Üst Kurulu aynı zamanda “futbol sayıştayı” görevini de yapacaktır. Üç yönetim organının da üstünde bir denetim ve yönetim organı olan Futbol Üst Kurulu denerim fonksiyonunu da yerine getirmek durumundadır.

Futbol Üst Kurulu temelde üç ayrı organın sevk ve idaresinden sorumlu olacaktır. Bu organlar;

1. Süper Lig’in iktisadi ve mali anlamda yönetilmesine olanak sağlayacak Süper Lig A.Ş., (İktisadi ve mali organ)
2. Liglerin düzenlenmesi, UEFA ve FIFA ile koordinasyonu sağlayacak ve bir şekilde kulüpler birliği gibi çalışacak Lig İdari Kurulu-Federasyon (İdari Organ)
3. Futbolun kendi iç hukukunun uygulanmasından sorumlu Futbol Hukuk Kurulu.
4. Sosyal Güvenlik Kurulu

Futbol Üst Kurulu yaptığı/yapacağı seçim ve atamalarla, bu kurulların çalışmalarını düzenleyecek ve belirleyecektir. FÜK (Futbol Üst Kurulu) seçim ve atamalarda tamamen liyakat, basiret ve beceri gibi profesyonel çalışma kriterlerine uygun ve uyumlu kişileri/yöneticileri seçerek atama yapacaktır.

1. Süper Lig A.Ş.

Süper Lig A.Ş. temelde Türk futbol markasının değerinin artırılarak, futbol pastamızın büyütülmesi ve bunun rekabetçi dengeyi sağlayacak şekilde dağıtımını sağlamakla yükümlü olacaktır. Süper Lig A.Ş. örgütsel yapılanması içinde en önemli görev Süper Lig A.Ş. Yönetim Kurulu’na bağlı olarak görev yapacak Genel Müdürün olacaktır.
Süper Lig A.Ş.’nin temel görev ve fonksiyonları:

• Süper Lig’in marka değerinin artırılması,
• Türk Futbolunun küresel pazarlama ve satışı,
• Bu amaçla finansal ve iktisadi kontratların yapılması,
• Naklen yayın gelirleri anlaşmalarının sağlanması, bu gelirlerin dağıtımı ve düzenlenmesi.

2. Lig İdari Kurulu-Federasyon

Lig İdari Kurulu (LİK) gerçek anlamda federasyon olarak görev yapacaktır. Bu yapılanma içinde Federasyon UEFA ve FIFA’nın da istediği gibi bir yandan FÜK’na, diğer taraftan doğrudan UEFA ve FIFA’ya bağlı olarak çalışacaktır.

Federasyon asıl görev ve fonksiyonları itibariyle;

• Liglerin organizasyonundan,
• Sevk ve idareden,
• Kulüplerin koordinasyonundan,
• Türk futbolunun iktisadi, mali ve entelektüel yönden gelişiminden,
• UEFA ve FIFA ile koordinasyondan,
• Avrupa ve Dünya futbolu ile koordinasyondan,
• Diğer Avrupa ligleriyle iletişim ve koordinasyondan,
• Amatör futbolun organizasyonundan,
• Kadın futbolunun organizasyonundan,
• Dünya Kupası, Avrupa Kupası, UEFA ve Şampiyonlar Ligi organizasyonlarına iştiraklerin düzenlenmesinden sorumlu olacaktır.

3. Futbol Hukuk Kurulu

Futbol Hukuk kurulu yine FÜK’a ve de doğrudan UEFA ve FIFA’ya da bağlı olarak görev yapabilecektir. FHK esas itibariyle;

• Futbolun hukuk kurallarının düzenlenmesinden,
• Hukuksal problemlerin çözümünden ve karara bağlanmasından,
• Futbol maçlarına hakem ve gözlemci atamalarından,
• Futbol kulüplerinin UEFA kriterleri kapsamında denetlenmesi ve gözetiminden,
• Futbolcuların lisanslarının düzenlenmesinden sorumlu olacaktır.

4. Sosyal Güvenlik Kurulu

Futbol otoritesi yapılanmasında son kurul Sosyal Güvenlik Kuruludur. Bu kurul bir yandan Futbol Üst Kuruluna bağlıyken, diğer yandan Uluslararası profesyonel futbolcular birliği konumundaki FifPro’ya da bağlı olarak çalışır. Bu kapsamda bu kurul,

• Futbolcu Sağlık, Emeklilik,
• Sigorta Fonu

Konularında geleceği garanti altına almayı amaçlar.

Bu yapılanmayla futbolda “Güçler Ayrılığı” ilkesi de yaşama geçirilmiş oluyor. Futbol hukuk kurallarının düzenlenmesi, alınan kararların uygulaması ve sorunların hukuk kurulları aracılığıyla karara bağlanması temel uygulaması gündeme gelmektedir.

Burada karşımıza çıkacak en büyük sorun: Bu yapılanma ile FIFA ve UEFA tarafından Federasyonun özerk yapısının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı algılanması olabilir. Aksine bu yapılanma ile siyasetin ve diğer kurumların Futbol üzerindeki egemenliklerine son verilmeye; Türk futbolunun iktisadi ve mali büyüklüğünün artırılması suretiyle marka değerinin yükseltilmesine; futbol dışı öğelerin futbola etkimesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

Burada en önemli şey; bu gelişim ve değişim projesinin UEFA ve FIFA’ya Türk Futbolun geleceği için yapıldığını; bu noktada siyasetin ya da başka bir kurumun federasyon üzerinde özerkliğe aykırı bir uygulama içine girmesi düşüncesinin bulunmadığını net olarak anlatmak olacaktır. Bu yapılanmayla futbolun özerkliği daha da artmış olacaktır. Türk futbolunun küresel markalaşma ve marka değerinin yükseltilmesine olanak sağlayacak dinamikleri harekete geçirebilecek, endüstriyel futbola uygun bir yapılanmadır burada kastedilen. Türk futbolunun sportif, iktisadi ve mali anlamda daha ileri noktalara taşınması amaçlanmaktadır. Bunun için de Türk futbolunun içinde bulunduğu yetersiz ve haksız rekabet ortamından kurtulabilmesi, dengede rekabetin sağlanarak, futbol kalitesinin yükseltilmesi, teşvik, şike, rüşvet gibi futbol dışı öğelerin tamamen futbol dışına itilmesi mümkün olabilecektir.

Küresel futbol endüstrisinin gereklerini yerine getirecek ve dönüşüm dinamiklerini yakalayacak bu yapı, Türk futbolunun Avrupa ve Dünya futbol devleriyle de rekabet gücünü artıracaktır.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun Türk futbolunun yapısal sorunlarına çözüm bulabilme konusunda yeniden yapılanmaya yönelik olarak acilen “özel bir ekip” (task force) oluşturması ve bu oluşacak ekipte, tüm paydaşlardan geniş tabanlı bir katılımın sağlanması ve ulusal uzlaşmaya varılması gerekiyor. Bu platform futbolumuzda rekabeti arttıracak, kaliteyi yükseltecek, futbol pastasını büyütecek, futbol dışı öğelerin etkisini en aza indirecek bir çalışmayı kapsamalı.

Nitekim FIFA başkanı Sepp BLATTER, 2005 Ekim’inin sonunda FIFA kongresinde futbolu tehdit eden önemli sorunları irdelemesi amacıyla böylesi özel bir ekip meydana getirmişti. Buna göre üç çalışma grubu oluşturulması karara bağlanmıştı. Finans çalışma grubu (futbolun parası, ajanlar, transferler, birden fazla kulübe sahip olma, iddialar, suistimal); müsabakalarla ilgili çalışma grubu (takvim, bazı kulüplerin aşırı kazançları, müsabaka sayısı, futbol ve televizyon, hakemlik); ulusal kurumlar ve siyasal müdahalelerle ilgili çalışma grubu.

SONUÇ
Bugün futbolun ulaştığı endüstriyel düzey, artık futbol kulüplerinin ve futbol otoritesinin yeniden yapılanmasını zorunlu hale getiriyor. Klasik ve konvansiyonel yönetim anlayış ve yapılarıyla futbolu günümüzde yönetmek artık mümkün görünmüyor. Bu yapıda ısrar edenler, kısır döngü içinde sportif ve mali başarıdan her geçen gün uzaklaşıyor ve buna bağlı olarak futbol pastasından aldıkları pay giderek düşüyor. Bu bağlamda bizim yukarıda önerdiğimiz model Türk futbolunun rekabetçi yapısını yükseltecek ve onu Avrupa ve Dünya futbolunda söz sahibi kılacak bir modeldir. Bu model dinamik olduğu kadar geniş katılım tabanına da sahip olduğu için daha demokratik bir yapılanıştadır. Ancak bu modelin hayata geçirilebilmesi ile Türk futbolu evrensel başarısını daha ilerilere taşıyabilecektir. Fakat bu modelin realize edilebilmesi, tamamen futbolun yeniden yasal olarak yapılandırılmasıyla mümkün olacaktır. Çünkü bugünkü mevcut yasal durum bu yapılanmaya izin vermemektedir. Mevcut statüyü tamamen değiştiren bu yapının hayata geçirilebilmesinin ikinci aşaması ise futbol kulüplerinin yeniden yapılanmasından geçmektedir. Bugün Premier Lig’de yer alan tüm kulüpler şirket şeklinde kurulmuşlardır ve bu nedenle orada çok farklı bir sermaye birikim modeli uygulanmaktadır. Ancak toplamda İngiliz futbolu yarattığı 3,2 milyar dolarlık gelirle dünyanın en büyük ligi olmasına karşın, orada da futbol kulüplerinden sıkıntısı olan, iflas eden kulüpler bulunmaktadır. Kulüplerin yeniden yapılandırılması ise ayrı bir yazı konusudur.

Yararlanılan kaynaklar:
Tuğrul AKŞAR, “Anadolu ve İstanbul Açısından Ligimizde İktisadi ve Mali Anlamda Rekabetçi Denge”,

Tuğrul AKŞAR, “Anadolu ve İstanbul Açısından Ligimizde İktisadi ve Mali Anlamda Rekabetçi Denge”,

Tuğrul AKŞAR- Kutlu MERİH, Futbol Ekonomisi, Literatür yay., 2006.
Tuğrul AKŞAR, Endüstriyel futbol, Literatür yayınları 2005.
Kutlu MERİH, “Futbolun Avrupalılaştırılması: AB Komisyonunun Futbolu Yeniden Yapılandırma Çalışmaları”,

Key Performance Indicators For Footbal Clubs” 2002; Governance: A Guide for Football Clubs”, December 2005;

Vision Europe, UEFA, Nyon, April, 2005.

Dr. Aylin SEÇKİN, Sloane Fayda Maksimizasyonu Modeli, EuroAsia, SportNews, Ocak 2007/1.

Peter J.Sloane’in “The Economics of Professional Football: The Football Club as a Utility Maximiser”, Scottish Journal of Political Economy.

John Goddard and Peter J. Sloane, “Economics of Sport”,The Welsh Economy Labour market Evaluation and Research Centre.

Mesaj Bırakın

gerekli, gerçek isim kullanın.
gerekli, yayınlanmayacak !

Küba
Etiketler: Federasyon, FESAM, fifa, futbol, Futbol Ekonomisi, Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi, Futbol Hukuk Kurulu, Futbolumuza Yeni Bir Yapılanma Önerisi, Kutlu Merih, Türk Futbolu, TFF, Tuğrul Akşar, uefa,

BENZER HABERLER

hT2'yi takip et !